# Misakimillinin kabuluyle ilgili

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mücahit Daloğlu (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim
- **Tarih:** 19 Ocak 2006
- **Gündem:** MİSAKİMİLLİNİN KABULUYLE İLGİLİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mucahit-daloglu-22-2006-01-19-misakimillinin-kabuluyle-ilgili

> Mücahit Daloğlu (AK Parti), 19 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİSAKİMİLLİNİN KABULUYLE İLGİLİ); konuşma 666 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MÜCAHİT DALOĞLU (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; misakımillînin kabulünün 86 ncı yıldönümü nedeniyle söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, misakımillî, üzerinde yaşadığımız Türk vatanı ve varlık sebebimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin doğuşuna vesile olan ciddî bir olay ve tarihî bir gündür. Misakımillî, son Osmanlı Mebuslar Meclisinde 28 Ocak 1920'de kabul edilmiştir. Dolayısıyla, gün olarak, bugün, tabiî ki, o günün öncesi bir hafta olduğundan dolayı, bu hafta misakımillî haftası olarak Türk tarihinde cereyan ediyor, 28 Ocağın da pazar gününe rastlaması nedeniyle, bu anlamlı günü, sizlerle, bugün buradan paylaşmak istedim.

Değerli milletvekilleri ve bizi izleyen değerli üniversite gençliği, Türkiye gençliği; onlara da seslenmek istiyorum; Osmanlı Mebuslar Meclisi, 10 Ocaktaki toplantısında, misakımillîyle ilgili bir taslak hazırlamıştır ve 28 Ocaktaki gizli oturumda da bunu deklare etmiştir. Misakımillî nedir; Türk tarihinde peymanı millî, ahdiatik, millî misak gibi isimlerle de anılmış ve gerçekten, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin doğuşuna ve Mustafa Kemal'in Anadolu'daki harekât programına da bir rahatlık kazandıran ciddî bir tarihî olaydır.

Kısaca şöyle ifade edebiliriz: 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesiyle Türk yurdu parçalanmış ve daha sonra da, peyderpey işgal altına girmeye başlamıştır; ama, son Osmanlı Mebuslar Meclisi, her türlü iradeyi ve iktidarı elinden kaybettiği gün bile -ki, Ali Rıza Paşa sadrazamdı o zaman, Anadolu harekâtına da muhabbet besleyen bir şahsiyetti- son bir kararla şöyle ifade ettiler: "30 Ekim günü Türk ordularının süngüleriyle sınırlanan ve ekseriyeti Arap olan topraklardaki insanların geleceğini burada yapılacak olan halk oylaması ve halk iradesi belirleyecektir."

Yine, aynı gün, 30 Ekim günü "Türk ordularının süngüleriyle sınırlanan ve ekseriyeti Türk ve İslam olan topraklar, Türk vatanıdır, bölünemez" diye sınırları savaş sonrasında belirlemişlerdir ve Türk tarihinde 6 madde olarak geçen bir misakımillî, bugün Kars, Ardahan ve Artvin, o zamanki ismiyle, Elviye-i Selâse dediğimiz, bu üç vilayet de, yine halk oyuyla Türk yurduna katılmıştı. Bundan sonraki durumlarda çeşitli itirazlar olmuştu; yine bir halk oylamasıyla, halkın iradesine başvurulabilir deniliyordu. Türkiye'de yaşayan yabancıların hakları, mütekabiliyet esasına uygun olarak, bize özellikle komşu olan ve daha evvel Osmanlı bakiyesi olduğu halde, şu anda dışarıda kalan ülkelerde Türklere ve Müslümanlara verilen haklar ne kadarsa aynısı burada verilecektir ve korunacaktır diye ifade edilmiştir.

Değerli milletvekilleri, bu maddeler, tabiî, uzayıp gitmekle beraber, bugün benim burada sizlerle paylaşmak istediğim asıl mesele şu olsa gerek: Bugün üzerinde, biraz evvel cümlemin başında ifade ettiğim, varlık sebebimiz olan ve kuranları da rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum, Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuranları, onun bir yol haritası olarak da misakı millîyi görüyorum. Mustafa Kemal Paşanın, Samsun, Amasya, Erzurum, Sivas Kongreleri ve harekâtından sonra 27 Aralıkta Ankara'ya gelip ve 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisini açmasıyla şekillenen Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ruhuna bir işaret ve bir başlangıç olması hasebiyle de millî misakı çok önemli buluyorum ve buradan izninizle, gençliğimize de şu mesajı vermek istiyorum. Milli misakı, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türkiye Büyük Millet Meclisini kuran insanlar, küçük menfaatlardan, küçük kaprislerden kendilerini arındırmış insanlardı. Örneğin, Mustafa Kemal Atatürk'ün Erzurum'u teşriflerinde, kendisinden bir sınıf daha kıdemli olan Kâzım Karabekir Paşa Erzurum'da kolordu komutanıydı ve İstanbul Hükümeti kendisine emir buyurmuşlardı, Mustafa Kemal'in tutuklanmasını emretmişlerdi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Daloğlu.

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.

… ama, Mustafa Kemal'in, gerçekten, karizmatik liderliği ve O'nu tanıyan yakın arkadaşlarının Mustafa Kemal'deki ideali aynen paylaşmaları nedeniyle, Kazım Karabekir, Mustafa Kemal'i kucakladı ve "emrinizdeyiz Paşam" diyerek Erzurum'dan bir ışık yaktılar, Kurtuluş Savaşı harekâtını başlattılar. Aynı hareket, Temsil Heyetiyle, Sivas'ı, oradan Ankara'yı teşrif ettiler ve mutlaka birçok fikir ayrılığına rağmen, kıt kanaat imkânlarla, içte ve dıştaki birsürü ihtilafa ve yabancı parmağına rağmen, Büyük Millet Meclisini Ankara'da açtılar ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini bize armağan ettiler.

O bakımdan, bizim de görevimiz -ve ben sizleri tenzih ederek şahsıma da bu görevi yüklüyorum- burada, mutlaka, onların izinde, bu devleti kuranların izinde bir görev ifa ediyoruz. Bizler de, o halde, bu yüksek seciyeyle, yüksek ruhla… İhtilafımız, muhalefetimiz, birbirimizin düşüncelerini beğenme noktasında itirazlarımız mutlaka olabilir ve olmalıdır da; ancak, temel noktalarda, aklıselimde birleştiğimize de inanıyorum muhalefetiyle iktidarıyla ve bu ruh ve güçle daha büyük işler başaracağıma güveniyorum.

Yüce Heyetinizi bu anlamlı günde saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mücahit Daloğlu (AK Parti, Erzurum). “Misakimillinin kabuluyle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 52. Birleşim tutanağı, 19 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mucahit-daloglu-22-2006-01-19-misakimillinin-kabuluyle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
