# İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümüne, 14 Mart Tıp Bayramı’na, Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ilişkin açıklaması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhammet Emin Akbaşoğlu (AK Parti, Çankırı)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 12 Mart 2026
- **Gündem:** İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümüne, 14 Mart Tıp Bayramı’na, Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ilişkin açıklaması
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143150
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-emin-akbasoglu-2026-03-12-istiklal-marsinin-kabulunun-105inci-yil-donumune-14-mart-tip-bayram

> Muhammet Emin Akbaşoğlu (AK Parti), 12 Mart 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümüne, 14 Mart Tıp Bayramı’na, Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ilişkin açıklaması); konuşma 700 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün milletimizin ortak değerlerinin, ortak geçmiş ve gelecek tasavvurunun en veciz nişanesi olan, millî mutabakat metnimiz olarak gördüğümüz İstiklal Marşı'mızın kabulünün 105'inci yıl dönümünü hep birlikte idrak ediyoruz. İstiklal Marşı'nın vatanımızın umumi manzarası açısından nasıl bir ahvalde yazıldığını devrin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Bey bakınız nasıl anlatıyor: "O günlerde cepheler arka arkaya çökmekteydi. Eskişehir'in sukutu, hatta Ankara'nın istilası dahi gün meselesiydi. Hükûmetin Sivas'a kadar çekilmek hesabı vardı, ordu her an Sakarya gerisine çekilmek üzereydi. Askerlerimizin maneviyatı son derece sarsılmıştı."

Vatan topraklarını hızla karabulutların kapladığı bir dönemde merhum Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı'mız 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde tekrar ve tekrar okunmuş, ayakta dinlendikten sonra alkışlar ve gözyaşları eşliğinde Genel Kurulun ekseriyetiazimesiyle millî marşımız olarak kabul edilmişti. Bu topraklarda ezelden ebede hür yaşamış milletimizi esir etmeyi amaçlayan emperyalist kuşatmaya karşı verilen Millî Mücadele, kahraman ordumuza ithaf edilen İstiklal Marşı'mızın kabulüyle kelimelerden mürekkep bir sancağa kavuşmuştur.

İstiklal Harbi'mizin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Meclis Başkanı sıfatıyla gözyaşlarının sel olup aktığı o tarihî günlerde bu hakikati şöyle dile getirmiştir: “Bu marş bizim inkılabımızın ruhunu anlatır. İstiklal Marşı’nda davamızı anlatması bakımından büyük manası olan mısralar vardır. En beğendiğim yeri şu mısralardır: 'Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;/ Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.' Benim, bu milletten asla unutmamasını istediğim mısralar, işte bunlardır. Bu demektir ki efendiler, Türk'ün hürriyetine dokunulamaz."

Sadece yazıldığı günler bakımından değil muhteviyatı itibarıyla İstiklal Marşı, son devletimizin kurucu belgesi ve yapı taşıdır. Aynı zamanda, milletimizin bağımsızlık beyannamesi ve hürriyet iradesinin manifestosudur. Bunun için İstiklal Marşı'mız, Peygamber Efendimiz (ASV)'ın çetin ve çileli hicret günlerinde yol arkadaşı olan Hazreti Ebubekir (RA) Efendimize seslenişlerinden ilhamla "Korkma! diye başlar. "Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak/Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak."

Evet, millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekildehür yaşadıysak inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız.

Kendisi muazzam bir şair olmasının yanı sıra, hayatı daha muhteşem bir şiir olan Mehmet Akif, İstiklal Marşı'yla ilgili şunları ifade etmiştir: "O şiir bir daha yazılmaz, onu kimse yazamaz, onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir; o, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir istiklal marşı yazdırmasın." Biz de bugün Cenab-ı Allah, bu ülkeye ve bu aziz millete bir kere daha istiklal marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyoruz.

Bu vesileyle, devletimizin kurucu kodlarına ve milletin inanç değerlerine düşmanlık edenlerin İstiklal Marşı'mızı bir kez daha okumalarını, anlayana kadar tekrar ve tekrar okumalarını kendilerine özellikle tavsiye ediyorum.

Bilhassa şu mısralar, Türk milletinin asli kimliğinin ne olduğunu, Türkiye'yi hangi iradenin kurduğunu, bu devletin hangi esaslar üzerine bina edildiğini anlamalarına çok yardımcı olacaktır:

"Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,

Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli."

Evet, Millî Mücadele'yi zafere ulaştıran, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini atan, Türk milletinin mayasını çalan asli değerler işte bunlardır; ezandır, Kur'an'dır, şehadettir, bayraktır, hürriyettir ve her gönülde yaşayan İlayıkelimetullah davasıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Merhum Nurettin Topçu'nun İstiklal Marşı'mızın müellifiyle ilgili yaptığı "Türk'ün Müslümanlıktan ayrılmayacağını bize Akif öğretti." tespiti sadece malumun ilamı değil midir? Üstat Necip Fazıl'ın "İçi alev alev Müslüman, dışı pırıl pırıl Türk ve içi dışına hâkim, dışı içine köle." ifadesinde vücut bulan hakikat bu değil midir? Bugün Asya'dan Afrika'ya, Kafkaslardan Balkanlara kadar "Türkiye" denilince "Türk milleti" denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Allah aşkına, bu değişmez gerçeklere gözlerini kapamak, bu hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü bunlar yüzünden inkâr mı edelim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Beyefendiler istemiyor diye "Allah Allah!" nidalarıyla üç kıta yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı ret mi edelim? Kimse kusura bakmasın, biz bunu yapmayız, yapamayız! Biz aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz, dönemeyiz! Selçuklu, Osmanlı ve cumhuriyeti bir bütün olarak hep birlikte görüp, hep birlikte yâd ederek İstiklal Marşı'mızın ruhuna hep birlikte sahip çıkmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde aynı ruh ve manayla bugün de İstiklal Marşı'nın değerlerini canımız pahasına korumaya hep birlikte devam edeceğiz.

---

**Kaynak gösterme:** Muhammet Emin Akbaşoğlu (AK Parti, Çankırı). “İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci yıl dönümüne, 14 Mart Tıp Bayramı’na, Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 12 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-emin-akbasoglu-2026-03-12-istiklal-marsinin-kabulunun-105inci-yil-donumune-14-mart-tip-bayram (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143150

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
