# Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların dikkate alınmaması hakkında (s.s.320)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 22 Ocak 2009
- **Gündem:** KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA (S.S.320)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zafer-caglayan-23-2009-01-22-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-ve-kredi-kartlari-bor-2

> Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti), 22 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA (S.S.320)); konuşma 1.006 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

SANAYİ VE TİCARET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; öncelikle hakikaten önemli bir gelişme sağlayacak olan bu kanuna gösterilen ilgi ve alakaya teşekkür ediyorum. Muhalefet partilerine vermiş oldukları destekten dolayı teşekkür ediyorum.

Öncelikle, dün de ifade edildi, bir sorunun hemen cevabını vereyim. Aslında Sayın Özensoy bana değil de haberi yazan gazeteciye sorsa belki daha doğru cevabı oradan alır. Ben tabii bunu şaka olarak söylüyorum. Şöyle söyleyeyim: Efendim, o geçen hafta, gün hangi gün unuttum, bir gazetede yayınlanmış olan teşvik haberi ve teşvik haritası tamamıyla gerçek dışı olan bir şeydir. Ben onu daha evvel de ifade ettim, bir basın toplantısında bununla ilgili sorulmuştu. O kendi hayal ürününü, hayal dünyasını bir şekilde oraya resmetmiş ama ortalığı karıştırmaya yetmiş, yani en azından onu gördüm.

Ben dün ifade etmiştim, tekrar ifade etmek istiyorum, biraz evvel Sayın İnan da söyledi. Efendim, daha evvel ifade ettiğimiz gibi yeni yatırımlarda bundan sonra, birincisi sektörel, ikincisi bölgesel, üçüncüsü proje bazlı sıfır kilometre bir teşvik sistemi uygulanmaya başlanacak. Bununla ilgili çalışmalar bitti. Yani onun yasal düzenlemesiyle ilgili düzenleme zannediyorum ki bir iki gün içerisinde gelir, gelmesi gerekir diye düşünüyorum. Burada, bunu yapmak için de öncelikle “Girişimci Bilgi Sistemi” dediğimiz sanayi envanterini yapmamız gerekiyordu. Sanayi envanteri çok önemli altyapı sağladı bu işe. Hangi sektör nerede kümelenmiş? Hangi sektör nerede, nasıl rekabet ediyor? Sektörlerin birbiriyle olan girdi çıktıları, münasebetleri nedir bu çerçevede? Ve “Türkiye hangi sektörlerde bundan sonra uluslararası alanda başarılı olacak”ların bütün cevaplarını karşılayan sektörel ve bölgesel bir proje yatırım teşviki olacak. Ve burada bölgeler arası gelişmişlik farklarını minimize edecek, bölgeler arası gelişmişlik farklarını ortadan kaldıracak olan bir bölgesel çalışma… Sektörel çalışmayı da hangi il, hangi sektörde, bir de Türkiye olarak hangi sektörlerin desteklenmesi gerekir noktasında çok önemli çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalarımızı Bakanlığımızın, dediğim gibi, cumhuriyet tarihinde bir ilk olan Girişimci Bilgi Sistemi temel esas olarak alındı, Hazine Müsteşarlığımızla beraber gerçekleştiriyoruz.

Proje bazlı kısmına gelince “Türkiye için bundan sonra öncelik arz edecek olan gerek yüksek katma değer gerek yüksek teknoloji gerek ihracat gerek istihdam konusunda öncelik arz edecek olan hangi konular bizim için cazip olacaktır, bu ve bunlar hangi oranlarda, hangi miktarlarda yatırım yapılmalıdır?”a cevap veren, çok önemli -yine söylüyorum- hakikaten sıfır kilometre bir teşvik sistemi, hayata geçirilmiş olacaktır.

Mevcut 5084’e gelince; dün açıkladım, bir kez daha açıklamakta fayda görüyorum: Hatırlayın, 5084 sayılı Kanun 2004 yılında uygulamaya girmişti. Beş yıllık bir süreyle uygulanan ve yapılan yatırımı yatırım bittikten sonra beş yıl boyunca teşvik edecek olan bir sistemdi. Kırk dokuz ilde, sonra ilave edilen beş kalkınmada öncelikli yörede uygulanan, devam eden bir sistem. Bu teşvik sisteminin (5084) hâlâ şu anda yürürlüğü devam edenleri var. Örneğin, bundan bir ay önce, biri yeni bir yatırımı yapıp 5084 kapsamındaki bir ilde bitirmişse onun teşvik süresi 2012 yılına kadar devam edecektir. Yani şunu ifade etmek istiyorum: 31/12/2008 süresinden önce 5084 kapsamında olan illerde, o kapsam içine giren, yapılan yatırımlar gelecek beş yıllık teşvik imkânına zaten sahipler, 2012’ye kadar devam edecekler. Ancak beş yıllık süresi bitenler, yani işletmeye açıldıktan sonra beş yıllık süresi bitenler, de, 31/12/2008’de bitenler için de şimdi, Hükûmetimizin, özellikle Sayın Başbakanımızın bugünkü küresel krizin, Türkiye'nin ithal etmek zorunda kaldığı, tamamıyla dışarıdan kaynaklı, Türk ekonomisini etkileyen bu krizin etkilerinin minimalize edilmesi noktasında almış olduğu birçok tedbirin -tabii, bunları anlatmaya hakikaten zaman yetmez- yanında bir yıllık bir uzatma. Yani buradan şey ediyorsanız, herhâlde bizi izleyenler bunalacaklardır. 5084’ü 31/12/2008’de bitenler için söylüyorum: Bir yıllık uzatma şu anda gündemimizde. Bununla ilgili Sayın Başbakanımızın bu konudaki talimatlarını aldık, ilgili bakanlığımız bununla ilgili düzenlemeyi getirecektir; yani en geç önümüzdeki hafta gelmek durumundadır. Dolayısıyla, teşvikle ilgili sistemin bu olduğunu bir kez daha ifade edeyim çünkü yanlış anlama, yanlış anlaşmalar var.

