# Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Metin Arifağaoğlu (CHP, Artvin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 26 Mayıs 2010
- **Gündem:** KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/metin-arifagaoglu-23-2010-05-26-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d

> Metin Arifağaoğlu (CHP), 26 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)); konuşma 778 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA METİN ARİFAĞAOĞLU (Artvin) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Kooperatifler Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik öngören 496 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 1’inci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde yirmi altı türde yaklaşık 87.800 kooperatif bulunmaktadır. Bu kooperatiflerin 8,5 milyon üyesinin olduğu bilinmektedir. Kooperatiflerin büyük bölümünün yapı kooperatiflerinden oluştuğu ve yaklaşık 59.100 yapı kooperatifinin olduğunu söylemek mümkündür. Uzun yılların birikimi olarak gelir dağılımının büyük ölçüde bozulduğu ve acilen sosyoekonomik politikaların yürürlüğe konulmasına ihtiyaç duyulduğu günümüzde kooperatiflerin bugüne kadar yaşanan sorunlarını çözecek köklü kanun değişikliklerine ihtiyaç bulunmaktadır. Alt ve orta gelir grubundaki vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamada en önemli kurumlardan olan kooperatiflerde ortakların mağduriyetlerini önlemeye yönelik bir çalışmaya rastlamak mümkün değildir.

Bu kanun teklifiyle kooperatifler üç gruba ayrılıyor. Konut kooperatifleri Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlanıyor. Konut sektöründe tek uzman kuruluş olarak Bayındırlık ve İskân Bakanlığını gördüğümüz için bu yaklaşımı olumlu karşılıyoruz ancak yeterli görmüyoruz. Tarım ve sulama kooperatifleri, orman köylerini kalkındırma kooperatifleri, kısaca tarımsal amaçlı kooperatifler Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlanıyor, diğer kooperatifler Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı kalmaya devam ediyor. Bakanlığın değişmesiyle yaşanan sorunlar çözülemez. Yapısal, köklü değişiklikler yapılmadan, küresel krizden etkilenen kooperatiflerin ekonomik durumlarını düzeltmeye yönelik herhangi bir destek planına rastlamak mümkün değildir.

Büyük holdinglere ve medya patronlarına kredi musluklarını açan devri hükûmet orta direğin omurgasını oluşturan üretim kooperatiflerinin ekonomik sorunlarına neden merhem olmuyor?

İşsizliğin önlenmesinde, istihdamın sağlanmasında önemli bir yeri bulunan orman köylüsünü kalkındırma kooperatifleri, üretim ve pazarlama kooperatiflerinin sorunlarına maalesef çözüm üretilemiyor.

Sadaka kültürünü çoğaltarak geçici bir süre için kömür ve gıda yardımından netice alabilirsiniz ancak işsizliği her geçen gün artırırsınız. Üreticinin, müstahsilin ürünü para etmezse sosyal patlamalar beraberinde gelmeye devam eder ve işsizlikte yeni bir rekora ulaşırsınız. Böylece, ilk seçimde de iktidardan uzaklaşırsınız.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemizde kooperatifçiliğin bugüne kadar yaşanan genel sorunları nelerdir? Bunları kısaca özetlersem:

1) Sermaye ve kaynak yetersizliği, kooperatifler bankasının kurulmuş olmaması büyük bir eksikliktir.

2) Denetimin etkin olmaması, denetim elemanı sayısındaki yetersizlik nedeniyle denetimsiz kalan kooperatiflerde itibar ve güven eksikliği bulunmaktadır.

3) Kooperatif yöneticilerinde eğitim eksikliği vardır.

4) Ortaklar ve yöneticiler arasında irtibat eksikliği, ortakların yönetime etki edememesi ve ortakların örgütlenmesinde yaşanan sorunlar.

5) Toplumsal diyalog ve katılımcılık güçlendirilemiyor. Toplumsal katkı ve sahiplenme duygusu sağlanamıyor.

6) Teknoloji ve yenilikler hakkında eğitim hizmeti verilemiyor.

7) Yasalar ve vergiler hakkında yeterli eğitim sağlanamıyor. Kısaca ARGE çalışmalarının yetersiz kaldığı görülüyor.

8) Konut kooperatifleri için yeteri kadar ucuz arsa üretilemiyor.

