# Iv.tur (milli savunma bak.,bayındırlık bak.,ulaştırma bak.,)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 20 Aralık 2003
- **Gündem:** IV.TUR (MİLLİ SAVUNMA BAK.,BAYINDIRLIK BAK.,ULAŞTIRMA BAK.,)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2003-12-20-iv-tur-milli-savunma-bak-bayindirlik-bak-ulastirma-bak

> Mevlüt Akgün (AK Parti), 20 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IV.TUR (MİLLİ SAVUNMA BAK.,BAYINDIRLIK BAK.,ULAŞTIRMA BAK.,)); konuşma 562 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEVLÜT AKGÜN (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Bu kanun teklifini hazırlayan, Denizli Milletvekili Sayın Ümmet Kandoğan'a teşekkür ediyorum. Bu kanun teklifi, kamu yönetiminde kanayan bir yarayı ortadan kaldırmak için atılmış bir adımdır.

Değerli milletvekilleri, her nüfus sayımı ve yerel seçimleri bir hatırlayalım. Türkiye, nüfus sayımlarında ve yerel seçimlerde, hile ve sahtecilik esasına dayanan taşımalı belediyecilik oyunlarına sahne olmaktadır. Ne yazık ki, çağdaş Türkiye'ye yakışmayan bu trajikomik görüntüler, sırf köyleri belediye yapmak veya belde, ilçe ve hatta, illerin, Hazine yardımlarından daha fazla yararlanması için, kamu yönetimini hile esasına oturtan görüntülerdir. Olay öyle abartılmaktadır ki, mezar taşları bile nüfus sayımlarına konu olmaktadır. Tabelası 8 000 rakamını gösteren bir ilçe belediye başkanının, gerçekte ilçede 2 000 kişi yaşadığını; ancak, kaymakam, nüfus müdürü ve kendisinin, bu sayıyı yakalayabilmek için büyük şehirlerden otobüslerle insan taşıttığını, mezar taşlarını tek tek saydığını böbürlenerek anlattığını, üzülerek ifade etmek istiyorum.

Küçük beldeleri belediye yapmak veya Hazine yardımından daha fazla pay almak için başvurulan hileler, hem ülkenin gerçek nüfusunu tespit etmeyi hem de kamu harcamalarının nüfusa orantılı bir şekilde, hakkaniyet ölçülerine göre dağıtımını engellemektedir.

Bu husus, aynı zamanda il ve büyükşehir belediyelerinin aleyhine bir durum yaratmaktadır. Ankara'nın batısındaki Sincan, taşımalı nüfus sayımına örnek teşkil etmektedir. Bu ilçede oturan ve Anadolu'nun değişik yörelerinden gelen insanlar, sırf doğum yerlerinin belediye vasfını kaybetmemesi için, nüfus sayımlarında köylerine gitmektedirler. Bu sayının, yaklaşık 60 000 olduğu ve toplam nüfusa oranının yüzde 20'lere ulaştığı düşünülecek olursa, taşımalı belediyecilik anlayışının Sincan'a yaptığı haksızlık ortaya çıkmaktadır.

1580 sayılı Belediye Yasasına göre, bir beldenin belediye olması için, diğer şartların yanında, son nüfus sayımına göre nüfusunun en az 2 000 olması gerekir. Aslında, bu kanun teklifiyle, yasal biçimde belediye olma vasfını kaybetmiş belediyelerimizin, bu kanun kapsamında durumu tespit edilmektedir.

Belediye, belde sakinlerinin, mahallî mahiyette, müşterek ve medenî ihtiyaçlarını tanzim ve tesviyeyle mükellef, hükmî bir şahsiyettir. Belediyeler, aynı zamanda, halkın yönetime doğrudan katılmasını sağlayan demokratik kuruluşlardır; ancak, hileli nüfus sayımlarıyla sayıları hızla artan belediyeler, zamanla hantallaşmış ve Hazine yardımlarının azalmasıyla iş yapamaz hale gelmişlerdir.

Bugün, ülkemizde, nüfusu 2 000'in altındaki birçok belediye, bırakın halkın müşterek ihtiyaçlarını karşılamayı, işçisine, memuruna maaş ödeyemez hale gelmiştir. Medya sayfaları, belediye kapısına kilit vurduğunu söyleyen belediye başkanlarının beyanatlarıyla doludur. Birçok belediye başkanı, kaynak bulabilmek için, Ankara'da kapı kapı dolaşmaktadır. Bu haliyle, nüfusu 2 000'in altındaki belediyeler, kamu yönetiminin sırtında bir yük haline gelmiştir. Zaten, kıt kaynaklara ve sınırlı bütçe imkânlarına sahip olan ülkemiz, böyle bir lüksü kaldıramaz.

Tüm dünyada ve Avrupa'da, belediye sayısının azaltılması yönünde uygulamalar vardır. Küçük nüfuslu belediyeler kapatılmış veya birleştirilmiş; ancak, belediyelerin imkânları ve güçleri artırılmıştır. Örneğin Japonya'da, İkinci Dünya Harbinden sonra, belde ve ilçe sayısı 2/3 oranında azaltılmış ve arazi birleştirmesiyle birlikte, idarî birimler de birleştirilmiştir.

Japonya'da 1945 yılında 10 520 olan belediye sayısı, 1955 yılında 4813'e, 1965 yılında 3 376'ya, 1989 yılında ise 3 256'ya düşürülmüştür.

1945'te sayıları 10 000'i geçen yerel yönetimlerin çoğu, küçük ve görevlerini gereği gibi yerine getirme gücünden yoksun birimlerdi. 1953 yılında çıkarılan Köy ve Kasabaların Birleştirilmesini Özendirme Yasası ve onu izleyen, Yeni Belediye Kurulmasını Kolaylaştırma Yasası, belediye yönetimlerinin yeniden düzenlenmesinde etkili olmuştur.

Japonya'nın 1950'li yıllarda yaptığı küçük belediyeleri kaldırmaya ilişkin düzenlemeyi, maalesef, biz, bugün ele alıyoruz. Ülkemizde nüfusu 2 000'in altındaki belediyelerin köy haline dönüştürülmesi elzem hale gelmiştir. Sayıları hızla artan bu belediyeler, mevcut belediyelerin gelirlerini kısmakta, ortak olan pastanın dilimlerini giderek küçültmektedirler. Yeterli personele ve makine parkına sahip olmayan bu belediyeler, kamu hizmeti için araç olmaktan çıkmış ve hizmete engel hale gelmişlerdir.

---

**Kaynak gösterme:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “Iv.tur (milli savunma bak.,bayındırlık bak.,ulaştırma bak.,)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2003-12-20-iv-tur-milli-savunma-bak-bayindirlik-bak-ulastirma-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
