# Emniyet genel müdürlüğüne ait araç, gereç, mal ve malzemenin satış, hibe, hek ve hurda durum ve işlemleri hakkında kanun (s.s.848)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Doğan (Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 8 Şubat 2006
- **Gündem:** EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE AİT ARAÇ, GEREÇ, MAL VE MALZEMENİN SATIŞ, HİBE, HEK VE HURDA DURUM VE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.848)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2006-02-08-emniyet-genel-mudurlugune-ait-arac-gerec-mal-ve-malzemenin-satis-hi

> Muharrem Doğan, 8 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE AİT ARAÇ, GEREÇ, MAL VE MALZEMENİN SATIŞ, HİBE, HEK VE HURDA DURUM VE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.848)); konuşma 1.106 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM DOĞAN (Mardin) - Sayın Başkan, şahsım adına da söz aldım; onu da birleştirirseniz…

BAŞKAN - Buyurun, şahsınız adına da konuşma sürenizi verdim.

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 848 sıra sayılı yasa tasarısının 1 inci maddesi üzerinde görüş belirtmek üzere Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisimizi ve saygıdeğer halkımızı saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, görüştüğümüz madde, çok önemli bir maddedir, getirisi olan bir maddedir ve sosyal boyutu olan bir yasa tasarısıdır. Bu nedenle, destekliyoruz, sonuna kadar da destekliyoruz; çünkü, bu yasa tasarısı, İçişleri Bakanlığımızın en önemli bir konu olan Emniyet Genel Müdürlüğüne ait araç, gereç, mal, malzeme ve hurda ve HEK olmuş, ekonomik ömrünü yitirmiş malzemelerin satımına yetki veriyor. Bu nedenle, bu maddeye canı gönülden destek veriyorum; ancak, söylemek istediğim bir husus var, sizlerle paylaşmak istediğim bir husus var. Bunu dile getirmeme izin verirseniz, mutlu olurum.

Değerli milletvekilleri, doğu, güneydoğu bölgelerimizin sorunlarını dile getirmek, en başta benim görevim ve sizlerin görevidir; çünkü, doğu, güneydoğu bölgelerinin sorunları, aynı zamanda Türkiye'nin sorunlarıdır. Şimdi, bu maddeye paralel ve bu maddeye benzen çok önemli bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, hatırlamaya çalışınız. Şu gördüğünüz yasa tasarısı; yani, diğer bir adı "torba yasası" dediğimiz yasa tasarısı, 12.5.2005 yılında basılmış ve bizlere dağıtılmıştı. 25.10.2005 tarihinde 13 üncü Birleşimde bunu görüşürken, aynı, şimdi görüştüğümüz maddeye çok benzer ve paralel olan bir madde geri çekildi; ama, niçin geri çekildi, hangi amaçla geri çekildi; bunu da anlamış değiliz.

Şimdi, değerli arkadaşlar, şu maddenin 21 inci maddesini sizlere okumak istiyorum: "İlgili trafik sicilinde adlarına kayıt ve tescilli bulunan motorlu kara taşıtlarını; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 31/12/2005 tarihine kadar ilgili yönetmelik hükümleri gereğince kayıt ve tescillerinin silinmesi ve hurdaya çıkarılması suretiyle il özel idarelerine bedelsiz olarak teslim eden gerçek ve tüzelkişilerin, hurdaya çıkarılan taşıta ilişkin olarak tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan Motorlu Taşıtlar Vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları terkin edilir."

Değerli arkadaşlar, şimdi, ben, size soruyorum: Emniyet Genel Müdürlüğüne ait araç gereçler hurdaya çıkarılıyorsa ve millî servet yok olmasın diye bunlara sahipleniyorsak, peki, özel ve tüzelkişilere ait olan bu araçlar millî servet değil midir?! Geçmişte, doğu, güneydoğu bölgelerimizde vatandaş kendi ayakları üzerinde durabilmesi için, kendi geçimini sağlayabilmesi için, bir iki kişi, üç kişi, dört kişi bir araya gelmişler bir kamyon almışlardı. O tarihlerde sınır ticareti serbestti. Her gün binlerce araç Irak'a, Musul'a gidiyordu ve kısa mesafede sınır ticareti yaparak, gıda maddesi, inşaat malzemesi götürerek, bunun karşılığında motorin getiriyordu; çünkü, doğu, güneydoğu bölgelerimizin ekonomik hayatı Irak ve Suriye'yle olan ticarete bağlıdır ve bunun geçiş yolu da Habur Gümrük Kapısı ile Nusaybin Gümrük Kapısıdır. Tabiî, o tarihte her ne kadar tekelci bir zihniyetle almış oldukları motorini, TPIC'e satarak geçimlerini sağlamaya çalışmışlarsa bile, işsizliği büyük oranda önlemişler ve ekonomiye güç kazandırmışlar. Neyle kazanmışlardır; bu hurdaya çıkan araçlarla. Tabiî, sınır ticareti kesilince Habur Gümrük Kapısı olsun, Nusaybin Gümrük Kapısı olsun özelliğini yitirmiş. Dolayısıyla bu araçlar; ama, yüzbinlerce araç, Mardin'de şu anda 57 000 araç, Şırnak'ta keza 50 000 araç, Urfa, Adıyaman, Diyarbakır, Batman ve Siirt'te yaptığım araştırmalar sonucunda 200 000 civarında aracın yağmurun, güneşin ve karın altında çürümeye terk edildiği tespit edilmiş ve şu anda, hepsi de devlete borçludur.

