# İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 10 Kasım 2020
- **Gündem:** İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91989
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2020-11-10-istanbul-milletvekili-mehmet-mus-un-yaptigi-aciklamasindaki-bazi-ifade

> Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 10 Kasım 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 519 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Evet, aslında bu ekonomik krizle ilgili genel görüşme önergemizi geçen haftadan hazırlamıştık ama son iki günde yaşanan gelişmeler vesilesiyle çok daha acil ve gündem oldu; üzülerek tabii ki bunu öncelikle belirtmek istiyorum. Ekonomi ne durumda? Türkiye ekonomisi, 80 darbesinden bu yana adım adım kamu varlıklarının yok edildiği, zenginin daha zengin, fakirin ise daha fakir olduğu bir modelle yönetilmeye devam ediyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin iktidarıyla birlikte ekonomik politikalar ve eşitsizlik tamamen daha fazla körüklendi. “Her mahallede bir milyoner” diye yolan çıkılan küçük Amerika hayali, her mahallede binlerce işsiz ve yoksul yarattı, yaratmaya devam ediyor. 2015’i hatırlayalım, çözüm sürecinin bitirilmesiyle başlayan süreçte ekonomik olarak yaratılan tahribatları aslında işsiz sayısına bakarak görebiliriz. 1 Haziran 2015’te 3 milyon olan işsiz sayısı, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçilmesiyle 3 milyon 500 bine, bugün ise 9,8 milyona ulaşmış durumda. Evet, 2015 yılından bu yana Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 149’uncu sırada olan Türkiye, bugün 154’üncü sırada; Türkiye 5 sıra geriledi. 2015 yılında 2,68 TL olan dolar, bugün 8 TL bandında devam ediyor. Evet, 2014 yılında Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 59’uncu sıradaydı Türkiye. Bugün, 2020 yılında hangi sırada? 124’üncü sıraya gerilemiş vaziyette. Evet, bu gerileme ile ekonomik çöküş arasında doğrudan bir bağ vardır ve hukukun üstünlüğünü feda eden AKP, bu ülkede genç işsizliğini beş yılda yüzde 18’den yüzde 30’a çıkardı. İktidarda kalmak için hukuku hiçbir zaman ciddiye almadı, takmadı; geride milyonlarca işsiz bıraktı. Evet, iktidar, hukukun üstünlüğünü, basın özgürlüğünü, demokratik çözümü halkların elinden aldı. Karşılığında aslında bir kaşık daha az çorba, bir tane daha az ekmek verdi. Sizler daha fazla savaş, yandaş ve rant dedikçe, daha fazla açlık ve yoksulluk bu ülkeye musallat oluyor. Çünkü, koltuklarınızı savaşa, ranta, israfa endeksledikçe; özgürlük, adalet ve eşitlik endekslerinde Türkiye geriliyor. Bu gerilemenin yükünü kim çekiyor? Aslında, kaynamayan tencereyle, boş kalan sofrayla, milyonlara ulaşan borçla halk çekiyor. Evet, ekonomik krizde havyarları, altın tabakları, günlük 10 milyon TL’lik masrafı kendinize; işsizliği, açlığı, yoksulluğu, intiharları ise halka bırakıyorsunuz. Günlük 10 milyon TL’yi Sayıştayın Cumhurbaşkanlığı bütçesini denetim raporundan aldığımı da önemle ifade etmek istiyorum.

Evet, bu eşitsizliğin ve krizin sorumlusu, ekonominin sorumlusu “Benim, ben!” diyen Erdoğan’dır. Başkasına yüklemesin, çünkü bu ülkede Merkez Bankası Başkanı da Erdoğan’dır, Maliye Bakanı da Erdoğan’dır, vergi dairesi müdürü de Erdoğan’dır. Tek kararı kendisi veriyor, fakat ne kadar yetkili olursanız olun, güçsüzleşiyorsunuz, mızrak kabına sığmıyor. Ruhsuz bırakmak istediğiniz mücadele, Türkiye halklarının itirazlarıyla ruh kazanıyor. “Geçinemiyorum, evime ekmek götüremiyorum, işsizim.” diyen her ses, Türkiye halklarının adil ve demokratik geleceğine bir nefes oluyor. “Nefes alamıyorum.” diyen yoksullar, işsizler, gençler, kadınlar birbirinin sesine ses, nefesine nefes oluyor. Her geçen gün Türkiye'nin demokratik ve adil, eşitlikçi geleceğini inşa edecek denklem daha net ortaya çıkıyor. Evet, denklem açıktır; AKP iktidarı, saray rejimi yönetimde oldukça Türkiye ekonomisi daha fazla krizlere girecektir. Türkiye’de saray rejimi halkla olan bağını, hikâyesini kaybetmiştir. Maliye Bakanının AKP Genel Başkanı tarafından affedilmesi bir istifanın değil aslında suç işlediğinin kanıtı olabilir ancak. Af niye olur? Bir suç olursa af olabilir, ancak ve ancak suçlu affedilir, bunu da anlamak mümkün değil ama bu af AKP Genel Başkanı tarafından yapılamaz. Eğer bir af olacaksa bu takdir sadece halktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt). “İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 10 Kasım 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2020-11-10-istanbul-milletvekili-mehmet-mus-un-yaptigi-aciklamasindaki-bazi-ifade (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=91989

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
