# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Mücahit Daloğlu (AK Parti, Erzurum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 1 Kasım 2006
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c133/b013/tbmm221330130283.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/mucahit-daloglu-22-2006-11-01-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Mücahit Daloğlu (AK Parti), 1 Kasım 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.387 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MÜCAHİT DALOGLU (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, izin verirseniz, burada, bir şeye hep beraber karar verilse yerindedir. Şehitlerimiz üzerinden, kimseyi İtham etmiyorum, şahsım da dahil... 1994 senesinde 3 kardeşini şehit vermiş bir kardeşiniz olarak şu anda burada konuşuyorum. Ben kimsenin şehit vermesini de arzu eimiyorum. Allah versin hiç kimse daha vermesin; ama, lütfen, burada, şehitler üzerinden, duygusal ve siyaset malzemesi yaparsak, şehitleri üzeriz. Özür diliyorum ve istirham ediyorum, hiç kimse yapmasın; ama, onlarla ilgili ve bütün gruplar canı gönü/den katılır; çünkü, hepimizin ruhu, gönlü birdir. (AK Parti sıralarından alkışlar) Özlük haklarıyla ilgili olarak, onların özlük haklarını düzeltmekle ilgili olarak ne yapsak azdır ve yapmalıyız, hepimiz beraber yapalım.

FERİT MEVLÜT ASLANOÖLU (Malatya) - Haydi getirelim.

ALİ RIZA BODUR (İzmir) - Haydi yapalım diyoruz.

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Bu konuda daha önce AK Parti Hükümetinin çıkarmış olduğu yasalarda... Şu anda. Anavatanın vermiş olduğu önergeye bakıyorum, şehit vârislerine ve şehit yakınlarına sağlanan ve mutlaka yeterli değil, dahası da sağlansın, madde madde sayacak olursam, ölüm yardımı, harcırah, nakdi tazminat, aylık bağlanması, emekli ikramiyesi, tütün ve alkol ürünlerinin satış bedellerinden pay verilmesi, öğrenim yardımı -ben. sadece başlıklarını okuyorum, kıymetli vakitlerinizi almamak adına- kira yardımı, kamu konutlarından yararlanma, toplu konuttan faizsiz yararlanma, misafirhanelerden, yolculuklarda vesaire, bîr dizi, burada, haklar şehitler için ve şehit yakınlarımız için kanun halinde çıkarılmıştır. Eksiklerimiz mutlaka vardır; ama. Meclisin gündemini, belirlenmiş gündemi sabote ederek, gündemin akışını değiştirerek ve burada, yine üzülerek söylüyorum, sadece şiir okuyarak şehitlerimize ve onların yakınlarına bir yardımımız olmaz. Birbirimizi incitmeyelim. O şiirlere hürmet duyuyorum, arkadaşımız okudu, hepimiz paylaşıyoruz; ama, siyaset adına paylaşmayalım.

İki; bu vatan için mutlaka geçmişte askerlerden. Emniyetten, sivilden, bütün milletimizin yapmış olduğu hizmetleri de hepimiz hürmetle, saygıyla ve vefa duygusuyla anmamız lazım. "Ben senden çok yaptım, sen benden az yaptın" da herhalde bize yakışmaz. Görev verildiği yerde herkes layığını yapmıştır, bundan sonra da yaparız. Olayı bu mecrada götürürsek, kanaatimce, daha faydalı olmuş oluruz. Kimse kimseden "ben senden fazla yaptım, sen kaçtın..." Bunlar bize de Meclise de Türk milletine de yakışmaz. Zira, Türk milleti derken hepimizi de kastediyoruz, o zaman niye birbirimizi bu manada daha eksik bir dizmede itham edelim? Daha oıtorc ederek... Eksiklerimiz varsa, zaten o eksikliği yapan adam kendini burada bir gözden geçirir, o eksiğini inşallah düzeltme fırsatı vermiş oluruz.

Değerli arkadaşlar, bankalarla ilgili, gündemin dışında, Anavatan sözcüsü arkadaşımız konuşurken bazı haksız ithamlarda bulundu, ona da cevap vermek zorundayım.

