# Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar hakkında (2/62)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim
- **Tarih:** 25 Kasım 2008
- **Gündem:** CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA (2/62)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-23-2008-11-25-cumhurbaskanligi-secimine-iliskin-usul-ve-esaslar-hakkinda-2-62

> Mevlüt Akgün (AK Parti), 25 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA (2/62)); konuşma 550 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEVLÜT AKGÜN (Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tunceli Milletvekili Kamer Genç tarafından verilen (2/62) sayılı Cumhurbaşkanlığı Seçimine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Kanun Teklifi’nin aleyhinde söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, AK PARTİ İktidarı döneminde Anayasa’mızda yapılan en önemli ve kapsamlı değişiklik şüphesiz Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin olan 5678 sayılı değişikliktir. Siyasi tarihimize baktığımız zaman Cumhurbaşkanlığı seçimleri ülkemiz açısından sürekli bir tartışma ve gerilim konusu olmuştur. Gün gelmiş adaylar tehdit edilmiş, bazen Meclis basılmak istenmiş, bazen de Türkiye’de toplumsal olaylar çıkartılarak bir kargaşa ortamı yaratılmıştır. Hatta “367” tartışmaları bile hafızamızda canlılığını muhafaza etmektedir.

İşte Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin bitmeyen bu tartışmaları sona erdirmek isteyen partimiz, 22’nci Yasama Döneminde bir Anayasa değişikliğini gündeme getirerek, bundan sonra cumhurbaşkanlarının halk tarafından seçilmesinin önünü açmıştır. Yani cumhurun başı, cumhur tarafından seçilecektir. Yapılan Anayasa değişikliği ile devletin başı sıfatına sahip ve bu sıfatla, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin birliğini temsil eden Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin usul ve esaslar Anayasa’mızın 101’inci ve 102’nci maddesinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre Cumhurbaşkanı, kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından seçilecektir.

Cumhurbaşkanının görev süresi beş yıl olup bir kimse en fazla 2 defa Cumhurbaşkanı seçilebilecektir.

Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi 20 milletvekilinin yazılı teklifiyle mümkündür. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde 10’u geçen siyasi partiler ortak aday gösterebileceklerdir. Genel oyla yapılacak seçimde geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olacaktır. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılacak ve ilk oylamada en çok oy almış bulunan 2 aday ikinci oylamada yarışmış olacaklardır. Ayrıca yapılan Anayasa değişikliğine göre, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenecektir.

Değerli arkadaşlarım, yukarıda dile getirdiğim Anayasa değişikliği, siyasal sistemimizde köklü değişiklikler meydana getirmiş ve kendine özgü bir parlamenter sistem ortaya koymuştur. Aynı zamanda bu değişiklik, ileri demokrasi uygulamasının en güzel örneklerinden biri olmuştur. Aynı zamanda, Meclisimizin Anayasa değişikliğine ilişkin iradesi halkımıza sunulmuş ve yapılan halk oylamasında yüzde 70’lere varan bir çoğunlukla halkımız Anayasa değişikliğini kabul etmiştir. İşte bu Anayasa değişiklikleri dikkate alındığı zaman, Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir makamın seçimine ilişkin usul ve esasların sadece bir milletvekilinin kanun teklifiyle düzenlenemeyeceği açıktır. Esasında, bu konuda Hükûmetimizin bir tasarı hazırlığı vardır. Kanun tasarı şeklinde Meclis gündemine geldiği zaman, görüşme usulü de dikkate alındığı zaman çok daha uygun bir yöntem olacaktır.

Diğer taraftan, Milletvekilimizin kanun teklifi 37’nci madde uyarınca Meclis gündemine alınırsa komisyon gündemine gelmeden direkt Meclis gündemine geleceğinden, komisyonda siyasi parti gruplarının ve değerli milletvekillerimizin katkılarının sağlanması imkânı da olmayacaktır. Dolayısıyla kanun teklifinin gündeme alınması uygun değildir.

Değerli arkadaşlarım, Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, bu Meclis tarafından, Anayasa’daki usul ve kurallara uygun olarak seçilmiş saygıdeğer bir Cumhurbaşkanımızdır. Kamuoyu yoklamalarına göre başarılı bir Cumhurbaşkanlığı dönemi de geçirmektedir. Makamında tarafsızlığını korumuş ve tüm toplum kesimlerinin bu anlamda hem takdirini almış hem de o toplum kesimlerini kucaklamayı başarabilmiş bir insandır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun, konuşmanızı tamamlayın.

MEVLÜT AKGÜN (Devamla) – Tahminim odur ki… Sayın Kamer Genç’in Cumhurbaşkanımızı eleştiren kelimelerini kullanabilmesi için herhâlde ağzını zemzem suyuyla yıkayıp öyle konuşması gerektiğini düşünüyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Bu düşüncelerle, kanun teklifinin uygun olmadığı kanaatindeyim, gündeme alınmaması gerektiğini düşünüyorum. Karşı oy kullanacağım.

Bütün heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin usul ve esaslar hakkında (2/62)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 25 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-23-2008-11-25-cumhurbaskanligi-secimine-iliskin-usul-ve-esaslar-hakkinda-2-62 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
