# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Doğan (Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2004-07-01

> Muharrem Doğan, 1 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 903 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM DOĞAN (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Belediyeler Kanunu Tasarısının tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizde ve dünyada toplumsal yapı ve ilişkileri derinden etkileyen hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. 20 nci Yüzyılın son çeyreğinde başlayan ve 21 inci Yüzyılda da devam edeceği anlaşılan bu değişim ve dönüşüm süreci, her alanda olduğu gibi, kamu yönetimi düşüncesi, yapısı ve fonksiyonları üzerinde de derin etkiler bırakmış, neyin nasıl yapılması gerektiğinden hareketle, devletin görevlerinde ve iş yapma yöntemlerinde tartışmalara yol açmıştır.

Kamunun rolünün yeniden tanımlanmasına neden olan bu tartışmalar, kamu yönetiminin demokratikleştirilmesi taleplerini de beraberinde getirmiştir. Geleneksel temsil yönteminin yeterli olmadığı ve daha demokratik bir kamu yönetimi için, yönetim ve hizmet sunumunda açıklık, katılım, sorumluluk ve hesap verebilirlik ilkelerinin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Yeni kamu yönetimi anlayışı, yönetimde etkinlik ve verimliliği temel almaktadır. Kamu yönetiminde yeniden yapılanma, mahallî idarelerde de bir dönüşüm ve değişimi gerekli kılmaktadır. Kamu hizmetlerinin ifasında mahallî idarelere daha çok görev ve sorumluluk verilmesi, merkezî idare ile mahallî idareler arasındaki yetki ve kaynak dağılımının geleneksel yapısının değiştirilmesini de zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle, mahallî idarelerin daha fazla yetki, sorumluluk ve kaynakla desteklenmesi ve donatılması gerektiğine inanıyorum; çünkü, mahallî idareler, temsilî demokraside, halkın, yerel kamusal menfaatlarının teminatıdır; mahallî idareler, halkın katılımını sağlamada, merkezî idareye göre çok daha fazla imkân ve yeteneğe sahiptir. Dolayısıyla, tüm sistemin yönetim kapasitesini güçlendireceği inancındayım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; belediyelerimiz, bugüne kadar, verilen görevleri yerine getiren ve merkezî idarenin uzantısı konumunda birimler olarak algılanmışlardır. Hatta, zaman içerisinde, yerel nitelikli pek çok görev ve hizmet merkezî idare kuruluşlarına aktarılırken, belediyelerin niçin var olduğu âdeta unutulmuştur.

Belediyeler, başkan eksenli merkezî bir yapıda teşkilatlanmışlar ve bu yapı, hep süregelmiştir. Bu durum, merkezî idaredeki yetersizliklerin ve diğer sorunların mahallî idarelere aynen yansımasına da yol açmıştır. Belediyelerin, belde halkının kendini yönettiği özerk kurumlar olmaktan ziyade, bayındırlık, imar ve diğer kentsel hizmetleri karşılayan ve merkezî idareye tabi oldukları anlayışı, bu kurumların, aşırı vesayet ve kontrol altında tutulmalarına neden olmuştur. İdarî vesayet, belediyelerin organları, teşkilatı, personeli, işlemleri ve bütçesi dahil olmak üzere pek çok alanı kapsar hale gelmiştir.

1923'te 430 olan belediye sayısı, bugün, 3 215'e yükselmiş bulunmaktadır. Bunlardan 16'sı büyükşehir, 65'i il merkez belediyesidir. Yüksek nüfus artışı, içgöç ve kalkınma çabaları, Türkiye'yi, hızlı ve sağlıksız bir kentleşme olgusuyla karşı karşıya bırakmıştır. Kentleşme, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, ülkenin toplumsal yapısını etkileyen, âdeta, en önemli sosyoekonomik değişim gerçeği ortaya çıkmıştır ve buna bağlı olarak, belediye sınırları dışında yaşayan nüfusun oransal düşüşü devam etmektedir.

Avrupa ülkelerinin aksine, ülkemizde, belediye sayısında sürekli bir artış söz konusudur. Demokrasinin yaygınlaşması, refah artışı, Avrupa Birliği sürecinin çağdaş ve sosyal hukuk devleti yapısında meydana getirdiği olumlu etkiler, teknolojik gelişmeler ve nüfus yapısındaki değişimler, ihtiyaç ve taleplerin artmasına neden olmuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; demokratik ülkelerin çoğunda mahallî idarelerin toplam kamu harcamaları içerisindeki payı yüzde 50'leri aşarken, ülkemizde bu oran yüzde 20'nin altındadır. Buna bağlı olarak, kentleşme ve nüfus artışının yol açtığı yüksek hizmet beklentilerini bu kaynaklarla karşılamak, etkin ve kalıcı hizmet sunmak mümkün değildir, hatta, imkânsızdır. Bu imkânsızlık, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde daha çok göze çarpmaktadır. Bu nedenle, söz konusu tasarının kanunlaşmasıyla, bölgelerarası gelişmişlik farkının ortadan kalkacağı inancındayım.

