# Ulusal bayram ve genel tatiller hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile kırklareli milletvekili tansel barış'ın; çorum milletvekili agah kafkas'ın; istanbul milletvekili ufuk uras'ın; diyarbakır milletvekili akın birdal ve 14 milletvekilinin; izmir milletvekili bülent baratalı ve 16 milletvekilinin; istanbul milletvekili mustafa özyürek'in; istanbul milletvekili ayşe jale ağırbaş'ın; bilecik milletvekili yaşar tüzün'ün benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.: 354)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP, Bartın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 22 Nisan 2009
- **Gündem:** ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİLLER HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE KIRKLARELİ MİLLETVEKİLİ TANSEL BARIŞ'IN; ÇORUM MİLLETVEKİLİ AGAH KAFKAS'IN; İSTANBUL MİLLETVEKİLİ UFUK URAS'IN; DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ AKIN BİRDAL VE 14 MİLLETVEKİLİNİN; İZMİR MİLLETVEKİLİ BÜLENT BARATALI VE 16 MİLLETVEKİLİNİN; İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ÖZYÜREK'İN; İSTANBUL MİLLETVEKİLİ AYŞE JALE AĞIRBAŞ'IN; BİLECİK MİLLETVEKİLİ YAŞAR TÜZÜN'ÜN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.: 354)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-riza-yalcinkaya-23-2009-04-22-ulusal-bayram-ve-genel-tatiller-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasin

> Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP), 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ULUSAL BAYRAM VE GENEL TATİLLER HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE KIRKLARELİ MİLLETVEKİLİ TANSEL BARIŞ'IN; ÇORUM MİLLETVEKİLİ AGAH KAFKAS'IN; İSTANBUL MİLLETVEKİLİ UFUK URAS'IN; DİYARBAKIR MİLLETVEKİLİ AKIN BİRDAL VE 14 MİLLETVEKİLİNİN; İZMİR MİLLETVEKİLİ BÜLENT BARATALI VE 16 MİLLETVEKİLİNİN; İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ÖZYÜREK'İN; İSTANBUL MİLLETVEKİLİ AYŞE JALE AĞIRBAŞ'IN; BİLECİK MİLLETVEKİLİ YAŞAR TÜZÜN'ÜN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.: 354)); konuşma 959 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA (Bartın) – Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; 354 sıra sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, ülkemizde 1 Mayıs ilk kez 1905 yılında İzmir’de kutlanmış, bunu 1909 Üsküp kutlaması izlemiştir. İstanbul’da ilk 1 Mayıs kutlaması ise 1910 yılında yapılmıştır.

1 Mayıs, Anadolu toprakları açısından sadece “İşçi Bayramı” anlamını değil, aynı zamanda “özgürlük ve bağımsızlık” anlamını da tarihten bu yana taşımıştır. Nitekim 1920 yılının 1 Mayısında, işgal idaresinin ve Osmanlı Hükûmetinin yoğun baskılarına rağmen 1 Mayıs “İşçi Bayramı” olarak bu coğrafyada kutlanmıştır. 1920 yılında tüm baskılara rağmen işçiler Haliç’ten başlayarak Karaköy üzerinden Beyoğlu’na kadar yürüyüş yapmışlar ve “Bağımsız Türkiye” yazılı bir pankart taşımışlardır. Aynı şekilde 1921’in 1 Mayısında da İstanbul’da işçiler, özellikle Şirketi Hayriye, Seyr-i Sefâin, Haliç İdaresi ve Tramvay Şirketi çalışanları 1 Mayısı kutlamışlardır. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk 1 Mayısında, 1923 yılında çok sayıda yerli ve yabancı işletmede çalışan işçiler greve çıkmış, taleplerini dile getirmişlerdir. İşçilerin taleplerinin arasında yabancı şirketlere el konulması, 1 Mayısın resmen İşçi Bayramı olarak tanınması, sekiz saatlik iş günü, hafta tatili, serbest sendika ve grev hakkı bulunmakta idi.