Şimdi, 3 Ağustos 20O2'dc Türkiye'de yamalı bohça halinde Anasol-D böyle örgüt adları gibi, Anasol-C gibi bir sürü isimler altında hükümetler kuruldu. Yamalı bohça... Şimdi, bunlar zamanında, 3 Ağustos 2002'de Vakıflar Kanunu"nda vakıfların mal edinmesine dair değişiklik yapıldı ve 161 azınlık vakfı 1.200 tane mal edindi. Şu anda yapılmak istenen değişiklik sadece bunlarda hukuki problemler yaralan, yıllardır mahkemelerde,., Bakın, çıkarmışım buradan, 20 metrekare -İstanbul mahkemelerinden alınan- 18 metrekare dükkânlar, mal edinmiş, orada ihtilaf var. İşte, bütün bunların tamamı da vakıf olarak 28 adet, 124 parça da hazine mallarıdır. Bu ihtilafın çözümlenmesi. Türk hukuk sisteminde bu kargaşanın giderilmesi İçin yapılan bir düzenlemedir. Bütün bunlardan dolayı, efendim, böyle, ekümcııiklik, Ermeni soykırımı, Kıbrıs gibi millî meseleleri, değerli dostum, buradan ortaokul çocukları gibi...

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - 5'inci maddeyi okudun mu beyim?

MÜCAHİT DALOGLU (Devamla)- ...ağzınıza slogan edinerek...

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) -5'inci maddeyi okudun mu?

MÜCAHİT DALOÖLU (Devamla) - ...içeriğini bilmeden...

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Bilmeden konuşuyorsun.

MÜCAHİT DALOÖLU (Devamla) - ...ekümenikliğin olsun, soykırımın olsun içeriğini bilmeden, doldurmadan -hukuk alanında konuşabilirsiniz- öyle sloganvari konuşmak size de yakışmaz, Partinize de yakışmaz.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Sen okudun mu 5'inci maddeyi?

MÜCAHİT DALOGLU (Devamla) - Dün diyenler beni bağlamaz dediğiniz partinin, lütfen, bugün tüzel kişiliğini savunun, lütfen. Çünkü, bir politika kuraınadan buraya çıkıp konuşuyorsunuz, ama ondan sonra beni bağlamaz diyorsunuz.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Niye savunmuyorsun Refah Partisini?

MÜCAHİT DALOÖLU (Devamla) - Seni geçmişle bağlamayan bir icraat, bugün nasıl o rozetin altında siyaset yapıyorsun? Kendini gözden geçir o zaman.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malaiya) - Niye savunmuyorsun Refah Partisini? Boş konuşuyorsun, tıngır boş.

MÜCAHİT DALOGLU (Devamla) - Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı geçen gün bunu en net şekilde, en mert şekilde cevabını televizyonlarda verdi: Biz, Türk milleti için AB standarflannı. AB bile olmaz, bu yüksek hukuk standartlarını biz Türk milleti layık olduğu için yapıyoruz, Kopenhag Kriterinin adını Ankara Kriteri koyarım, Maastricht Kriterinin adını İstanbul Kriteri koyar yürürüm, diye. Bundan mertçe kim söyleyebilir? Söyledi ve biz bunu böyle yapıyoruz.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)- Sadece söylüyorsunuz...

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - "Efendim, cevap verilmedi AB'nin dayatmalarına..." Ya, bu dayatmaysa, AB dayatabilir, İşte, bir Başbakan bunu en net başka nasıl verilebilir Süleyman Bey? Sen ver bakayım. En net şekilde böyle bir cevap veriyor...

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Buldunuz Fransız şirketlerini değil mi?

MÜCAHİT DALOÖLU (Devamla) - ...hâlâ beğenmiyorsun,

SVİ^tMVıM^^KftVft^'OAa,eîftya>-Wrye'KWiırirfınrrö:-

MÜCAHİT DALOÖLU (Devamla) - Biz buradan Türk milletine sesleniyoruz, biz. AB'nin dayatmalarına hiç boyun eğmeyen tek grup AK Parti Grubudur, Türk milletidir, Türkiye Büyük Millet Meelisidir. Boyun eğmeyiz, eğdirtmeyiz milletimizi. (AK Parti sıralarından alkışlar)

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Göreceğiz, göreceğiz...

MÜCAHİT DALOÖLU (Devamla) - Elbette ki, madem... Yıllardır -samimi olun- Avrupa standartları. Balı standartları diyorsunuz...

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Mandacılar da öyle diyordu. İstanbul'a gemi getirmeyeceğiz diyordu.

MÜCAHİT DALOGLU (Devamla) - ...ama, bunu gerçekleştiren Hükümetin ayağına çelme takıyorsunuz, ondan sonra da burada ulusalcılık yaparak...

SÜLEYMAN SARI BAŞ (Malatya) - Bu, mandacı zihniyet.

MÜCAHİT DALOÖLU (Devamla) - Herkes ulusunu, milletini sever. Lütfen, demagojiye girmeyin.

Efendim, holdinglerle ilgili... Bu holdingler dün kurulmadı Süleyman Bey.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Tamam.