Şimdi, bu madde eğer geri çekilmeseydi, bu maddeyle affedileceklerdi. Herkes aracını alıp, özel idareye götürecekti, bir tutanakla teslim edecekti ve o yetkililer trafik sicilinden sileceklerdi, borçlarını da affedeceklerdi, bu araçlar da devlete kâr kalacaktı ve devletin kasasına sıcak para akacaktı. Bunlar olmadı, her ne hikmetse olmadı. Üzülüyorum da, ben burada suçu bakanlarımızda görmüyorum. Bölge milletvekillerimiz eğer bu sorunları sizlerle paylaşmış olsalardı, sanıyorum, kesinlikle bu maddeyi geri çekmeyecektiniz; ama, olan olmuş, geç kalmış değiliz. Şimdi, bu borçlara bir de 2006'nın ilk taksidi eklendi.

Değerli milletvekilleri, soruyorum size, yağmurun ve güneşin altında çürümeye terk edilmiş, hurdaya çıkmış bir aracın vergisini siz olsanız yatırır mısınız veya borcunuz varsa gidip onu ödeyebilir misiniz? Kaldı ki, onların hiç imkânları yok. Bu nedenle, bazı araçların bugünkü fiyatı 2 000-3 000 YTL ise, en az 15 000-14 000 YTL borcu var devlete. Bu nedenle, bu yığıntıları ortadan kaldırmamız gerekiyor.

Ben size başka bir örnek vermek istiyorum. Mardin, hoşgörü diyarıdır ve UNESCO nezdinde dünya miras listesine aday olmuş tek ildir Türkiye'de. Şimdi, UNESCO nezdinde ICOMOS denilen bir teknik kurul var. Biz, 2003 yılında müracaat ettiğimizde, bu teknik kurul Mardin'e geliyor, tespitlerde bulunuyor ve şunu diyor: Mardin'in özgün mimarîsi bozulmuştur; ama, en büyük neden, bu hurdaya çıkan araçlarla bozulmuştur. Neden?.. Şimdi, bakıyorsunuz, yüzlerce araç, oyun sahalarında, evlerin önünde, sokakların köşelerinde park edilmiş, lastikleri patlamış, aküleri gitmiş ve hurdaya dönmüş ve o güzelim özgün mimarîmizi bozmuş, o tarih ve o insanlık tarihi yok olmuş. Yani, şimdi, bu kadar araç hurdaya çıkmış ve devletin kasasına sıcak para akacak böyle bir imkân varken, biz neden bunu yapmıyoruz?! Ben, sizi burada eleştirmek için bunları konuşmuyorum; bu sorunlara çözüm bulmak için bunları size arz ediyorum ve bu çözmemizde de çok haklıyız ve geç de kalınmıştır. Ben sizden şunu istiyorum: Şu 21 inci madde, hiç değilse Sayın Bakanın da yardımlarıyla bununla birleştirilebilirdi. Eğer bunun imkânı varsa, bir önergeyle de bunu düzeltebiliriz; çünkü, bir taraftan, bakın, burada ekonomik ömrü tükenmiş diyoruz, devletin araç ve gereçlerini satmaya imkân sağlıyoruz; diğer taraftan, iş olmadığı için, imkân olmadığı için hurdaya çıkmış araçları da kurtarmaya çalışmıyoruz. Ben, böyle bir kötü niyet taşıdığınıza inanmıyorum ve ben, bu hurdaya çıkmış araçlara da çözüm bulacağımıza inanıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu araç sahiplerini kurtarmamızda fayda var; bunların gönlünü, hayır dualarını almamızda fayda var. Mardin'in o özgün mimarîsini kurtarmak, bu hurda araçları da satarak devletin kasasına sıcak parayı sağlamak, elbette bizi mutlu eder. Bu nedenle, biz, bu hurdaya çıkmış yüzbinlerce aracı bu madde şartları dahilinde gündeme getirelim ve bu maddeyi tekrar geri getirelim diyorum; çünkü, yani, bu maddenin önemi şöyle, bir örnek daha vermek istiyorum: Sınır ticaret merkezleri oluşacaktı, bu da yapılmadı. Bu sınır ticaret merkezleri de yapılmış olsaydı veyahut Nusaybin Gümrük Kapısı da uluslararası hale getirilmiş olsaydı, belki, bu araç sahipleri de bir miktar kendi geçimlerini de bu araçlarla sağlayabileceklerdi, devlete olan borçlarını da rahatlıkla ödeyebileceklerdi, bunu da yapamadık, buna da sağlık olsun diyelim; ama, bu sınır ticaret merkezlerinin mutlaka yapılması gerekir. 2003 yılında, Sayın Kürşad Tüzmen Bey, bununla ilgili söz verdi; "Nusaybin Gümrük Kapısını uluslararası hale getireceğiz, bu Habur Gümrük Kapısındaki yığılmaları önleyeceğiz, iyileştirme cihetine gideceğiz" demişti ve bu insanlar sevinmişti, umutlanmıştı; şimdi, bunların umutlarını yok etmeyelim. Ben, size, teklifim olarak; eğer bir önergeyle bunu yapamayacaksak, her üç partinin de grup başkanvekillerinden hassaten arz ediyorum, bu konuyu dile getirsinler ve o torba yasasının içinde 21 inci maddeyi çok acil bir şekilde gündeme getirsinler, bunu çıkarsınlar ve devletin kasasına da sıcak para akışını sağlasınlar.

Görüşmekte olduğumuz yasa tasarısının ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Doğan (Mardin). “Emniyet genel müdürlüğüne ait araç, gereç, mal ve malzemenin satış, hibe, hek ve hurda durum ve işlemleri hakkında kanun (s.s.848)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2006-02-08-emniyet-genel-mudurlugune-ait-arac-gerec-mal-ve-malzemenin-satis-hi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
