# Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mithat Melen (MHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim
- **Tarih:** 10 Şubat 2011
- **Gündem:** BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2011-02-10-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen

> Mithat Melen (MHP), 10 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 568 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MİTHAT MELEN (İstanbul) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 153’üncü madde üzerindeki değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, bir kere “risk” kavramı çok ilginç bir kavram ve aşağı yukarı her kanunda ve özellikle finansmanla ilgili her yasada ve her yönetmelikte var. Mesela bizim Bankacılık Kanunu’muzun, yani 5411 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesinde de var. Yani şu anda Türkiye’deki, hatta dünyada da öyle, bütün finans kurumlarında risk merkezleri var ve çok önemli bu konularda dosyalar tutuluyor, hesaplar yapılıyor, onun çeşitli yönetmelikleri var. Şimdi durup dururken -yani bunu anlamak güç- niye bu risk merkezleri -ki bankalarla da konuştuğumuzda, finans kuruluşlarıyla da konuştuğumuzda bunun gerekliliğine inanmadıklarını söylüyorlar- birdenbire tekrar bir risk merkezi ve İstanbul’da tekrar kurulacak?

Şimdi bir parça bir başka açıdan bakarsanız, aslında bilgilerin gizli kalması anayasal bir hak. Şimdi bu bilgileri buna göre, bu maddeye göre herkese dağıtacaksınız, vereceksiniz. İnsanların kişisel haklarıyla da uğraşıyorsunuz bir yerde. Yani kredi almak isteyen herhangi bir vatandaş bu bilgilerinin başka birileriyle paylaşılmasını istemeyebilir.

İkincisi, bunlar rekabete aykırı. Hakikaten serbest rekabete aykırı, ticari ahlaka da aykırı bazı bilgilerin verilmesi. Hâlbuki bu risk merkezi oturacak, bütün bunları paylaşacak. Bunun adı nedir? Riskten kaçınmak. Bunun adı nedir? Güvenlik. Peki, bu işi zaten Türkiye’de hem bankalar kendileri yapıyor, Merkez Bankası kendisi yapıyor, Bankalar Birliği yapıyor, bir de ayrıca bir kurum daha…

Yeni bir kurum ne demek? Yeni bir sürü memur demek, yeni bir sürü ek masraf demek, hatta Ankara’dan İstanbul’a taşınan bir sürü insan demek. Bakın, oturup ekonomik hesap yapsak, sizin bu yasayla İstanbul’a taşınması gereken insan sayısı, aile sayısı 10 bine varıyor. Sanki İstanbul’da her şey çok düzgün, altyapı çok iyi, su-elektrik çok iyi akıyor! İstanbul’da bir de bunların konut sorunu çıkacak mesela, bir de bu masraflarla uğraşacağız. Yani birdenbire… Ben çözemiyorum, İstanbul’a taşınınca İstanbul bir sabahleyin finans merkezi olacak ve risk merkezi sayesinde de İstanbul’da her iş doğru gidecek, bizim finansman işleri gerçekten düzene mi girecek? Bir kere bunun resmî adı dublikasyon. Yani her kurumda bir tane var, bir de bir yerde bir tane daha kurum kuruyorsunuz. Bu kurumun acaba gerçek gereği nedir yani onu da ben pek anlayamıyorum. Bunu bu maddeye koyarak, bu kanuna koyarak ve aşağı yukarı bir sayfa yeni bir tanım yaparak yeni bir üst kurum yaratmanın Türkiye’ye ne faydası var? Zaten Türkiye’de üst kurumlarla bir yönetim tarzı belirlenmeye başlandı. Mesela Enerji Bakanlığının yanında bir sürü üst kurum var enerji işleriyle uğraşan, keza Hazinenin, keza Merkez Bankasının, hep üst kurumlar. Bu üst kurumlar ne işe yarayacak acaba? Bazıları belki yarıyor ama üst kurum sayısını bu kadar artırmak Ankara’nın yetkisini yani hükûmetin yetkisini de bir parça elinden almıyor mu? Bir kere ekonomi yönetiminde tek başlılık çok önemli. Ekonomi yönetimindeki tek başlılığı piyasa ekonomisi adına bence bozuyorsunuz çünkü, mesela, kim şimdi ekonominin patronu, çok karışık. SPK mı, Hazine mi, Merkez Bankası mı, belli değil.

Bankalar… Bankalar Birliği var, SPK var… İşler gittikçe daha beter karışıyor ve gittikçe karıştığı zaman… Bir de, bu arada, gerçekten, herkesi de şüpheli şahıs görmemek lazım, düzgün bir sürü insan var, düzgün bir sürü müdebbir tüccar var, iş adamı var. Onların sırlarını da açıkça birbirinizle paylaşınca belki rekabet bozulacak, belki de… Biraz daha derine bakarsak bunun Avrupa Birliği yasalarıyla uyumlu olduğunu da zannetmiyorum, bunu incelemek lazım ama orada da bir uyumsuzluk başlayacak ve oradan da biz yine sıkıntıya gireceğiz. Hatta, bu maddenin değil değişiklik tümüyle kaldırılması ve bu kurumun ortadan kaldırılması gerektiğine inanıyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mithat Melen (MHP, İstanbul). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2011-02-10-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
