# Türkiye cumhuriyeti hükümeti ve avrupa toplulukları komisyonu arasında katılım öncesi yardım aracı (ıpa) ile temin edilen yardımın uygulanması çerçevesinde türkiye cumhuriyetine sağlanan avrupa topluluğu mali yardımlarıyla ilgili işbirliği kuralları hakkında çerçeve anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı (s.s.:308)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mithat Melen (MHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 3 Aralık 2008
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ VE AVRUPA TOPLULUKLARI KOMİSYONU ARASINDA KATILIM ÖNCESİ YARDIM ARACI (IPA) İLE TEMİN EDİLEN YARDIMIN UYGULANMASI ÇERÇEVESİNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİNE SAĞLANAN AVRUPA TOPLULUĞU MALİ YARDIMLARIYLA İLGİLİ İŞBİRLİĞİ KURALLARI HAKKINDA ÇERÇEVE ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:308)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2008-12-03-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ve-avrupa-topluluklari-komisyonu-arasinda

> Mithat Melen (MHP), 3 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ VE AVRUPA TOPLULUKLARI KOMİSYONU ARASINDA KATILIM ÖNCESİ YARDIM ARACI (IPA) İLE TEMİN EDİLEN YARDIMIN UYGULANMASI ÇERÇEVESİNDE TÜRKİYE CUMHURİYETİNE SAĞLANAN AVRUPA TOPLULUĞU MALİ YARDIMLARIYLA İLGİLİ İŞBİRLİĞİ KURALLARI HAKKINDA ÇERÇEVE ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:308)); konuşma 1.200 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA MİTHAT MELEN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ve Avrupa Toplulukları Komisyonu Arasında Katılım Öncesi Yardım Aracı ile İlgili Çerçeve Anlaşmanın Onaylanmasına Dair Tasarı hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına konuşmaya çalışacağım. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Bir noktada açıklık getirmekte yarar var: Katılım öncesi yardım aracı, aslında Avrupa Birliğinin, üye olmaya çalışan önce aday, sonra da aday olma potansiyeli olan ülkelerine verilen bir yardım. Bu bir sistem. Ayrıca bu sistem içinde bizim düştüğümüz bir açık durum, yanlış durum var. Şöyle: Biz aday ülke iken bizimle beraber aday ülke olan mesela Hırvatistan şimdi üye oldu, dolayısıyla yani bizim pozisyonumuz da geriledi; onun için 2005’ten itibaren kullanmaya başladığımız birtakım fonun yanında tekrar fonlarımızı artırmak gereği duydu. Onun için ki mesela Bosna-Hersek, Karadağ, hatta Makedonya bu sistemin içerisine girdi. 2007’den 2013 yılına kadar Avrupa Birliğinin bu iş için ayırdığı 11,4 milyar euro var. Türkiye için de 2007-2010 yılları arasında 2,25 milyar euro var.

Şimdi, burada bunların hibe olması, demin, biraz önce bir tartışma konusu oldu; efendim, bu sistemin aslında var bunların hibe olması. Hibe olduğu için, ya hibeyi kabul edeceksiniz yahut da eşit muamele görmeyeceksiniz. Çünkü Avrupa Birliğinin kurumları sizden vergisiz istifade ediyor. Bu doğru, bu yapı da var, aynı şey Dünya Bankası sisteminde de var.

Şimdi, bu niçin gerekli? Çünkü, bir yerde de sistemin, aslında, Avrupa Birliğinin kurumlarına iş sahibi yapmak var, müşavir olarak atamak var. Yani, bu hibeyi kabul ettiğiniz andan itibaren… Ki katılım öncesi anlaşmasında bu hibelerin nasıl kabul edileceğine dair de bir çerçeve ve yapısal bir konum var. Onun için, burada çok fazla ve yanlış bir yerde tartışma yapıyoruz bu hibeler niye ayrımcılık yapıyor diye. Ya hibeyi kabul etmeyeceksiniz ya ettiğiniz zaman da bu meseleyi aynen alacaksınız. Ama bakın, Türkiye bu yıl bile 467 milyon euro kullanıyor bu işten ama bu anlaşma onaylanmazsa ne 2007 ne 2008’de bunları kullanamayacak. Hatta, bizim Çevre ve Orman Bakanlığımız, Ulaştırma Bakanlığımız ve Ticaret Bakanlığımız bu hibelerden yararlanmak için belirli programlar ve projeler yapmış durumda ve bunlar bekliyor.

