# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2005
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2005-05-04-grup-onerisi-hk

> Mehmet Ziya Yergök (CHP), 4 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 995 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin Grup gündem önerisinin lehinde söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Artık açık ve kesin biçimde ortaya çıkmıştır ki, Adalet ve Kalkınma Partisi, yasama dokunulmazlığının sınırlandırılması konusunda millete verdiği sözü yerine getirememiştir. Bu nedenle, millete açık bir özür borcu bulunmaktadır. Sadece bununla da kalmayacak, inanıyorum ki, yapılacak ilk seçimde de bunun bedelini ödeyecektir.

Bu konuda ısrarla, bilinen doğruları gündeme getirmeye devam edeceğiz. Bunlar sizi rahatsız etse de, verdiğiniz vaatleri ve taahhütleri size ısrarla hatırlatacağız.

Değerli milletvekilleri, milletvekili dokunulmazlığının sınırlanması ve makul sınırlara çekilmesi konusu, son yıllarda toplumsal bir talep haline gelmiştir. Öyle ki, milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili talepler, Mecliste, geçtiğimiz yıllarda da yıllarca karara bağlanamamış, kamuoyunu sarsan, ülke ekonomisini çökerten büyük yolsuzluk olaylarının siyasî iradeden güç aldığı inancı, dokunulmazlığın, adaletin işleyişini engelleyen, yargının önünü tıkayan bir ayrıcalığa dönüştüğü düşüncesinin toplumda yerleşmiş olmasına da etkili olmuştur.

Bu durumda, diğer ülkelerdeki sınırlamaların da gözönüne alınarak, milletvekillerinin yasama çalışmalarına engel olmayacak biçimde dokunulmazlığın sınırlandırılması kaçınılmaz bir hale gelmiştir.

Toplumda oluşan bu yargı haksız değildir değerli arkadaşlar. Geçtiğimiz günlerde Enerji Bakanlığında bir yolsuzluk olayı yaşandı. Hepimiz biliyoruz ki, bu yolsuzluk olayının, yolsuzluk davasının kilit sanıklarından birinin ofisi, Adalet ve Kalkınma Partisinin üst düzey yöneticilerinin de, bakanların da içerisinde bulunduğu, milletvekillerinin sık sık iftar sofrasında buluştuğu, saunasında ter attığı, ayrıca, umre biletlerini kapıştığı bir mekân haline gelmiş ve buradan aldığı cesaretle, o kişi, bu ülkenin kamu görevlilerini, bürokratlarını tehdit etme, azarlama cüretini kendinde bulmuştur.

İnanıyorum ki, milletvekili dokunulmazlığının sınırlanmasının psikolojik bir etkisi olacaktır. Şayet milletvekili dokunulmazlığı sınırlandırılmış olsaydı, o sayın milletvekilleri, o rahatlık içerisinde o ofise giremeyeceklerdi; ayrıca, o kişi de, bu milletvekillerinin siyasî iradesini arkasında görerek, hakkındaki iddiaları yerine getiremeyecek, aynı zamanda, Bakanlığın bürokratlarını, bu ülkenin bürokratlarını azarlayamayacaktı, onları tehdit edemeyecekti.

Değerli milletvekilleri, yasama dokunulmazlığının sınırlandırılması konusunda bir başka husus ise, bu konuda tam bir toplumsal mutabakat vardır. Hiçbir konuda olmayan toplumsal mutabakat, bugün, yasama dokunulmazlığının sınırlandırılması konusunda vardır. Nitekim, Türkiye'deki mevcut bütün hukuk fakültelerinin, Meclisimize de yansımış görüşlerinde dokunulmazlığın sınırlandırılması talebi bulunmaktadır. Ayrıca, AKP ve Saadet Partisi dışındaki 3 Kasım seçimlerine katılan tüm siyasî partiler, dokunulmazlığın sınırlandırılması yönünde görüş ortaya koymuşlardır. Yine, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden, Türkiye Barolar Birliğinden başlayarak tüm sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri de dokunulmazlığın sınırlandırılması yönünde bu mutabakata destek vermektedirler.

Zaten, böyle olduğu için, yasama dokunulmazlığı konusu, 20 nci Dönemde gündeme gelmiş, 20 nci Dönemde tüm Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin de imzasıyla, 292 milletvekilinin imzasıyla gündeme gelmiş, ne yazık ki, yeterli oyu alamayarak, 20 Mart 1999'da reddedilmiştir. 21 inci Dönemde, yine, toplumsal talepler, toplumsal baskılar dikkate alınarak, yine, 288 milletvekilinin imzasıyla gündeme gelmiş, ne yazık ki, gizli oylamada 3 Ekim 2001'de yeterli oyu alamayarak reddedilmiştir. Bu durum, Meclisin saygınlığına ve güvenilirliğine ağır bir darbe indirmiş, bu nedenle de, 3 Kasım seçim sonuçlarına bu durum yansımış, nitekim, 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan seçimlerde topluma yasama dokunulmazlıklarının sınırlandırılması konusunda vaatte bulunan, taahhütte bulunan Cumhuriyet Halk Partisi ve Adalet ve Kalkınma Partisi Meclise girebilmiştir; diğer siyasî partiler bunun bedelini ödemiştir. Ancak, ne var ki, bu taahhüde rağmen, bu vaade rağmen Adalet ve Kalkınma Partisi bunu yerine getirmemiştir. Gönül arzu ederdi ki, Türkiye Büyük Millet Meclisinde, yasama dönemi başlar başlamaz bu konu ele alınsın ve ilk anayasa değişikliği yasama dokunulmazlığının sınırlandırılması konusunda yapılsın. Bu, çok doğru ve şık bir adım olacaktı; ancak, ne var ki, bu yapılmamıştır.

