# Basın ve yayın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların ertelenmesine dair kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin 2.1.2003 tarihli ve 4779 sayılı kanun ve anayasanın 89 uncu maddesi gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ve adalet komisyonu raporu (1/432) (s. sayısı: 37)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 6 Şubat 2003
- **Gündem:** BASIN VE YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN 2.1.2003 TARİHLİ VE 4779 SAYILI KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU MADDESİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (1/432) (S. SAYISI: 37)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2003-02-06-basin-ve-yayin-yoluyla-islenen-suclara-iliskin-dava-ve-cezalarin-ertel

> Mehmet Ziya Yergök (CHP), 6 Şubat 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BASIN VE YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN 2.1.2003 TARİHLİ VE 4779 SAYILI KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU MADDESİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ VE ADALET KOMİSYONU RAPORU (1/432) (S. SAYISI: 37)); konuşma 869 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; görüşmekte olduğumuz yasanın 1 inci maddesi hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüş ve düşüncelerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Sayın milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz ve Sayın Cumhurbaşkanınca iade edilen 4779 sayılı Yasayla yaklaşık dört yıl önce yürürlüğe girip uygulanmış, hükmünü icra etmiş ve işlevini tamamlamış 4454 sayılı Yasaya yeni maddeler eklenerek tamamlanmış bir sürece yeniden işlerlik kazandırılmaya çalışılmıştır. Böyle bir düzenleme yasa tekniğine, hukukun temel ilkelerine ve hukuk devleti anlayışına açıkça aykırıdır. Kaldı ki, adaleti kişiselleştiren ve yargı organına ait bir yetkinin yasama organınca kullanılmasına olanak sağlayan bu düzenleme, aynı zamanda, Anayasaya da aykırı bulunmaktadır.

Sayın Cumhurbaşkanının iade gerekçesinde ve komisyondaki karşı oy yazımızda da belirtildiği üzere, adı erteleme de olsa, 4779 sayılı Yasayla yapılan düzenlemeyi erteleme olarak nitelendirmeye olanak bulunmamaktadır; zira, bizim hukuk sistemimizde, erteleme, yasama organına tanınan bir yetki olmayıp, yargı organına tanınan bir yetkidir.

1924 Anayasasının 26 ncı maddesinde, cezaları erteleme yetkisi vardı. 1924 Anayasasının 26 ncı maddesine göre, Meclisimizin böyle bir yetkisi vardı. 1924 Anayasasının 26 ncı maddesine baktığımız zaman, kanun soruşturmalarını ve kanun cezalarını ertelemek, Meclisin görevleri arasında sayılıyordu; ancak, 1961 ve 1982 Anayasalarında erteleme kurumuna yer verilmemiştir.

1961 Anayasasında, Meclisin görev ve yetkilerini düzenleyen 64 üncü maddenin gerekçesine baktığımız zaman "soruşturma ve cezaların ertelenmesi, tamamıyla mahkemelerin yetkisi içinde bulunduğundan, yargının bağımsızlığı sebebiyle kaldırılmıştır" denilmektedir. 1982 Anayasasında da, aynı gerekçeyle, Meclise erteleme yetkisi verilmemiştir.

4779 sayılı Yasanın 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca, üç yıldan fazla ağır hapis cezasına hükümlülüğün yasal sonucu olarak mahkûmiyete eklenen geçici ve sürekli kamu hizmetlerinden yasaklanma cezaları, mahkeme kararına gerek olmadan, iyi hal gösterme koşulu aranmadan ve infazdan itibaren belli bir sürenin geçmesine gerek görülmeden kendiliğinden ortadan kalkmaktadır.

Söz konusu yasanın 1 inci maddesinin ilk fıkrası "1 inci madde kapsamına giren bir suçtan dolayı mahkûmiyet hükmü alıp cezası infaz edilmiş olanların da, bu kanunun yayımı tarihine kadar geçen süreyi 1 inci madde kapsamına giren kasıtlı bir cürümden dolayı yeniden mahkûm edilmeksizin geçirdikleri takdirde, mahkûmiyeti vaki olmamış sayılır" derken, aynı maddeye, hükümet tasarısında bulunmayan; ancak, komisyonda verilen bir önergeyle eklenen ikinci fıkrasında "bu madde uyarınca mahkûmiyeti vaki olmamış sayılanların hakları üzerindeki yasaklamalar da, kendiliğinden kalkar" denilmektedir.