Şimdi, tamamı hibe olan anlaşmanın yürürlüğe girmesi için bu çerçeve anlaşmasının imzalanması lazım, daha doğrusu Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanması lazım. Bu da şimdi gecikmiş durumda, zaten şu anda gecikmiş durumda. Bu gecikmeyi en kısa zamanda kapatmak zorundayız. Yani, eğer bunu kabul ediyorsanız, esas itiraz etmeniz gereken nokta bu hibeyle ilgili idi; hibeyi kabul ediyorum, etmiyorum... Bence esas mesele de burada düğümleniyor. Avrupa Birliği devamlı olarak Türkiye’yle ilgili meselelerinde Türkiye'nin tam üyeliğini geciktiriyor. Tam üyeliğini geciktirdikçe daha fazla hibe veriyor bir yerde, biz de onları kabul ediyoruz.

Yine tartışmamız gereken hikâye… Ki bu hibelerin, yani bu projelerin çok önemli ve doğru tarafları da var, mesela bölgesel ve sınır ötesi iş birliği için kullanılması çok önemli. Türkiye'nin en önemli sorunlarından biri bölgesel kalkınma. Bu kürsülerde bahsedildi, belki ben de çok söyledim: Eğer Sivas’ın doğusuna sıfır vergi alsak ve bu fonlardan yararlansak belki çok akıllı iş yapmış oluruz. Mademki bölgesel bir iş birliği bu, bunu da kabul ettirebiliriz. Mesela, onları tartışmak önemli.

Sonra, kurumsal kapasite geliştirme. Çok ciddi bir olay kurumsal kapasite geliştirme. Yani, Türk toplumunun, özellikle Türk yapısının, ekonomik ve siyasi yapı buna dâhil, sadece Avrupa Birliğine değil, dünyaya uyumu için, yapısal değişimi sağlamak için önemli bir yardım bu, önemli bir kaynak. Bundan, sadece paradan istifade etmiyorsunuz, gelecek teknolojiden de istifade ediyorsunuz çok önemli miktarda. O teknoloji de ciddi bazen. Mesela, bizim üniversitelerimiz, dünya düzeyine çıkabilmek için belirli kurumsal ve yapısal değişikliğe ihtiyacı var, bu fonlardan istifade edebilirsiniz; hiç bunu düşünmedik, bunu da düşünmemiz gerekiyor. Ayrıca, yapısal olduğu için bu fonların kullanılması, yapısal fonları da kullanabilmek için bunları, hakikaten, kalkınmaya büyük ölçüde yardım var. Şimdi, Türkiye'nin en önemli sorunlarından bir tanesi, malum, özel sektörün borçları; bunları, hakikaten yeniden yapılandırmak için de kullanılabilir bunlar.

Esas, mesela, bunların ben tartışılmasını bekliyorum burada. Bunları tartışmak yerine, başka şeyi tartışıyoruz. O zaman neyi tartışmamız lazım? Bakın, başka bir şeyi tartışmamız lazım, o da şu: Avrupa Birliğinin kendisi Türkiye'nin IMF’ye gitmesini söylüyor. Hâlbuki bizim bir numaralı ortağımız, neredeyse gayrisafi millî hasılamızın yüzde 50’sinden fazlasını ticaret olarak yaptığımız ülke, bağladığımız ülke Avrupa Birliği. Türkiye'nin gayrisafi millî hasılasının yarısından fazlası Avrupa Birliğiyle ilgili. Türkiye'nin ticaretinin yarısından fazlası Avrupa Birliğiyle yapılıyor. Biz de Avrupa’nın altıncı ortağıyız. Şimdi, sizin en önemli ortağınızın belki tek işleyen işlerinden bir tanesi de mali ilişkileriniz. Mali ilişkileriniz konusunda eleştiri getiriyorsunuz veya getirenler var, ama esas benimle niye ekonomi konuşmuyor, ekonomik konuları niye gündeme getirmiyor diye hiç kimse konuşmuyor, konuşmak da istemiyor; çok ilginç bir şey. Yani, Türkiye eğer ya bu yolda, katılım öncesi ortaklık şeyiyse bu veya yardım aracıysa esas konuşulması gereken burada, bu yardım aracını, tam ortaklığa giden bir şekilde yapılması lazım, hiç onunla ilgisi yok. Çünkü bugün dünyada öyle bir küresel kriz oldu ki Avrupa Birliği kendi yapısını değiştirdi. Yani bugün hani o Barselona ve çok önemli Lizbon süreçleri var ya, o süreçler de tamamen iflas etti yani Avrupa Birliğinin ekonomik yapısını düzenleyen süreçler iflas etti, yeni bir süreç başladı. Bugün Avrupa Birliğindeki bankalar özelleştirilmemiştir, devletleştirilmiştir, hisse senetlerini Avrupa Birliği devletleri almıştır. O zaman, teorik olarak konuştuğumuz katılım anlaşmasının, bir kere, bana sorarsanız, fazla da geçerli olmadığı bir gerçek. Yani bizim Avrupa Birliğiyle yeni bir stratejik düşünme boyutuna geçmemiz lazım.

