# İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Metin Kaşıkoğlu (AK Parti, Düzce)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim
- **Tarih:** 26 Haziran 2008
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/metin-kasikoglu-23-2008-06-26-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa

> Metin Kaşıkoğlu (AK Parti), 26 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 581 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

METİN KAŞIKOĞLU (Düzce) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 248 sıra sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin 6’ncı maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi selamlıyorum.

Yerel yönetim geleneği, demokratik yaşamı ve siyasal katılımı, tek kelimeyle yurttaşlık bilincini yerleştiren bir gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır. Güçlü bir yerel yönetim sadece kentlerin ve köylerin bayındırlığını ve sağlık yaşamını sağlayan bir örgüt demek değildir. Ön planda sağlam bir demokratik yapının yerleşmesini hazırlayan demokrasinin en önemli unsurlarından da birini teşkil etmektedir.

Değerli milletvekilleri, genel anlamda Türkiye’de yerel yönetim bir Anayasa kurumudur. Anayasa’ya göre idarenin kuruluş ve görevlerinin merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayandığı madde 133’te belirlenmiştir. Tabiatıyla, Türkiye’de yönetim sistemi içerisinde en belirgin sorunları yerel yönetimler oluşturmaktadır. Bu sorunların esas itibarıyla iki başlık altında toplandığını görmekteyiz. Birincisi, yerel yönetimlerin toplumda istenen düzeyde kaliteli, hızlı ve aynı zamanda ekonomi ölçülerine uygun hizmet üretememeleridir. İkincisi, yerel yönetimlerin evrensel niteliklerinin en önemlisini oluşturan özerk, güçlü ve demokratik bir kurum olma niteliğinden de yoksun bulunmalarıdır.

İşte bizler, AK PARTİ İktidarı olarak Türkiye’de süregelen klasik yerel yönetim anlayışını, merkezî hükûmet ile yerel yönetimler arasında açıkça fark edilen hiyerarşi yapısını yeniden inşa etmeye ve geliştirmeye uğraşmaktayız. Batılı ve gelişmiş ülkelerdeki demokrasi kültürünü, yerel yönetimlere tanınması gereken hak ve ayrıcalıklara giden yolda bir araç olarak görüyoruz.

Sevgili milletvekilleri, bu bağlamda şu an gündemimizde bulunan 248 sıra sayılı Kanun Teklifi, halka en yakın yönetim birimi olan yerel yönetimlerin gelişmesi, vatandaşlara daha iyi hizmet verebilmenin ötesinde daha demokratik, daha katılımcı bir yönetimin benimsenmesi ve desteklenmesi adına büyük önem taşımaktadır. Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 6’ncı maddesi, sistemimize ilk kez girecek olan denkleştirme ödeneğini karşımıza çıkarmaktadır. Hepimizin bildiği gibi, mahallî idarelerde mali kaynakların yetersizliği ve dağılımında büyük eşitsizlikler uzun bir zamandır devam etmektedir. Birçoğumuz biliriz ki milletvekilleri olarak, irili ufaklı, küçük büyük demeden tüm belediye başkanları, bakanlıkların ve bağlı kuruluşların mahallî idarelere yardım, fon, pay, özel hesap gibi birtakım kalemlerde bulunan ödeneklerini almak için Ankara’ya gelirler, milletvekillerini yanına alabilenler bu kurumları sabah akşam, gece gündüz demeden dolaşırlar ve oradaki bu kaynaklardan en azami derecede istifade etmeye çalışırlardı. Bu, hem zaman israfı hem de milletvekillerimizin asli görevlerinden kısmen uzaklaşmasına da neden olmaktaydı. Dolayısıyla, bu yapıya baktığımızda, genel bütçe vergi gelirlerinin binde 1’inin “denkleştirme ödeneği” adı altında Maliye bütçesine konulması, son derece objektif kıstaslar dâhilinde bunun dağıtımının yapılması da bugüne kadar süregelen bu eksikliklerin giderilmesi anlamında önemli bir görev ifa edecektir. Denkleştirme ödeneği bu kanunla gündemimize girecek ve ben inanıyorum ki bundan sonra birçok haksız uygulama da son bulmuş olacaktır.

Burada birçok konuşmacının, özellikle muhalefet grubuna mensup milletvekili arkadaşlarımızın, hatta biraz daha ileri gidelim, iktidar grubuna mensup değerli milletvekili arkadaşlarımın da çoğu zaman şikâyet ettikleri bir sorun kalıcı bir biçimde ortadan kalkmaktadır. Eğer o bölgedense bölgecilik, kişisel tercihler gibi birtakım -belki de çok subjektif- kıstaslar göz önüne alınmak suretiyle bu paraların paylaşılmasında vaki bir adaletsiz durum vardı. İşte bunlar bugün ortadan kaldırılmakta, nüfusu 5 bine kadar olan belediyelere İller Bankası tarafından ödenmek suretiyle mart ve temmuz aylarında olmak üzere iki taksit hâlinde yaklaşık 41 bin YTL’nin ödenmesi prensibi gelmektedir. Diğer taraftan 5 binden 10 bine kadar nüfusu olan belediyelerimize de 151 bin gibi bir miktarın ödenmesi söz konusu olacaktır.

Değerli arkadaşlar, burada adaletsizlikten bahsedildi. İktidar partisinin belediyelerinin muhalefet partisi belediyelerinden ayrı tutulduğu söylendi. Zannediyorum bu, daha önceden bu siyaseti yaşamış milletvekillerimizin algılamakta ve inanmakta zorluk çektikleri bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Velev ki bu iktidar bu düşüncede olmuş olsaydı elinde en güzel kullanabileceği kaynak olarak, işte bugün denkleştirme ödeneği olmadan…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Metin Kaşıkoğlu (AK Parti, Düzce). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 26 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-kasikoglu-23-2008-06-26-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
