# Düzce 12 kasım depremiyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Metin Kaşıkoğlu (AK Parti, Düzce)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim
- **Tarih:** 13 Kasım 2003
- **Gündem:** DÜZCE 12 KASIM DEPREMİYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/metin-kasikoglu-22-2003-11-13-duzce-12-kasim-depremiyle-ilgili

> Metin Kaşıkoğlu (AK Parti), 13 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜZCE 12 KASIM DEPREMİYLE İLGİLİ); konuşma 584 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

METİN KAŞIKOĞLU (Düzce) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 12 Kasım 1999 tarihinde Düzce'de meydana gelen deprem afetinin 4 üncü yıldönümü münasebetiyle ve Değerli Başkanımızın tensipleriyle, duygu ve düşüncelerimi sizlerle ve aziz milletimizle paylaşmak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Türk Milletinin siz değerli vekillerine ve televizyonları aracılığıyla bizleri izleyen aziz milletimize en derin saygılarımı sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; 17 Ağustos 1999 depreminde, Marmara Bölgesiyle birlikte, o tarih itibariyle Bolu İlinin ilçeleri bulunan Düzce, Gölyaka, Cumayeri, Gümüşova ve Çilimli İlçelerinde de ağır hasarlar meydana gelmiş ve bölge insanımız, bu depremde ağır can ve mal kaybına uğramıştır. Bölge insanımızın büyük bir ekseriyeti, hayatında ilk kez bir deprem afetiyle karşı karşıya kalmıştır. İnsanlarımız, uzun süre, dışarıdan, Yüce Milletimizin yardımlarıyla ayakta kalmışlar, evi hasar görmeyen vatandaşlarımız dahi, yaşadıkları o 45 saniyenin korkusu altında konutlarına girememişler, uzun bir süre, çadır ve barakalarda, kaldırım ve parklarda yaşamak zorunda kalmışlardır. Artçı sarsıntılar, insanlarımızın kalbini âdeta kuş yüreğine çevirmiştir. Aradan geçen zaman içinde, yerel yönetim ve kolluk güçleri, "artık bir daha deprem olmayacak, hasarsız veya az hasarlı evlerinize artık geri yerleşin" demeye başlamışlar ve korkusunu üzerinden atamayan vatandaşlarımızı konutlarına geri dönmeye bir nevi zorlamışlardı; ancak, aradan geçen yaklaşık iki aylık süreye rağmen, artçı olarak nitelenen sarsıntılar bir türlü dinmek bilmiyor, insanlarımız, yaklaşan kışın ve soğuk havanın da zorlamasıyla, korkmalarına rağmen, boşaltmış oldukları hasarsız yahut az hasarlı evlerine geri dönmeye başlıyorlardı.

Derken, Marmara depreminin üzerinden henüz 86 gün geçmiş ve tarih 12 Kasım 1999'u, saat 18.57'yi gösterdiğinde, sıcacık konutlarında artçı sarsıntı korkuları altında yaşamakta olan insanlarımız, yine, şiddetli bir sarsıntıyla karşı karşıya kalmışlardı. Hiç kimse yeni bir deprem olacağına inanmıyordu ve herkes, bunun da ilk depremin artçısı olduğunu düşünüyordu. Saniyeler geçmek bilmiyor, sarsıntı bir türlü dinmiyor, tüm şehir karanlığa gömülüyorken göz gözü görmüyordu; ancak, sarsıntı, şiddetini gittikçe artırmaktaydı. İnsanlar, artık, yeni bir afetle karşı karşıya kaldıklarını anlamış ve kısa süre önce yaşadıklarını da film karesi gibi gözlerinin önünden geçirmek suretiyle anımsayarak ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgide kaderleriyle baş başa kalmışlardı.

Sarsıntı 30 saniye sürmüştü; ancak, bu süre, insanlarımıza asırlar gibi gelmişti. Konutlarından, işyerlerinden kurtulup dışarıya çıkabilen insanlar büyük bir korku ve panik içinde, ne yapacağını bilmeden, sokaklarda ve zifiri karanlıkta sağa sola kaçışıyorlardı. Panikten kurtulanlar, enkaz altında kalan yakınlarını kurtarabilmek amacıyla insanüstü çabalar göstermekteydi. Aile bireyleri kurtulmuş olanlar, yakın akrabalarının ne durumda olduklarını anlamak ve yardımcı olabilmek için yollara düşmüşlerdi. Tablo çok vahimdi. İnsanlar umutsuz bir çırpınış içindeydi. Bu tabloyu tasvir etmeye Türkçe'nin 29 harfi kifayetsiz geliyor değerli milletvekilleri. Allah, böyle acıları hiçbir insana ve hiçbir canlıya bir daha yaşatmasın.

Uykusuz gecenin ardından gün yavaş yavaş ağardığında, sadece 30 saniye süren bir sarsıntının bir yerleşim birimini nasıl yaşanmaz hale getirdiğini, ne büyük bir hasara yol açtığını görmek mümkün olabildi. Düzceli ve Kaynaşlılı vatandaşlarımız büyük bir felaketle karşı karşıya kalmışlardı. Hemşerilerimiz için yine büyük sıkıntılar başlamıştı.

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın milletvekili, olayı biz de biliyoruz; çözüm üretin, çözüm!..

METİN KAŞIKOĞLU (Devamla) - Zor günler bizleri bekliyordu; ancak, yaşanan tüm acılar ve yıkıma rağmen hayat devam ediyor ve edecekti. Düzceli zoru başarmalıydı; buna kararlıydı.

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Beş sene oldu, sahip çıksaydınız...

METİN KAŞIKOĞLU (Devamla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bundan dört yıl önce yaşanan 12 kasım 1999 tarihli deprem sonucu ortaya çıkan acı bilanço Düzce İli açısından şu şekilde tecelli ediyordu: Toplam ölü sayısı 710'a, toplam yaralı sayısı 2 679'a ulaşıyor, yıkılan konut sayısı 16 666, yıkılan işyeri sayısı ise 3 837 olarak karşımıza çıkıyordu.

Sayın Milletvekilimiz, öyle beş yıl geride kalmakla bu sorunu anlamazlıktan gelmek mümkün değil; bunu anlamak için yaşamak gerek.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Metin Kaşıkoğlu (AK Parti, Düzce). “Düzce 12 kasım depremiyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 18. Birleşim tutanağı, 13 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-kasikoglu-22-2003-11-13-duzce-12-kasim-depremiyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
