# Futbolda şike,rüşvet,vb.meydana gelen istenmeyen olayların araştırılması amacıyla meclis araşt.açılmasına ilişkin önergeler(10/63,113,138,179,228)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mesut Değer (CHP, Diyarbakır)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 23 Kasım 2004
- **Gündem:** FUTBOLDA ŞİKE,RÜŞVET,VB.MEYDANA GELEN İSTENMEYEN OLAYLARIN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA MECLİS ARAŞT.AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER(10/63,113,138,179,228)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mesut-deger-22-2004-11-23-futbolda-sike-rusvet-vb-meydana-gelen-istenmeyen-olaylarin-arastirilma

> Mesut Değer (CHP), 23 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: FUTBOLDA ŞİKE,RÜŞVET,VB.MEYDANA GELEN İSTENMEYEN OLAYLARIN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA MECLİS ARAŞT.AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER(10/63,113,138,179,228)); konuşma 949 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MESUT DEĞER (Diyarbakır) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; futbol karşılaşmalarında meydana gelen istenmeyen olayların araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasamızın 98 inci ve İçtüzüğümüzün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin yirmi ay önce vermiş olduğum önergem üzerinde söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; geldiğimiz süreçte Türk sporunda doping, şike, rüşvet ve özellikle terör artmıştır; son zamanlarda da cinsel taciz olayı gündeme gelmiştir. Dünyada ve bizde en çok sevilen spor durumuna gelmiş olan futbol, bütün sosyal sınıfları büyüler ve bir araya getirir; bu gücüyle, bir bölge, bir ulus içindeki sosyal ilişkileri de etkiler. Başarılı takımlar halka mal olur, oyuncuları yıldızlaşır, hatta idolleşir; ancak, yarattıkları coşku, tutku ve uyandırdıkları beklentiler bazen tribünlerde ve stadın çevresinde şiddete dönüşür. Bu şiddet sonucunda istenmeyen olaylar meydana gelir ve karşılaşmalara gölge düşer.

Futbolda terör, artık, futbolcuların, kulüp yöneticilerinin veya taraftarların yanı sıra, spor yazarlarından Sayın Fatih Altaylı'nın da şeref tribününde saldırıya uğraması ve yaralanmasının yanı sıra, bir milletvekilimizin de saha ortasında kan revan içinde kalacak şekilde dövülmesine kadar vardı. Son olarak, 21.11.2004 tarihinde, Beşiktaş-Çaykur Rizespor Maçında, İnönü Stadyumunda öldürülen 16 yaşındaki Cihat Aktaş'la -Cihat Aktaş'a Allah'tan rahmet ve ailesine başsağlığı dileriz- olayın vahameti ortaya çıkmıştır.

Beşiktaş maçında çocuğun öldürüldüğü ana da bir bakalım. İtalya'da, geçen yıl, bir taraftar maçta ölünce, maç tatil oldu; ama, bizde maç devam etti. Cihat Aktaş'ı yaralı şekilde herkes görüyor; ama, yardım eden de yok. Her taraf kan içinde; el uzatan da yok. Taraftarlar şarkı söylüyor. Bu nasıl anlayış?!

Futboldaki terörün içyüzünün sosyolojik değil, örgütsel olduğu da aşikârdır. Fanatik denilen bazı taraftarların aşırı davranışları sonucu, maçtaki tüm seyirci suçlanır.

Elbette, toplumumuzda şiddet eğilimi var ve hiç kuşkusuz, bu şiddet eğilimi, özellikle, polisin müdahale ettiği toplumsal ve siyasal olayların yanı sıra, futbol karşılaşmalarındaki şiddet eğiliminin ardında yatan temel belirleyici öğeyi açıklamıyor.

Bu temel öğe; kulüplerdeki yönetici kişiler, menfaatları sebebiyle ateşi körüklüyor.

Bu temel öğe; aklı başında olmayan fanatiklere adresi belli mesajlar gidiyor.

Bu temel öğe; Yrd. Doç. Dr. Mehmet Acet'in yapmış olduğu araştırmada ortaya koyduğu 10 değişik futbol seyircisi profilinden en tehlikelileri; yani, yeni holiganlar. Bu holiganlar, futbol sahalarını kana buluyor; yöneticilere korku, tribünlere dehşet salıyor; kulüpleri haraca bağlıyor ve çoğu uyuşturucu kullanıyor. Tribünde de "ölmeye geldik" sloganıyla, kendilerinden geçiyorlar.

Bu temel öğe; 15-18 yaş arası gençlere kulüplerden bedava bilet temin eden fanatiklerin bu gençleri kendilerine bağlamasıyla, âdeta, yasadışı bir örgüt kuruluyor. Bu örgüt, tüm tribüne hâkim olmaktadır. Bu örgüt, kontrolden çıkmıştır.

Bu temel öğe; kulüp yöneticilerinin hataları yüzünden ve ayrıca desteklenmeleri, özellikle kulüplerden ayrılan parayla beslenmeleri yüzünden, statlarda terörün oluşmasıdır.

Bu temel öğe; Türkiye'de terör olayları azalmıştır; ancak, asayiş olaylarında bir yılda 5 600 kişi ölmüştür. Bu da, halkı işsizlik, açlık, sefalet, yoksulluk içinde bulunan Türkiye'nin gerçek yüzü, aynası, sosyal patlamanın bir göstergesidir.

