# Ceza mahkemeleri usulü kanunda değişiklik yapılması (s.s.582)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim
- **Tarih:** 16 Haziran 2004
- **Gündem:** CEZA MAHKEMELERİ USULÜ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.582)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2004-06-16-ceza-mahkemeleri-usulu-kanunda-degisiklik-yapilmasi-s-s-582

> Mehmet Ziya Yergök (CHP), 16 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MAHKEMELERİ USULÜ KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.582)); konuşma 743 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin sayın üyeleri; Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda Değişiklik Yapılması ve Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kaldırılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlayarak sözlerime başlıyorum.

Devlet güvenlik mahkemeleri, 16 Haziran 1983 tarih ve 2845 sayılı Yasayla kurulmuştur. Kurulduğu günden bu yana, hukuk kurumları, meslek örgütleri ve siyasî partiler "doğal yargıç" ilkesine aykırı olması, olağanüstü mahkeme niteliğinde bulunması gibi nedenlerle, devlet güvenlik mahkemelerine, haklı olarak, karşı çıkmışlardır.

Doğal yargıç ilkesi önemlidir; çünkü, doğal yargıç yoksa, yargıç bağımsızlığından da, hukuk devletinde de, hukukun üstünlüğünden de söz edilemez. Hukuk devletinin gerekleri olan yargıç bağımsızlığı ve güvencesi ilkeleri, doğal yargıç ilkesinin uygulamaya sokulmasıyla somutlaşmıştır. Bu nedenle doğal yargıç ilkesine aykırı olarak kurulan devlet güvenlik mahkemelerinin kaldırılması yerinde bir adım olmuştur.

Her ne kadar, son yıllarda yapılan yasa ve anayasa değişiklikleriyle, atılan demokratikleşme adımlarıyla, devlet güvenlik mahkemelerinin yapısı kısmen değişmiş, askerî yargıç çıkarılmış, devlet güvenlik mahkemelerinde uygulanmayan CMUK hükümleri uygulanmaya başlanılmış ise de, yıllardır, hukuk çevrelerinde başlıca tartışma konusu olan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin gündemini uzun süre meşgul eden ve yargılama usulleri itibariyle devletimizin tazminata mahkûm edilmesi sonucunu doğuran devlet güvenlik mahkemelerinin hukuk sistemimizden çıkarılması olumlu bir gelişmedir. Ancak, devlet güvenlik mahkemelerinde, yıllardır, çok değerli yargıç ve savcılarımız büyük bir özveriyle görev yapmışlardır; kuruluş amacı doğrultusunda yaptıkları görev nedeniyle hedef olmuşlardır. Burada görev yapan değerli yargıç ve savcılarımıza ve de personele, DGM'ler kapatılırken, şükranlarımızı ifade etmek isterim.

Devlet güvenlik mahkemelerinin kuruluş ve yargılama usullerini düzenleyen tasarının genel gerekçesinde ve madde gerekçesinde Anayasanın 143 üncü maddesine atıf yapılmıştır. Bizim sistemimizde mahkemeler yasayla kurulmasına rağmen, bir istisna olarak, Anayasanın 143 üncü maddesi, devlet güvenlik mahkemelerinin kuruluşunu ayrıntılı olarak düzenlemiştir.

22 Mayıs 2004'te yürürlüğe giren anayasa değişiklik paketinde devlet güvenlik mahkemelerinin anayasal dayanağını oluşturan 143 üncü madde kaldırıldığından, devlet güvenlik mahkemelerinin kuruluşunu ve yargılama usullerini düzenleyen 2845 sayılı Yasanın da kaldırılması zorunlu hale gelmiştir. Bunun sonucu olarak da, daha önce devlet güvenlik mahkemesi kapsamındaki suçlara bakmak üzere CMUK içerisinde yer alan ağır ceza ihtisas mahkemelerinin kuruluşunu düzenleyen, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı hazırlanmıştır.

DGM'ler, kurulduğu günden beri, çok tartışılan, eleştirilen, birçok kararı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine giden ve kaldırılmaları parti programlarında, hükümet programlarında yer alan mahkemeler olmasına rağmen, bu talepler yıllarca dikkate alınmamış, ancak Avrupa Birliğine giden bir sürecin sonucu olarak kaldırılmaları söz konusu olmuştur.

