# 29.03.2005 tarihli ve 5325 sayılı partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilme teskeresi (s.s.876)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim
- **Tarih:** 29 Nisan 2005
- **Gündem:** 29.03.2005 TARİHLİ VE 5325 SAYILI PARTİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERİLME TESKERESİ (S.S.876)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2005-04-29-29-03-2005-tarihli-ve-5325-sayili-partiler-kanununda-degisiklik-yapilm

> Mevlüt Akgün (AK Parti), 29 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 29.03.2005 TARİHLİ VE 5325 SAYILI PARTİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERİLME TESKERESİ (S.S.876)); konuşma 512 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEVLÜT AKGÜN (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanımız tarafından veto edilen bu yasa üzerindeki değerlendirmenin, her şeyden önce, siyasî değil, hukukî bir değerlendirme olması gerekmektedir; çünkü, veto, hukukî bir işlem olup, gerekçesi Anayasaya aykırılıktır. O halde, veto gerekçesinde, kanun teklifinin hangi maddesinin açıkça Anayasaya aykırı olduğu belirtilmelidir; ancak, Cumhurbaşkanımızın iade gerekçelerini incelediğimiz zaman, veto gerekçelerinin, Anayasaya aykırılıktan ziyade, siyasî değerlendirmeler olduğu görülecektir. Bu Kanunun zamanlaması tartışma konusu yapılabilir; Siyasî Partiler Yasasında kapsamlı bir değişiklik yapılması gerektiği de söylenebilir; diğer yandan, bütün siyasî partilere az veya çok hazine yardımı yapılması gerektiği de iddia edilebilir; ancak, bütün bu değerlendirmeler, siyasî değerlendirmeler olur ve bana göre, konumuzun dışında kalır.

Siyasî partilere hazine yardımını düzenleyen Anayasanın 68 inci maddesi, açıkça "siyasî partilere yapılacak yardımın, alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla düzenlenir" demek suretiyle, hazine yardımının hangi esaslara göre yapılacağı konusunda, kanun koyucuya, yani, Türkiye Büyük Millet Meclisine düzenleme yetkisi vermiştir. Anayasanın bu maddesi, bütün siyasî partilere hazine yardımı yapılacağı konusunda kesin bir hüküm içermemektedir. 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasasında, siyasî partilere yapılacak yardımın esas ve usulleri düzenlenmiş, hatta, aradan geçen zaman içerisinde hazine yardımının kapsamı değiştirilmiştir. Şöyle ki; ilk düzenleniş biçimiyle, genel seçimlere katılan ve barajı aşan partilere devlet yardımı öngörülmüştü. 3349 sayılı Yasayla, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan partilere; 3470 sayılı Yasayla, genel seçimlerde geçerli oyların yüzde 7'sinden fazlasını alan partilere; 3673 sayılı Yasayla, seçimlere girme hakkını elde edecek biçimde örgütlenen ve Mecliste 10 ya da daha çok milletvekili bulunan partilere ve yine 3789 sayılı Yasayla, en az 3 milletvekili bulunan partilere hazine yardımı yapılması öngörülmüştür. Bütün bu değişikliklerde Anayasaya aykırılık iddiası gündeme gelmemiş ve böyle bir belirleme olmamıştır.

Yasa koyucu, biraz da siyasî gelişmelere bağlı olarak, partilere hazine yardımı yapılması konusunda değişiklikler yapmıştır. Şimdi de, bu yasayla, Meclisimiz, hazine yardımı konusunda yeni bir esas kabul etmektedir. Siyasî Partiler Yasasında zaman içerisinde yapılan değişikliklere baktığımız zaman, bu düzenlemenin de Anayasaya aykırı olduğunu söylemek mümkün değildir. Diğer yandan, veto gerekçesine göre, siyasî partilere yardımın engellendiği iddiasını doğru bulmuyorum. Eğer, bu veto gerekçesiyle hareket edecek olursak, barajı aşamayan veya Mecliste 3 sandalyeye sahip olmayan partilere hazine yardımı yapılmamasının izahı nasıl yapılacaktır?!

Diğer taraftan, mevcut Siyasî Partiler Yasasının hakkaniyete ve eşitliğe aykırı bir durum ortaya koyduğunu da görmemiz gerekir. Genel seçimlerde yüzde 6,9 oy almış bir parti, seçim barajı olmamış olsa, belki 50-60 milletvekili çıkaracak iken, hazine yardımından yararlanamamakta; buna karşın, genel seçimlerde daha düşük oy alan -yüzde 1-2 gibi- bir parti ise, Mecliste gelişen durumlara göre, kendisine geçen 5-10 milletvekiliyle hazine yardımına hak kazanmaktadır. Bu durumun ise, bir adaletsizlik ortaya koyduğu çok açıktır. Siyasî Partiler Yasasında yapılacak bir düzenlemeyle, sadece genel seçimlerde belli bir yüzde -örneğin, yüzde 5 olabilir- oy alan partilerin hazine yardımından yararlanması esası getirilebilir; çünkü, halkın iradesini yansıtan seçimler, genel seçimler olup, bu seçimlerde halkın teveccühünü kazanan partilere yardım yapılması, kanımca, hem hukuken hem de siyaseten doğru bir düzenleme olacaktır diye düşünüyorum.

Veto gerekçesine baktığım zaman, açık ve net bir biçimde Anayasaya aykırı bir durumun belirlendiğini söylemem güçtür. Bu nedenle, veto gerekçelerine katılmıyorum ve yasanın Anayasaya uygun olduğunu düşünüyor, bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “29.03.2005 tarihli ve 5325 sayılı partiler kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilme teskeresi (s.s.876)”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2005-04-29-29-03-2005-tarihli-ve-5325-sayili-partiler-kanununda-degisiklik-yapilm (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