1925 yılında çıkarılan Takriri Sükûn Kanunu’na kadar işçiler Türkiye’de 1 Mayısı işçi bayramı olarak kutladılar. 1925 yılında yasaklanmış da olsa işçiler 1 Mayısı işçi bayramı olarak kutlamayı 1935 yılına kadar sürdürmüşlerdir. 1935 yılında çıkarılan Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile 1 Mayıs “Bahar ve Çiçek Bayramı” olarak genel tatil günlerine dâhil edilmiş, çocuklar için bahar ve çiçek bayramı olan 1 Mayıs, çalışan babalar ve anneler için her zaman bütün dünyada olduğu gibi birlik, dayanışma ve mücadele günü olarak kabul görmüştür.

Yaklaşık 500 bin emekçinin katılımıyla gerçekleşen 1977 Taksim kutlamaları emekçilerimizin, insanlarımızın yaşamını yitirdiği son derece üzücü provokasyonlara sahne olmuştur. 1978 1 Mayısında da Taksim Meydanını 100 binlerce emekçi doldurunca dönemin sıkıyönetimi korkmuş, 1979 yılında Taksim’i emekçilere kapatmış ve 12 Eylül darbesinden sonra bahar bayramı olarak bile 1 Mayıs kutlamalarına tahammül gösterilememiştir.

Bütün dünyada, yüz altmış beş ülkede bayram havasında kutlanan, yüz yirmi yıldır evrensel bir değer olarak kabul edilen emeğin, emekçilerin direniş ve mücadele gününün simgesi olan 1 Mayıs kutlamaları ülkemizde her yıl çeşitli engellere takılmaktadır. Kölelik yasalarına, haklarının ellerinden alınmasına karşı emekten yana politikalar için grevli sendikal hak ve özgürlük mücadeleleri için bir araya gelen emekçilerin birlikteliği maalesef ülkemizde her yıl 1 Mayısta engellenmeye çalışılmıştır.

Türkiye, toplam çalışanının 22 milyona ulaştığı ve Avrupa Birliğine uyum sürecinde olup da 1 Mayısı “İşçi Bayramı” olarak kutlamayan tek ülke konumundadır. Bu gerçeğin farkında olan emek dostu siyasi partiler ve milletvekilleri de Türkiye Büyük Millet Meclisinde 1 Mayısın emeğin bayramı, yani işçi bayramı olması ve tatil ilan edilmesi konusunda yıllardır mücadele vermişlerdir.

1905 yılından bu yana Anadolu coğrafyasında kutlanılmakta olan ve emekten yana işçi sendikaları öncülüğünde yaklaşık otuz iki yıldır da kitlesel olarak 1 Mayısı kutlayan bir ülke olduğumuz hâlde anlamsız çağ dışı yasaklar ve korkularla 1 Mayıs kutlamalarına her yıl çeşitli engeller çıkarılmakta ve emeğin, emekçinin hak mücadelelerinde saygın bir yeri olan 1 Mayıs kutlamaları âdeta illegal örgütlerin yürüyüşü gibi kamuoyuna yansıtılmaktadır.

Değerli arkadaşlar, AKP İktidarının işçi bayramı ve 1 Mayıs hakkında ne denli samimi olduğu geçtiğimiz yılın 1 Mayısında ortaya çıkmıştır. Hatırlayınız, 1 mayısların simgesi olan Taksim sıkıyönetim bölgesi ilan edilmişti geçen yıl. Hükûmetten talimat alan güvenlik güçleri Taksim’de kuş bile uçurtmamışlardı. Yapılamayan kutlamalara rağmen sadece emekçilere değil, pastanede oturan sade vatandaşa bile artık moda olan deyişle orantısız güç kullanılmıştı. Hatırlayınız, bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkında güvenlik güçlerini orantısız güç kullanmaya teşvik ettiği, bu tutumuyla toplumsal barışı tehlikeye atarak şiddet görüntülerinin ortaya çıkmasına neden olduğu iddiasıyla gensoru önergesi verilmiştir. Ancak çoğunluk anlayışıyla işleyen Meclis demokrasisi nedeniyle, gensorunun gündeme alınması her zamanki gibi AKP milletvekilleri tarafından engellenmiştir.

