# İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti hakkında kanun (s.s.:16)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mithat Melen (MHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 1 Kasım 2007
- **Gündem:** İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ HAKKINDA KANUN (S.S.:16)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b015/tbmm230030150613.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2007-11-01-istanbul-2010-avrupa-kultur-baskenti-hakkinda-kanun-s-s-16-2

> Mithat Melen (MHP), 1 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ HAKKINDA KANUN (S.S.:16)); konuşma 958 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MİTHAT MELEN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her şeyden önce, büyük insan Erdal İnönü için, ailesine ve hem de milletimize başsağlığı dilemekle başlamak istiyorum ve son günlerde ölen şehitlerimize. Hepimiz bu açıdan üzüntülüyüz.

Ben, daha çok, olaya teknik açıdan bakmak istiyorum. Çünkü, burada hep genellikle bu işin politikası üzerinde duruldu. Ama, teknik açıdan bu işle kimse ilgilenmedi.

Çok dikkat buyurursanız, İstanbul'un kültür başkenti olması için -zaten Grubum adına söz almış bulunuyorum- hiç kimsenin aykırı bir görüşü yok. İstanbul'un kültür başkenti olması bence gecikmiş bir olay zaten. Onun için, o konuda bir tereddüdümüz yok. Bunun için de, ortaya konulan böyle bir yasa bir kere teknik açıdan bence gereksiz. Çünkü, şimdiye kadar Türkiye böyle büyük organizasyonları yapmıştır. Ben de o birçok organizasyon içerisinde görev aldım. Tanıtma Fonuna bir para konularak bile yapılabilecek işler bunlar. Fakat, nedense, anlamıyorum, bir taraftan işi sivil örgüt boyutunda ele alıp, öbür taraftan, kamu hukukuyla... Çünkü, kamu paralarını kullanacaksınız, devlet fonlarını kullanacaksınız; onları birbirine karıştırarak, ortaya, biraz da acayip bir yasa ve ilk defa da yanlış bir olay çıkıyor.

Şimdi, bunu nereye koyacağımız zaten bütün tartışma konusu hâline geldi, onun için denetim üzerinde çok duruldu, arkadaşlarımız onun için çok söz aldılar. Ama bu hareket, bir sivil örgüt hareketi olarak başlamış bir iş; zaten, Avrupa'da da öyle başlamış bir iş. Şimdi, o sivil örgüt hareketine kamudan kaynak sağlamakla, bir yerinden olayı delmek zorunda kalıyoruz ve deldikçe de hata yapıyoruz. Bu yasa geçerse -ki, bazı arkadaşlarımız söyledi bunu- bu yasanın uygulanması sırasından, inanın, belirli insanlar yargılanacaktır. Çünkü, kamu fonlarını kullanmak Türkiye'de yasalarla belli ve Türkiye'de birçok insan da kamu fonlarını yanlış kullandı diye yargılanmıştır.

Şimdi, burada da öyle maddeler var ve öyle geriye dönemeyeceğimiz şeyler var ki, ben biraz da, hem Hükümetin hem bu yasayı çıkaran o sivil örgütlerle ortak iş yapan arkadaşlarımızın işi bir parça da fazla karıştırdığı ve bürokrasiye boğduğu fikrindeyim. O kadar fazla kurul var ki burada, dört- beş tane ayrı kurul var. O dört-beş tane ayrı kurulun yetkileri düzgün ve açık belirtilmemiş. Onları kim tayin edecek? Onların nitelikleri ne olacak? O başkanların aralarındaki ilişkiler ne olacak? İşte, Koordinasyon Kurulu, öbür kurullar falan... Ve burada birçok eksik de konu ve madde var. Mesela, 12'nci maddede -biraz daha maddeye dönersek- ilk olarak, ulusal bir banka nezdinde hesap açtırıl- masından bahsediliyor.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - Ulusal banka mı kaldı?

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) - Kalmadı mı?

MİTHAT MELEN (Devamla) - Bir kere, o açıdan da bakmıyorum da... Zaten, Türkiye'deki bütün bankalar ulusaldır, öyle bir münakaşaya bile gerek yok. O maddede, orada niye öyle bir şey var?

İkincisi: Mesela, İstanbul Özel İdaresinin ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2008, 2009 ve 2010 yıllarında bütçelerine bir aktarma yapılacak. 2008 bütçesi görüşülüyor şimdi. Böyle bir şeye hazırlanmamı şsanız eğer, aktaramayacaksınız. Bu yasa çıksa bile kullanamayacaksınız. Çünkü, bir alttaki maddede, yani (3)'üncü fıkrada "(a) ve (b) bentlerinde belirtilen kuruluşların bütçelerinden ayrılacak ödenekler her yılın Mart, Haziran ve Eylül aylarında özel hesaba yatırılır." diyor. Peki, o nasıl yetişecek? Bunu da Yürütme Kurulu belli edecek. Yani, kanun çıksa bile, aşağı yukan altı ay arada zaman farkı olacak ki bu paraların aktarılması açısından. Çok teknik...

