# Tevfik fikret'in ölümünün 90 ıncı yıldönümü münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2005
- **Gündem:** TEVFİK FİKRET'İN ÖLÜMÜNÜN 90 INCI YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2005-12-29-tevfik-fikret-in-olumunun-90-inci-yildonumu-munasebetiyle

> Mehmet Ziya Yergök (CHP), 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEVFİK FİKRET'İN ÖLÜMÜNÜN 90 INCI YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 632 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ölümünün 90 ıncı yılında büyük şair Tevfik Fikret'i anmak için gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisimizi ve yüce ulusumuzu saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

1915 yılında, 48 yaşında iken aramızdan ayrılan büyük şair Tevfik Fikret, bugün de güncelliğini koruyan toplumsal içerikli şiirleriyle ilerici düşüncelerin simgesi haline gelmiş, Türkiye'de Batılı sanat anlayışının yerleşmesinde büyük rol oynamıştır.

"Tevfik Fikret'in gerçek misyonu, Rönesans hareketini dilde, sanatta ve ahlakta olgunluğun son derecesine ulaştırmaktı" diyen Ziya Gökalp "bu ülke, her alanda Fikretler yetiştirebilmiş olsaydı, bugün, bambaşka bir yerde olurdu" sözleriyle de çok yerinde bir saptamada bulunmuştur.

Edebiyatı Cedidenin, Yeni Edebiyat Akımının en iyi ve en önde gelen temsilcilerinden biri olan Tevfik Fikret, ressam kişiliği, aşırı titiz tutumu ve en küçük ayrıntılar üzerinde durmasıyla, kendine özgü bir üslup yaratmış ve çağına damgasını vurmuştur. "İnsanlığı çiğneyen alçaklığı yık, ez/ Billah yaşamak yerde sürüklenmeye değmez/ Millet yoludur, Hak yoludur tuttuğumuz yol/ Ey Hak yaşa, ey sevgili millet yaşa var ol" diyen şairin özgürlük ve eşitlik anlayışı, ezilen insanların çıkarları doğrultusunda toplumsal bir öz kazanmıştır.

Öğrencisi olduğu ve birincilikle bitirdiği Galatasaray Lisesinde öğretmenlik ve müdürlük, Robert Kolejde ise Türkçe öğretmenliği görevlerinde bulunmuştur. "Para almayı hak etmedim, yeterince hizmetim geçmedi" gerekçesiyle maaşlarını çoğu kez geri çeviren Fikret, devlet bütçesine katkı olsun bahanesiyle öğretmen maaşlarında kesinti yapılması üzerine, tepki olarak, görevinden istifa etmesini bilmiştir.

Şair, özel yaşamında da katı bir ahlak anlayışını sürdürmüş, çevresindeki kaypaklık ve çıkarcılıkları hoş görmemiş, dürüstlükten ödün vermemiş, parada, pulda, makam ve mevkide hiçbir zaman gözü olmamıştır. Bunu da "Kimseden fayda ummam, dilenmem kol kanat/ Kendi boşluk ve gök kubbemde uçar giderim/ Eğilmek esaret zincirinden ağırdır boynuma/ Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim" dizeleriyle, açık ve net biçimde ortaya koymuştur.

"Düşmek, etrafı görmemektir" diyen Fikret, düşüncelerinde, bütün sorunların üstesinden gelecek, mutlu yarınları hazırlayacak olan, insandır; bunun da, bilimin ve bilginin gücüyle başarılacağını söylemektedir.

Çok saygın Gazeteci Yazar Sayın Orhan Karaveli'nin, ölümünün 90 ıncı yılında "Tevfik Fikret ve Haluk Gerçeği" isimli değerli eserinde de dile getirdiği gibi, toplum, umutsuzluk ve çaresizlik içinde sürüklenip giderken, kara baskı, bağnazlık, cehalet, haksızlık, ahlaksızlık, yolsuzluk ve vurdumduymazlık üzerine yıldırımlar yağdırmaktan korkmayan bir ahlak ve cesaret anıtı, bir yurtsever devrimciydi Fikret. O, aynı zamanda, Atatürk'ü derinden etkileyen, ona ışık tutan, ona esin kaynağı olan bir aydınlanma savaşçısıydı. Büyük Önderin "ben, inkılap ruhunu Fikret'ten aldım" demesi, bunu her yerde gururla belirtmesi ve şairin çoğu şiirlerini ezbere bilmesi de boşuna değildir.

2005 yılının sonunda, hâlâ, kadın hakları, töre cinayetleri ve kız çocuklarının okula gönderilmesi gibi sorunların ülke ve Meclis gündeminde çözüm beklediğini düşünürsek, büyük şairin, bundan neredeyse bir asır önce kaleme aldığı "Bir Kız Mektebi İçin" şiirinin başında yer alan "kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevî öksüzlüğe mahkûm etmiş demektir; hüsranına ağlasın" sözleriyle, yine aynı şiirin "evet, anaların bağrı uygarlığın kutsal bahçesidir/ en geri, en aciz, en bahtsız millet, kadınlığı, cehalete kardeş edendir" dizeleri, ne yazık ki, ülkemiz için de hâlâ güncelliğini ve geçerliliğini sürdürüyor. Bugün, keşke, bu sorunları geride bırakmış olsaydık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim.

MEHMET ZİYA YERGÖK (Devamla) - Tevfik Fikret'in, bugün çok bilinen ve güncelliğini koruyan bir başka şiiri de, şairin başyapıtlarından ve en kolay anlaşılan şiirlerinden biri olan Han'ı Yağma (Yağma Sofrası) şiiridir. Yazıldığı tarihte de elden ele dolaşarak, İttihat ve Terakki yönetimine ağır bir darbe yerine geçen ve sadece bir dörtlüğünü sunacağım bu şiirin, günümüzün hortumcularını ve yağmacılarını da düşündürecek mesajı bulunmaktadır.

"Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!

Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!

Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,

Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…

Yiyin efendiler yiyin, bu haykıran sofra sizin.

Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!"

Sayın milletvekilleri, ölümünün 90 ıncı yılında bir aydınlanma şairi, bir insan şairi olan Tevfik Fikret'i bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyor, siz değerli milletvekili arkadaşlarımızın ve tüm ulusumuzun yeni yılını kutluyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Ziya Yergök (CHP, Adana). “Tevfik fikret'in ölümünün 90 ıncı yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ziya-yergok-22-2005-12-29-tevfik-fikret-in-olumunun-90-inci-yildonumu-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
