# İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP, Bartın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2008
- **Gündem:** İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-riza-yalcinkaya-23-2008-07-01-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa

> Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP), 1 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İL ÖZEL İDARELERİNE VE BELEDİYELERE GENEL BÜTÇE VERGİ GELİRLERİNDEN PAY VERİLMESİ HAKKINDA KANUN TEKLİFİ İLE PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU RAPORU (S.S.:248)); konuşma 902 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA (Bartın) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; 248 sıra sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın 8’inci maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu maddeyle, yürürlükten kaldırılan mevzuat hükümleri düzenlenmektedir. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 17’nci maddesi ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 39’uncu maddesinde yapılan değişikliklerle pay matrahının kapsamı daraltılmış, yeni yapılan düzenlemelerle söz konusu kısıtlamalar kaldırılmış, petrol ürünleri üzerinden alınan özel tüketim vergisinin tamamı ve motorlu taşıtlardan alınan özel tüketim vergisinin yüzde 28’i, alkollü ve gazlı içeceklerden alınan özel tüketim vergisinin yüzde 60’ı, özel iletişim vergisi, şans oyunları vergisi ve özel işlem vergisinin tamamı havuza dâhil edilmiş olmaktadır. tasarının genelinde ise belediye gelirlerinin artırılması amaçlanmaktadır.

Aslında, belediye gelirlerinin artırılması hususu, üzerinde uzun uzun konuşulması, tartışılması ve yerel yönetim birimlerince ortak çerçeve oluşturularak aceleye getirilmemesi gereken bir konudur. Hizmetlerin paylaşılmasına paralel olarak, gelirin paylaşılması sorunu ciddi bir sorundur. Gelir paylaşımının dayanakları, ülke gerçeklerine göre, vatandaşların ve hizmet götürülen yerin ihtiyaçlarına uygun olarak tespit edilmesi gerekmektedir fakat önümüze gelen tasarıya baktığımızda, hangi belediyeden bir görüş alışverişinde bulunulduğunu, tasarının kimlerle konuşulup, tartışılıp hazırlandığını, hangi belediye başkanının bir önerisinin kabul gördüğünü bilemiyoruz.

Belediye gelirlerini artırmaya yönelik olduğu söylenen bu tasarı da, Türkiye’nin Avrupa Birliğine entegrasyon hedefi nedeniyle, yerel demokrasinin uluslararası kabul gören ilkelerine uymak amacıyla acilen önümüze konulmuş bir tasarıdır. İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi yasa tasarısıyla, yerel yönetimlerin gelirlerinde artış sağlanmaktadır ancak bu gelirin belediyeler arasındaki dağılım adaletsizliğini ortadan kaldırdığını söylemek mümkün değildir. Ayrıca amaç belediye gelirlerini artırmaksa 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda da ciddi çalışmalar yapılması gerekirdi.

Belediyelerin görevleri yasalarla belirlenirken herhangi bir ayrım gözetilmemişse de her belediyenin yerine getirmek zorunda olduğu hizmetlerin farklı olacağı kuşkusuzdur. Herhangi bir belediyenin nüfusu yanında yöredeki sanayi yoğunluğu, eğitim kurumlarının sayısı, gelişme hızı, üretim ve tüketim kapasitesi, ekonomik faktörler ve turizm, mahallî hizmetlerin niteliğini ve maliyetini etkileyen faktörlerdir. Bu etkenler gözetildiğinde belediyelerin hizmet maliyetlerinin nüfusla doğru orantılı olarak artmadığı gerçektir. Bu nedenle yerel yönetimlere yapılan mali yardımların, gelir farklılığı, gelir eşitsizliği, bölgeler arası gelişmişlik farkından kaynaklanan ihtiyaç farklılığını, yörenin mevsimsel nüfus farklılığından kaynaklanan sorunlarını giderici nitelikte olması gerekmektedir. Payların dağıtımında nüfus kriterleri yanında kalkınmışlık derecesi, mali kaynaklar, coğrafi konum, turistik oluşum gibi ölçütlerin de yer alması gerekmektedir.

Belediye ve il özel idarelerine 2008 yılı genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paya baktığımızda 2008 yılında net vergi gelirleri 174 milyon 615 bin YTL’dir. 2008 yılında mevcut duruma göre tüm mahallî idarelere 15 milyon 335 bin YTL aktarılmış, 2008 yılında kanun teklifinde belirtilen oranlar dâhilinde de tüm mahallî idarelere 19 milyon 710 bin YTL aktarılacaktır, aradaki fark 4 milyon 375 bin YTL’dir. Bu fark bize Türkiye’de sadece bu kanunun yürürlüğe girmesinden dolayı 4 milyon 375 bin YTL’lik bütçe açığı olacağını göstermektedir. Bu açığı kapatmanın yolu ise ya yeni vergiler oluşturmak ya da kamu harcama kalemlerinde tasarrufa gitmektir. Türkiye’de daha radikal önlemler alınmadığı takdirde belediye gelirlerinde meydana gelen artış tutarı yine garibanın sırtından çıkarılmaya çalışılacak, Türk insanı yeni vergilerle boğuşacaktır.

