# Tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kan.değ.yap.dair kan.kan.tas.(ss.835)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 6 Nisan 2005
- **Gündem:** TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİ KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.KAN.TAS.(SS.835)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-04-06-tarim-kredi-kooperatifleri-ve-birlikleri-kan-deg-yap-dair-kan-kan-tas

> Mehmet Yıldırım (CHP), 6 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİ KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.KAN.TAS.(SS.835)); konuşma 1.206 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk köylüsünün ve çiftçisinin en önemli kurumlarından birisi olan tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kanun tasarısının 4 üncü maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye nüfusunun yarıya yakın bölümü tarımla geçinmektedir. Çiftçilerimizin yüzde 95'i küçük üretici olduğundan sermaye birikimleri de yoktur. Bu yönden, tarımsal üretimlerini devam ettirebilmeleri için aynî ve nakdî kredilere ihtiyacı vardır; bu da tarım kredi kooperatifleri tarafından sağlanmaktadır.

Tarım kredi kooperatifleri 1581 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde üreticilerin ekonomik menfaatlarını korumak, tarımsal girdi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurulmuştur.

Ülke genelinde 2 000 yerleşim biriminde faaliyet gösteren tarım kredi kooperatifleri 16 bölge birliği ve merkez birliği ile 1 500 000 çiftçi ailesine, yaklaşık 8 000 000 insanımıza hizmet vermektedir.

Geçmiş dönemlerde tarım kredi kooperatifleri politize olmuş, ortaklarıyla arası açılmış, çiftçimizin ihtiyaçlarına cevap veremez hale dönüştürülmüştür. Bu yapının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, ileriye dönük, çiftçimizin lehine çalışmalar yapılması ve bu kurumun politik ve iktidarın egemenliğinden uzaklaşıp, özyönetim sistemine uygun bir hale dönüştürülmesi beklentimizdir ve dileğimizdir.

Ülkemizde yaşanan ekonomik krizler çiftçilerimizi büyük oranda etkilemiş, 12.6.2003 tarihli 4876 sayılı Yasayla, çiftçilerimizin kuruma borçları silinmeye ve yeniden yapılandırılmaya çalışılmıştır. Bu konuda da önemli bilgileri aktarmaya çalışacağım.

Kanun kapsamına giren ortak sayısı 587 966'dır. Kanun kapsamına giren borç tutarı 1,409 katrilyon TL'dir; yararlanan ortak sayısı 546 103'tür; yararlanan ortakların toplam borç tutarı 1,276 katrilyondur; müracaat etmeyen ortak sayısı 41 863'tür; müracaat etmeyen ortakların borç miktarı 103 trilyon liradır. Yapılandırma sonucunda ortaya çıkan borç 531 trilyon TL'dir. Alınmaktan vazgeçilen ortak borcu toplamı 745 trilyon TL'dir. Ziraat Bankasından sağlanan imkân 355 trilyon, oluşan görev zararı 390 trilyondur.

Değerli arkadaşlar, kooperatifler birliği yönetim kurulu, yine, borçlarını ödeyemeyen yaklaşık olarak 41 863 ortak ve 18 000 civarındaki ortakla ilgili, 15 trilyona yakın bir parayla ilgili, Ekim 2003 ve Ekim 2004 taksitinin ödemesini yapamayan çiftçilerimizle ilgili yeniden bir yapılandırma gerçekleştirmiştir, yeniden üretim sürecine girmesi için karar almıştır. Ben, bu konudaki gelişmeyi takdirle karşıladığımı belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, yeniden tarlada üretimin yolu açılmış; ancak, uygulanan ithalatla tarım kesimi ihmal edilmiştir. Burada, Sayın Tarım Bakanı da buradayken, Türkiye'nin içinde bulunduğu tarımın sıkıntısına da, tarım kanununu konuşurken, çiftçimizin kredisi ile ortakların yapısını konuşurken, biraz değinmek istiyorum.

