# Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Metin Çobanoğlu (MHP, Kırşehir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim
- **Tarih:** 9 Şubat 2011
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/metin-cobanoglu-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s

> Metin Çobanoğlu (MHP), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 898 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA METİN ÇOBANOĞLU (Kırşehir) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 610 sıra sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümüyle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bugün üzerinde konuşmakta olduğumuz tasarı, ağırlıklı olarak, yüksek yargıda değişiklikler yapan, yüksek yargının içinde bulunduğu şartları değiştiren bir tasarı. Her zaman olduğu gibi, Adalet ve Kalkınma Partisinin bundan önceki birçok kanun tasarısında yaptığı gibi, çok aceleye getirilmiş, yeteri kadar tartışılmamış, Komisyon görüşmeleri sırasında Komisyon üyesi milletvekillerinin konuşmaları belli sürelerde engellenmiş, kısıtlanmış, özellikle üzerinde ciddi değişiklikler yapılan Yargıtayın, Danıştayın bu konudaki görüşleri alınmadan, çok hızlı bir şekilde Komisyondan geçirilmiş, yine acele bir şekilde dünden beri de Genel Kurulun gündeminde.

Değerli milletvekilleri, tabii, yargının iş yoğunluğu noktasında, yargının problemleri noktasında bu Mecliste bulunan hiç kimsenin en ufak bir endişesi yok. Bunların düzeltilmesi konusunda da hepimiz hemfikiriz. Dün şikâyet ettiğiniz yüksek yargıyla ilgili bugün yapılan değişikliklere baktığımızda, yargının problemlerini çözmekten uzak ama Adalet ve Kalkınma Partisinin, iktidarın yargıyı bir kuşatma projesi olarak yine karşımıza getirildiğine üzülerek şahit oluyoruz. Ülkemizin vazgeçilmez dinamiklerinden olan kuvvetler ayrılığı prensibi, hukuk devleti ilkemiz de bu vesileyle zedelenmiş oluyor. Bu bir proje, bu bir süreç. Bu süreç ne zaman başladı? Bu süreç Anayasa değişikliğiyle başladı. Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluyla ilgili Anayasa değişiklikleri referandumla gerçekleştirildikten sonra, sanki fethedilecek bir kale gibi görünen Yargıtay ve Danıştayda da bu değişiklikler, bu ele geçirme operasyonları bu kanunla, bu tasarıyla yapılmak istenmektedir.

Değerli milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Yargıtay, Danıştay bu ülkenin anayasal kurumlarıdır, yüksek yargımızdır. Bu konuda hepimizin titizlikle objektif davranması gerekirken, üzülerek söylüyorum, mevcut iktidar sanki hiçbir zaman iktidardan gitmeyecek, “Bunlar benim inisiyatifimde olsun, benim dediğim gibi şekillensin.” gayreti içerisinde.

Anayasa Mahkemesinden yakınıyordunuz, şikâyet ediyordunuz. Bizim de şikâyetlerimiz vardı ama referandumla yapılan değişiklikten sonra istediğiniz gibi atamalar yapıldı, şimdi ne Anayasa Mahkemesinden yakınıyorsunuz ne Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun aldığı kararlardan yakınıyorsunuz. Niye? Oradaki operasyonu tamamladınız, istediğiniz şekilde atamalar yapılıyor, istediğiniz şekilde kararlar çıkıyor. Yargıtayda, Danıştayda bu değişiklikleri yaptıktan sonra, bugüne kadar şikâyet ettiğiniz Yargıtaydan, Danıştaydan şikâyetleriniz ortadan kalkacak, yine, alınan her türlü kararla ilgili hiçbir eleştiriniz olmayacak.

Değerli milletvekilleri, komisyon toplantıları sırasında Sayın Bakan Danıştayla ilgili öyle bir serzenişte bulundu ki, Danıştayın özellikle hâkim alımı, savcı alımı noktasındaki imtihanlarla ilgili verdiği kararları uzun uzun bizlere anlattı. Bunu komisyonda da ifade ettim, “Sayın Bakan bu kuruma bu kadar ön yargılı yaklaşıyorsa, bu kadar ön yargıyla yaklaşılan bir kurumla ilgili çıkarılacak, hazırlanacak bir kanun tasarısında objektif olması mümkün değil, mutlaka subjektif bir kanun tasarısıyla karşımıza gelecektir.” dedim. Bugün burada yapılan değişikliklere baktığımızda bu subjektiflik görülüyor.