Anayasanın DGM'lerle ilgili 143 üncü maddesinin kaldırılma gerekçesinde bunu açıkça görüyoruz. Gerekçede "DGM'lerin yetki, sorumluluk ve işleyişinin Avrupa ölçülerine uygun hale getirilmesi 2003 tarihli Katılım Ortaklığı Belgesi ve 2003 İlerleme Raporunda beklenti olarak yer aldığından, bu mahkemelerin kuruluşuna ilişkin 143 üncü madde hükmünün yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir" denilmiştir.

Burada şunu belirtmeden geçemeyeceğim: DGM'ler örneğinde olduğu gibi, birtakım haklı taleplerin, hukukî taleplerin, doğru taleplerin kabul görmesi için, ille, bunların, dıştalep haline gelmesi beklenmemelidir. Yıllardır, ülkemizde, DGM'lere karşı çıkılırken, DGM'lerin kaldırılması istenirken, DGM kapsamındaki suçlara, özellikle terör suçlarına bakacak, sistem içinde, CMUK içinde yer alan uzmanlaşmış mahkemelerin, ihtisas mahkemelerinin kurulabileceği hep vurgulanmıştır. Bizdeki kadar olmasa bile, terör olaylarına muhatap olan birçok ülkede benzer düzenlemeler olduğunu biliyoruz. Ülkemizde, dün olduğu gibi bugün de devletin tekliğini, ülkenin tümlüğünü, ulusun birliğini ve laik devlet yapısını hedef alan terör örgütleri ve terör eylemleri bugün de varlığını sürdürmektedir ve ülkemiz için ciddî bir tehdit oluşturmaktadır.

Bugün, mevcut DGM savcılıklarında 18 000 hazırlık dosyasının, mahkemelerde ise 6 000 derdest dosyanın bulunması konunun önemini açıkça ortaya koymaktadır. Devlet bu tehdide karşı, kuşkusuz kendini ve toplumu koruyacak önlemler alacaktır. Elbette, bunları yaparken, hukuk devletinin kuralları içerisinde kalmalı, insan hakları ihlal edilmemeli, özgürlükler kısıtlanmamalı, adil yargılanma hakkı ihlal edilmemelidir. Herkese bu konularda hukuk dersi, demokrasi dersi ve insan hakları dersi vermeye kalkışan ülkelerin, kendilerine yönelik muhtemel bir terör tehdidi söz konusu olduğunda, demokrasiyi de, hukuku da, insan haklarını da nasıl çiğnediklerini, nasıl çifte standart içerisinde olduklarını bilmekte yarar vardır. Bunlara örnek, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'dir; ancak, kuşkusuz, kötü emsal, emsal olmamalıdır.

Değerli milletvekilleri, terör suçlarının organize ve örgütlü suçların karmaşık yapısı, artan sanık ve dosya sayısı karşısında uzmanlaşmış hâkim ve savcıların görev yaptığı ihtisas mahkemelerinin kurulması uygundur. Mevcut ağır ceza mahkemelerinin işyükü ve çalışma koşulları da, ihtisas mahkemelerinin gereğini ortaya koymaktadır. Yeter ki, sistem zorlanmasın, yeter ki, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde yer alan adil yargılanma hakkı, eşanlamıyla doğru ve güvenli yargılanma hakkı ihlal edilmesin, savunma hakkı kısıtlanmasın, yargılama makul sürede sonuçlansın, sanık güvenceleri ve sanık haklarıyla ilgili hassasiyet gösterilsin, uzun gözaltı süreleri olmasın. Bu kurallar çerçevesinde görev yapacak ve çalışacak ağır ceza ihtisas mahkemeleri faydalı olacaktır. Bu nedenle, tasarıyı genel olarak olumlu bulduğumu ve desteklediğimi belirtir, Genel Kurula saygılar sunarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana). “Ceza mahkemeleri usulü kanunda değişiklik yapılması (s.s.582)”. TBMM Genel Kurulu, 102. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2004-06-16-ceza-mahkemeleri-usulu-kanunda-degisiklik-yapilmasi-s-s-582 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