Bu temel öğe; futboldaki terör veya kulüp yöneticilerinin işyerinin basılmasında... Polisin bunu, hâlâ, spor içinde bir olay olarak değerlendirmesi sonucu, olay masumlaştırılıyor. Polisin bunlara bakış açısının değişmesi lazımdır.

Bu temel öğe; taşlanan otobüsün, dayak yiyen kişinin hangi takımın otobüsü veya yöneticisi, taraftarı olması önemli değildir, önemli olan bu olayların yaratılmasıdır.

Bu temel öğe; her küme ligin yaklaşan sonları olayları daha da tahrik edecektir.

Bu temel öğe; kendisi şaibeli Futbol Federasyonunun aldığı önlemlerin olayları önlemeye yetmediği açık; bugüne kadar açılan soruşturmalar da çok iyi bilinen karanlık çevrelerin baskısıyla örtbas edildi, hiçbir güvencesi olmayan müfettişlerle sonuç alınamayacağı görüldü.

Bu temel öğe; televizyonlardan gelen büyük paralar sonucunda müthiş bir rant yaratan futbol ve kulüplerde yönetici olmanın açtığı dev kapılar, fena halde iştah çekmeye başladı; hem çeteler beslenmeye başlandı hem de yeraltı futbola hızla sızmaya başladı.

Örnek: Son dönemde Beşiktaş Kulübü Yöneticisinin karanlık ilişkiye girerek pasaport çıkarması ve bu aranan kişinin yurtdışına kaçmasındaki mafya ilişkisini unutmayalım. Bu olay masumlaştırılamaz. Bu olay "Susurluk"tur.

Örnek: Futbol kulüplerinin ve özellikle üç büyük takımın başkanlık seçimlerinde kulislerde konuşulan aday isimlere bir bakmak gerekir. Bu, olayın boyutları hakkında fikir sahibi olmamız için yeterlidir.

Örnek: Millî Takım Teknik Direktörü Ersun Yanal'ın sekreterinin Star Gazetesinin Spor Müdürü Serhat Ulueren'i tehdit şekli de mafya usulüdür; "bundan sonra sekerek yürürsün."

Bu temel öğe; gidiş hızlıdır, gidiş tehlikelidir.

Bu temel öğe; siyasetçilerin de akrabası veya çocuklarının bir spor kulübünün yöneticisi olmasında siyasal rant, ekonomik ranttır.

Bu temel öğe; Yolsuzluk, Rüşvet ve Terörle Mücadele Kanununun, Türk Ceza Kanununun hükümleri uygulanamıyor, yani, hukuk uygulanamıyor; çünkü, spor olayı denilmekte, olay masumlaştırılmaktadır. Bu olayda hukukun uygulanması gerekir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; futbol maçlarının dostluk içerisinde yapılması gerekirken, futbol karşılaşmalarında rüşvetin, hakeme şikenin, sahalarda futbol öncesi veya sonrasında terörün arttığı bir dönemdir. Futboldaki şike, rüşvet ve terör gibi gelişmeleri önlemek amacıyla, tam yetkili bir Meclis komisyonunun konuyu araştırması gerekmektedir. Bu konuda komisyon kurulması yönünde AKP'nin de desteklemesini önemsiyoruz. Bu Meclis araştırması komisyonunun, bunların gerekçelerini anlatan ve çözümlerini içeren raporu sonucunda...

28.4.2004 tarih ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun yeterli olmadığı açıktır; çünkü, cezai müeyyide yoktur. Burada para cezasından bahsetmiyorum. Kanunun uygulanması için, ispat hükümlerinde zorluk vardır. Az önce anlattığım gerekçelerle, kanunun uygulanmasında sıkıntılar vardır Sayın Bakanım. Bu konuda çıkaracağımız özel yasalarla bu olayları önleyebiliriz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; statlarda görülen ve tribünlere yansıyan terör, buzdağının suyun üzerindeki kısmıdır. Bu yüzden, durmadan polisiye önlemler alınarak çözüm aranmaktadır. Oysa, tribün terörü, buzdağının suyun altında kalan kısmı tarafından beslenmekte, tahrik edilmekte ve işte, buraya, ne medya ne Federasyon ne de Bakanlık ulaşabilmektedir.

Zaman zaman, böylesine olaylar, pusudaki provokatörler için de bulunmaz bir fırsattır. Bugün masumane şekilde izlediğimiz bu olayların içerisine Türkiye'yi karıştırmak isteyen provokatörler karıştığı zaman, işin önemi anlaşılacaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisinde bu konuda bir araştırma komisyonunun kurulması yönünde oy kullanacağınız için şimdiden teşekkür ederim.

Ayrıca, spor yazarımız Sayın Hıncal Uluç'un da bu konuda yazdıkları uyarılar nedeniyle, kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Uzun süre Diyarbakırspor Kulübü yöneticiliğini ve avukatlığını yapmış bir kişi olarak, düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mesut Değer (CHP, Diyarbakır). “Futbolda şike,rüşvet,vb.meydana gelen istenmeyen olayların araştırılması amacıyla meclis araşt.açılmasına ilişkin önergeler(10/63,113,138,179,228)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 23 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mesut-deger-22-2004-11-23-futbolda-sike-rusvet-vb-meydana-gelen-istenmeyen-olaylarin-arastirilma (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