Şimdiye kadar, son otuz altı senedir Avrupa Birliğiyle en iyi işleyen ilişkilerimiz mali ilişkilerimiz, hem mali protokolleri doğru kullanmışız hem şimdiye kadar önemli projelerin altına imza atmışız ama esas işlemeyen ilişkilerimiz ve hiç konuşmadığımız şeyler ekonomik entegrasyonumuz. Eğer Türkiye gerçekten bütünleşmek istiyorsa o ekonomik entegrasyonu sağlayacak yapıyı konuşması ve tartışması lazım. Fakat, fasılların açılması da dâhil olmak üzere Türkiye ile Avrupa Birliği ekonomik meseleleri konuşmama kararı almış. Fasılları açmıyor yani ekonomiyi konuşamıyoruz dünyada bu kadar önemli şey olmasına rağmen. Şimdi bu olayı, özellikle bu yardım aracını Türkiye’nin en kısa zamanda kullanabilecek hazır projeleri var. Ayrıca bu bir performans meselesi. Yani siz -ki burada 2,24 civarında milyar dolardan bahsediyoruz, tabii 2007-2010 arasında- biraz önce söylemeye çalıştığım Hırvatistan’ın da devreden çıkmasıyla bunu 5 milyar dolara kadar artırabilirsiniz veya 5 milyar euroya kadar artırabilirsiniz eğer o kriterleri yerine getirirseniz ve bunları doğru kullanabilirseniz. Bir de N+3 kuralı var. Bu N+3 kuralı da bu tahsisatların üç yıl içerisinde kullanılması gereği var. Hani geri iade edilen paralar var ya, o geri iade edilen paralar hep onu kullanmamakla, taahhütleri yerine getirmemekle ilgili hâle geliyor.

Belki akşam vakti bu kadar teknik konu, kimse hoşlanmıyor ama, esas Avrupa Birliğiyle en iyi işleyen ilişkimiz bunlar. Şimdiye kadar da en iyi işledi. Esas buna “Hayır.” demek yerine, Avrupa Birliğiyle ilişkilerimizi yeni gelecekte nereye oturtacağımıza karar vermemiz lazım. Yani bugün Türkiye iki tane çapayla buraya kadar geldi. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, bu uluslararası bir kuraldır, uluslararası bir yapı. Bu yapının içerisindesiniz. O çapanın biri IMF’ydi, öbürü Avrupa Birliğiydi. Şimdi hiç bu çapaları konuşmadan yola devam etmek… İşte, esas sıkıntı burada geliyor. Onun için, oturup, bana sorarsanız, bu ekonomik meseleleri gelip burada tekrar tartışalım.

Gerçekten şu anda sekiz dokuz proje daha var birlikte yapabileceğimiz. Biraz önce de söyledim, Avrupa’nın verebileceği Doğu Anadolu’yla ilgili krediler de var, yani hibeler de var. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu, tabii yani Sivas’ın doğusundan bahsediyoruz. Bunu çalıştırarak en kısa zamanda, gelecek üç sene içerisinde 5 milyar euroya çıkarmak mümkün. Onun için, bu anlaşmayı, hem kendim hem partim adına biz müspet karşılıyoruz ve olumlu oy vereceğiz.

Beni de dinlediğiniz için teşekkür ederim. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mithat Melen (MHP, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ve avrupa toplulukları komisyonu arasında katılım öncesi yardım aracı (ıpa) ile temin edilen yardımın uygulanması çerçevesinde türkiye cumhuriyetine sağlanan avrupa topluluğu mali yardımlarıyla ilgili işbirliği kuralları hakkında çerçeve anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı (s.s.:308)”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2008-12-03-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ve-avrupa-topluluklari-komisyonu-arasinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
