# Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim
- **Tarih:** 23 Haziran 2005
- **Gündem:** SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-06-23-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas

> Mehmet Yıldırım (CHP), 23 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 1.358 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekranları başında bizi izleyen yurttaşlarımızı ve Yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 15 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum; ancak, 15 inci maddeyi değil, tasarıyı bir bütünüyle değerlendirmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, havacılık sektörü, yapısı gereği, son teknolojik gelişmelerin takip edilmesi, yetişmiş ve kalifiye personel ihtiyacını, denetim ve uluslararası standartlara uyumu gerektiren stratejik bir sektördür. Böylesine önemli bir sektörün merkezine oturan tüm ve gerekli altyapı, düzenleme ve denetleme görevlerini koordine etmekle görevli bir kurumu tartışıyoruz bugün; teşkilat yapısı, görev ve yetki alanlarını şekillendiriyoruz.

Sanırım, bugün, sivil havacılığın sorunlarının tespiti konusunda hemfikiriz. Zira, kanun tasarısının gerekçelerine de büyük oranda katılıyoruz, hepsi de sivil havacılığımızın acil sorun ve ihtiyaçlarını dile getiriyor. Ancak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu yasa tasarısının ele alınma, Meclis Genel Kuruluna getirilme biçiminin altında, sivil havacılığın problemlerini bütün olarak çözmediği kanaatini taşıyoruz.

Bu yasa tasarısını son birkaç güne sığdırmaya çalışmamızı anlamakta da güçlük çekiyoruz. Neden, daha detaylı, donanımlı bir şekilde, sektörün bütün sorunlarını çözen ve de eksik kaldı denmeyecek bir kanun tasarısını iktidar ve muhalefet birlikte yapmayalım. Biz, burada, bütün Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlar olarak, yasa tasarısının eksiklerini sizlerle paylaşmaya ve kamuoyuna anlatmaya çalışıyoruz.

Hava ulaşımı, ulaşım sektörünün atardamarıdır. Yüce Atatürk "istikbal göklerdedir" derken bunu kastetmiştir. Hava ulaşım sektöründe gücü olan bir ülkenin karayolu ulaşımında da denizyolu ulaşımında da ve demiryolu ulaşımında da güçlü olması mümkündür. Bu sektörde altyapı eksiklerini devletimiz ve gerekiyorsa özel sektörün gücünü kullanarak yap-işlet-devret modelini uygulayarak gidermek mecburiyetindeyiz. Bugün, Türk Hava Yolları, dünyayla yarışacak, ayyıldızlı bayrağımıza yakışır bir şekilde, gerek hizmet gerekse donanım bakımından iftihar edeceğimiz bir noktaya gelmiştir. Sektörün bu kurumunu, özelleştirme baskısı altında tutmayarak, Türkiye'nin iftihar ettiği özerk bir kurum olarak geliştirmemiz, pilotundan yer hizmetlerini veren çalışanlarına kadar tüm personeli güvence altına almamız gerektiğini düşünüyorum ve bu kurumda çalışan elemanları ve Bakanlık çalışanlarını da başarılarından dolayı kutluyorum.

Elbette ki, bu sektörde sadece Türk Hava Yolları yetmemektedir; özel sektörün de önünü açmak gerekir. Bununla önemli adımlar atılmıştır, yeni yeni firmalar kurulmaktadır, yeni uçaklar alınmaktadır; ancak, uçakları kullanacak, sektörde hizmet verecek pilotlara ihtiyaç vardır. Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olan pilotlarımızdan karşılanmakta olan pilot ihtiyacı, yeni kurulacak ve desteklenecek eğitim kurumlarından da sağlanmalıdır. Ayrıca, emekli olup gelen pilotlarımızın da sosyal güvenceleri yeniden düzenlenmeli. Nasıl mı; Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olan bir pilot subay, Türk Hava Yolları veya özel sektörde çalışmaya başlıyor, sigorta ettiriliyor; Türk Silahlı Kuvvetlerinin sağladığı güvencelerden mahrum kalıyor ve diğer bir deyişle, sağlık karnesi iptal ediliyor. Bunun, yanlış bir uygulama olduğunu düşünüyor ve bunun düzeltilmesi gerektiğini ifade etmek istiyorum. Bu konu, Sayın Kürşad Tüzmen'le Moğolistan'a yapmış olduğumuz seyahatte pilotlarımızın sorunu olarak tarafımıza iletilmiştir. Bunu, burada aktarmayı, bize güvenli bir uçuş sağlayan pilotlarımıza ve ekip personeline karşı bir milletvekili olarak görevimi yerine getirmeyi düşünüyor, Yüce Meclisin bilgisine ve Sayın Bakanımıza da buradan arz etmeyi düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, seçim bölgem Kastamonu'nun sorunlarını da burada aktarmadan geçemeyeceğim. Kastamonu, tarihi, kültürü, doğası, insanları ve evliyalar diyarı. Dört mevsim turizme elverişli; kış turizmi için Ilgaz Dağı, yaz turizmi için yaylaları. Araç İlçemizdeki Munay yaylaları, Tosya'nın Dipsiz Gölü ve Ilgaz Dağı yaylaları, Azdavay İlçemizde Küre Dağlarımız ve Pınarbaşı İlçemizde eşsiz kanyonlarımız, şelalelerimiz ve mağaralarımız, Cide İlçemizde güzel sahilimiz ve Gideros Koyumuz, İstiklal madalyalı İnebolu İlçemizde denizimiz, Evrenyemiz, İlişimiz, Bozkurt İlçemiz, Karadenizimizin incisi Abanamız, Çatalzeytinimiz, Taşköprü İlçemiz, Hanönü İlçemizde Elekdağı yaylalarımız; Kastamonu merkezinde 600'ün üzerinde tarihî konaklarımız, hanlarımız, inanç turizmi için evliyalarımız, Daday İlçemizde yaylalarımız, binicilik için turistlik tesislerimiz, Seydiler, Ağlı, Şenpazar, Devrekani ve Küre İlçelerimizde yaylalarımız, görmeye değer tarihî yapılarımız ve konaklarımız; ama, gel gör ki… Havaalanı yapmışız, bunu dünyaya sergilemek, Kastamonu'nun güzelliklerini tanıtmak ve ulaşıma açmak istiyoruz.