Buradaki bütün mesele, birkaç yıl önce Adalet Komisyonuna Hükûmet tarafından getirilmiş Yargıtayın üye sayısını düşüren bir kanun tasarısı Komisyonda beklerken, yine aynı Hükûmet tarafından Yargıtayın, Danıştayın hem daire sayılarını artıran hem üye sayılarını artıran bir kanun tasarısıyla karşı karşıya olmamızdır. Acaba iki yıl içerisinde ne değişti de böyle bir tasarı hazırlamayla, yani bir önceki tasarının tam 180 derece tersine bir tasarı hazırlamayla karşılaştık? Buna baktığımızda tabii ki bunun da cevabını görüyoruz. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulundaki gerekli değişiklik yapıldıktan sonra böyle bir artışın yapılmasını Yargıtayda ve Danıştayda iktidarın yargıyı siyasallaştırması operasyonunun bir parçası olarak görüyoruz.

Değerli milletvekilleri, tabii ki, bu tasarıyla ilgili Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 102’nci maddesinde yapılan değişiklikten sonra, ki biliyorsunuz birkaç kere yürürlüğü ertelenmiş ama son defa yürürlüğü ertelenmedikten sonra, Yargıtayın verdiği Hizbullah örgütüyle ilgili, bu davadan yargılanan ama tutukluluk süreleri on yılı aşan birtakım tutuklular serbest bırakıldıktan sonra Hükûmet derhâl Yargıtayı suçlamaya başladı. Oysaki bu tasarıyı getiren, bu kanunu çıkaran yine de Hükûmetti, Hükûmet tasarısı olarak gelmişti ama kamuoyunda Yargıtaya karşı ciddi bir saldırı başladı ve kamuoyunda da canilerin, birçok cinayeti işleyen insanların serbest bırakılmasından doğan infial de uygun bir zemin olarak görülerek işte bu tasarı böyle bir ortamda kamuoyunu da hazırladıktan sonra Meclise getirilmiştir. Üzülerek söylüyorum, bu kanunlaştığı takdirde, bu tasarı kanunlaştığı takdirde iktidarın yargıyı kuşatması, siyasallaştırması projesinin de nihai sonucuna ulaşılmış olacaktır.

Değerli milletvekilleri, yargı, adalet bir gün hepimize mutlaka lazım olacaktır. “Senin yargıcın-benim yargıcım” olmaz, “senin mahkemen-benim mahkemem” olmaz; biz mahkemelerden adil yargılanma isteriz, adaletin tecelli ettirilmesini isteriz ama üzülerek söylüyorum, bu değişiklikler yapıldıktan sonra mahkemelerin verecekleri kararlar adaletli de olsa, hukuka, hakka uygun da olsa mutlaka kamuoyunda bir şüpheyle karşılaşılacaktır. Ne olurdu objektif bir tasarı hazırlansaydı? Hâkimler Savcılar Yüksek Kuruluyla ilgili olarak da Anayasa Mahkemesiyle ilgili olarak da Yargıtayla ilgili olarak da Danıştayla ilgili olarak da objektif, herkesin kabul edeceği, hiç kimsenin istismar edemeyeceği bir zemin üzerine oturtturabilseydik de bu ülkede bu tartışmaları kesebilseydik ne kadar güzel olurdu ama üzülerek söylüyorum, burada yapılan, dün yakındığınız, dün eleştirdiğiniz konularda yapılan değişikliklerle kendi inisiyatifiniz çerçevesine, kendi inisiyatifiniz altına alma gayreti gözükmektedir. Bu da hiç kimseye fayda sağlamayacaktır.

Şunu da buradan ifade etmek istiyorum: Bugün iktidarsınız ama yapılacak ilk seçimlerden sonra iktidardan gitmeniz mukadder. İşte o zaman göreceksiniz, şimdi “bizim” dediğimiz insanların birçoğunun size selam vermeyeceğine de şahit olacaksınız. Gelin vakit varken bu tasarıyı geri çekelim, hepimizin uzlaşabileceği, kamuoyunda tartışılmış, sivil toplum örgütlerinde tartışılmış, hepimizin uzlaşabileceği objektif bir kanun tasarısı getirelim, bu tartışmalara son verelim ve hukukun üstünlüğünü, kuvvetler ayrılığı prensibini yeniden tesis edelim. Fakat bunu üzülerek görüyorum, Adalet ve Kalkınma Partisi bu konuda son derece kararlı gözüküyor ve bu tasarı kanunlaştığı takdirde de, ülkemizde her verilen kararla ilgili kamuoyunda vatandaşımızın zihninde bir endişe taşınacaktır. Bu endişenin bertaraf edilmesi gerektiğine inanıyorum.

Biz Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak sonuna kadar bu tasarının karşısındayız. Aleyhte oy kullanacağımızı ifade ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Metin Çobanoğlu (MHP, Kırşehir). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-cobanoglu-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