Efendim, oradan devam edersek, mesela 12'nci maddenin (b) fıkrasında... Bütün bunları söylerken de, gerçekten yani, böyle bir işi yaparken kendi önünüzü tıkar bir durumda olmamanız için söylüyorum. Yoksa, bu işe karşı olmak yetmiyor, bu işi yapmak lazım ve bu işler sanıldığından zor işlerdir teknik açıdan. Bu organizasyonlar içinde çalışmış biri olarak söylüyorum.

Şimdi, İstanbul Ticaret Odası ve Sanayi Odası tarafından bütçeye aktarılacak paylar... Onların bu konuda nasıl organize olacağı da çok şüpheli. Onların yasaları bu işe nasıl müsait? O konuda hiçbir şey konuşmuyoruz. Yani, aktaracak... Nasıl aktaracak? Hangi fondan aktaracak?

Yine, bir arkadaşımız, burada, sivil örgüt olarak bahsetti sanayi ve ticaret odalarından. Anaya- sa'da açıkça belirtilen bir kuruluş nasıl sivil örgüt olabiliyor? Sivil örgüt tanımını da, burada, galiba bu kanunda yapamamışız. İstanbul Sanayi ve Ticaret Odası sivil örgüt değildir. Anayasa'ya bakın, ilgili maddelerine. Ayrıca, yine burada belirtildi, Anayasa'nın özellikle 165'inci maddesi. Ama, mesela, hiç 163'üncü maddeden, Kesin Hesap Kanunu'ndan kimse bahsetmedi. Kesin Hesap Kanunu sırasında bu işlerin tekrar gelip nasıl aklanacağı konusunu hiç düşünmedik. Burada yasa da düşünmemiş. Bunları düşünmemiz lazım. İleride aksayacak. Eğer Anayasa Mahkemesine birisi dava açarsa herhalde sıkıntı da çıkabilir. Hukukçular benden daha iyi biliyorlar bunları. Ben hukukçu değilim, ama zaten bizim esas meselemiz ekonomiyle hukuk arasındaki ilişkiyi ciddi olarak kurabilmek, yani ikisini birden güncelleştirebilmek. Ama bu yasa kendi kendini korumak için kendi kendini zora sokuyor, dikkat edelim. Bu, şahsi fikrim.

Sonra, mesela yurt dışından alınacak gelirler... Onları nasıl bütçeleştireceksiniz? Onun da ayrı yasalan var, yurt dışından alınan gelirlerin hazinenin, içinden geçip geçmeyeceği, Avrupa fonlarının da keza nasıl kullanılacağı... İşte, sadece "Avrupa Birliği Komisyonunun projeye tahsis edeceği fonlar" diye bir madde geçmiş, hiç bunun altyapısı yok. İleride uygulamada zorluk çıkacağı için bunları söylemeye çalışıyorum.

Sonra, hele bir 12'nci maddenin 4'üncü fıkrası var ki, mesela Özel hesapta toplanan paraların ne- malandırılmasına ilişkin madde. Şimdi, Türkiye'de ranttan, Türkiye'de belirli yerlere fonları transfer ederek belirli kişileri, insanları, çevreyi zengin etmekten bahsediyoruz ve şikâyet ediyoruz. Bu nemalandırma meselesi de çok ciddi bir mesele. Nasıl nemalandıracaksınız? Para nerede birikecek? O parayı kim kullanacak ve o paranın faizi nasıl tekrar gelir sistemi içerisine girecek; ki, Türkiye'de reel faizlerin yüzde 12 olduğunu düşündüğümüz zaman?

Bir şey daha çok önemli: Bu fon ve kamu fonu meselesini de açıklıyor. Yani, fon aslında, açıkça ortaya koymak lazım ki, fonun özeli kamusu yok. Bence fon zaten kamunundur, yaratılan bir şeydir. Onun için, bu fonu yarattığımız zaman zaten kamunun fonlarını kullanıyorsunuz demektir. Şimdi, orada da özel hükümlere tabi tutuyorsunuz, özel yasalara tabi tutuyorsunuz, yani bir tüzel kişilik verip. Peki, hem kamu fonlarını kullanıp hem tüzel kişi olarak belirtip hem de özel hukuk hükümlerine tabi tutacaksınız. Oradaki çelişkileri nasıl çözeceğiz? Onun için onları arz etmek istedim.

Sanıyorum süremi iyi kullanıyorum Sayın Başkan.

Çok teşekkür ederim, saygılar sunarım.

---

**Kaynak gösterme:** Mithat Melen (MHP, İstanbul). “İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti hakkında kanun (s.s.:16)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 1 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2007-11-01-istanbul-2010-avrupa-kultur-baskenti-hakkinda-kanun-s-s-16-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b015/tbmm230030150613.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
