# Sulama alanlarında arazi düzenlenmesine dair tarım reformu kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s.:566)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mart 2011
- **Gündem:** SULAMA ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR TARIM REFORMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:566)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-23-2011-03-02-sulama-alanlarinda-arazi-duzenlenmesine-dair-tarim-reformu-kanununda-d

> Mevlüt Akgün (AK Parti), 2 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SULAMA ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR TARIM REFORMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:566)); konuşma 925 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA MEVLÜT AKGÜN (Karaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 566 sıra sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun teklifi, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun 22/11/1984 tarihinde kabulünden sonra uygulamada karşılaşan sorunları gidermek amacıyla hazırlanmıştır. Kanun teklifi ile aynı zamanda toplulaştırma çalışmalarının daha verimli hâle getirilmesi amaçlanmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, tarımda en büyük hedef verimliliği artırmak olmalıdır. Tarımda verimliliğin artırılması için mutlaka tarım arazilerinin toplulaştırılmasında zaruret vardır. Çeşitli nedenlerle ekonomik olarak tarımsal faaliyet yapmaya imkân vermeyecek biçimde parçalanmış, dağılmış, bozuk şekilli parsellerde modern tarım işletmeciliği şeklinde üretim yapmak ve dünya ile rekabet etmek mümkün değildir. Maalesef, ülkemiz, tarım arazilerinde bu verimsizliği yaşamaktadır. Ülkemizde tarım işletmelerinin sahip oldukları araziler miras ve diğer nedenlerle her geçen gün daha da küçülmüştür. 1950 yılında, tarımda işletme sayısı 2,2 milyon iken ortalama işletme büyüklüğü 100 dekar idi. 2000 yılında, işletme sayısı 3 milyon 20’ye ulaşırken ortalama işletme büyüklüğü 61 dekara kadar düşmüştür. İşletme ölçeği küçülürken bugün, işletme başına parça sayısı artmıştır. İşletme başına parça sayısı 7 rakamıyla ifade edilmektedir. Bu oranlara bakıldığında, ülkemizde işletme büyüklüğü, dünya ortalamasının çok altındadır. Bu durum, tarımda verimliliği olumsuz etkilemekte ve ülke tarımının dünya ile rekabet etme şansını zora sokmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, arazilerin parçalanmasının, bilindiği gibi çeşitli nedenleri vardır. Miras ve intikal yoluyla parçalanma, hisseli ve bölünerek yapılan satışlar, sulama, kara yolları, demir yolları gibi tarım arazilerinden geçen kamu yatırımları, sermaye ve iş gücü yetersizliğinden dolayı yapılan kısmi kiracılık ve ortakçılık, sel, taşkın ve heyelan gibi doğal afetler ve özellikle tarım kesimindeki yüksek nüfus yoğunluğu baskısı, arazilerin parçalanmasına yol açmaktadır.

Bununla birlikte, burada, toplulaştırmanın çiftçilerimiz açısından faydalarına da kısaca değinmekte fayda var. Toplulaştırmayla, parçalı ve dağınık araziler birleştirilmekte, tarım arazileri düzgün şekilli parçalara dönüştürülmekte, her tarla toplulaştırma yoluyla su kanalına kavuşmakta, her tarla yine toplulaştırma yoluyla yola kavuşmakta, ulaşım daha kolay ve ekonomik hâle getirilmekte, tarım makinelerinin kullanımı daha ekonomik olmaktadır. Aynı zamanda, ekilebilir arazi miktarı artmaktadır, zirai mücadele ve gübreleme kolaylaştırılmakta, kullanılmayan küçük araziler değerlendirilmekte, tarla sahipleri arasındaki anlaşmazlıklar toplulaştırma yoluyla ortadan kaldırılmaktadır. Tarım için en ideal parsel ebatları toplulaştırma yoluyla oluşturulmaktadır, kadastro yenilenmiş olmaktadır, köy yerleşim yerleri iyileştirilmekte ve geliştirilmektedir.

Yukarıda bahsettiğim gibi, toplulaştırmanın faydaları saymakla bitecek gibi değildir.

Değerli arkadaşlarım, kamu yatırımları açısından da toplulaştırmanın önemli faydaları vardır. Şöyle ki: Bir ülkenin kalkınmasında kara yolları, demir yolları, barajlar, sulama ve drenaj kanalları gibi kamu yatırımları büyük önem arz etmektedir. Büyük çoğunluğu kırsal alanlarda yapılan bu kamu yatırımları için büyük meblağlara ulaşan kamulaştırma bedelleri ödenmektedir. Bu yatırımlarla, aynı zamanda, tarım arazileri parçalanmakta, şekli bozulmakta, arazi toplulaştırması yapılırken yol ve kanal gibi kamu ortak kullanım alanları için toplulaştırmada yüzde 10’lara varan oranda kesintiler yapıldığı için ve hazine arazileri de kullanıldığı için kamunun kamulaştırma ihtiyacı önemli ölçüde karşılanmaktadır.

