# Bütçenin tümü üzerinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Yılmazcan (AK Parti, Kahramanmaraş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2003
- **Gündem:** BÜTÇENİN TÜMÜ ÜZERİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yilmazcan-22-2003-03-23-butcenin-tumu-uzerinde

> Mehmet Yılmazcan (AK Parti), 23 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜTÇENİN TÜMÜ ÜZERİNDE); konuşma 851 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET YILMAZCAN (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2003 Malî Yılı Genel ve Katma Bütçeli İdareler Bütçe Kanunu Tasarıları hakkında, şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye, on yılı aşkın süre koalisyonlarla idare edilmiştir. Koalisyonların yapısından kaynaklanan bazı zaaflar, karar alma ve uygulama sürecini yavaşlatmış veya geciktirmiştir. Bunun sonucunda, devlet şartlarının ve piyasanın işleyişi ağırlaşmış, sorunlar yığılmaya başlamıştır. Yaşanan istikrarsızlık ortamında, hükümeti teşkil eden siyasî partiler, siyasî belirsizlikten kendilerini kurtarmanın yolunu, bir dönem sonra daha güçlü olmakta görerek, zaman zaman popülist politikalara başvurmuşlardır. Sonu hiç gelmeyecekmiş gibi borçlanmalar, kamu kaynaklarının israfı ve kaynak dağıtımındaki hatalar, ekonomide risk unsurunu ve geleceğe yönelik beklentileri olumsuz etkilemiştir. Borçlanma maliyeti artmış; devletin, ekonomik dalgalanmalara müdahale imkânları sınırlanmıştır. Küçük miktarda para giriş ve çıkışları; hükümet üyelerinin, davranış, söylem ve hastalıkları dahi ekonomik göstergeleri etkileyeme başlamıştır. Hatalı kararlar sonucunda yaşanan iki ekonomik kriz, Türkiye ekonomisine ağır yükler, ağır maliyetler getirmiştir. Kamuoyunda oluşan örgütlü, organize yolsuzluk kanaatine karşılık, münferit suçlamalar kamu vicdanını tatmin etmemiş; tam aksine, halkın, siyasetçiye, siyasî kurumlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine güvensizlik duymasına neden olmuştur. İşte, Ulu Önder Atatürk'ün deyimiyle "bu ahval ve şerait içinde" 58 inci hükümet ağır bir sorumluluk almıştır. Bu şartlar altında görevi devralan hükümetin önünde, yapısal reformları gerçekleştirmenin ötesinde, toplumsal ve bürokratik alışkanlıkları değiştirme, imtiyazcılık ve statükoculuğu kaldırma yükümlüğü bulunmaktaydı. 58 inci hükümet, acil eylem planıyla, ülkenin birikmiş tüm meselelerine el atmış ve kısa zamanda çok işler başarmıştır. Milletin gönlünde taht kurmuş AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın milletvekili seçilmesiyle bir haksızlık giderilerek yeni bir süreç başlamış ve böylece, 59 uncu cumhuriyet hükümeti kurulmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; günümüzde, ülkeler arasındaki ekonomik, sosyal ve siyasî ilişkiler, iletişim ve ulaşım imkânlarındaki hızlı gelişmeler neticesinde yoğunlaşmış ve giriftleşmiştir. Bölgesel ve küresel entegrasyonlar, ülkeleri, bölgelerinin, hatta, dünya şartlarının bir parçası olmaya mecbur bırakmıştır. Bir dünya ülkesi olan Türkiye'de ise, geçmiş dönemde, karar alma ve uygulama yeteneğinin azalması, bürokratik ve toplumsal alışkanlıklar, toplumu yeteri kadar dışarı açamama, söz konusu sürece uyum sağlamayı yeterince geciktirmiştir. Yaşadığımız dünyada, üretim ve ihtiyaçları karşılama safhası aşılmış, kalite ve verimliliğe dayalı bir rekabet süreci başlamıştır.