Değerli milletvekilleri, yasama dokunulmazlığının sınırlandırılması konusunda da milletvekillerine, özellikle AKP Grup yönetiminden kaynaklandığını düşündüğüm yanlış bir izlenim verildiğini düşünüyorum. Zaman zaman kulislerde sohbetlerde değerli AKP'li bazı milletvekili arkadaşlarımız, işte, bu yasama dokunulmazlığının sınırlandırılmasının yanlış olacağını, yarın jandarmanın, polisin, kendilerini gözaltına alabileceği gibi düşünceler ileri sürmektedirler. Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değildir arkadaşlar. Öncelikle, Anayasanın 83 üncü maddesinin ilk bölümünde yer alan kürsü dokunulmazlığı, yasama sorumsuzluğu -ki, bu bir mutlak dokunulmazlıktır- aynen kalacak; yani, milletvekilleri, yasama çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden ötürü sorumlu olmayacaklardır; bu konu ifade özgürlüğüne ilişkin olduğu için, milletvekillerince serbestçe kullanılabilmesi, demokratik rejimin ve temsilî demokrasinin gereğidir, bu konu tartışmasızdır. Asıl tartışma yasama dokunulmazlığıyla ilgilidir. Yasama dokunulmazlığı seçimden önce veya seçimden sonra bir suç işleyen milletvekili hakkında kovuşturma yapılamamasıdır. İşte bizim istediğimiz değişiklik önerisi -ki, Cumhuriyet Halk Partisi bu konuda bir değişiklik önerisi de hazırladı; ama, yeterli imzaya ulaşamadığı için, AKP destek vermediği için Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulamamıştır- yargı sürecinin önünün açılması hakkındadır. Yani, bir milletvekili hakkında bir suç isnadı varsa, yargı süreci işlesin, ağır cezayı gerektiren suçüstü halleri dışında gözaltı yok, tutma yok, tutuklama yok; sadece yargı süreci işleyecektir. Bu yargı sürecinin işlemesi sonunda milletvekili, milletvekili seçilmeye engel olmayan bir suçtan mahkûm olursa, bunun gereğinin yerine getirilmesi dönem sonuna kalacak; ancak, milletvekili seçilmeye engel bir suçtan mahkûm olması halinde milletvekilliği düşecektir. Bu konunun da doğru bilinmesinde büyük fayda vardır değerli arkadaşlarım. Yani, özetle, gerekli düzenlemenin yapılarak, milletvekillerinin fizikî özgürlüklerinden alıkonulması engellenerek, yasama dokunulmazlığını daha çok fizikî özgürlüklerle sınırlı tutan Avrupa ülkeleriyle paralellik sağlamamız şart bulunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi, geçmişte olduğu gibi, 22 nci Dönemin başından itibaren de, ısrarla, ilkeli ve tutarlı biçimde konuyu takip etmesine rağmen, bu konuda yeterli desteği bulamamıştır. Artık, sözlerimin başında da ifade ettiğim gibi, açık ve kesin biçimde ortaya çıkmıştır ki, AKP, dokunulmazlığın sınırlandırılması konusunda ilkeli ve tutarlı olamamış, açıkça yan çizmiş, topu taca atmıştır.

Değerli arkadaşlar, AKP...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET ZİYA YERGÖK (Devamla) - Sayın Başkan, tamamlıyorum.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Yergök.

MEHMET ZİYA YERGÖK (Devamla) - Adalet ve Kalkınma Partisi, programında, üstelik de "siyasî ilkeler" başlığında bunu taahhüt etmiş olmasına rağmen; AKP Genel Başkanı Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçim öncesi taahhüt etmiş olmasına rağmen; Ankara Milletvekilimiz Yakup Kepenek'in konuyla ilgili bir soru önergesine Başbakan adına Sayın Abdüllatif Şener, verdiği yanıtta konuya olumlu yaklaşmasına rağmen; yolsuzlukları araştırma komisyonu raporunda, yasama dokunulmazlığının sınırlandırılması, özellikle yolsuzluk ve rüşvet suçlarını kapsayacak şekilde sınırlandırılması taahhüt edilmiş olmasına rağmen; Sayın Adalet Bakanı ve diğer AKP sözcüleri bu konuda dönem dönem beyanlarda bulunmasına rağmen, bu sözler hiçbir şekilde yerine getirilmemiştir. Bunlar yerine getirilmediği gibi, yasama dokunulmazlığı sınırlandırılmadığı gibi, mevcut yasa maddesi, Anayasanın 83 üncü maddesi de...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2005-05-04-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