Tekrar ifade ediyorum: O gazetede konulmuş olan şey, o arkadaşımızın -bilemiyorum haberin kaynağı neresidir ama- hayal olarak ortaya çıkmış olan bir uygulamasıdır.

Ben, tekrar, bu kanunun çıkartılması noktasında katkı veren, emeği geçen bütün milletvekillerime teşekkür etmek istiyorum.

Dile getirilen birkaç husus olmuştur. Bunlar Türk Ceza Kanunu’nda veya Çek Kanunu’nda gündeme getirilmesi gereken hususlardır. Bununla ilgili de Ekonomik Koordinasyon Kurulu olarak çalıştığımızı ifade edeyim. Özellikle bu çeklerin “Rızam dışında verildi.” diye bir istismara yol açan, aslında iyi niyetle yapılmış olan bir uygulama için de bunu düzenleyecek kısa bir kanun düzenlemesi yapılacaktır. Bunun yanı sıra teminat mektupları ve diğer konularla ilgili düzenlemeler de söz konusudur.

Bir şey daha söyleyip öyle bitireyim. Bu bankacılık sistemiyle ilgili biraz evvel soru soruldu, Sayın Yeni bir soru sordu. Tabii, rakamlara şu anda hâkim değilim, yani bunu TMSF takip ettiği için TMSF daha iyi verecektir ancak altını çizmem gereken bir husus var, o da şu: Bugün bankacılık sisteminin ayakta durmasının en önemli iki sebebi: Bir, siyasi istikrar ve ekonomik istikrarın sağlanmış olması. O tarihte bankalardaki mevduatın krediye dönüşüm oranı ile bugünkü dönüşüm oranına baktığınız zaman çok ciddi farklılıklar görürüz. Bugün bankacılık sisteminin açmış olduğu kredi tutarı 370 milyar liradır arkadaşlar, 370 milyar. Bundan altı yıl önce bu rakam 60 milyar seviyesindeydi çünkü borçlanma ihtiyacı içinde olmayan, dış ve iç borçta, kamu borcunda iyileştirilmiş bir ekonomi politikası ve başarılı bir politika olduğu için artık bankalar bu kredileri müşterilere satmak zorunda.

Sorulduğu için söylüyorum: “Bankalar krediyi verecek mi?” deniliyor. Ee, banka krediyi vermezse ne yapacak? Turşusunu kuracak hâli yok ki paranın. Bankanın görevi almış olduğu parayı satmak. Başka bir görevi, işlevi yok. Eskisi gibi karşısında böyle sürekli yağlı bir müşteri, borçlanma içinde olan, borç ihtiyacı olan bir devlet de yok Allah’a şükürler olsun. Maastricht Kriterlerinin bile yarısına erişmiş olan bir borç yapımız var. Dolayısıyla banka, o paranın üzerine kuluçkaya yatan tavuk gibi oturamaz, o parayı satmak zorunda, alacak, satacak ve buradan kazanacak, bankacılık sisteminde bunu yapacaktır.

Bankacılık sisteminin ayakta kalmasının ikinci konusu -ben, tabii, Oda Başkanlığı dönemimde bununla ilgili çok görüş belirttiğim için ifade ediyorum- geçmişte de banka murakıplarınca denetlemeler yapılırdı ancak bunlar tozlu raflarda saklanırdı ama bu dönemde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve bu Kuruldaki kararlılıkla bu konuda ciddi düzenleme, denetleme olduğu için bu konuyla ilgili bankalarda problem yok.

Bankacılık sistemimizin rasyosu da dünyadaki rasyonun neredeyse yüzde 50’si üzerinde, yüzde 12-13’ler mertebesindedir.

Ben, tekrar, kanunumuza çaba veren, destek veren, görüş belirten tüm milletvekillerimize, tüm siyasi parti gruplarına, Sayın Başkanım, başta siz olmak üzere Başkanlık Divanı’na teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti, Ankara). “Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların dikkate alınmaması hakkında (s.s.320)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zafer-caglayan-23-2009-01-22-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-ve-kredi-kartlari-bor-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
