# İskan kanunu tasarısı ve iskan kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s. 1223)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Doğan (Anavatan Partisi, Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim
- **Tarih:** 19 Eylül 2006
- **Gündem:** İSKAN KANUNU TASARISI VE İSKAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S. 1223)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c128/b125/tbmm221281250138.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2006-09-19-iskan-kanunu-tasarisi-ve-iskan-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-3

> Muharrem Doğan (Anavatan Partisi), 19 Eylül 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSKAN KANUNU TASARISI VE İSKAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S. 1223)); konuşma 996 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1223 sıra sayılı İskân Yasası kanun değişikliğinin İkinci Bölümü üzerinde, Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, biraz önce de demiştim ki, konuşmamın başında demiştim ki "Biz, Anavatan Partisi Grubu olarak bu yasayı destekliyoruz." Ancak, bazı önerilerimiz var, eksik gördüğümüz hususlar var; o hususları da sizlerle paylaşmak istiyorum.

Önümüze getirip koyduğunuz kanun değişikliği teklifi incelendiğinde, Afetler Kanunu, Toprak Koruma Kanunu, Özel İdare Kanunu, Belediyeler Kanunu, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün lağvedilme kanunu ve Kamulaştırma Kanunu ile 3194 sayılı İmar Kanunuyla ilgili yönetmelikler dikkate alınmamıştır. Bu kanun değişikliğinin hukukî ve sosyal boyutuyla çok oynadınız ve çok maddeleri de değiştirdiniz.

Serbest piyasa ekonomisinde devlet bizzat konut yapma görevini üstlenmez. Devletin görevi, altyapısı tamamlanmış arsa üreterek, bu arsaları kooperatif ve özel sektöre vermektir. Daha önemlisi, şehirlerin planlı olarak gelişmelerini sağlamaktır. Türkiye'de konut yapacak özel sektör ve kooperatifler vardır. Hepsinin amacı, ucuz, kaliteli ve depreme dayanıklı konut üreterek piyasayı canlandırmaktır.

Ekonomi ve piyasaları döndüren ve devri daim işlevi, görevi gören çark dönmüyor. Ne yazık ki, dört yıllık iktidar döneminizde bunları sağlayamadınız ve piyasalan canlandıramadınız. Ancak, AKP'nin değirmenine su taşıyan TOKİ, yaptığı birçok ihaleyi iptal etmekle ve AK Partiye siyasî rant sağlamakla meşguldür. Örnek vermek istiyorsak, seçim bölgem Mardin Midyat'ta bir yıl önce ihale edilen 304 konutluk iş, bazı AK Parti yanlısı yap-sat müteahhitlerin zarar etmemesi için iptal edilmiştir ve bu işin içinde, ne yazık ki, AKP mensubu Mardin Milletvekili bir arkadaşımın parmağı var. Bu ihalenin en geç bir ay içerisinde yeniden yapılacağına dair, bizzat, Sayın Bayındırlık ve İskân Bakanımız buradan bana söz verdi ve "bana en geç yirmi gün mühlet verin, ben bu ihaleyi yeniden yaptıracağım" dedi; altı ay geçti, halen bir ses yok. Benim kanaatim, başta doğu, güneydoğu olmak üzere, tarım ve hayvancılığın gelişebileceği ortamları, iktidarların bu konuda politika geliştirmeleri ve hayata geçirmeleri gerekir.

Gerek Osmanlılar döneminde gerekse Büyük Önder Atatürk'ün bakış açısına uygun olarak cumhuriyet döneminde göçmenlerin iskânında iki unsur rol oynamaktadır. Türk soyuna bağlı olan topluluklar ile Türk kültürüne bağlı olan akraba topluluklar, bu iki önemli unsurları teşkil ediyordu. Yani, Türk soyuna doğrudan bağlı olmasa dahi, Türk kültürüne bağlı olan akraba topluluklar da aynı haklardan yararlanmıştır ve yararlanmalıdırlar. Ancak, tasarının 5 inci ve 6 ncı maddelerinde ve diğer maddelerinde münferit toplu göçmen kabulü düzenlenirken "Türk soyundan ve Türk kültürüne bağlı kimselerden" ibaresinde "ve" yerine "veya" ibaresi kullanılmalıydı; ama, bu da geçti, burada bir gol yedik, bunu böyle kabul edelim. Böylece, Türk soyundan olmasa da, Türk kültürüne bağlı akraba topluluklar tasarıda yer alan haklardan yararlandırılmış olacaklardı.

