# Bilgi edinme hakkı kanununda değişiklik yap.dair kan.tas.(ss.914)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 17 Kasım 2005
- **Gündem:** BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİR KAN.TAS.(SS.914)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2005-11-17-bilgi-edinme-hakki-kanununda-degisiklik-yap-dair-kan-tas-ss-914

> Mehmet Ziya Yergök (CHP), 17 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİR KAN.TAS.(SS.914)); konuşma 975 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 914 sıra sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının yürürlük maddesiyle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüş ve düşüncelerimi belirtmek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisimizi ve yüce milletimizi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu 9 Ekim 2003 tarihinde Yüce Meclisimizce kabul edilerek, 24 Ekim 2003 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanmış, yayımından altı ay sonra, 24 Nisan 2004 tarihinde de yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, 22 nci Dönem Parlamentosunun çıkarmış olduğu en önemli yasalardan biri, hatta birincisidir. İktidar ve muhalefetin tam desteğiyle ve oylamaya katılan milletvekillerinin tümünün kabul oylarıyla yasalaşmış bulunmaktadır.

Yasanın kabul edildiği birleşimde konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Ali Şahin, Genel Kurula hitaben yaptığı konuşmada "bu yasanın özeti şudur: Türkiye'de artık açıklık ve şeffaflık esas, sır ve gizlilik istisna haline geliyor" demiştir. Yine aynı birleşimde söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sayın Onur Öymen ise "bu yasanın kabulüyle artık devletin takdiri dönemi bitmiştir. Devlet öyle takdir ediyor, istediğimizi yaparız, istediğimizi yapmayız, kimseye de hesap vermek zorunda değiliz dönemi kesinlikle bitmektedir" demiştir.

Bu yasanın kabulü ve yürürlüğe girmesiyle ilgili gazete başlıklarına baktığımız zaman ise şunları görüyoruz: "Şeffaf devlete açılan yol", "Türkiye şeffaf, hesap sorulabilir devlete doğru kapsamlı bir adım attı" Görüldüğü üzere, hem Genel Kurulda hem kamuoyunda yasa, büyük umutlarla ve coşkuyla kabul edilmiş ve karşılanmıştır. Gerçekten de ülkemizde hukuku üstün ve egemen kılmak, demokrasiyi bütün kurum ve kurallarıyla yerleştirmek, özgür insan, örgütlü toplum ve demokratik devlet amacına varmak için bilgi edinme hakkını düzenleyen bir yasanın kabulünden daha doğru ve daha yerinde bir adım olamazdı. Bu yasa, demokrasi açısından da, bireysel hakların kullanılması açısından da önemli bir aşama olmuştur; çünkü, halk bilsin ki, toplumsal sistem daha etkin ve daha üretken olarak çalışabilsin. Halk bilsin ki, iyi yönetebilsin. Halk bilsin ki, hesap sorabilsin; hesap sorabilmesi için de mutlaka bilgiye ihtiyaç vardır.

Diğer taraftan, bir yönetimin saydam olduğuna, şeffaf olduğuna, bir yönetimin kamu yararına işlediğine yurttaşları inandırmanın en geçerli yolu, yönetsel bilgi ve belgeleri ilgililere açmaktır. Bu yapılmadığı sürece haklı kuşkular doğar. Yönetimin şeffaflığına da, kamu yararına işlediğine de kimseyi inandıramazsınız.

Bilgi Edinme Hakkı Yasasının 9 Ekim 2003 tarihinde Genel Kurul görüşmelerinde söz alan, içlerinde benim de bulunduğum birçok sayın milletvekili, bu yasanın uygulanmasına yönelik, daha doğrusu uygulanmamasına yönelik haklı kaygılar ifade ettiler; çünkü, hepimiz bilmekteyiz ki, sadece yasaların değişmesi yetmemekte, kafaların da değişmesi gerekmekte, yasalardaki olumlu değişikliklere paralel bir zihniyet değişiminin de yaşanması gerekmektedir; ancak, bu, henüz gerçekleşmemiştir.

Yine, o gün yapılan görüşmelerde, Bilgi Edinme Hakkı Yasasının yaşama geçmesi için, bürokraside, kamu kurum ve kuruluşlarında bir dirençle karşılaşmadan, özüne ve sözüne uygun şekilde uygulanabilmesi için, siyasî iradenin çok ciddî bir kararlılık ortaya koyması gerektiğine dikkat çekmiş, aksi halde, daha önce çıkarılmış pek çok iyi yasa gibi bu yasanın da kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm olacağını ve yazık olacağını belirtmiştik.

Yasanın birbuçuk yıllık uygulamasına baktığımızda, bu yasa kâğıt üzerinde kalmamıştır; ancak, uygulamada ciddî sıkıntılar ve aksaklıklar bulunmaktadır; bunların da süratle aşılması için, başta siyasî iktidar olmak üzere, tüm kurum ve kuruluşlara büyük görev düşmektedir.

