# İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Metin Çobanoğlu (MHP, Kırşehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim
- **Tarih:** 25 Haziran 2008
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/metin-cobanoglu-23-2008-06-25-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa

> Metin Çobanoğlu (MHP), 25 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 1.035 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA METİN ÇOBANOĞLU (Kırşehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin 1’inci maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, il özel idaresi ve belediyelerin genel bütçe vergi gelirlerinden aldıkları payları -beklediğimiz kadar olmasa da- artıran bu teklifi tabii ki olumlu karşılıyoruz. Bu teklif, çok sıkıntıda olan belediyelerimize bir nebze de olsa nefes aldıracaktır. Tabii bunu ifade ederken, bu kanun teklifi içerisindeki eleştirilerimizi de bu kanun teklifi içerisindeki birtakım adaletsizlikleri de buradan ifade edeceğiz. Yine, arkadaşlarımız, maddeler görüşülürken, bunun daha düzeltilebilmesi için, daha faydalı olabilmesi için çeşitli öneriler vereceklerdir. İnşallah, sonuç itibarıyla da belediyelerimiz ve il özel idarelerimiz, yasaların kendine verdikleri görevleri yerine getirirken mali konuda biraz daha rahatlamış olacaklardır diye umuyorum.

Değerli milletvekilleri, eski bir belediye başkanı olarak, yıllarca mahallî idarelerle ilgili, belediyelerle ilgili çeşitli yasaların çıkmasını bekledik, hep imkânlarımızı zorladık. Özellikle mali konulardaki sıkıntıların aşılması noktasında, belediye gelirlerinin artırılması noktasında, bütün belediye başkanları böyle bir beklenti içerisine girdi. 2004-2005 yılları içerisinde Meclisimiz, önce Büyükşehir Belediye Yasası, daha sonra Belediye Yasası ve İl Özel İdare Yasası bu Meclisten çıkarıldı. Tabii ki olumlu yönleri var ama hazırlık safhasında, Mecliste sunulurken, daha sonra kamuoyuna anlatılırken de çok büyük reformlar yapılıyormuş hissi verilmesine rağmen, belediyeci olan arkadaşlarımızla, hâlen fiiliyatta belediye başkanlığı yapan arkadaşlarımızla yaptığımız istişarelerde, bu düzenlemelerin birtakım faydalarının olduğu, ama söylendiği noktada reform olmadığı da ifade edilmektedir. 5747 sayılı Yasa burada görüşülürken, işte, ülkemizdeki belediyelerin 1.120 tanesi kapatılırken bu konuları tekrar burada gündeme getirmiştik. O Yasa’nın gerekçesinde de şu açıklıkla ifade ediliyordu: “Bu kapatılan belediyeler mali yönden yetersizdir ve gerçek anlamda mahallî idareler reformlarının yapılmasının önünde de bir engeldir.” Bunu nereden söylüyorum? Bu, o gün 5747 sayılı Yasa’nın gerekçesine konmuştu. Yani bu, yine sizin iktidarınız tarafından çıkarılan bu yasaların reform olmadığının bir tespitiydi, bir açıklamasıydı, bunu da buradan ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, tabii bu yasalar çıktı ama bu yasalarla birlikte bütün belediye başkanlarının, belediyelerin, mahallî idarelerin, il özel idarelerinin beklediği gelirler yasası -yani gelirlerini artıracak yasa- her ne hikmetse geçen dönem zaman zaman görüşülmesine, bu konuda hazırlıklar yapılmasına rağmen bir türlü çıkarılamadı. Biz belediyeciler olarak hep şunu ifade etmişizdir, deriz ki “Merkezî iktidarlar, merkezî iktidarın imkânlarını mahallî idarelere sunmakta son derece cimri davranırlar.” Bu, geçtiğimiz dönemde de bunu hatırlatacak veya bunu doğrulayacak şekilde böyle devam etmişti. Bu hazırlıklar aşamasında, zaman zaman toplantılarda da partimizin görüşlerini ifade ettik. Mahallî idarelerin görevleriyle orantılı olarak bu zaten bir Anayasa hükmüdür. Orantılı olarak gelirlere kavuşması gerektiğini de hep ifade etmişizdir ama neyse geçen dönem olmayan bu değişiklik, bu dönem yüce Meclisimizin huzuruna gelmiştir. Bizim Milliyetçi Hareket Partisi olarak belediye gelirlerinin artırılmasına bir itirazımız yok ama tabii ki yasanın içerisinde eleştireceğimiz konular da mutlaka var.

Değerli milletvekilleri, öncelikle bu yasa bir Hükûmet tasarısı şeklinde komisyona gelmiş, komisyondan bir alt komisyona havale edilmiş -ki o tasarıyı biz de yakından inceledik- o tasarıda, özellikle mahallî idarelerin gelirleri artırılırken bu gelirler bütçe gelirlerinden değil, vatandaşa yük yükleyen, yani yeni vergiler ihdas eden bir şekildeydi. O zaman da bunun yanlış olacağını, yani vatandaş ile belediyelerin karşı karşıya geleceğini, ihdas edilen bu vergileri toplamada da belediyelerin çok ciddi sıkıntıya düşeceğini ifade etmiştik. Daha sonra, bu tasarı geri çekilerek yine bir milletvekili arkadaşımızın kanun teklifi şeklinde komisyona gelmiş, komisyonda görüşülmüştür. Keşke, bu tasarı -hiç komisyona gelmeden- üzerinde daha ciddi hazırlanılarak, üzerinde daha ciddi durularak bu hâliyle veya biraz daha geliştirilmiş hâliyle gelseydi, bu konuda biraz daha fazla memnun olacaktık.