Havaalanımızın 3 000 metre pist uzunluğu var, daha uzatma imkânı var. Havaalanının Ilgaz Kayak Merkezine uzaklığı 35 kilometre, denize ve yaylalara uzaklığı 90 kilometre. Neden bizim hava ulaşımı sektöründen mahrum bırakıldığımızı, bu havaalanının işletmeye açılmadığını, bir kule yapılarak kullanılmadığını merak ediyoruz. Sayın Bakandan ve hükümetten bunu bekliyorum.

Sayın Bakana vurmak istiyorum; ama, vuramıyorum. Sayın Bakanla soyadı akrabalığımız var; onun soyadı da Yıldırım, benim soyadım da Yıldırım. Daha ilerisi, Sayın Bakana Kastamonu'dan kız vermişiz; yani, oğlu, bizim eniştemiz. Onun için de vurma imkânı yok. Yanı başında Sayın Müsteşar oturuyor. O da, benim güzel Taşköprümün yıllar yılı kaymakamlığını yaptı. Ona da vurmak istiyorum; ama, Kastamonu'ya karşı da görevlerinizi yapmanızı, o havaalanını işletmenizi, sizden, Kastamonu halkı adına talep ediyorum.

Değerli arkadaşlar, ülkenin sorunları büyük, Kastamonu'nun sorunları büyük. Bakın, Kastamonu Valisi Sayın Mustafa Kara'nın desteğiyle, Belediye Başkanımız Sayın Turhan Topçuoğlu'nun desteğiyle Göznuru Kooperatifi kuruldu. Kooperatifi, Fikri Yazan, Ata Erdoğdu, Basri Yavuz, Günal Genç sağladı. Avrupa İşkur Projesiyle 285 000 euro hibe kredi aldı. Bu krediyle, 11 köyde, Kastamonu tarzı taş baskısı sofrabezi, masa örtüsü ve yazma baskısı yapılıyor, elsanatları geliştiriliyor, Kastamonu'nun en yoksul köylerinde çalışma yapılıyor ve çalışanlara, hem öğretiliyor hem de günde 5 euro gündelik ödeniyor. Bayanlar için yazlık, kışlık taş baskı elbiseler üretiliyor.

Burada çalışan kızımızın babasına devletin gönderdiği bir belgeyi sizlere sunmak istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığından bu belge. İsmi Ziya Yazıcı. Tarlatepe Köyü.

"2022 sayılı Yasa uyarınca yapmış olduğunuz 17.11.2004 tarihli müracaatınız üzerine düzenlenen belgeleriniz incelenmiştir.

Kastamonu İli ilçelerinde idare kurulu 18.1.2005 tarih ve şu yazıyla maddî durumunuzun iyi olduğu, ayda 100 YTL geçiminiz için paranız olduğu anlaşılmıştır."

Değerli milletvekilleri, sevgili arkadaşlarım, sevgili Türkiye; bakın, ayda kazancı 100 YTL; yani, eski parayla 100 000 000 lira, yılda 1 200 YTL, evinde yaşayan insan sayısı 5 kişi. Türkiye manzarası bu.

Şimdi, bu vatandaşın kızı, Sayın Turizm Bakanı da Kastamonu'ya geldiği gün, elsanatlarında, bu kooperatif, Avrupa Birliğinin kooperatife verdiği destekle, elsanatları yapıyor, 5 eurodan aldığı para, bir ayda 200 000 000 Türk Lirasıydı; babası, sanki çiftetelli oynuyor.

