# Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2009
- **Gündem:** ÇEK KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.445)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-23-2009-12-10-cek-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-445

> Mevlüt Akgün (AK Parti), 10 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEK KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.445)); konuşma 500 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MEVLÜT AKGÜN (Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çek Kanunu Tasarısı’nın 3’üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, önemli bir kanunu görüşüyoruz. Gerçekten “çek” dediğimiz zaman bir tarafında alacaklı, diğer tarafında borçlu; bir tarafında muhatap banka, diğer yandan da -konuşmacılar defaatle dile getirdiler- ekonomik anlamda çok önemli bir enstrümanı görüşüyoruz. Dolayısıyla, burada yapılacak düzenlemenin, ilgili tarafların hak ve menfaatlerini gözetecek, bu anlamda ekonominin çarklarının da dönmesine yardımcı olacak bir düzenleme olması gerekir.

Çekin bir kambiyo senedi olduğunu ve havale hükmünde olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama ülkemizdeki uygulaması itibarıyla çek diğer kambiyo senetlerinden farklı bir uygulama alanına geçmek suretiyle neredeyse kendine özgü bir uygulama alanı bulmuştur. Gerçekten, çekte vade olmamasına rağmen, uygulamada alacaklı ile borçlu arasındaki sözleşme ilişkisine dayanılarak çekte vade uygulaması ortaya konulmuş, diğer yandan da piyasanın özellikle ihtiyacını dikkate alarak çekte bir sözleşmeden doğan borcun ödenmemesi hâlinde cezai yaptırım hükmü getirilmiştir. Bu uygulama, gerçekten, piyasanın ihtiyaçlarına göre şekil almış bir uygulamadır. Gerçekten, ticaret hayatı, sosyal hayat çok dinamik bir süreç, çoğu zaman kurallarını kendisi koyuyor, çoğu zaman hukuk kurumları bu kurallara yetişememekte ve aciz kalmaktadır. Dolayısıyla, bu uygulamanın ortaya koyduğu ihtiyaçlara dönük olarak da aradan geçen süre içerisinde Çek Kanunu’nda muhtelif değişiklikler yapılmış. Bu durum göstermektedir ki aslında, çeke olan piyasada bir güven unsuru vardır. Çek, güvenilir bir ödeme aracı hâlinde kabul edilmiştir. Bugün de, bakanlarımızın ifade ettiği gibi, piyasada 200 milyarın üzerinde bir çek varlığı varsa, dolaşımı varsa, Türk milletinin, halkının çeke olan güveninin boşuna olmadığı, yanlış veya doğru böyle bir sonuç ortaya çıkmıştır.

Burada bu düzenlemeyi yaparken, piyasanın gerekleri, hukuk kurumları dikkate alınarak, bir yandan çeke duyulan bu güven tesis edilmeli, korunmalı, ceza yaptırımı noktasında altyapısı oluşmadan… Burada bütün hukukçular ceza yaptırımının aslında çağdaş ceza hukukuna aykırı olduğu yönünde hemfikir, fikir birliği içerisinde. Yalnız, cezayı kaldırırken alacaklının, çek ilişkisi doğduğunda, çekte olan cezai müeyyidelere olan güvene dayanarak verdiği hesap edilerek bir defa altyapısı oluşturulmalı; altyapısı oluşturulduktan sonra belki orta vadede hapis cezası kaldırılabilir. Ama bugün içinde bulunduğumuz şartlar dikkate alınmak suretiyle, bir yandan ceza hükmü korunmalı, diğer taraftan da iyi niyetli olan çek mağdurlarına, borçlularına, işinin başına dönerek düzenini devam ettirme ve borcuna ödemek için bir mühlet verilmeli, ona bir fırsat verilmeli. Hükûmetimizin burada yapmaya çalıştığı husus bu çek konusunda mağdur olmuş, elinde olmadan belki ödeme imkânını kaybetmiş insanlara da makul bir süre yani iki yıllık bir süre vermek suretiyle onlara fırsat vermek şeklinde olmuştur.

Değerli arkadaşlarım, tasarının bu 3’üncü maddesinde aslında piyasada çok ihtiyaç duyulan iki tane düzenleme geliyor. Bunlardan birisi bankalar özenli bir tacir gibi davranmıyor, önüne gelen herkese çek karnesi veriyor diye hepimizin şikâyet ettiği bir durum var. Belki getirilen düzenlemeler bu anlamda tam yeterli de sayılmayabilir ama bankaların sorumluluğu bu kanunla, bu tasarıyla artırılıyor ve her bir çek yaprağı için bankaların ödeme yükümlülüğü artırılıyor, diğer yükümlülükleri de sorumlulukları da bu kanunla artırılıyor.

Diğer taraftan, uygulamada vadeli çek uygulaması tacirler arasında genel bir uygulama hâline gelmiş, genel bir kabul hâlini almış, dolayısıyla bu maddeyle vadeli çekin önü açılıyor ve vadeli çekte…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-23-2009-12-10-cek-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-445 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
