# 2003 mali yılı bütçesi 6 ncı tur görüşmelerinde

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 25 Mart 2003
- **Gündem:** 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 6 NCI TUR GÖRÜŞMELERİNDE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2003-03-25-2003-mali-yili-butcesi-6-nci-tur-gorusmelerinde

> Mevlüt Akgün (AK Parti), 25 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2003 MALİ YILI BÜTÇESİ 6 NCI TUR GÖRÜŞMELERİNDE); konuşma 854 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEVLÜT AKGÜN (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2003 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının Adalet Bakanlığı bütçesi lehinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım; muhterem heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Toplum hayatında, sosyal düzenin, barış ve güvenin gerçekleşmesinde, hukuk düzeni tartışılmaz bir öneme sahiptir. Mutluluk, huzur ve güvenin sağlanması, temel hak ve özgürlüklerin sağlam güvencelere bağlanmasıyla mümkündür. Böyle bir düzenin sağlanması, çağdaş devletin en önemli varlık nedenidir. Bu görevi layıkıyla yerine getiremeyen devlet, giderek, varlık nedenine yabancılaşmış olacaktır. Temel hak ve özgürlüklerin güvenceye bağlanması, Anayasamızda da ifadesini bulan demokratik, hukuk devletinin belirleyici özelliğidir.

Hukuk devleti tasarımı, 21 inci Yüzyılda insanlığın ulaştığı en yüksek devlet idealidir. Ekonomik ve sosyal kalkınma, gerçek bir hukuk devleti olmadan gerçekleştirilemez. Hukuk devletinin tam anlamıyla gerçekleşmesi için, kapsamlı bir hukuk reformuna ihtiyaç duyulduğu gibi, adalet hizmetlerinin hızlı, etkin, verimli ve toplumsal barışı sağlayacak şekilde yürütülmesi gerekmektedir.

Adalet hizmetlerini iyileştirme çabaları, Üçüncü Beş Yıllık Plan çalışmaları ve bir uygarlık projesi olan Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında ele alınmıştır. Ne yazık ki, plan çalışmalarındaki temel hedeflere ulaşılamamıştır. Adalet hizmeti, bir kamu hizmeti olarak değerlendirilirken, sıradan bir kamu hizmeti olarak değil, toplumsal barışın temeli olarak önceliğe sahip olmalıdır.

1924 yılında bütçeden Adalet Bakanlığına ayrılan pay yüzde 3,5 iken, 1934 yılında yüzde 4'lere yükselmiştir, maalesef, son yıllarda ayrılan pay ise yüzde 1'lerin altına düşmüştür. Bu kısıtlı bütçeyle adalet dağıtma ve vatandaşa güven verme mümkün değildir. Tasarruf zihniyetiyle hazırlanan 2003 yılı bütçesinde de Adalet Bakanlığına yeterli bütçenin konulmamış olması, korkarım ki, reform çalışmaları önündeki en büyük engeli teşkil edecektir.

Değerli milletvekilleri, tüm dünyada, adalet, saraylarda dağıtılırken, bizde, izbe han köşelerinin, tavanı akan, yıkık dökük yerlerin ve benzeri mekânların 21 inci Yüzyıl Türkiyesinin adalet dağıtılma yerleri olması çok hazindir. Birçok adliyemizde binaların yetersizliği nedeniyle hâkim, savcı ve diğer adlî personele oda bulunamamakta, hatta, duruşma salonlarının yetersizliği nedeniyle duruşmalar küçük hâkim odalarında yürütülmektedir.

Mahkemelerin iş yükü çok fazladır. Adliyelerimiz çağın gerektirdiği teknik donanımlardan yoksundur. Mahkemelerimiz, pul parası ve keşif ücretleri yokluğundan iş yapamaz hale gelmiştir. Usul yasalarımız değişikliğe muhtaçtır. Adalet sistemimiz çok yavaş işlemekte, bu durum, adalete olan güven duygusunu zayıflatmaktadır. Vatandaşlarımız, kimi zaman haklarını mahkemelerde aramak yerine ihkakı hakka kalkışmakta ya da yargı dışı organizasyonları devreye sokmakta veya umutsuz bir şekilde hak aramaktan vazgeçerek haksızlığa boyun eğmektedir. Geciken adalet, adalet olmaktan çıkmaktadır; siyasallaşan yargıdan adliye personelinin özlük haklarındaki olumsuzluklara kadar birçok sorun yumağı adalet dağıtımını engellemektedir.

