# Hakimler ve savcılar kanunda değişiklik yapılması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim
- **Tarih:** 15 Ocak 2003
- **Gündem:** HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2003-01-15-hakimler-ve-savcilar-kanunda-degisiklik-yapilmasi

> Mehmet Ziya Yergök (CHP), 15 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI); konuşma 947 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin sayın üyeleri; Hâkimler ve Savcılar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüş ve düşüncelerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; öncelikle, Yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, 4087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Kanuna Geçici Maddeler Eklenmesi Hakkında Kanunla, avukatlık mesleğinden hâkimlik mesleğine geçişle ilgili hükümlerde değişiklik yapılmıştır; ancak, Anayasa Mahkemesinin 14.12.1995 tarihli iptal kararı üzerine, avukatlık mesleğinden hâkimlik mesleğine geçiş hükümlerinde yasa boşluğu meydana gelmiş ve avukatlıktan yargıçlığa geçiş olanağı kalmamıştır. Görüşmekte olduğumuz tasarıyla, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesi doğrultusunda Hâkimler ve Savcılar Kanununda meydana gelen boşluk giderilmektedir.

Söz konusu bu tasarı, ilk önce, 9 Eylül 1997 tarihinde, dönemin Başbakanı Sayın Mesut Yılmaz imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuş; ancak, görüşülmeyerek, İçtüzüğün 77 nci maddesi uyarınca görüşülmeyerek hükümsüz kalmıştır. Aynı tasarı, bu kez, 22 Haziran 1999 tarihinde, yine dönemin Başbakanı Sayın Bülent Ecevit imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına gönderilmiş, yine görüşülemeyerek İçtüzüğün 77 nci maddesi uyarınca hükümsüz kalmıştır. Mevcut tasarı, bugün, yenilerek, üçüncü kez Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuş olmaktadır. Umarız, bugünkü görüşmelerin sonucunda, Yüce Meclis, bu tasarıyı yasalaştıracaktır.

Tasarıya göre, mesleklerinde en az 5 yıldan beri fiilen çalışmakta olup, bilimsel güç ve yeteneği ile hizmet ve meslekteki başarısına göre emsali arasında temayüz eden avukatlar, mesleğe kabul edildikleri tarihte 35 yaşını geçmemiş olmak koşuluyla, avukatlıkta geçen sürelerinin üçte 2'si meslekte geçmiş gibi sayılarak ve görevin gerektirdiği kanunî şartlar göz önünde bulundurularak girebilecekleri sınıf ve derecedeki adlî ve idarî yargı hâkimlik ve savcılıklarına atanabileceklerdir.

Anayasa Mahkemesince iptal edilen 4087 sayılı Yasada, avukatlıkta geçen sürenin tamamının eylemli olarak yargıçlık ve savcılık mesleğinde geçmiş sayılması yolundaki düzenleme, kanımızca daha doğru ve yerinde olmasına karşın, Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemeyi, eşitlik ilkesine aykırı bularak iptal edince ve Anayasa Mahkemesi kararları da yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlayan kararlar olunca, iptal kararı doğrultusunda mevcut düzenleme yapılmış bulunmaktadır.

Bu tasarının büyük bir gecikmeyle de olsa yasalaşması oldukça önemlidir ve yararlıdır. Nitelikli yargıç ve savcı gereksiniminin karşılanmasına katkı sağlayacak bir düzenleme olarak görüyoruz. Kaldı ki, adalet, sav, savunma ve karar üçlüsünden oluşmaktadır. Savunma, yargının kurucu unsurudur ve adalet nasıl mülkün temeli ise, savunma da adaletin temelidir.

Geçmiş uygulamalar da göstermiştir ki, avukatlıktan sonra yargıç ve savcılığa geçenler meslekte daha başarılı olmaktadırlar. Kaldı ki, kimi yabancı ülkelerdeki uygulamalar, ancak belli hizmet yılı olan avukatlardan yargıç atandığını, avukatlık yapmayanların yargıç olamadığını göstermektedir. Bu nedenle, avukatlıktan yargıçlığa ve savcılığa geçişe olanak sağlayan tasarıyı destekliyoruz ve bir an önce yasalaşmasını diliyoruz.

Ancak, bugün, yılların ihmaliyle ve bütçeden yeterli pay ayrılmaması nedeniyle, yargının ağır sorunlar yaşadığı, işyükünün alabildiğine arttığı, çalışma koşullarının zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bugün, davaların uzaması, adaletin gecikmesi, başlıca, iş yoğunluğundan, dava sayısının çokluğundan ve çalışma koşullarının olumsuzluğundan kaynaklanmaktadır.