Değerli arkadaşlar, bunu çözmek istiyoruz. Bunun için, Sevgili Bakanım, Kastamonu'yu -mademki Avrupa Birliğinden biz destek aldık- bizim ekonomimizin gelişmesine katkı veren Avrupalıların gelip görmeleri için, uçağa binip Kastamonu'ya ulaşmaları, denetlemeleri için, bizim de ürettiklerimizi alıp, Kastamonu'nun ekonomisine katkı vermeleri için, Kastamonu'ya havaalanının açılmasını talep ediyoruz. Bu havaalanında, geçmişte uçuş vardı; ama, düzenlemeli değildi, gündüzdü. Sayın Genel Başkanımız Deniz Baykal da o havaalanına inmiştir, eski başbakanlar da gelmiştir; hatta, Sayın Bakan Ekrem Pakdemirli, kendi kullandığı uçakla, Ulaştırma Bakanı olarak o havaalanına inmiştir, Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan da uçakla Kastamonu'ya gelmiştir; ama, geçen yıl, Kastamonu'yu, Abana'yı ziyaretinde, Sayın Baykal'ı Kastamonu'ya uçakla getirmek istedik, havaalanının uçuş güvenliği olmadığı için, uçakla indiremedik.

Demek ki, bu konunun çözülmesi lazım. Bunun çözümü iki: Havaalanının uçuşa açılması için gerekli kulenin yapılmasını, altyapının gerçekleştirilmesini talep ediyorum; bir. Eğer bu olmazsa, inşallah, 22 nci dönemde üniversiteler kanunu çıkacaktır, Kastamonu da buradan nasibini alacaktır. Kastamonu'da, geçmişte, Prof. Atilla Toçkay ve General Nurettin Gül, Dr. Atıf Uğurlu ve eski Başkan, bizim Yurdanur Tiftik arkadaşlarımız bir çalışma yapmışlardır, fizibilitesi vardır. Kastamonu'nun, bu üniversite kapsamı içerisine çıkarken, sivil havacılık yüksekokulu olarak, oranın eğitim amaçlı kullanılmasını ve bu konuda görüş verilmesini ve bu konuda Millî Eğitim Bakanlığının, gerekli katkıların sağlanması için, Sayın Bakan ve Sayın Müsteşar, gelininin memleketine ve seni kaymakam yapan ve sana büyük katkı veren Taşköprülülere borcunuzu ödemenizi istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bakın, burada, yaklaşık olarak 285 000 euro, daha sonra da 42 000 euro Avrupa Birliğinden para almışız ve elsanatlarını geliştirmişiz. Bu konuda katkı veren kooperatif başkanlarına ve Sayın Mustafa Kara'ya, Belediye Başkanına ve hepsine ben teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, dedik ya, özelleştirmeye karşı mısın Mehmet Yıldırım; evet, karşıyım arkadaşlar; çünkü, içim yanıyor. Taşköprü Sigara Kâğıdı Fabrikası satıldı, şimdi üretimden yok oldu. Bakın, burada... Şuna bakın; bu tarih, Kastamonu tarihi. "Kendirin altın günleri" diyor. "Kendirin altın günleri… Kendir mahsulü hakkında talimatnameler…" Şimdi, Türkiye'de üretilen kendirden yapılan sigara kâğıdı fabrikası; Taşköprü'de üretiliyordu, SEKA Taşköprü Sigara Kâğıdı Fabrikasında ve Türkiye'ye satılıyordu. Tekel alıyordu ve Türkiye'deki sigara kâğıdının hammaddesi olarak kullanılıyordu. Amasya'da üretiliyordu, Çorum'da üretiliyordu, Kargı'da üretiliyordu, Gümüşhacıköy'de üretiliyordu ve Vezirköprü'de üretiliyordu Samsun'da. Şimdi, MOPAK'ın burayı almasıyla geçen yıl 13 000 000 dolar Tekele mal sattı. Şimdi, bu sene Tekel ihaleden vazgeçti ve 15 000 000 dolar olarak ihale edeceği malı almayınca, üretim de gitti, kendir elyafı da yok oldu. Zaten 1 200 dolara satılan, yaklaşık 1 600-1 700 liraya sattığımız 1 kilo kendirin fiyatını firma özelleştirildikten sonra 400 liraya alacağını söyledi ve Kastamonu-Taşköprü'den 15 000 000 dolar para kayboldu.

Bazen, Sayın Milletvekilimiz Musa Sıvacıoğlu'yla atışıyoruz. Musa Bey diyor ki: "Kendir sigara kâğıdı fabrikasını sattırmayacaktın. Şimdi, sattık; sen ne yapacaksın?"

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Yıldırım (CHP, Kastamonu). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yildirim-22-2005-06-23-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