Sayın milletvekilleri, adının ilk kelimesi "adalet" olan ve Adalet ve Kalkınma Partimiz işe adaletten başlamak zorundadır. Nitekim, 58 ve 59 uncu hükümetler döneminde, hukuk reformuna katkıda bulunacak, Anayasa değişikliği de dahil olmak üzere, Avrupa Birliği mevzuatına uyum yasaları çıkarılmıştır. Meclisimize sunulan ve bir kısmı kanunlaşan kanun tasarılarının sayısı 20'dir. Meclise gelmesi an meselesi olan, temel kanunlarımızdaki reform çalışmaları da hızla devam etmektedir. Bu demektir ki, Meclisimizin mesaisinin büyük bir kısmı, elli yıldır ihmal edilen hukuk reformları üzerinde yoğunlaşacaktır.

Yeri gelmişken, böylesi hummalı bir çalışmaya girişen ve yılların ihmalini ortadan kaldırmaya çaba gösteren Kıymetli Bakanımız Sayın Cemil Çiçek Beyi milletimiz adına tebrik etmek istiyorum.

Burada önem verdiğim bazı hususlara dikkat çekmek istiyorum: Bunlardan birincisi, Adalet Bakanlığının hayata geçirme kararlılığını gösterdiği (UYAP) Ulusal Yargı Projesidir. Projeyle, bakanlık ile taşra birimleri otomasyona geçecek, derdest olan davaların makul süreden fazla uzaması engellenecek, uzunca zaman alan yazışmalar, elektronik ortamda çok kolay bir şekilde yapılabilecektir.

Diğer yandan, suç delillerinin toplanması, suçluların kovuşturulması ve etkin bir hazırlık soruşturması için, mutlaka, adlî kolluğun kurulması gerekmektedir.

Yargıtay, hukuk birliğini sağlaması gereken bir içtihat mahkemesi olmalıdır. Yargıtaya gelen işleri kaynağında sınırlama çalışması mutlaka yapılmalıdır. Bu yapılırken, hak arama özgürlüğünün anayasal özüne dokunulmaksızın, istinaf mahkemeleri mutlaka kurulmalıdır.

Toplumsal hayatımızı yönlendiren temel yasalar Türk toplumunun dokusuna ve ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Avrupa Birliği gündemindeki 100 000 sayfayı bulan hukukî metnin mevzuatımıza hızla uyarlanması gerekmektedir.

Uygulamada sıkıntı arz eden bazı hususlara dikkat çekmek istiyorum: İcra müdürlüklerinde ve mahkeme kalemlerinde ayyuka çıkan rüşvet olayları mutlaka önlenmelidir. Hâkim, savcı, adliye personeli ve ceza infaz koruma memurlarının özlük hakları iyileştirilmeli ve özellikle, hâkim ve savcı sınıfında birinci- ikinci-sınıf ayırımındaki ücret dengesizliği mutlaka giderilmelidir.

Bilirkişilik müessesesi yeniden yapılandırılmalıdır. Bilirkişiliğin, karar verme merci haline gelmesi önlenmelidir. Cezaevlerindeki sükûnet ortamı devam ettirilmeli, bununla paralel koşullar iyileştirilmelidir. İnfaz hukukumuz yeniden gözden geçirilmelidir. Özellikle, meşruten tahliye kavramı yeniden tanımlanmalıdır. Suçlunun yeniden topluma kazandırılması süreci Bakanlıkça izlenmelidir. Adalet mekanizmasının üç ayağından biri olan savunmanın görev ifa etmesinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Özellikle, avukatların tabi olduğu topluluk sigortasının kapsamına sağlık sigortası dahil edilmelidir. 10 yıl fiili avukatlık hizmeti yürüten meslektaşlarımıza yeşil pasaport verilmesine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunmuş olduğum kanun teklifine tüm milletvekili arkadaşlarımın desteğini bekliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK Partinin yeni güvenoyu alan 59 uncu hükümetinin, ülkemizde ihtiyaç duyduğumuz hukuk devleti önündeki engelleri bir bir kaldıracağına olan inancım tamdır. Türkiye Cumhuriyeti, temel insan haklarının garanti altına alındığı, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işlediği, laik ve sosyal devlet yapısıyla bir barış ve huzur devleti olmalıdır. Bu yapısıyla, barışa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyan tüm insanlığa örnek olmalıdır. Adaletin önemini ifade etmek üzere, Osmanlı padişahına yazılan bir şiirde "ekmek, su, aş gecikebilir; temele taş bulmak gecikebilir; devlete baş bulmak gecikebilir; adalet gecikmez, tez verile" denilmektedir.

Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar gözönüne alındığında, bu kısıtlı bütçeyle hizmet verecek olan tüm yargı mensuplarına, bütçenin hayırlı olmasını dileyerek, hepinize selam ve saygılarımı sunarım. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “2003 mali yılı bütçesi 6 ncı tur görüşmelerinde”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 25 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2003-03-25-2003-mali-yili-butcesi-6-nci-tur-gorusmelerinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