Değerli milletvekilleri, iskân politikalarıyla ilgili olarak diğer önemli bir konu, millî güvenlik nedeniyle iskândır; maalesef, yıllardır başımızı ağrıtan ve milyar dolarlarca zarara da neden olan terör olayları, bu iskânın uygulanmasının engellenmesinde önemli rol oynamıştır. Şüphesiz, terörden kaynaklanan sorunların da giderilmesi kaçınılmazdır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti gibi büyük bir milleti yöneten Hükümete yakışan davranış, geçmişteki tecrübelerden de yararlanarak, iskân politikalarını başarıyla uygulamaktır. Geçmişte, terör ve şiddet ortamında 40 000'e yakın insanımız hayatını kaybetmiş, binlerce kişi sakat kalmış ve yüzlerce köy boşaltılmıştır. Aslında, bu bağlamda Hükümetin görevi, halkımızın özlediği barışa ve huzura kavuşturulması ve iskân politikalarıyla, bu vatandaşlarımızın iskânını sağlamasıdır. Terör ve yanlış iskân politikaları nedeniyle, doğu, güneydoğu bölgelerimizin, özellikle hayvancılık ve tarım alanında düştüğü zaaf, ne yazık ki, bugün, sadece o bölgeyi değil, bütün Türkiye'yi, hayvansal ve tarımsal açıdan kendine yetmez hale getirmiştir. Terörden kaçarak batıya göç eden insanlarımız, gittikleri yerlerde ekonomik ve sosyal problemlerle karşı karşıya kalmışlardır. Yıllardır bu alanda uygulanan yanlış iskân politikaları yüzünden, ekonomik, kültürel ve güvenliğe ilişkin sorunlar bir türlü çözülememiştir. Aksine, sorunlar giderek ağırlaşmış, büyük şehirlerimizin varoşlarında, nüfusu milyonları aşan, işsiz, güçsüz, terörzedeler- den oluşan, âdeta, çadır kentler oluşmaktadır ve oluşmaya devam ediyor. Şehirlerimizdeki gasp, hırsızlık, kapkaç ve çocuk çeteleri gibi birçok olumsuzluklar bu yanlış iskân politikalarının bir ürünüdür.

Sayın milletvekilleri, doğu, güneydoğu bölgelerinde sosyal huzur ve ekonomik verimliliğin sağlanması, bölgelerarası gelişmişlik farkının ortadan kaldırılması için iki konuda çalışma yapılabilir. Birincisi, verimli iskân politikalarıyla, boşaltılan köylerin, tekrar, insanca, yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve yaşanır hale getirilmesi; ayrıca, tarım ve hayvancılığın ciddî anlamda desteklenmesi gerekmektedir. Bu şartların sağlanması için, öncelikle iş güvenliğinin sağlanması ve terörün bitirilmesi zarurîdir. Ne var ki, AKP İktidarı, terör konusunda başarısız olduğu gibi, kendisinden önceki hükümetler tarafından bahşedilen sıfır terör avantajını da koruyamamıştır.

İkincisi, iskân hizmetlerinin desteğiyle bölge ekonomisini canlandırmak ve hayata geçirmek gibi tedbirler alınmamıştır. Değerli milletvekilleri, ülkemizin özel durumu da dikkate alındığında, iskân politikalarının en önemlisi, belki de fiziksel yerleşim düzenlemesidir. Bu konuda sağlıklı ve kararlı politika üretmek ve Türkiye'yi geleceğin dünyasına taşımak zorundayız. Ülkemizde halen birçok köy ve mezraların rasgele yerlerde kurulmuş olması ve kuruluş aşamasında Hükümetin müdahale etmemesi, maalesef, modern Türkiye'ye yakışmamaktadır. Anavatan olarak önerimiz, ülke çapında çağdaş ve depreme dayanıklı altyapısı tamamlanmamış iskân ünitelerini bir bütün olarak yeniden ele almak ve hayata geçirmektir. Eğitim, yol, su, telefon ve benzeri altyapı hizmetleri açısından elverişli olmayan yerlerde köy ve mezraların kurulmasına izin verilmemelidir. Bu konudaki kararlı tutum, aslında, bu tür kanunları yapmaktan daha önemlidir; çünkü, plansızlık ve projesizlik sonucu yapılan iskânlar, sorunların çözümsüzlüğüne ve sürekli ertelenmesine neden olmaktadır. Ayrıca, yeni ve daha büyük sorunların doğmasına da neden olmaktadır. Öncelikle, terörden dolayı köyünü, mezrasını terk etmek zorunda kalan insanların gönüllü olarak köye dönmek istemeleri halinde, devlet, altyapı sorunlarını çözmeli ve bu insanlara sahip çıkmalıdır; çünkü, şehir yaşantısına alışmış vatandaş, televizyon, çamaşır makinesi, buzdolabı, telefon ve bilgisayar kullanmasını öğrenmiş olup, bu imkânlar sağlanmadıkça köye döndürmek imkânsızdır. Tüm doğu, güneydoğu bölgelerimizin valileri tarafından tespit edilmiştir bu durum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Doğan, lütfen toparlar mısınız.

Buyurun.

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, köye döndürmek istediğimiz insanlara altyapıyı sağlamazsak, elektriğini, suyunu ve telefonunu vermezsek, buzdolabını kullanamaz- sa, çamaşır makinesini kullanamazsa, televizyon kullanamazsa, insanca yaşam koşullarını iyileşti- remezsek, biz, bunu köye döndürebilir miyiz; mümkün değildir. Bu durumu mutlaka sağlamalıyız ve sağlanması gerekiyor. Ben, o bölgenin bir çocuğu olarak ve o bölgede yaşayan bir arkadaşınız olarak yaşayarak görüyorum. Bu durumun bu şekilde düzeltilmesinde fayda vardır.

Bu yasa tasarısının ülkemize ve milletimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Yüce Heyetinizi tekrar saygılarımla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Doğan (Anavatan Partisi, Mardin). “İskan kanunu tasarısı ve iskan kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s. 1223)”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 19 Eylül 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2006-09-19-iskan-kanunu-tasarisi-ve-iskan-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-3 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c128/b125/tbmm221281250138.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