Daha önce konuşan arkadaşlarımın da değindiği, Türkiye Ekonomik Sosyal Etüdler Vakfının (TESEV), 22 Ekim 2004 tarihinde, Vatandaşın Bilgi Edinme Hakkı Projesi kapsamında, yürürlükte bulunan yasanın kamu yönetim kurumlarınca ne derece hayata geçirildiğini ölçmek için 13 ilde yaptığı saha araştırmasının sonuçları bizim tespitlerimizi doğrulamaktadır. Bu araştırmaya göre de uygulamada sıkıntılar bulunmaktadır. Bununla birlikte uygulamanın gelecek için umut verici olduğu tespiti de yapılmakta, vatandaşın talebinin yoğunlaşması ve kamu kurumlarının duyarlılığının artmasıyla daha iyi bir noktaya gelineceğine işaret olunmaktadır.

Yine, TESEV'in, bilgi edinme hakkı saha araştırmasına göre, kamu kurum ve kuruluşlarının, vatandaşın sorusuna zamanında ve tatminkâr cevap verme başarımı ölçütünde bazı illerimiz daha iyi durumda bulunurken, üzülerek ifade ediyorum ki, benim ilim Adana da, 13 il arasında alt sıralarda yer almaktadır. Bu konu, Adana kamuoyunun da gündemine girmiş ve seksenyedi yıldır yayın hayatını sürdüren, Ulusal Kurtuluş Savaşımızda da bir Kuvayı Milliye karargâhı olarak görev yapmış olan etkin ve saygın bir yerel gazetemiz olan Yeni Adana Gazetesi, konuyu "Adanalı bilgilenemiyor" şeklinde manşetine taşımıştır. Ancak, olumlu olan şu olmuştur: Adana Valiliği, Adana'yı da içine alan bu araştırma sonuçları üzerine konuya daha bir duyarlılıkla yaklaşmış, 25 Ekim 2005 tarihli bir genelgesiyle, tüm birimler ve kamu görevlileri, bu yasanın daha etkin bir şekilde uygulanması için uyarılmıştır.

Umut ediyorum ki, bu gelişmelerden sonra, tüm yurttaşlarımızla birlikte Adanalı hemşerilerimizin de bilgiye zamanında ulaşma ve tatminkâr yanıt alma konusundaki sıkıntıları son bulacaktır. Biz de, bu uygulamaların takipçisi olacağız.

Değerli milletvekilleri, bir konunun altını tekrar çiziyorum: Çağdaş yasalar, çağdaş kafalarca, çağdaş bir anlayışla uygulanırsa iyi sonuç verir, aksi halde çok fazla şey değişmez. Bu bağlamda, yine Adana'da ve Çukurova'da yayımlanan değerli bir yerel gazetemiz olan bölge gazetesinin dünkü manşetine konu olan bir habere değinmek istiyorum. Bu haberde, Adana Anafartalar İlköğretim Okulunda bir öğretmen, ilkokul birinci sınıf öğrencilerine, AKP amblemli test kâğıdıyla ödev yaptırıyor. Haberin dayanağı olan test kâğıdı da elimde. Yasa ne kadar iyi olursa olsun, böyle bir zihniyetle nereye varabiliriz?! Soruyorum; yoksa AKP, arka bahçe planını genişleterek, ilköğretim okullarını da mı kapsamına aldı?

Ama, bütün bu gelişmeler bence şaşırtıcı değil; çünkü "türban konusunda söz söyleme hakkı mahkemelerin değil din ulemasınındır, mahkemenin bu konuda söz söyleme hakkı yoktur; bu dinin mensubuna sorarsın" diyen, sonradan da, bunu "ulemadan bilirkişi mütalaası almayı kast ettim" şeklinde, tevil yoluyla düzeltmeye çalışan birisinin Başbakan olduğu "cumhuriyetin, yerini daha dindar bir yapıya bırakması gerekir" diyen birinin

Başbakan Müsteşarı olduğu bir ülkede, bütün bunlar ibret verici, üzüntü verici, ancak, şaşırtıcı değildir. Açıkçası, Türkiye Cumhuriyetinin bir yurttaşı olarak, bu zihniyette birisinin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olmasından, ben utanç duyuyorum. Ne acıdır ve yazıktır ki…

MUSTAFA NURİ AKBULUT (Erzurum) - Sayın Başkan, bu nasıl bir konuşma?! "Başbakandan utanç duyuyorum" ne demek?!

MEHMET ZİYA YERGÖK (Devamla) - Kardeşim, ben…

İLYAS ARSLAN (Yozgat) - Biz de senden utanç duyuyoruz!

MEHMET ZİYA YERGÖK (Devamla) - Sonra cevap verirsin.

Başkanım, ben sözümü bitireyim… (AK Parti sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana). “Bilgi edinme hakkı kanununda değişiklik yap.dair kan.tas.(ss.914)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 17 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2005-11-17-bilgi-edinme-hakki-kanununda-degisiklik-yap-dair-kan-tas-ss-914 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
