# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 14 Mart 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2003-03-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Mehmet Ziya Yergök (CHP), 14 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 492 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyeleri; sözlerime başlarken, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, AKP Hükümeti, daha kurulur kurulmaz, bazı ekonomik güç odaklarının talepleri doğrultusunda, henüz yürürlüğe girmemiş, yaşanılan krize hiçbir etkisi ve katkısı olmamış İş Güvencesi Yasası ile çıkarılmak istenen İş Yasasının ilişkilendirileceği yönünde, emek kesimini kaygıya sevk eden açıklamalar yapmıştı; ne yazık ki, bu kaygıların haklı çıktığını görüyoruz.

Milyonlarca insanı ilgilendiren, bireysel iş ilişkilerini, işçi hak ve özgürlüklerini, temelden ve yeniden düzenleyecek İş Yasa Tasarısı, aceleye getirilerek, aslî görevi yasa yapmak olan Meclisin ve milletvekillerinin incelemesine ve yeterli katkıda bulunmasına olanak bırakılmadan, üstelik, konunun başlıca taraflarıyla ve emeğin örgütü sendikalarla belli bir uzlaşma sağlanmadan, bir oldubitti şeklinde aceleye getirilerek yasalaştırılmak istenmektedir. Ancak, bu çabanın, haklı ve mantıklı hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Bu tasarıya, bugün, en büyük işçi örgütlerimiz Türk-İş, Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK) ve Hak-İş karşı çıkmaktadır; bunları, görmezden gelemezsiniz, yok sayamazsınız.

Ülkemizde, çalışma yaşamıyla ilgili temel hakları ilk defa getirme onurunu taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi, bu alanda çağdaş, eşitlikçi, özgürlükçü, uzlaşmacı bir yeniden yapılanmayı zorunlu görmektedir; ancak, bir tepki tasarısı biçiminde hazırlanan bu tasarının yasalaşması halinde, iş barışının sağlanmasına katkıda bulunulmayacak, aksine, iş barışı ve toplumsal huzur bozulacaktır.

Unutmayalım ki, ülkemiz, tepki yasalarından da, tepki anayasalarından da her zaman zarar görmüş ve çok çekmiştir. 15 Martta yürürlüğe girecek olan İş Güvenliği Yasasına tepki olarak çıkarılmak istenen bu tasarı, uygulamada büyük sıkıntılar yaşanmasına neden olacaktır. Bunun işaretleri de, bugünden görülmektedir.

Unutmayalım ki, bir ülkede iş barışı sağlanmadığı sürece, iç barışı sağlamak da kolay olmayacaktır. İş barışına da, iç barışa da her zamankinden çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, İş Yasa Tasarısının, aceleyle, yangından mal kaçırırcasına yasalaştırılmak istenmesi yanlışından mutlaka dönülmesi gerekir. Bu, Büyük Millet Meclisine saygının bir gereğidir, milletvekiline saygının bir gereğidir, daha açıkçası, millete saygının bir gereğidir.

Bugün, 101 sayfadan ve 120 maddeden oluşan böylesine kapsamlı ve toplumsal yaşam açısından çok önemli bir tasarının, incelenmesi, irdelenmesi için, katkıda bulunulması için milletvekillerine kırksekiz saatlik süreyi nasıl çok görürsünüz?!. Milletvekillerimizi, okuma ve inceleme fırsatı bulamadıkları bir tasarıya oy kullanma durumuna nasıl düşürürsünüz?!.

Deniyor ki, Yüce Meclise gelmeden önce çok çalışılmış, sabahlara kadar çalışılmış; olumlu katkıda bulunan, yapıcı katkıda bulunan herkese teşekkür etmesini biliriz; ancak, yasa yapmak, ne teknokratların işidir ne de bürokratların işidir; milletin temsilcisi olan siz değerli milletvekillerinin asla ve kata devredemeyecekleri aslî işidir, en önemli görevidir; ancak, siz değerli milletvekillerinin, bu aslî görevini yapması için öngörülen makul süreler bile, iktidar çoğunluğunun oylarıyla ortadan kaldırılıyor ve milletvekilleri, oldu bittiyle karşı karşıya bırakılıyor; bu, kabul edilemez bir uygulamadır.

Tasarının ikinci bölümünde yer alan ve komisyon raporunda 8 inci madde olarak aynen kabul edilen, iş sözleşmesinin tanımı ve şeklini düzenleyen bu maddenin gerekçesinde de, daha çok istihdamı teşvik etmek üzere esnek iş sözleşmesi türlerine ilişkin hükümler getirildiği belirtilmiş, iş sözleşmesinin tanımı verilmiş, şekli belirtilmişse de, yasaya bir bütün olarak bakıldığında, istihdamı teşvik etmek şöyle dursun, esnekleşme adı altında yapılan düzenlemelerle çalışanların daha çok mağdur edileceği, var olan işsizliğin daha büyük boyutlara ulaşacağı açıktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2003-03-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
