# Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 22 Kasım 2017
- **Gündem:** Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=63742
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-26-2017-11-22-bazi-vergi-kanunlari-ile-diger-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina

> Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 22 Kasım 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 518 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

105’inci madde üzerine söz aldım ama teknik bir düzenleme olduğu için zaten görüşlerimizi paylaşmıştık. Ben bugün size Anayasa Mahkemesi kararını kısaca bir özetlemek istiyorum.

16 Kasımda Anayasa Mahkemesi tutuklu milletvekilleriyle ilgili başvuru sonucunu açıkladı ama nasıl? Şöyle: Demirtaş dosyası üzerinden aylardır Anayasa Mahkemesi yazışma yapıyordu. Adalet Bakanlığından görüş istedi; Adalet Bakanlığı Demirtaş dosyası için cevap verdi. Gülser Yıldırım başvurusu üç ay sonra yapılan bir başvuru ve Yıldırım dosyasında Adalet Bakanlığından cevap gelmedi. Yıldırım’ın avukatları, Adalet Bakanlığının cevabı gelmediği için, tabii ki bir savunma, bir karşı cevap veremedi. Nasıl olduysa tam bir yıl sonra, daha doğrusu üç yüz altmış dört gün sonra -çünkü 17 Kasımda başvuru yapmıştık- 16 Kasımda Anayasa Mahkemesi bir karar açıkladı. Karar diyemiyorum, bir hukukçu olarak karar diyemem, tam anlamıyla bir siyasi manifesto, bir siyasi metin; kararın 36 paragrafı Hükûmetin, Erdoğan’ın, AK PARTİ’li milletvekillerinin, bakanların açıklamalarından oluşuyor. O kadar gayriciddi bir karar ki Murat Karayılan’ın “tweet”i bile Anayasa Mahkemesi kararına girmiş. Şöyle bir araştırma yapma gereği duymamış bile: “Bu ‘tweet’ doğru mu, ‘fake’ hesap mı? Gerçekten böyle bir ‘tweet’ atıldı mı, atılmadı mı?” Yerel mahkemede bu “tweet”in sahte bir hesaptan atıldığı belliyken Anayasa Mahkemesi kararıyla bu “tweet” dosyaya dercedilmiş.

Şimdi, Anayasa Mahkemesi, normalde kanunun doğru uygulanıp uygulanmadığını denetlemez. Anayasa Mahkemesi başvurucuların bir hakkının ihlal edilip edilmediğine karar verir; yerel mahkemeler ise “Kanun doğru uygulandı mı, deliller doğru takdir edildi mi, gerçekten bu ceza haklı mı, ceza verelim mi vermeyelim mi?” diye karar verir; Yargıtay ve Danıştay ise bu kararın denetimini yapar “Doğru mu karar vermiş, değil mi.” Ama Anayasa Mahkemesi esasa giremez, mahkeme yerine geçerek “Bu suç vardır, bu suç oluşmuştur, bu suç oluşmamıştır.” diyemez. Hukuk fakültesi 1’inci sınıfında olan biri bile bunu bilir, hukuktan anlamaya gerek yok.

Fakat Anayasa Mahkemesi garip bir şekilde uzun uzun örgüt tarihlerini, FETÖ’yü, DHKP-C’yi, PKK’yi, KCK’yi, herkesi kararında yazmış ve yerel mahkemelere şunu demiş: “Aman ha, vekil dosyalarını da kaçırmayın, ceza verin. Bu bir siyasi tutumdur, ülke meselesidir, vatan meselesidir.” Şimdi, kim bize “Anayasa Mahkemesi tarafsızdır.” diyebilir? İktidar partisi aleyhine orada kapatma davası açılınca feveran edenler, bas bas bağıranlar, bugün “New York mahkemesi bağımsız ve tarafsız değildir.” diyenler Anayasa Mahkemesi kararı karşısında dut yemiş bülbül gibiler. Nedir amaç? Demirtaş özgürlüğüne kavuşmasın, diğer tutuklu milletvekilleri dışarı çıkmasın. Ortada Anayasa Mahkemesinin kararını değiştirmesi için hukuki hiçbir gerekçe sıralama gereği bile duyulmamıştır. Âdeta siyasi bir metin. İkiye ayırıyorum kararı, lütfen siz de okuyun. Bir bölümü tümüyle siyasi olayları almış, 36 paragraf; diğer bölümü de geri kalan bölümü de Adalet Bakanlığının dosyaya, Demirtaş dosyasına sunduğu savunmadan ibaret.

Şimdi, Anayasa Mahkemesi bir ülkede en üst anayasa yargısı yapan mahkemedir. Anayasa Mahkemesi, hukuk devleti olmanın, demokrasiyle yönetilmenin garantörüdür, yürütmeyi sınırlar; yürütmenin Anayasa dışında bir kanun çıkarmasını, bir tasarrufta bulunmasını engelleyen bir denetim organıdır ama Anayasa Mahkemesi bu kararıyla iktidarın sözünden çıkamayacağını, o başın hep eğik olarak kalacağını ilan etmiştir. Biz o başın kalkmasını istiyoruz; çünkü bu, Türkiye’nin geleceğiyle ilgilidir, çünkü bu, Türkiye’nin özgürlük mü güvenlik mi, barış mı savaş mı, demokrasi mi totaliter bir rejim mi tercihinden kaynaklandığını söylüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla) – Uzatmıyorsunuz değil mi Sayın Başkan?

---

**Kaynak gösterme:** Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Adana). “Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 22 Kasım 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-26-2017-11-22-bazi-vergi-kanunlari-ile-diger-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=63742

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