Türk Ceza Yasasının 97 nci maddesine baktığımızda da, genel affın, kamu davasını ve hükmolunan cezaları tüm sonuçlarıyla ortadan kaldıracağını belirtmektedir. Böylece, 4779 sayılı Yasayla yapılan düzenlemenin af niteliğinde olduğu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde, açıkça ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Sayın Adalet Bakanı ve AKP Grubu adına söz alan sayın sözcüler, Anayasa Mahkemesinin 19.9.2000 tarihli 1999/39 esas ve 2000/23 karar sayılı kararını dayanak olarak getirerek "düzenlemenin af olmadığını ve erteleme olduğunda ısrar ediyorlar" ve konuşmalarında da, Cumhuriyet Halk Partili üyeler Anayasa Mahkemesi kararlarını referans alarak Meclisimize uyarılarda bulunurken, bu konuda, Anayasa Mahkemesi kararını gözardı etmekte olduğumuzu, bu durumu anlamakta zorlandıklarını ve Cumhuriyet Halk Partisi adına da üzüldüklerini belirtmektedirler. Anayasa Mahkemesinin bir kararına takılıp kalınırsa, Anayasa Mahkemesinin sonraki yıllarda, aynı konuda vermiş olduğu kararları görmezden gelirseniz, işte, böyle yanlış beyanlarda bulunursunuz.

Değerli milletvekilleri, 21.12.2000 tarihli, 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunun kimi kurallarının Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptaline karar veren Anayasa Mahkemesi, 18.7.2001 tarihli daha yeni bir kararında ve bu kararın birçok yerinde, 4616 sayılı Kanunun adında her ne kadar "İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun" denilmiş ise de, taşıdığı kuralların içeriği itibariyle, belirli bir süreyle suç işlememe bozucu koşuluna bağlı toplu özel af niteliğinde olduğu açıkça vurgulanmaktadır.

Yine, aynı mahkeme kararında "erteleme, cezanın infazını geri bırakan kanunî bir sebep, bir bakıma ise şartlı bir af, diğer yönden ise şartlı bir hükümlülük niteliğindedir" denilmektedir.

Gelelim bir başka ve daha yeni tarihli bir Anayasa Mahkemesi kararına: Anayasa Mahkemesi, 2002/99 esas, 2002/51 karar sayılı ve 28 Mayıs 2002 tarihli yeni bir kararında da -ki, bu, 4758 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıvermeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla ilgili verdiği karardır- bu düzenlemenin erteleme olmadığını, af niteliğinde olduğunu ve nitelikli çoğunluk bulunması gerektiğini açıkça vurgulamış ve Sayın Cumhurbaşkanının açtığı davayı, bu gerekçeyle, oybirliğiyle iptal etmiş bulunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, bu yasa 25 Aralık 2002 tarihinde ilk kez Adalet Komisyonunda görüşüldüğü sırada, komisyonun Cumhuriyet Halk Partili üyeleri olarak, bu düzenlemenin hukuk tekniğine ve hukuk ilkelerine aykırı bulunduğunu, kişiye özel olduğunu ve af niteliğinde olduğunu belirterek gerekli uyarıyı yapmış ve karşı çıkmış olmamıza rağmen, AKP'li üyelerin oylarıyla komisyondan geçmiştir.

Söz konusu tasarı, 2 Ocak 2003 tarihinde Genel Kurula sunulmuştur. O gün Genel Kurulda yapılan görüşmelerde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz alan Sayın Önder Sav, yapılan düzenlemenin, yasama tekniğine, hukuka ve Anayasa aykırı olduğunu, ayrıca, af niteliği taşıdığından Genel Kurulda beşte 3 çoğunlukla kabul edilmesi gerektiğini ısrarlı uyarılarla belirtmiş, ne var ki, bu haklı uyarılar dikkate alınmamış ve nitelikli çoğunluk bulunmadan kabul edilen yasa, Sayın Cumhurbaşkanınca, haklı gerekçelerle iade edilmiştir. Şayet, AKP'li arkadaşlar, Adalet Komisyonunda Cumhuriyet Halk Partili üyelerin, Meclis Genel Kurulunda da Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan Sayın Sav'ın uyarılarını dikkate alsa ve yanlışta ısrar etmeselerdi bugünkü noktaya gelinmeyecekti. Ancak, görüyoruz ki, AKP, hâlâ, bu yanlışta ve bu yasada ısrar ediyor ve bu yasanın af olmadığı, erteleme olduğu yönündeki ısrarını, aksi yöndeki iki Anayasa Mahkemesi kararına rağmen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana). “Basın ve yayın yoluyla işlenen suçlara ilişkin dava ve cezaların ertelenmesine dair kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin 2.1.2003 tarihli ve 4779 sayılı kanun ve anayasanın 89 uncu maddesi gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ve adalet komisyonu raporu (1/432) (s. sayısı: 37)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 6 Şubat 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2003-02-06-basin-ve-yayin-yoluyla-islenen-suclara-iliskin-dava-ve-cezalarin-ertel (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
