# Ermeni soykırım iddialarına ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Yılmazcan (AK Parti, Kahramanmaraş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim
- **Tarih:** 25 Nisan 2006
- **Gündem:** ERMENİ SOYKIRIM İDDİALARINA İLİŞKİN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yilmazcan-22-2006-04-25-ermeni-soykirim-iddialarina-iliskin

> Mehmet Yılmazcan (AK Parti), 25 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ERMENİ SOYKIRIM İDDİALARINA İLİŞKİN); konuşma 441 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET YILMAZCAN (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 24 Nisan sözde Ermeni soykırımı günü münasebetiyle dünya kamuoyunun yanıltılmasına ilişkin görüşlerimi açıklamak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinize saygılar sunuyorum.

1970'li yıllarda Türkiye Cumhuriyeti, köklerini aldığı Osmanlı İmparatorluğu zamanından kalmış ve eski birtakım olayların intikamı alınıyormuş izlenimini veren bir Ermeni sorunuyla meşgul edilmiştir. Bu dönemde Ermeni komitacılar, Fransa, Kanada, Avusturya, ABD gibi dış ülkelerdeki üst düzey elçilik görevlilerimizi hedef alıp, şehit ederken, dünya seyirci kalmaktaydı.

Vahşi bir terör örgütü olan ASALA'yla yüz yüze geldiğimiz henüz unutulmamıştır. Türkiye Cumhuriyetinin çeşitli ülkelerdeki diplomatlarını hedef alan bu terör olayı nereden kaynaklanmaktadır; Ermeni diasporasının iddiası şudur: "Birinci Dünya Savaşı yıllarında, Osmanlı İmparatorluğu, Orta ve Doğu Anadolu'da yerleşik Ermeni nüfusu, yaşadıkları yerden kopararak, zorunlu göçe, tehcire tabi tutmuş ve bir ırkın, bilinçli olarak yok edilmesini hedeflemiştir; yani, Ermeniler üzerinde soykırım uygulanmıştır. Türkiye bu soykırımı kabul etmeli ve tazminat ödemelidir."

Aslında, Ermeniler, bu işten sorumlu tuttukları Enver ve Talat Paşaları, Berlin ve Tiflis'te yaptıkları suikastlarla katlederek şehit etmişlerdir. Buna rağmen egoları tatmin olmamış olacak ki, elli yıl sonra tekrar ortaya çıkıp, kan dökmeye başlamışlardır.

Ermeniler, başlangıçta Van Gölü çevresinde Urartulara kadar takip edilebilen bir geçmişte ve sonrasında sayıları bir ikiyi geçmeyen ve çok uzun yaşamayan küçük krallıkların dışında, genel olarak o coğrafyada hâkim toplulukların idaresinde yaşayarak yer almışlardır.

Türkler, Anadolu coğrafyasında 1071 yılındaki Malazgirt Savaşından sonra kendilerini göstermeye başlarlar. Türkler, kendilerinden önce Anadolu'ya gelmiş ve yerli halkı (Frigler, Klikyalılar, Likyalılar vesaire gibi) büyük oranda kendi potasında eritip ortadan kaldıran Roma ve sonrasında Bizans İmparatorluklarının aksine, asimilasyona başvurmamış ve farklı dinlere oldukça hoşgörüyle yaklaşmıştır. Hatta, diğer milletlerin soykırıma uğramaması için, onları korumuştur. Soykırımdan kurtardığımız milletler, bize minnettarlığını her fırsatta ifade etmektedirler.

1200'lü yılların sonunda Osmanlı Devleti kurulup, Anadolu'da birlik sağlandıktan sonra da bu anlayış devam ettirilmiştir. İşte, bu nedenledir ki, Osmanlı İmparatorluğunda birçok farklı ırk ve kavmin insanı birbiriyle rahat komşuluklar geliştirip, büyüme imkânı bulmuştur. Ermeniler de, bu ortam içerisinde diğer bütün Anadolu yaşayanları gibi rahat, güvenli bir ortamda hayatlarını devam ettirip, çoğalmışlardır. Ermeniler, askerlikten, kısmen de vergiden muaf tutulurken, ziraatta, zanaatta, ticarette ve devlet yönetiminde yükselme fırsatı ve imkânı elde etmişlerdir.

Tarihî kaynaklar, Ermenilerden 22 bakan, 33 milletvekili, 29 paşa, 7 büyükelçi, 11 başkonsolos, 11 üniversite öğretim görevlisi, 41 üst düzey yöneticinin olduğunu, ayrıca, Ermenilerin yaptığı bakanlıklar arasında Dışişleri, Maliye, Dış Ticaret ve Posta Bakanlıkları gibi son derece önemli kilit mevkilerde bulundukları bildirilmektedir. Osmanlının itimadını kaybeden Rumların yerini, bürokraside, Osmanlının güven duyduğu Ermeniler doldurmuştur. Üstelik, Müslüman olmayan toplumları askerlik ve askerî yükümlülüklerden muaf tutan Osmanlı idaresinde, tarım, ticaret ve sanatla uğraşarak, hem ekonomik hem de kültürel zenginliğe kavuşmuşlardır. Bu yüzden de, Osmanlının 19 uncu Yüzyıla kadar Ermenilerle ciddî bir problemi yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Yılmazcan (AK Parti, Kahramanmaraş). “Ermeni soykırım iddialarına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 25 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-yilmazcan-22-2006-04-25-ermeni-soykirim-iddialarina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