Tasarının genel çerçevesi, devletin üniter yapısına, Anayasamızda yer alan, idarenin bütünlüğü ile idarenin merkezden ve yerinden yönetim esaslarına dayandırılmıştır. Dolayısıyla, bu tasarıda, Avrupa Birliğinin mahallî idarelere ilişkin genel yaklaşımı da gözönünde bulundurulmuştur.

Belediyelerin yeniden yapılandırılması konusunda tasarıyla getirilen hükümlerden bir kısmı da, bu idarelerin, daha demokratik, katılımcı ve şeffaf hale getirilmesine ilişkindir; çünkü, vatandaşların yönetime katılma isteği ile kamu hizmetlerinin etkin sunulması arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır.

Belediyelerin desteğiyle toplanacak kent konseyleri, herkesin görüşünü açıklama imkânını bulduğu demokratik bir zemin oluşturacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu tasarı kanunlaştığında, belediye idaresi ile belde halkı arasında sürekli işbirliği, dayanışma ve karşılıklı güven artacaktır. Ayrıca, belediyeler, güvenilir, şeffaf, hesap verme yükümlülüğü olan, verimli, etkin ve kaliteli hizmet sunabilen bir yapıya kavuşacakları gibi, demokratik değerlerin yaygınlaşmasına, sevgi, saygı ve refahın artmasına katkıda bulunacaklardır.

Yerli yersiz yapılan bazı ihbarlar ve şikâyetler belediye başkanlarının elini kolunu bağladığı gibi yapılacak hizmetleri de engellemektedir. Bu da, belediye başkanlarımızın çalışma şevkini kırmakta ve başarısını olumsuz yönde etkilemektedir. Umuyorum, bu yasa, şu anda, yürürlükte bulunan yasadaki bu tür mevcut aksaklıkları ortadan kaldırır. Şöyle ki: Benim seçim bölgem olan Mardin'in başarılı, üretken, dürüst ve belediyenin imkânlarıyla kaynak yaratarak hizmet sunan bazı belediye başkanlarının başına gelenler, aynı şekilde, çalışkan, dürüst, üretken birçok belediye başkanının da başına gelebilir. Bu tür şikâyetlerin, İçişleri Bakanlığı mülkiye müfettişlerince de yerinde yapılan teftişler sonucunda gereksiz olduğu tespit edilmiştir. Buna da ben tanık oldum.

Bu nedenle, bu yasa tasarısında, belediye başkanlarının başarısını, hızını ve çalışma şevkini artırarak motivasyonunu sağlamak için, denetimlerin daha sağlıklı, ciddî, yerinde ve zamanında yapılması hükme bağlanmalıdır.

Değerli arkadaşlar, bu yasa tasarısında sorumluluklar verdik, görevler verdik; ancak, bazı konularda çekincelerim vardır; izin verirseniz sizlerle paylaşmak istiyorum.

Şanlıurfa, Adıyaman ve Mardin İlleri, ülkemizin kültür ve inanç turizminde odak noktalarıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN- Buyurun Sayın Doğan.

MUHARREM DOĞAN (Devamla)- Teşekkür ederim.

Mardin'de Deyrulzafaran Manastırı Ortadoğu'da Ortodoks mezhebinin ibadet merkezi sayıldığından dolayı, biz, biliyorsunuz, UNESCO nezdinde dünya miras listesine adaylığımızı ilan ettik; ancak, UNESCO'ya bağlı olarak görev yapan ICOMOS raporlarında bu manastırın belediye hudutları dahilinde olmadığı söylenmektedir. Yapılan altyapı hizmetlerinin yetersiz olduğu ve özgün mimarînin korunamadığı belirtilmektedir. Bu nedenle, bu tür kültür varlıklarını bünyesinde bulunduran tüm belediyelere kaynak aktarılırken bunların gözönünde bulundurulmasını diliyorum. Bununla ilgili ben bir önerge vereceğim, desteğinizi bekliyorum.

Görüşmekte olduğumuz bu yasa tasarısını olumlu buluyorum, destekliyorum, olumlu oy vereceğimi de bildiriyorum.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Doğan (Mardin). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2004-07-01 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