Sayın milletvekilleri, kooperatiflerde yaşanan sıkıntıların bazısını sizlere aktardım. Kooperatifçiliğin büyümesi, gelişmesi için teşvik artırıcı, destekleyici ve denetleyici ortam yaratılamıyor.

Sayın milletvekilleri, cumhuriyetimizin ilanından sonra Büyük Önder Atatürk’ün “Belli başlı ürünlerimizi ilgilendiren birlikler kurulmalıdır.” sözüyle toplanan Birinci Ulusal Fındık Kongresi sonrasında 1938 yılında FİSKOBİRLİK kurulmuştur. FİSKOBİRLİK’in 50 kooperatifi ve 233 bin ortağı olup, yetmiş yıl aralıksız üreticinin fındığını alıp üreticiyi mağdur etmemiştir. Fakat 2008 yılından beri ekonomik sıkıntılardan dolayı fındık alamamakta ve üreticiye ve piyasaya olan borçlarından dolayı sıkıntılı günler geçirmektedir. Üreticiye ve piyasaya yaklaşık 100 milyon borcu bulunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Ordu Yağ Sanayi kuruluşunu satarak üreticiyi zor durumda bırakan bir bankaya olan borçlarını ödemiştir. Gayrimenkullerini satma çabasında olan kooperatif borçlarını ödeme konusunda gayret içindedir ancak Hükûmet anlamsız bir inatlaşma içine girerek Toprak Mahsulleri Ofisinin yaklaşık 1 milyar zarar etmesine rağmen FİSKOBİRLİK’e elini uzatma konusunda hâlâ bir adım atmamıştır. Üreticiyi tüccarın kucağına itmiştir. Yetmiş yıllık üreticinin can damarı olan FİSKOBİRLİK’i birkaç Adalet ve Kalkınma Partili tüccarın eline bırakmıştır. İktidar partisi mensupları her fındık döneminde bölgelerinde yaşayan vatandaşlara, Hükûmetin fındık üreticisine destek olacaklarını, hiç kimseyi mağdur etmeyeceklerini söylemişlerdir ancak aileleriyle beraber 3 milyon olan ve fındıktan geçimini sağlayan vatandaşlarımızın sorunları ile ilgilenmemişlerdir, FİSKOBİRLİK’e elini uzatmamışlardır.

Ben, bu milletin yüce kürsüsünden soruyorum: Fındık üreticisine kim sahip çıkacak, sorunlarını kim çözecek? Seçim bölgem Artvin’de 3 bin fındık üreticisi bulunmaktadır. Bunlardan 2 bini kooperatif ortağıdır ve üreticinin 1,5 milyona yakın alacağı bulunmaktadır.

Artvin ilinde geçtiğimiz yıllarda Toprak Mahsulleri Ofisi fındık alırken üretici ile ciddi sıkıntılar yaşadı. Bu sıkıntıların fiziki müdahaleye dönüştüğü anlar oldu. Üretici fındığını Toprak Mahsulleri Ofisine satmak için pazara indirdiğinde Toprak Mahsulleri Ofisi yetkilileri fındığın nemli veya randımansız olduğunu söyleyerek üreticiyi geri çevirmişlerdir ve çaresiz kalan üretici fındığını tekrar köye götürmemek için tüccara yönelip kilosunu 2 TL’den satmak mecburiyetinde kalmıştır. Kamyonetin üstünden indirilemeyen aynı fındık bir gecede hem kurumuş hem de randımanlı hâle gelmiştir ve aynı araç Toprak Mahsulleri Ofisine gitmiştir, tüccar eliyle aynı fındık ne yazık ki 4 TL’den satılmıştır. Bu acı durum yaşanmıştır. Maalesef iktidar ve yetkililer seyirci kalmıştır.

Sayın Bakan, bırakın inatlaşmayı, FİSKOBİRLİK borçlarını ödeme niyeti ve kararlılığı içindedir. FİSKOBİRLİK üreticinindir. Ülkemize en fazla döviz girdisi sağlayan ürün fındıktır. İlgili kurum da FİSKOBİRLİK’tir. Uygar insanlar inatlaşmaz, inatla yaşamaz. Bu gerginliği sona erdiriniz. Üreticinin sahibi olduğu FİSKOBİRLİK’e Hükûmet olarak sahip çıkınız. Üreticiyi, tüccara, tefeciye mahkûm etmeyiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Metin Arifağaoğlu (CHP, Artvin). “Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-arifagaoglu-23-2010-05-26-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
