# Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mart 2022
- **Gündem:** Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105245
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2022-03-15-diyanet-isleri-baskanligi-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ile-devl

> Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 15 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 493 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) – Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, size hapishanelerde yaşananları bugün de anlatalım ve her gün anlattığımız bir meseleyi anlatmaktan vazgeçmeyeceğiz çünkü eminim diğer partilere de her gün sayısız mektup gidiyor çünkü bu dönem cezaevlerinde Türkiye tarihinde çok ender rastlanan bir sistem kurulmuş. İhlaller tek boyutlu değil birçok boyutuyla yasa tanımazlık, hukuk tanımazlık, yasa dışılık, işkence ve keyfiyet hüküm sürüyor. Evet, hakikaten Esat Oktay Yıldıran dönemini aratan neredeyse bir dönem var. Bir tek köpek kullanmıyorlar herhâlde, Esat Oktay Yıldıran’ın “Co” isminde bir köpeği vardı ünlü.

Şimdi, size sadece belirli başlıklar sayacağım. Ne oluyor cezaevlerinde? Bir kere şikâyetler işleme alınmıyor. Tutuklular istedikleri cezaevinde kalamıyor, ailelerinden uzakta kalıyor.

Üçüncüsü nedir biliyor musunuz? Cezaevlerinde, giriş ve çıkışlarda hâlâ çıplak arama yapılıyor. Evet, “Çıplak aramayı kaldırdık, yönetmeliği değiştirdik.” dediniz ama gelen mektuplardan ve ailelerin verdiği bilgilerden çıplak aramanın devam ettiğini çok net söyleyebilirim. Kelepçeyle insanları tedaviye zorluyorlar ya, kelepçeyle! Geçen hafta Muhlise Karagüzel’le ilgilendim, ilgilileri aradım, kızı görüşmeye gitti; stent takılmış, yatakta kolları kelepçeli ve ölümden döndü. Bütün tutuklular ve hükümlüler hastaneye gittiklerinde doktorla sağlıklı bir iletişim kuramıyor, kelepçe çıkarılmıyor, jandarma onları doktorla baş başa bile bırakmıyor; bu bir işkence yöntemi.

Diğeri, ne oluyor? Bu hasta mahpusların ölümü. Sayı vermeyeceğim, sayı verirken çok canım yanıyor, sanki onları bir sayı gibi anlatmak oluyor. Bunların her biri aileleriyle, dostlarıyla, sevdikleriyle, çevreleriyle birer yaşam, yüzlerce yaşam. Yeni bir moda çıkardı şimdi AKP iktidarı, doktorlar, ölmek üzereyken bilgi veriyorlar; tahliye ediliyor ve sonra gidiyor evinde üç gün beş gün sonra yaşamını yitiriyor. Neymiş? Cezaevinde ölmemiş oluyor. Mesela, Mehmet Ali Çelebi bunlardan biri, tahliyeden sonra on gün içinde yaşamını yitirdi. Buna ilişkin çok sayıda örnek verebilirim.

Başka ne var? Pandemiyle beraber tutuklulara ayrıca izolasyon oldu. Yani hastaneye zaten götürmüyorlar, çok zor götürüyorlar, gittikten sonra da on beş gün tek odada tutuyorlar ama infaz koruma memurları her gün girip çıkıyor.

Mektupların sansürünü saatlerce anlatmak lazım. Ya, bazen öyle mektuplar geliyor ki böyle bir sayfanın bir satır kaldığını düşünün; hepsi karalanıyor, sansürde bile bir sınır tanınmıyor, iletişimlerin tamamı kısıtlanıyor. Size birkaç örnek vereceğim: Hayri Karaş da bunlardan biri; on gün önce Diyarbakır D Tipi Cezaevinden tahliye edildi, sonra yaşamını yitirdi. Evet, Selman Büyüktop, Urfa Hilvan 1 Nolu T Tipi Cezaevinden Çorum Sungurlu T Tipi Kapalı Cezaevine sürgün edilmiş -bir hafta önce, on gün önce bu olmuş- çıplak aramayı kabul etmeyince yere yatırmışlar ağız üstü ve elbiselerini yırtarak çıplak arama yapmışlar. Hiçbir istek ve talepleri yerine getirilmiyor, sürekli taciz ediliyorlar ve ailesiyle yaptığı görüşmede bunu aktarıyor, “Ben asla kendime bir şey yapmam; eğer, burada başıma bir şey gelirse cezaevi yönetimi sorumludur.” demiş, evet, ses kaydı var elimizde. Diğeri, Ahmet Yardım, babasının aktarımı: “Şırnak Cezaevinden sürgün edildim…” Afyon Bolvadin T Tipi Cezavinde yatıyor, iki aydır tek kişilik hücrede kalıyor, kendi dosyasından politik tutukluların olduğu koğuşa gitmek istiyor, onu göndermiyorlar, ne televizyon ne buzdolabı, hiçbir malzeme yok ve ailesi hayatından endişe ediyor. Elimde bunun gibi yüzlerce hayat hikâyesi var. Şu anda, en önemli sorunlardan bir tanesi de infaz yakmak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt). “Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2022-03-15-diyanet-isleri-baskanligi-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ile-devl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105245

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