İş yoğunluğu, tek başına olmasa da, yargıda işlerin gecikmesinde önemli bir faktörü oluşturmaktadır. Bugün, ülkemizde, hukuk, ceza ve idarî yargıda görülmekte olan dava sayısı yılda 5,5 milyonu bulmaktadır. Bu davalarda, önemli oranda da kamu kurum ve kuruluşları taraftır. Ne var ki, bu ağır işyüküne karşın, yargıda toplam 6 100 yargıç ve 3 350 de savcı görev yapmaktadır. Yine, Yargıtaya temyiz yoluyla gelen dava sayısı bir yılda 500 000'i bulmaktadır. Bu dosyalar, Yargıtaydaki 21 hukuk ve 11 ceza dairesi olmak üzere toplam 33 dairede incelenmekte ve karara bağlanmaktadır.

Bugün, ne yazık ki, mevcut hakim, savcı ve yardımcı adalet personeli sayısı ihtiyacın çok altındadır; kanımca, yarısını bile oluşturmamaktadır. Kaldı ki, bugün, adlî personel, çok zor koşullarda ve büyük bir özveriyle çalışmaktadır. Yargıç, savcı ve adalet personeli sayısının ihtiyacın çok altında olması, uygulamada, pek çok sorunu beraberinde getirmektedir. Bunların başında da bilirkişi sorunu gelmektedir. Dava sayısının çokluğu ve artan işyükü nedeniyle, yasaların açık hükmüne rağmen, neredeyse her konuda bilirkişiye başvurulmakta ve ciddî boyutlarda bir bilirkişi kirliliği yaşanmaktadır. Bilirkişilik konusu, bugün yargının âdeta kanayan bir yarası durumuna gelmiş bulunmaktadır.

Görüşmekte olduğumuz tasarının yasalaşmasıyla, 5 yıl fiilen avukatlık yapanlar arasından hâkim ve savcı atanabilmesi imkânı, hukuk eğitimi alanında yaşanan sorunlar ve sıkıntılar nedeniyle de önem taşımaktadır. Bugün ülkemizde, yeni açılan vakıf üniversitelerindeki hukuk fakülteleriyle birlikte 33 hukuk fakültesi bulunmaktadır. Bu sayı, ihtiyacın çok üzerindedir. Birçok hukuk fakültesinde hukuk eğitim düzeyi ve öğretim üye sayısı yetersizdir. Fakültelerimizin bu durumu, ülkemiz hukukunun ve yargı sistemimizin sorunlarının önemli bir parçasını ve asıl kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Bu nedenle, hukuk eğitimi sorunu üniversitelerin sorunu olmaktan çok, yargı sistemimizin sorunu haline gelmiştir.

Nitekim, adlî yargı hâkim adaylığı yazılı sınav sonuçları incelendiğinde birçok hukuk fakültesinin başarı oranının son derece düşük olduğu görülecektir. Bugün, adalet mekanizmasının hızlı çalışması, öncelikle hâkim, savcı ve yardımcı adalet personeli açığının giderilerek, mahkeme başına düşecek iş sayısının azaltılmasına ve adliyenin günün teknolojisiyle donatılmasına bağlıdır. Kaldı ki, 58 inci hükümet programında da bu husus vurgulanarak "adliye teşkilatımızın hâkim, savcı ve yardımcı adalet personeli açığı kısa sürede kapatılacak, bilgi ve teknolojiden yararlanılacak şekilde gerekli donanıma sahip kılınacaktır" denilmiştir.

Ancak, burada Sayın Adalet Bakanımıza sormak istiyorum: Bunları, Adalet Bakanlığı için öngörülen binde 7,5'lik bütçe payıyla nasıl yapacaksınız?

Unutulmamalı ki, adalet pahalı bir hizmettir ve adaletten tasarruf yapılmaz; ancak, bugüne kadar, bütçe paylarının yüzde 4'lerden başlayıp binde 7'lere kadar düştüğüne bakacak olursak, hep adaletten tasarruf yapıldığını görürüz. Eğer, gerçekten adalet devletin ve ülkenin temeli ise ve biz buna içtenlikle inanıyorsak, bu temeli ihtiyaç duyduğu malî olanaklara kavuşturmak zorundayız. Sadece yasa çıkarmak yetmiyor. Yasaları çıkaralım; ancak, bunların uygulanacağı ortamları da mutlaka hazırlayalım.

Bugün adalet sistemimiz bütün bu olanaksızlıklar ve olumsuzluklara rağmen çökmedi, ayakta ise, bunu, yargıda görev yapan ve ağır işyükü altında ezilen yargıç, savcı, avukat ve yardımcı adalet personelinin özveriyle ve onurla çalışmalarına borçluyuz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının bir an önce yasalaşarak yürürlüğe girmesini ve bu yasanın, yargıdaki hâkim, savcı açığının kapatılmasına, yargının daha adil, daha etkin ve hızlı işleyişine katkıda bulunmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana). “Hakimler ve savcılar kanunda değişiklik yapılması”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2003-01-15-hakimler-ve-savcilar-kanunda-degisiklik-yapilmasi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