1 Mayıs 2008’de İstanbul korku şehrine, açık hava cezaevine dönüştürülmüştür, hayat felç edilmiştir. Emekçilerin üzerine binlerce gaz bombası kullanılmıştır. Hastanelere, sendika binalarına gaz bombaları atılmıştır. Bir gazetecinin kolu kırılmış, bazıları dövülmüş, kadınlar tekmelenmiş, turistler coplanmıştır. Polisin emekçilere karşı bu acımasız ve sert bir tutum ile uyguladığı olağanüstü şiddet tüm dünyada hayretle, ibretle izlenmiş, AKP İktidarının demokrasi anlayışı bu vesileyle bir kez daha somutlaştırılmıştır. 1 Mayıs kutlamalarına gölge düşüren, engellemek için elinden geleni yapan, işçi sınıfından ve işçi sınıfı bilincinden nefret eden AKP Hükûmetinin nasıl olup da aniden 1 Mayısın işçi bayramı olması yönünde kanun tekliflerini desteklemeye karar verdiğini anlamak ise yerel seçimler sonrasında aslında hiç de zor değildir. Aslında daha bir sene önce 1 Mayısın tatil olması ve Taksim’de kutlanmasıyla ilgili “1 Mayısı tatil ilan etmeyeceğiz çünkü Türkiye tatiller ülkesi, bir günlük tatilin maliyeti 2 katrilyondur.” diyen ve bu kadar ince hesaplar yapan Başbakanımız, insanlarımızın yiyecek ekmek bulamadığı, sosyal patlamaların yaşandığı, işsizlik oranının yüzde 15,5’la tüm zamanların en yüksek rakamına dayandığı, yaklaşık 4 milyon işsizin bulunduğu bu kriz ortamında kendisine 60 milyon dolara iş jeti, yani uçak almayı ihmal etmemiştir. Gene Sayın Başbakan konuşmalarında “Ayaklar baş olursa kıyamet kopar.” sözünü sarf etmiş ve emekçilere talihsiz bir şekilde “ayak takımı” yakıştırması yapmıştır. Mart 2009 yerel seçimlerinde seçmen frene basıp AKP’ye “kendine gel” deyince, yani AKP’nin oyları tüm kamusal baskılara, dağıtılan hediye paketlerine, buzdolaplarına, çamaşır makinelerine, kanepelere rağmen, aniden kesilen elektriklere, oy torbalarının belediye araçlarında yaptıkları seyahatlere rağmen yüzde 47’lerden yüzde 38’lere düşünce, Başbakan, 1 Mayısın bayram ve tatil olması için düğmeye basmıştır. Ancak hangi gerekçelerle olursa olsun 1 Mayısın “Emek ve Dayanışma Günü” olarak resmî tatil ilan edilmesi tarihsel sürecin ve bu süreç içerisindeki işçi sınıfının ortaya koymuş olduğu emek mücadelesinin haklı ve gururlu sonucudur. Çıkacak olan kanunla, artık, 1 Mayıs resmî olarak Emek ve Dayanışma Günü olacaktır. 1 Mayıs 2009’da kutlanacak olan Emek ve Dayanışma Günü’nün, emek hareketinin uluslararası birlik, dayanışma, mücadele ve direniş günü olarak en geniş katılımla, ülkemizde 1 Mayısın simgesi hâline dönüşmüş olan Taksim’de kutlanacağına inanıyorum ve diliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Muhammet Rıza Yalçınkaya (CHP, Bartın). “Ulusal bayram ve genel tatiller hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile kırklareli milletvekili tansel barış'ın; çorum milletvekili agah kafkas'ın; istanbul milletvekili ufuk uras'ın; diyarbakır milletvekili akın birdal ve 14 milletvekilinin; izmir milletvekili bülent baratalı ve 16 milletvekilinin; istanbul milletvekili mustafa özyürek'in; istanbul milletvekili ayşe jale ağırbaş'ın; bilecik milletvekili yaşar tüzün'ün benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.: 354)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-riza-yalcinkaya-23-2009-04-22-ulusal-bayram-ve-genel-tatiller-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasin (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