Televizyonları izlediğimiz zaman görüyoruz ki, Türkiye, yol geçen hanına döndü; kapılar açılmış, kaçak ve kesik et geliyor. Nereye giriyor; yemek fabrikalarına, daha da ileri, askeriyemizin ve ihalelerde aldıkları et ithalatıyla ihtiyaçlarını karşılayacak bir boyutta. Yani, şimdi, ikibuçuk yıl içerisinde, biz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kürsüsüne her çıktığımızda ifade etmeye çalışıyoruz ki, Türkiye, tarım ürünlerini ithal eder duruma geldi, ihraç ederken ithal eder duruma geldik.

Neler ithal etmiyoruz ki -çiftçimiz perişan- et ithal ediyoruz, kaçak giriyor; sarımsak ithal ediyoruz, kaçak giriyor; Çikita muzu ithal ediyoruz ve mısır ithal ediyoruz.

Dün, soru sormuştum Sayın Başbakana; burada Mehmet Ali Şahin ifade etti; 300 000 ton civarında pirinç ithal ediyoruz. Türkiye'de tarla var, köyde çalışan, tarlada çalışan çiftçiler var; ama, biz, Amerikan çiftçisini, biz, Mısır çiftçisini, biz, Çin çiftçisini abat etmek için, ille ki, biz, pirinç ithalatına devam ediyoruz.

Sayın Bakan verdiği cevapta diyor ki: "Biz, geçen yıla nazaran, pirinç üretimini yüzde 3,5 oranında artırdık." Artırdığınız ürün için size teşekkür ediyorum. Neden 3,5? Neden yüzde 35 değil, neden yüzde 55 değil, neden yüzde 65 değil?!

Değerli arkadaşlar, bu pirinç ithalatı konusu üzerinde durmak istiyorum. Bakın, ben, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, Kastamonu'nun, Tosya'nın pirincini dağıttım mutfakta, sizlere ikram ettik. Kargılı Milletvekilimiz Sayın Yüksel, Kargı'nın pirincini getirdi. Gene Edirne milletvekilimiz pirinç getirdi.

Sayın Bakan, bu yapmış olduğumuz gösteriler, size bir ışık saçmıyor mu, sizde bir sinerji yaratmıyor mu?! Biz bunu ne için yapıyoruz; biz, bu milletin vekili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili olarak, Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri olarak, televizyonların karşısında ürün tanıtımı yapıyoruz. Biz kabzımal mıyız; biz vekiliz değerli arkadaşlar. Siz niye hareket etmiyorsunuz? Ne demektir yüzde 3,5 ürün artırma, niye yüzde 35 değil, niye yüzde 45 değil, niye yüzde 55 değil?! Ne demek ithalat?!. Buna karşı mücadele ediyoruz; çiftçimiz adına ediyoruz, milletimiz adına ediyoruz, Türkiye adına ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, daha önce yapılan borç yapılandırmaları olmuştur. Siyasî iktidarlar ülkeyi yönetemediği için krizler yaratmıştır. Bu krizin yaratıcısı da ne Cumhuriyet Halk Partisidir ne Adalet ve Kalkınma Partisidir; ama, biz bunu kucağımızda bulduk, doğrudur. Onların cevabını millet vermiştir, sandıkta hesabı görmüştür; ama, bizim, oraya takılıp, kırık plak gibi orada dönmemize gerek yok. Biz, işimizi yapacağız; Adalet ve Kalkınma Partili milletvekilleri olarak ve Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri olarak, Türkiye'yi, yeni bir sentezle, üretim düğmesine basarak, IMF'nin kucağından almamız lazım değerli arkadaşlar. Yani, biz, aylar önce Teşvik Yasasını konuşuyoruz, komisyonlarda konuşuluyor; stand-by anlaşmasıyla IMF heyeti Türkiye'ye gelip gidecek diye, 49 bölgede, Türkiye'de, 36'ya ilave 13 bölgede daha Teşvik Yasasından yararlanılmasını, Türkiye Büyük Millet Meclisine getiremiyoruz. Bize yazıktır, bize günahtır, Türkiye'ye yazıktır. Biz, üretmek istiyoruz. Üretimin önündeki engelleri kaldırmak istiyoruz. Bunun için Tarım Bakanına çok önemli görev düşüyor.