Türkiye, dünden bugüne kurulmuş bir ülke değildir; önemli birikimleri olan bir ülkedir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yapılan fikrî çalışmalar, sempozyumlar, kongreler ve toplanan özel ihtisas komisyonu raporlarında Türkiye'nin sorunları defalarca tekrar edilmiştir. Yönetim zaafları, yeterli iradenin ortaya konulmayışı, günlük ve popülist politikalarla sorunları erteleme ve geciktirme anlayışı, yapısal sorunları kronikleştirmiştir. Türkiye'nin alışkanlık haline getirdiği başka bir davranış şekli de, daha önce yapılan tespitler üzerine strateji ve politika vazetmemek; ama, bunu gerçekleştirecek somut politika, proje ilişkisi kurmamak, işi söylem safhasında bırakmaktır. Zaman zaman birtakım projeler geliştiriliyormuş, uygulanıyormuş gibi gösterilse de, yakından bakıldığında, detay programların eksik, projelerin içinin boş olduğu kolayca görülmektedir. Bu şekilde sürüp gelen kaynak israfını rekabetçi dünya ekonomisinin kabul etmesi mümkün değildir. Büyük iddialarla başlatılan bazı projelerin fiyaskoyla sonuçlandığı, kamuya enkaz devriyle sonuçlandığı bilinmektedir. Bazı işlere hiç girişmemek, bu işlere hesapsız kitapsız girişmekten her zaman daha makuldür. Bazı projelerin de belli kesimlere kaynak aktaran yapay projeler olduğu, doğrudan kaynak transferinden daha maliyetli olduğu görülmüştür.

59 uncu hükümetin önündeki çözüm; ekonomiden dışpolitikaya kadar rekabetçi ortama direnç gösteren kemikleşmiş yapıları kırmak ve içi dolu politika ve stratejilere dayalı somut projeler üretmek olacaktır. Rekabete dayalı süreçte en önemli unsur bireysel ve toplumsal dinamizmdir. Katılımcı demokrasinin amacı, teşebbüs ve irade özgürlüklerini geliştirerek, bireysel ve toplumsal katkıyı artırarak millî geliri maksimuma ulaştırmaktır. Bu bakımdan, uygulanacak politikalar, insan merkezli, insan hak ve özgürlüklerini esas almalıdır. Ezcümle, hükümet programında benimsenen, insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesi son derece isabetlidir. Siyasetin, son yıllarda popülist anlayışla yapılması neticesinde, parti ve hükümet programları ve bütçeler, yasal zorunluluk olarak yerine getirilen sıradan belgelere dönüşmüştür. Aslında, programlar ve uygulamadaki uzantısı olan bütçeler, siyasî partilerin olaylara yaklaşımındaki farklılıkları gösteren, hatta, daha derine inildiğinde, felsefesini aksettiren, son derece önemli belgelerdir. Başta iş dünyası olmak üzere toplumun bütün kesimleri, bütçe önceliklerine göre faaliyetlerini programlamaktadırlar; ancak, son yıllardaki uygulamalar, bütçelerin, toplumun bütün kesimlerinde önemini yitirmesine sebep olmuştur. Piyasa aktörleri, önlerini göremedikleri, politika ve stratejileri belirlenmemiş ortamda faaliyet göstermek durumunda kalmışlardır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçeler, belli bir yasal yükümlülüğü yerine getirmek üzere çıkarılan, uygulamada büyük sapmalara uğrayan sıradan belgeler değildir. Bütçeler, devlet harcamaları ve kaynak dağılımı yoluyla, ülke ekonomisine ve topluma yön verebilen, gelişmeyi hızlandırabilen veya yavaşlatabilen, toplumsal şekillenmeyi gerçekleştirebilecek, maliye politikasının en önemli aracıdır.

59 uncu hükümetin uygulayacağı politikaların odak noktası, kamu maliyesi olacaktır. Ekonominin işleyişindeki yüksek maliyetin düşürülmesinde, faizlerin düşürülmesi önemli rol oynamaktadır. Bu bakımdan, borçlanmayı azaltmanın yolu, kamu harcamalarındaki israfı azaltmak ve bütçeyi sağlam gelirle güçlendirmektir.

Bugüne kadar izlenen vergi politikaları, Katma Değer Vergisi oranlarını, eşi görülmemiş şekilde yükseltmiş, vergi hâsılatını çok düşük seviyelere geriletmiştir. Katma Değer Vergisinin aşırı yükselmesi, fiyatları yükselterek, stok devir hızını düşürmüş, dolayısıyla, üretim miktarını bir şekilde düşürmüştür.

Vergi oranlarındaki gerçekçi olmayan uygulamalar, en çok esnaf ve sanatkâr kesimini etkilemiştir. Kriz döneminde, vergi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceğinden korkan pek çok sanatkâr, işyerini kapatarak, kayıtdışı, korsan faaliyette bulunma yolunu seçmiştir. Katma Değer Vergisi indirimlerinde, sanatkârlarımıza özel bir indirim uygulanması, istihdamı olumlu yönde etkileyecek ve kayıtdışı ekonomiyi kayıt içine çekmeye yardımcı olacaktır. Makul vergi oranları ve etkin kayıt denetimi, ekonomiyi canlandıracaktır.

Yoksullukla mücadele programının ilk adımında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonunun kullanım alanının yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Yılmazcan (AK Parti, Kahramanmaraş). “Bütçenin tümü üzerinde”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yilmazcan-22-2003-03-23-butcenin-tumu-uzerinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
