# Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

- **Tür:** Komisyon konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti, Şırnak)
- **Yer:** TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Tarih:** 28 Ekim 2026
- **Gündem:** Tutanak Metni
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90940
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zeki-irmez-2026-10-28-tutanak-metni

> Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti), 28 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 486 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ZEKİ İRMEZ (Şırnak) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Tüm katılımcıları saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Elbet bir diğer selamı da aramızda olması gerekirken hapsedilen, seçilmiş Hatay Milletvekili ve siyasi tutsak olan Can Atalay'a göndermek istiyorum. Burada yapılması gereken çok açık aslında; Anayasa Mahkemesi kararı yürürlüğe konmalı ve Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş bu süreci bizzat yönetmelidir, demokrasinin gereği de budur.

Değerli arkadaşlar, benden önce söz alan birçok milletvekili arkadaşım ülkedeki mevcut yönetim anlayışının bütçenin yönetimi ve kullanımıyla doğrudan paralellik gösterdiğini açıkça ifade etti. Sıkça vurgulandığı üzere, Meclis itibarının her geçen gün nasıl zedelendiğine, yasamanın denetim yetkisinin nasıl işlevsizleştirildiğine, Meclisin tarihsel misyonundan koparılarak alelade bir yapıya dönüştürülmek istendiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bu duruma hep birlikte de karşı çıkmalı ve itiraz etmeliyiz de.

Burada bir iki hususu da elbette ki dile getirmekte fayda var. İlki, danışmanlarımızın emeğinin ve özlük haklarının bizzat bu Meclis tarafından tırpalanması ve hiçe sayılmasıdır. Bizler şu an Türkiye'nin en önemli kurumundayız ve ortada bir trajedi var. Meclis kendi emekçisinin hakkını gasbetmemeli, görmezden gelmemeli ve yok saymamalıdır. Her bütçe döneminde verilen "Düzelteceğiz." sözleri maalesef havada kalıyor, danışman arkadaşlarımızın özlük hakları, kıdem ve iş sonu tazminatları yok sayılıyor. Meclisin kendi çatısı altında güvencesizliği kural hâline getirdiği bir yerde sermayenin işçi hakkı gasbına nasıl karşı duracaksınız, haktan hukuktan nasıl söz edeceksiniz? Sayın Kurtulmuş geçen sene sorunun çözüleceğini belirtmişti, ifade etmişti bu salonda. Aradan bir sene geçti ama yürütülen ne bir çalışma var ne de çözüme dair bir adım görüyoruz. Bu haksızlığa derhâl son verilmelidir, danışmanların iş güvencesi ve temel sosyal hakları güvence altına alınmalı, iş sonu tazminat hakkı tesis edilmelidir.

Değerli arkadaşlar, bir diğer hayati meselemiz de Sayıştayın içine düşürüldüğü durumdur. Kamu kurumlarını ve iştiraklerini Meclis adına denetlemekle görevli olan Sayıştay, yıllar içinde yetkilerinden arındırılmış, kurumsal olarak niteliksizleştirilmiştir. Sayıştayın hazırladığı raporlar artık denetim yapmaktan ziyade usulsüzlüklerin üzerini örtme ve hedef şaşırtma belgesi hâline gelmiştir. Birçok hatip arkadaşımız da dile getirdi; Sayıştayın genel bütçeli idarelere ilişkin tespit ettiği bulgu sayısına ilişkin 2020 yılında 641 iken bu sayı 2024'te 170'e, 2025 yılı raporlarında ise çarpıcı bir şekilde 113'e kadar gerilemiştir. Şimdi, Sayın Sayıştay Başkanıma sormak istiyorum: Yani ülkedeki yolsuzluk veya usulsüzlükler mi azaldı? Ortalık sütliman mı? Gerçekten bize cevaplaması gereken iki önemli soru.

Ben aynı zamanda Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu üyesiyim de. Önümüze yüzlerce iştirake ilişkin Sayıştay raporu geliyor, sayfalarca evrak inceliyoruz, tek bir raporda dahi "kamu zararı" ifadesi maalesef geçmiyor. Üstelik bazı kurumlar her sene zarar etmesine rağmen, halkın vergisi sermayeye akıtılmasına rağmen bu ifade kullanılmıyor. Raporlar öylesine steril, öylesine suya sabuna dokunmayan bir dille yazılıyor ki siz de görseniz elbette ki şaşırırsınız. Örneğin, ortada açıkça usulsüz bir harcama, mevzuata aykırılık var ancak bu usulsüzlüğün kamuya kaç liraya mal olduğu hesaplanmıyor, maalesef tutar gizleniyor. Bu işleyişe bir an önce elbette son verilmesi gerekiyor. Denetimlerin ve raporların yurttaşın bir kuruşunun bile boşa harcanıp harcanmadığını ortaya koyacak nitelikte hazırlanması da gerekiyor.

Sonuç olarak, Meclis önce kendi emekçisinin hakkını teslim etmeli, Sayıştayı da etkin bir denetim mekanizması hâline getirmelidir diyerek teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Zeki İrmez (DEM Parti, Şırnak). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 28 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zeki-irmez-2026-10-28-tutanak-metni (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90940

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