Toplulaştırmanın bu faydalarının yanında, hisselilik, sulama ve ulaşımdan kaynaklanan sosyal huzursuzlukları önlediği ve yargının bu alandaki yükünü de azalttığını belirtmekte fayda vardır. Aynı zamanda, tapu kadastro kayıtlarının yenilenmesi, düzenleme sonrasında arazilerinin kıymetlenmesi, mera arazilerinin hayvancılığa uygun hâle getirilmesi, tarımda kullanılan girdilerde önemli oranda tasarruf sağlanması da toplulaştırmanın faydaları arasında sayılabilir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kısaca ülkemizdeki arazi toplulaştırması çalışmalarına bir göz atmakta fayda vardır diye düşünüyorum. Toplulaştırma çalışmalarında da şöylece baktığınızda AK PARTİ hükûmetlerinin farkı hemen ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki: Türkiye’de işlenebilir tarım arazisi miktarı 25 milyon hektardır. Ekonomik sulanabilir arazi miktarı ise 8,5 milyon hektardır. 2010 yılı verilerine göre, bu miktarın yüzde 62’si, yani 5,3 milyon hektar arazi sulamaya açılmıştır. Sulama alanlarının düşük olması millî ekonomi için gelir kayıplarına neden olmaktadır. Ülkemizde toplulaştırması yapılabilecek arazi miktarı ise en son teknikle yapılan hesaplamada 14 milyon hektar olarak hesaplanmıştır. Bunun 8,5 milyon hektarı sulu arazi; 5,5 milyon hektarı ise kuru alanlardan oluşmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, ülkemizde toplulaştırmanın başladığı 1960 yılından 2002 yılına kadar yani kırk bir yılda toplam 450 bin hektar alan toplulaştırması yapılmış iken, 2002 yılından 2010 yılına kadar sekiz yılda yaklaşık 691 bin hektar alan toplulaştırması yapılmıştır. Yani AK PARTİ hükûmetleri döneminde toplulaştırma çalışmaları hız kazanmış, önceki kırk bir yıldan daha fazla toplulaştırma çalışması AK PARTİ hükûmetleri döneminde yapılmıştır.

İktidarımızın büyük önem verdiği bölgesel kalkınma planları olan GAP, DAP ve KOP projelerine ayrılan büyük ödenekler sayesinde bu bölgelerimizde toplulaştırma işlemlerinin hız kazandığı ve birkaç yıl içerisinde bu bölgelerde toplulaştırma işlemlerinin büyük oranda bitirilmiş olacağı söylenebilir.

Tek başına bu rakamlar bile AK PARTİ’nin tarıma verdiği önemi ve desteği göstermektedir. İktidarımız döneminde tarıma her alanda verilen destek miktarları önemli ölçüde artırılmıştır. Ziraat Bankasının verdiği kredi miktarı neredeyse 15 milyarı aşarken, 2002 yılında yüzde 38 olan kredi dönüş oranı 2010 yılında yüzde 97’lere ulaşmıştır. Faizlerin bazı kalemlerde sıfıra kadar düştüğü düşünülürse, çiftçimize verilen desteklerin büyüklüğü daha iyi anlaşılmış olur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kanun teklifinin uygulamada yaşanan sorunları ortadan kaldırmak ve toplulaştırma işlemlerini hızlandırmak amacıyla verildiğini ifade etmiştim. Teklifin 1’inci maddesiyle, dağıtım normunun 10 katını aşan arazilerde kamulaştırma işlemi zorunlu olmaktan çıkarılmış, Bakanlar Kuruluna bu konuda takdir hakkı verilmiştir. Böylece, kamulaştırma zorunluluğunun devlet bütçesine getireceği yük önlenmek istenmektedir. 2’nci maddeyle, toplulaştırma esnasında tarla içi yeni ulaşım yolları, sulama ve drenaj kanalları, tesviye çalışmaları, köy yerleşim ve gelişim alanlarının yeniden düzenlenmesi gibi altyapı çalışmalarından bahsetmek suretiyle, bu çalışmaların toplulaştırma çalışması kapsamında olduğu belirtilerek, hem tereddütler giderilmek hem de bu alandaki yetki karmaşası önlenmek istenmiştir. Teklifin 3’üncü maddesiyle, çiftçilerimizin kredi imkânlarından daha kolay ve daha fazla yararlanabilmesi için, ipoteklerin sadece kamu bankalarınca değil, diğer ticari bankalarca da yapılabilmesi temin edilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, bu düşüncelerle, çiftçimiz ve toplulaştırılan arazi alanlarında önem ifade eden bu kanun teklifinin tarım kesimine ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “Sulama alanlarında arazi düzenlenmesine dair tarım reformu kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s.:566)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-23-2011-03-02-sulama-alanlarinda-arazi-duzenlenmesine-dair-tarim-reformu-kanununda-d (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
