# Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti, Şırnak)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mart 2026
- **Gündem:** Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142879
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zeki-irmez-2026-03-04-milli-parklar-kanunu-ve-bazi-kanunlar-ile-375-sayili-kanun-hukmunde-ka

> Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti), 4 Mart 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 484 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.

AKP iktidarı âdeta uzun soluklu bir korku-gerilim dizisi formatında bir yönetim pratiği sergilemektedir; her yeni yasa teklifini bir dizi bölümü gibi kurgulayarak toplumu sürekli bir gerilim ve kıskaç altında tutmayı, bu yolla kendi siyasi hattını tahkim etmeyi temel bir yöntem ve amaç hâline getirmiştir. Meclisten geçirilmek istenen bu yasada da aynı problemli motivasyonu açıkça görebiliyoruz. Asıl adı millî parkları ve doğayı kararlılıkla yok etme kanunu olması gereken bu teklifin her maddesi ayrı bir skandal niteliği taşımakta. Hedefi net; doğa talanını meşrulaştırmak ve sermayedarlara yağmalayacakları yeni alanlar açmaktır.

Kanun teklifinin 16'ncı maddesi üzerine söz aldım. İktidar, piyasa sevdalısı sermaye ve kâr odaklı yaklaşımını küçük kelime oyunlarıyla örtebileceğini sanadursun, asıl yapılmak istenen, Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğünü her durumda tek yetkili kılıp koruma alanlarını maalesef yandaş şirketlere peşkeş çekebilecek ve pazarlama yetkisi verdikten sonra gelişecek talana hız kazandırmaktır.

Düzenlemelerle Genel Müdürlük, tabiat parklarını kendi takdiriyle imara ve tesis yapımına açabilecek, bu süreçlere neredeyse hiçbir kurum müdahil olamayacak, tüm yetki tek elde toplanacaktır. Biliyoruz ki sizler de biliyorsunuz ki teklik bu memleketin başına her zaman iş açmıştır. Yetkinin tek elde toplanması rantın ve talanın hızını artırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Bu yasayla tabiat parkları korunacak ve yaşatılacak alanlar olmak yerine yandaş sermayeye para kazandıracak ticarethanelere dönüşecektir.

Değerli Türkiye halkları; bunlar, bu iktidar iflah olmaz, iflah olmaz. Bu iktidarın doğa düşmanlığı, ağaca ve yeşile olan tahammülsüzlüğü öteden beri varoluş kodlarında bulunuyor, ekolojiyi yok etme planlarını adım adım devreye koyuyorlar. Yine de onların karşısında duracak olan bizleriz, talanı durduracak olan emeği ve ekolojik mücadeleyi birleştiren kararlılığımız olacaktır; ne bu yasaya "evet" diyeceğiz ne de sizin yok etme pratiğinize alan açacağız.

Değerli milletvekilleri, iktidar her dönem önümüze, sözde, doğayı koruma ve rehabilite etme adına sayısız kanun teklifi getiriyor. Gerekçe kısmına baktığınızda, iyi niyetler, süslü vaatler birbiri ardına sıralanıyor ancak biz biliyoruz ki kesilen ağacın, çoraklaştırılan toprağın, zehir akıtılan suyun telafisi olmaz; ekolojik yıkım hangi kılıfa sokulursa sokulsun asla meşrulaştırılamaz.

Bakınız, Şırnak coğrafyası eşsiz güzelliklere, endemik bitkilere ve insan müdahalesi sonucu nesli tükenme noktasına gelen canlılara ev sahipliği yapıyor. Botan'ın dağlarında, nehirlerinde su samurları yaşıyor, Anadolu parsı iz bırakıyor, sırtlanlar kamera kayıtlarına yansıyor, dağ keçileri özgürce bu sarp kayalıkları yuva belliyordu fakat gelin görün ki iktidarın bu coğrafyada devreye koyduğu bir doğasızlaştırma stratejisi var. Evet, tekrar ediyorum: Bir doğasızlaştırma stratejisi ve bu stratejiyle bezenmiş güvenlikçi akıl bugün Botan'da kesilmedik ağaç bırakmak istemiyor. Petrol arama ve kömür çıkarma bahanesiyle Cudi ve Gabar delik deşik edilmiş durumda; güvenlik barajlarıyla bölgedeki canlı hayatı neredeyse sonlandırılmış durumda. Kalan canlar ise ya korucuların eliyle ya da açılan hukuksuz av ihaleleriyle yok ediliyor.

Bu tablo sadece Şırnak'ta değil Türkiye'nin dört bir yanında yaşanıyor; bunu hiç şüphesiz herkes de biliyor fakat sıra Botan'a gelince o bozuk niyetlerin ve ekolojik talan çabalarının boyutu değişiyor. Biz bu ayırımcılığın ve bu sistematik yıkımın çok iyi farkındayız. Yine de buradan bir kez daha dile getirmekte beis görmüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti, Şırnak). “Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zeki-irmez-2026-03-04-milli-parklar-kanunu-ve-bazi-kanunlar-ile-375-sayili-kanun-hukmunde-ka (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142879

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
