# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 10 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-23-2008-01-10-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Mevlüt Akgün (AK Parti), 10 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 528 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEVLÜT AKGÜN (Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın on birinci bölümü üzerinde söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, en genel anlamda suç, yasaklanan ve cezalandırılan davranışlara denir. Suç, bu anlamda, toplumdaki düzeni bozan ve bu nedenle cezalandırılan, ahlaka ve toplumsal kurallara aykırı bir fiil, ağır bir hatadır.

Bir devletin suçluları cezalandırmak görevi yanında ve ondan daha da önemli bir diğer görevi daha vardır, bu da suçları önlemektir. İşte, suçları önlemek için devletin yerine getirmesi gereken faaliyetler ceza hukukunda “suç siyaseti” olarak adlandırılmaktadır. Suç siyaseti, suça karşı savaşta kullanılan araçların toplamıdır.

Toplumun suç ve suçlulara karşı koyma yöntemleri temel olarak iki ana noktada özetlenebilir: Birincisi, suç öncesi önleyici tedbirler; ikincisi, suç sonrası cezalandırma tedbirleri.

Suç öncesi önleyici tedbirler, tıp biliminde önemli yer tutan koruyucu hekimliğe benzemektedir. Tıpta koruyucu hekimlik ne kadar önemliyse, ceza hukukunda suç öncesi önleyici tedbirler o kadar önemlidir. Bunun yanında, suç işlendikten sonra suçluyu cezalandırmanın, toplum düzenini sağlama, mağduru teskin etme, kamu vicdanını rahatlatma, suçluyu ıslah etme ve benzer suçları işlemekten alıkoyma gibi caydırıcı özelliği vardır.

Barış esasına dayalı toplum düzeninin devamı için, hukuka aykırı fiillerin hangilerinin suç olarak tanımlanması gerektiğinin belirlenmesinde izlenen yolu suç siyaseti göstermektedir. Hangi fiilin suç teşkil edeceği, haksızlık oluşturan bir fiilin suç veya kabahat olarak nasıl tanımlanacağı izlenen suç politikasıyla ilgilidir.

Suç siyasetiyle güdülen amaca ulaşabilmek için uyulması gereken kurallar şunlardır:

a) Kusur ilkesi,

b) Hukuk devleti ilkesi,

c) Hümanizm ilkesi.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz tasarı, çeşitli kanunlarda düzenlenen suçların ve cezaların temel ceza kanunlarına uyumu amacıyla düzenlemeler getirmektedir. Çünkü, temel ceza kanunlarında yapılan düzenlemeyle asli ceza-ferî ceza ayrımı kaldırılmış, yaptırımlar “cezalar” ve “güvenlik tedbirleri” olmak üzere iki ana tasnife tabi tutulmuştur. Diğer yandan, suçlar arasındaki cürüm ve kabahat ayrımı da terk edildiği için, hürriyeti bağlayıcı ceza açısından kabul edilen hapis ve hafif hapis ayrımı da kaldırılmıştır. Böylece, temel ceza olarak sadece hapis cezası benimsenmiştir.

Cürüm ve kabahat ayrımının diğer bir sonucu da, mahkeme tarafından hükmedilen “adli para cezası” ile idari yaptırım olarak uygulanan “para cezası” kavramları da ayrılmıştır.

Temel ceza kanunlarında bu ve buna benzer yapılan değişiklikler nedeniyle, özel kanunlarda düzenlenmiş suç ve cezalara ilişkin hükümlerin aynen muhafaza edilmesi çelişen hükümlere sebep olabilecektir. Örneğin, teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda Türk Ceza Kanunu’nda belirlenen ilkeler ile özel kanunlardaki ilkeler arasında çelişkiler ortaya çıkmıştır. Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek amacıyla, ayrıca hukuk uygulamasında birliği ve hukuk güvenliğini sağlamak için, diğer kanunlarda sadece özel suç ve tanımlamalara yer verilmesi veya bu suçlarla ilgili yaptırımların belirlenmesiyle yetinilmelidir. Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak, Türk Ceza Kanunu’nda belirlenen ilkelerin özel kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulamasının temin edilmesi gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz tasarının 301’inci maddesi ile 330’uncu maddesi arasındaki maddeleri içeren bu bölümde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 362, 363, 367 ve 371’inci maddeleri değiştirilmektedir. Diğer yandan, 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 56, 57 ve 59’uncu maddeleri de değişikliğe uğramaktadır. Maddelerdeki asıl değişiklik ise 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle ilgilidir. Kısaca, Seçim Kanunu’nun yirmi iki adet maddesi değişikliğe uğramaktadır.

Yapılan değişikliklerin hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 10 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-23-2008-01-10-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