Bakın, bu yasanın 4 üncü maddesinde deniliyor ki, burada atanan genel müdür, genel müdür yardımcılarını yönetim kurulları belirleyecek. Yönetim kurullarını kim seçiyor; örgütlenmeden, birimlerden, bölge toplantılarından genel kurullara gelen demokratik bir eğilim; yani, ortak seçiyor; ama, bakan, bunlarla ilgili -10 uncu maddede geliyor- bir tasarruf hakkı kullanıyor. Yeni bir yapılanma içerisinde, yönetim hakkında herhangi bir usulsüzlük veya suiistimal olduğu zaman görevden alıyor ve başka bir yönetim oluşturuyordu; yani, demokratik yapısına müdahale yapıyordu; şimdi, bu kanunda, mahkeme kararı olmadan, 1163 sayılı Yasaya uygun olarak bu hüküm getiriliyor; bu, doğru bir karardır. İstiyoruz ki, bu, özerk bir kurum olsun. Bu özerk kurum bağımsız olsun. Bütün Türkiye'deki çiftçilerimiz, tarlada çalışan çiftçilerimiz bu kuruma ortak olsun.

Sayın Bakan, buradan size şöyle seslenmek istiyorum: Bu sene, 622 trilyon lira civarında bir kaynağı, hayvancılığı desteklemek için kullanacaksınız. Hayvancılık can çekişiyor. Besicilerimiz, süt besicilerimiz, et besicilerimiz can çekişiyor. Demin ifade ettim, dün akşam televizyonlarda izledik; tonlarca et kaçak olarak giriyor ve ne olduğu belirsiz; ama, kanunlar çıkarmışız, demişiz ki, bir köyden bir köye, bir ilden bir ile veya bir ilçeden pazara bile canlı hayvanı menşe şahadetnamesi almadan getiremeyen bir Türkiye'de, nasıl oluyor da gümrüklerden kaçak et giriyor Sayın Bakan?! Bu Türkiye'yi kim yönetiyor?! Bu yöneten siz değil misiniz?! Başka bir yönetici mi var?! Kimdir bu?! İktidar değil misiniz?! İktidara muktedir değil misiniz?! Elinizde jandarmanız, polisiniz yok mu?! Gümrük memurunuz yok mu?! Bunlara karşı bir mücadele etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bakın, pancar çiftçisi perişanız diyor, pamuk çiftçisi perişanız diyor. Bakın, belki bizi izliyorlar -az önce, Sayın Ali Coşkun da buradaydı, gitti; keşke burada olsaydı- Kastamonu Şeker Fabrikasının şeker işçileri ve Sendika Başkanı Sayın Hamdi Kaya bir rapor gönderdi. Diyor ki: Nişasta bazlı şeker üretimi AB ülkelerinde yüzde 2'dir. Madem biz Avrupa uyum yasalarını çıkarıyoruz, Avrupa Birliğiyle birlikte olacağız, onun kriterlerini almamız lazım. Bizim şu anda uyguladığımız sistemle, yüzde 15 uyguluyoruz. Yani, diğer bir deyişle, şekerpancarı üretimini engelliyoruz, yerine, mısırdan üretilen ve tatlandırıcı olarak bildiğimiz şekeri üretmeye çalışıyoruz. Yani, biz, diğer bir deyişle, 200 000 ton civarında daha mısırı Amerika'dan ithale hazırlanıyoruz

Değerli arkadaşlar, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; bizim, ithal edecek paramız var mı?! 300 milyar doların üstüne çıkmış borcumuz varken, bizim, mısır ithalatı yapmaya, Çikita muzu ithalatı yapmaya, sarmısak ithalatı yapmaya, pirinç ithalatı yapmaya, elma ithal etmeye ve yüzde 40'ı tarımla uğraşan çiftçiyi bir tarafa iterek, onları gözardı ederek, sırtına yorganı vererek, anayurdundan ederek, İstanbul sokaklarına, Diyarbakırından, Muşundan, Şırnakından, Vanından, Hakkârisinden, Kastamonusundan, Çankırısından, Sinopundan, Karadenizin Rizesine kadar bütün yörelerinden insanlarımızı göç ettirmeye mecbur muyuz?!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kan.değ.yap.dair kan.kan.tas.(ss.835)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-04-06-tarim-kredi-kooperatifleri-ve-birlikleri-kan-deg-yap-dair-kan-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