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Bugün, mesela, bir arkadaşımız bir istihdam yaratıyor Antalya'da, Erzurum'da. Hakikaten, gidip, mutlu oluyoruz, adamın fabrikasının açılıştın yapıyoruz. Eğer,yarın, ne bilelim, yolsuzluk yapacaksa...

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - O zaman düzenleme yapın, düzenleme.

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - ...yapacaksa ne olur? Ya, biz mahcup... Ulan, Allah kahrelsin dersin, mahkemeye verirsin tabii ki,

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Tamam, düzenleme yapın.

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Onun için, geçmişteki falan fotoğraf, filan fotoğraf... Sayın Bakanım arz etti, cenazedeki bir fotoğraftan dolayı -ayıptır, bizim törelerimize yakışmaz- insanı itham etmek... Ancak, şu anda buradan ben de bir milletvekili olarak sesleniyorum, cumhuriyetin savcıları, hakikaten, eyleme geçsinler. Benîm şehrim fukara bir şehir. İlılas Holding yarım milyar dolar hortumladı bu şehrin zavallı insanlarından. Elbette, ben de savcıları şu anda görev başına davet ediyorum. Ama, bunu savcılar yapar. Hükümet yapmaz, bakan yapmaz, biz yapamayız.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Hükümet etme de bürokratlar yapsın! Sizin ne İşiniz var o zaman?! Ne gerek var?!

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Ha, yasalarda eksiklik varsa, onu ben teklif ediyorum, o eksik yasaları hep birlikle tamamlayalım, bu hortumc uların üzerine gidelim.

Bakın arkadaşlar, horıumcuların üzerine, şu kadarını...

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Şu söylediklerinin bir tanesi bile doğru değil.

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Hüseyin Bey, birlikte sonra konuşalım. Oradan laf atmak... O üslubunuzu beğenmiyorum, lütfen...

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)- Ben senin konuşma üslubunu beğenmiyorum. Doğru söylemiyorsun.

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Hortumlar üzerine...

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Senin de menfaatin var mı bu işte?

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Bu Hükümet geldiğinde -değerli arkadaşlar, belgelerde sabit- bilinen 50 milyar dolar hortum yapılmıştı, bilinmeyen belki 100 milyar dolar.

OSMAN ÖZCAN (Antalya) - Hep sizin adamlar.

MÜCAHİT DAJ_QĞX.Uı',r>.vamM,-BiLHjUikoet,,cn.aci].bir. sakilde,.yasalı.dcşjsjâcdi.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Bunun da yasasını değiştirin, olsun bitsin.

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - 12 milyar doları -bunu siz de biliyorsunuz- hazineye irat kaydetti. 10 milyar dolar da, şuanda, taksitlendirdi, para alınıyor. Acıdır ama ben ili raf edeyim, belki birkaç milyar dolar da alınamayacak. Çünkü, bunu çaldırtan hükümetler döneminde, bunu çalanlarla beraber kılıf hazırlanmış.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - İşte bu çalanlar da sizin içinizde.

MÜCAHlT DALOĞLU (Devamla) - AK Parti son anda yetişti, 20 milyar doları aldı, milletimizin hazinesine irat kaydetti. Yalansa lütfen de ki, bu rakam yalan, ben özür dilerim.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - O zaman bunun da düzenlemesini yapın. TBMM B-. 13 1 . 1 1 . 2006 O: 3

MÜCAHİT DALOGLU (Devamla) - Ama bunu sen de biliyorsun. Hortuınculuk budur, devlet eliyle, hükümet eliyle birilerine peşkeş çekmektir,

K. KEMAL ANADOL (izmir) - Aynen, yaptığınız o!

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Hayır... Bizden evvel yapılanların da, bugün bizim Hükümetimiz iş başında, üzerine gidiyor, en acil şekilde de gidecektir. Bugün hortum yapanları da devletin savcıları mutlaka soruşturacaktır.

ATİLA EMEK (Antalya) - Mercümck kim, Mercümek?

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Biz de, Hükümet ve Meclis olarak, destek vereceğiz.

Onun için, hortumculuk konusunda en son konuşacak olan Anavatan Partisi, burada çok, böyle, pişkin konuşuyorlar, bunu da yadırgıyorum, (AK Parti sıralarından alkışlar)

ATİLA EMEK (Antalya) - Mercümek kim, Mercümek'?..

SÜLEYMAN SARlBAŞ (Malatya) - Hortumun büyüğü sizin cebinizde,

MÜCAHİT DALOĞLU (Devamla) - Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Mücahit Daloğlu (AK Parti, Erzurum). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 1 Kasım 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mucahit-daloglu-22-2006-11-01-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c133/b013/tbmm221330130283.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
