# Sekizinci cumhurbaşkanı turgut özal'ın ölüm yıldönümü nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Miraç Akdoğan (Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim
- **Tarih:** 15 Nisan 2004
- **Gündem:** SEKİZİNCİ CUMHURBAŞKANI TURGUT ÖZAL'IN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mirac-akdogan-22-2004-04-15-sekizinci-cumhurbaskani-turgut-ozal-in-olum-yildonumu-nedeniyle

> Miraç Akdoğan, 15 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEKİZİNCİ CUMHURBAŞKANI TURGUT ÖZAL'IN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE); konuşma 583 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİRAÇ AKDOĞAN (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Sekizinci Cumhurbaşkanımız, büyük devlet ve siyaset adamı, muhterem insan Turgut Özal'ın vefatının 11 inci yıldönümü dolayısıyla söz almış bulunuyorum. Merhum Özal'ı rahmet ve şükranla anıyorum; bu vesileyle, merhum Özal başta olmak üzere, bugüne kadar ülkemize hizmet etmiş devlet ve siyaset adamlarımızdan ebedî âleme göçmüş olanları rahmetle yad ediyorum.

Geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Sayın Sabancı başta olmak üzere, ülkemizin kalkınması, gelişmesi için çalışmış işadamlarımızı da rahmetle yad ediyorum.

Değerli milletvekilleri, merhum Özal'ın Türkiye'de büyük bir çığır açtığı, dost-düşman hiç kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçektir.

Sağlığında Özal'a en şiddetli şekilde muhalefet edenler bile, bugün, onu takdir ve hasretle anmaktadırlar. Çünkü, Özal'la birlikte Türkiye'de her şeyin ölçüsü değişmiştir.

Tarihçi Yılmaz Öztuna'nın ifadesiyle, Özal'ın devrinde Türkiye bir dünya devleti olmuştur. Evet, Özal'la birlikte ülkemizde ihracatın, ithalatın, devlet yönetiminin, fakirliğin, zenginliğin, demokrasinin, siyasetin ölçüsü değişmiştir; her alanda standartlar yükselmiştir. Türkiye, değerler siyasetinden demokrasi siyasetine Özal'la birlikte geçmiştir.

Türkiye, demokrasinin toplumun her kesiminin talep ve ihtiyaçlarını karşılayan yüzünü Özal'la birlikte tanımaya başlamıştır. Türkiye, polemik siyasetinden somut rakamlara dayalı ekonomi siyasetine Özal'la birlikte geçmiştir. Türkiye, açık siyaseti, şeffaf yönetimi, dışdünyayı Özal'la birlikte keşfetmiştir.

Değerli milletvekilleri, rahmetli Özal, 1992 yılında yapılan 3 üncü İzmir İktisat Kongresinde, Türkiye'nin on yıl sonraki hedefini şöyle ifade ediyordu: "Önümüzdeki on yıl içinde Türkiye'nin ana hedefi, sayıları on onbeşi geçmeyen ileri ülkelerden bir tanesi olmaktır."

Özal, bu hedefin temellerini de şu şekilde ortaya koyuyordu: "Serbest piyasa ekonomisi yerleştirilmeli; devlet, millî gelirin yüzde 30'undan fazlasını toplamamalı; devlet, sınaî ve ticarî faaliyetlerden çekilmeli; devlet, yeniden yapılandırılmalı, çevrenin korunmasına önem verilmeli."

Fakat, Türkiye geçtiğimiz on yılın büyük bölümünü Özal'ın hedefleri doğrultusunda çalışmaktan çok, siyasî ve ekonomik krizlerle boğuşarak geçirmiştir. Buna rağmen, Özal'ın en büyük hedefi olan 21 inci Yüzyılı Türklerin yüzyılı yapma şansını henüz yitirmiş değiliz. Yapmamız gereken, Özal'ın bıraktığı yerden devam etmektir.

Bugün, Türkiye, tam üyelik başvurusunu Özal'ın yaptığı Avrupa Birliği üyeliğine tarihinde olmadığı kadar yakındır. Özal'ın ifadesiyle, cesaretli, aynı zamanda da sabırlı, dikkatli ve hesaplı bir şekilde Avrupa Birliği üyeliği önündeki engeller birer birer aşılmaktadır.

Bugün, Türkiye, enflasyon canavarının belini kırmıştır. Bugün, Türkiye, her yıl ihracat rekoru kıran bir ülke durumundadır. Bugün, Türkiye, insanlarının yeniden devletine ve geleceğine güven duyduğu bir ülke haline gelmiştir. Bugün, Türkiye, kamu yönetiminden mahallî idarelere, hukuktan sağlığa kadar her alanda radikal yeniden yapılanma çalışmalarının yürütüldüğü bir ülkedir; yani, ülkenin rotası yeniden Özal'ın hedeflediği istikamete çevrilmiştir. Bu tablo, doğru olanın Özal'ı geçmişte değil gelecekte aramak olduğunu göstermektedir.

Değerli milletvekilleri, rahmetli Özal, cumhuriyet tarihimizin Atatürk'ten sonra Menderes'le birlikte demokrasi ve kalkınma sembolü bir ismidir.

Özal'ın her kesimle kurduğu yakın ve samimî diyalog onun kimi zaman yanlış anlaşılmasına da yol açmıştır. Merhuma çarpık gözle bakan kimileri için Özal, devleti zaafa uğratan bir kişi, kimilerine göre iflah olmaz bir gerici, kimilerine göre de AB ve ABD'nin gözü kapalı bir savunucusuydu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Akdoğan.

MİRAÇ AKDOĞAN (Devamla) - Oysa, Özal hiçbiri değildir. Özal radikal bir reformcudur; ama, asla devletin temel esaslarıyla sorunu olmamıştır. Özal samimî bir inanç adamıdır; ama, asla ülkeyi geriye götürmek gibi bir niyeti ve icraatı olmamıştır. Özal, Türkiye'yi Avrupa Birliği üyesi yapmak istemiştir; ama, asla Türkiye'yi tek alternatife mahkûm etmemiştir, asla teslimiyetçi bir dışpolitika izlememiştir.

Özal, değişimi devlet eliyle değil halkın gücüyle gerçekleştirmenin peşindeydi; çünkü, Özal biliyordu ki, topluma dayanmayan, milletten güç almayan hiçbir dönüşümün başarıya ulaşması mümkün değildir. Türkiye'nin içine girdiği yeni dönem, Özal'ın ilkeleri ve hedefleriyle uyumlu bir görünüm çizmektedir. Türkiye, dönüp dolaşıp, doğruyu yeniden bulmuştur.

Bu vesileyle, merhum Özal'ı, bir kez daha, rahmetle, şükranla ve hasretle yâd ediyor, hepinize saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Miraç Akdoğan (Malatya). “Sekizinci cumhurbaşkanı turgut özal'ın ölüm yıldönümü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mirac-akdogan-22-2004-04-15-sekizinci-cumhurbaskani-turgut-ozal-in-olum-yildonumu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