Ayrıca, şunu da ifade etmek istiyorum: Bütün Türkiye’yi ilgilendiren, bütün belediyelerimizi ilgilendiren bu konuların üzerinde biraz daha ciddi ve hassasiyetle durulması gerektiğinin de altını çizmek istiyorum.

Peki, bu teklifle belediyelere ne geliyor? Özellikle genel bütçeden alınan payların oranları artırılıyor. Yine, genel bütçede esas alınan kriterdeki havuz genişletilerek mahallî idarelerin gelirleri artırılıyor.

Tabii, sırf nüfus ölçeğinde mahallî idarelere pay verilmesi noktasında hep itirazımız olmuştu. Yani sırf nüfusun esas alınarak bu payların verilmesi birçok adaletsizliği de ortaya koyuyordu. Burada, bu değişiklikler yapılmış ama bu değişiklikler yapılırken yine birtakım adaletsizliklerin ortaya çıktığını da buradan ifade etmek durumundayım. Nasıl? Bir kere, büyükşehir belediyelerine kendi büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde toplanan gelirin yüzde 5’i veriliyor. Tabii, bu gelirin yüzde 5’inin verilmesi bazı gelişmiş büyükşehirlerimiz noktasında artı yazarken, büyükşehir olmasına rağmen vergi gelirlerinden o oranda pay alamayan büyükşehirler arasında çok ciddi bir orantısızlık meydana gelmektedir. Tabii, burada İzmit gibi, İstanbul gibi büyük şehirlerin gelirleri ciddi oranda artarken bir Adana’yla, bir Erzurum’la kıyaslamamız mümkün değildir. Yine, büyükşehir belediyesi statüsü kazanmış bazı belediyelerimizle aynı büyüklükte, aynı nüfusa sahip olmalarına rağmen, büyükşehir statüsü kazanamamış belediyeler arasında da âdeta uçurum meydana gelmektedir. Yine altını çizmek istiyorum, bir İzmit’le; Malatya’yı, Urfa’yı, Denizli’yi karşılaştıracak olursak burada da muazzam bir haksızlığın ortaya çıktığını görüyoruz. Bunların düzeltilmesi lazım. Belediyeler bizim, birtakım yerleri gözeterek diğerlerini yok saymamız mümkün değil.

Yine, değerli arkadaşlarım, bu konuda özellikle komisyondaki çalışmalar noktasında hem iktidara mensup hem muhalefete mensup milletvekili arkadaşlarımız bu anlamdaki itirazlarını ileri sürdüler ama bu konuda henüz bir değişiklik yapılmış değil. Bunun da özellikle altını çizmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, yine belediyelerin paylarıyla ilgili, genel bütçeden alacakları yüzde 20’lik bölüm gelişmişlik kriterine göre, yüzde 80’lik bölüm de nüfuslarıyla orantılı olarak veriliyor. Bu gelişmişlik kriterinde de çok ciddi haksızlıkların ortaya çıktığı kanaatindeyim. Bakın, ne yapılmış: Bu yüzde 20’lik bölümün dağıtımında belediyeler en az gelişmişten en fazla gelişmiş şeklinde beş ayrı kategoriye ayrılmış. Bu bölüm dağıtılırken en az gelişmiş belediyelere, bu bölümün yüzde 20’lik kısmın yüzde 23’ü; en fazla, yani beşinci kategoride yer alan belediyelere de yüzde 20’lik kısmın yüzde 17’si tekabül etmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Çobanoğlu, konuşmanızı tamamlayınız.

METİN ÇOBANOĞLU (Devamla) – Değerli milletvekilleri, ben Kırşehir Belediye Başkanıydım. Bizim belediyemiz, bu kategori içerisinde en gelişmiş şehirler sınıfında. Keşke böyle bir şehrin milletvekili olsaydık.

Şimdi, bakın, son nüfus sayımında nüfusu 30 bin azalmış, kuru tarıma dayalı, göç veren, sanayileşmemiş, geçen yıl üniversitesi kurulabilmiş, gelişmekte olan bir şehir ama bu kriterlere göre Kırşehir en gelişmiş iller sınıfında ve alacağımız pay, bu yüzde 20’lik kesimin yüzde 17’sinde. Ama bakıyorum, çevremizdeki bazı iller, bizim ölçeğimizde veya bizden daha iyi şartlarda olmasına rağmen gelişmişlik kriterine göre bizden daha alt grupta yer aldıklarından, onların belediyelerinin alacakları paylar bizimkine göre daha yüksek olacaktır.

Ben, bu eleştirilerimizin, bu tespitlerimizin de altını çizerek bu kanunun mahallî idarelerimize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Metin Çobanoğlu (MHP, Kırşehir). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-cobanoglu-23-2008-06-25-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