2007 yılı rakamlarına göre genel bütçe vergi gelirlerinin yüzde 8,5’u yerel yönetimlere aktarılmıştır. Tasarı bu oranın 2008 yılı için yüzde 11,8 olmasını öngörmektedir.

Yine tasarıda yer alan büyükşehir belediyelerine büyükşehir belediye sınırları içerisinde tahsil edilen genel bütçe vergi gelirlerinin yüzde 5’i ile genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden büyükşehir ilçe belediyelerine ayrılan payların yüzde 30’unun büyükşehir belediye payı olarak ayrılması yönündeki düzenleme adil değildir. Bu düzenleme ile bazı büyükşehir belediyelerinin payları, özellikle İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerin belediyelerinin payları diğerlerine göre önemli ölçüde artmış olacaktır. Bunun nedeni de bu illerimizde toplanan gelir vergileri tutarının diğer illerimize göre oldukça yüksek olmasıdır.

Turistik yörelerdeki belediyelerin yaz-kış mevsimleri arasındaki nüfus farklılığından kaynaklanan sorunları da tasarıda dikkate alınmamıştır.

Tasarıda yer alan bir diğer adaletsizlik ise… Kent nüfusunun yaklaşık yüzde 53’ü büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yaşamaktadır. Yani büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde yaşayan pay dağılımına esas nüfusun yüzde 53’ü toplam transferlerin yüzde 71’ini alacaktır. Buna karşılık büyükşehir belediyesi sınırları dışında yaşayan pay dağıtımına esas nüfusun yüzde 46’sı ise toplam transferin yüzde 29’unu alacaktır. Bu rakamlar da mevcut sistemde dengesiz, adaletsiz bir yapının olduğunu göstermektedir.

Aslında, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda yapılacak ciddi düzenlemeler sonucunda belediyeler kendi gelirlerini kontrol altında tutmayı başarabileceklerdir. Bu konuda neredeyse bütün belediyelerimizin gelir artırımına yönelik çalışmaları bulunmakta ama bu birlikteliği sağlayacak bu çalışmalardan faydalanacak Hükûmet ortada bulunmamaktadır.

Değerli arkadaşlar, konuşmamın başında da söylemiş olduğum gibi, dayatmalar karşısında önümüze getirilen ve belediye gelirlerini artırmaya yönelik olduğu söylenen bu tasarı, tamamen vatandaşlarımızın vergilerle, zamlarla boğulacağı bir tasarı olarak hazırlanmıştır. Hükûmet daha önce belediye gelirlerini artırabilmeyi, muhtelif harç oranlarını artırarak, emlak vergisi oranını, ilan ve reklam vergisi oranını, eğlence vergisi oranını, elektrik, gaz, tüketim vergisi oranını, konaklama vergisi oranını, çevre temizlik vergisi oranını, harcamalara katılma oranını artırarak yapmak istemiş fakat gördüğü tepkiler karşısında tasarıyı geri çekmiştir. Şimdi ise Hükûmet bu artışları farklı bir yöntemle yani belediye gelirlerini artırıyoruz diye tekrar yapmaktadır. Seçimlerin yaklaştığını ve vatandaşlarımızın tepkisini alacağını bilen Hükûmet, tasarıyı Avrupa Birliği dayatmaları karşısında farklı bir kılıfa sokarak önümüze getirmiştir.

Kaynak yaratılmadan, gelir elde edilmeden verilen, dağıtılan paralar başkasının parası olmayıp yine bizim ülkemizin parası olduğuna göre, bu tasarıda belediyelerin gelirinin arttığını içtenlikle söyleyebilmek doğru değildir. Hükûmet belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay vererek, sonuçta siz yapacağınız hizmetleriniz için borçlanmayın, Hükûmet olarak biz borçlanalım ve biz bu parayı vatandaşımızın sırtından çıkarırız demektedir.

Değerli arkadaşlar, bu düşüncelerimle, tasarının dayatma bir tasarı olduğunu, üzerinde hiç çalışılmadan, tartışılmadan, görüş alınmadan hazırlanmış bir tasarı olduğunu üzülerek belirtmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP, Bartın). “İl özel idarelerine ve belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden pay verilmesi hakkında kanun teklifi ile plan ve bütçe komisyonu raporu (s.s.:248)”. TBMM Genel Kurulu, 124. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-riza-yalcinkaya-23-2008-07-01-il-ozel-idarelerine-ve-belediyelere-genel-butce-vergi-gelirlerinden-pa (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
