# Köy kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:1429)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Doğan (Mardin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim
- **Tarih:** 27 Mayıs 2007
- **Gündem:** KÖY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:1429)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c159/b114/tbmm221591140317.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2007-05-27-koy-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-1429

> Muharrem Doğan, 27 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÖY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:1429)); konuşma 941 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1429 sıra sayılı Yasa Teklifleri'nin ek 17'nci maddesi üzerinde Anavatan Partisinin görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Böylelikle, yüce heyetinizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, terör bölgesinde yaşayan, terör bölgesinin bünyesinden Parlamentoya gelen bir arkadaşınız olarak, ben, bu yasa teklifinin, sosyal boyutu bakımından, sosyal getirişi bakımından çok önemli olduğunu, iki sene önce, çok değerli Anavatan Partisi Grubu milletvekili arkadaşlarıma ifade ettim ve onların görüşlerini de alarak bu kanun teklifimi sundum. Ancak, bu kanun teklifimiz bir buçuk yıldır komisyonda bekletilmektedir. Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi olarak, gerek eski İçişleri Bakanımız Sayın Abdülkadir Aksu'ya, defalarca, bu yasanın bir an evvel çıkması noktasında ricada bulunduğum hâlde "Biz, İçişleri Bakanlığı olarak üzerinde çalışmalar yapıyoruz, çıkaracağız." dedi. Ama, bu hazırlamış olduğumuz yasa teklifini paramparça ederek önümüze getirdiniz. Ben, bu noktada üzgünüm. Çünkü, geçici köy korucularımız, yirmi iki yıldır, göğsünü gere gere, vatan uğruna -silahlı kuvvetlerimizle birlikte- dağ taş demeden, her durumda, yalnız bırakmamışlardır silahlı kuvvetlerimizi.

Bugüne kadar 1.334 kişi hayatını kaybetmiştir. Yine, buna bağlı olarak bir bu kadar da sakat kalmış köy korucusu arkadaşlarımız var. Bunların eşleri yeşil kartlıdır. Türkiye sosyal hukuk devleti olduğu hâlde, sosyal güvenlik şemsiyesi altına almış olduğumuz bu köy korucularının eşlerinin hâlen yeşil kartlı kalmasından son derece üzgünüm ve utanıyorum.

Değerli arkadaşlar, siz değil misiniz, övünerek, göğsünüzü kabartarak, 73 milyon insanın huzurunda "Türkiye'de 13 milyon yeşil kartlı var, onların sağlık güvenceleri güvence altına alınmıştır." diye siz söylemiyor musunuz? Peki, soruyorum size: 57.860 tane köy korucumuz var. Bunların eşleri neden yeşil kartlıdır? Bakmakla mükellef oldukları anneleri, babaları, çocukları neden yeşil kartlıdır? Neden bizim gibi, SSK'lılar gibi, 657'ye tabi memurlarımız gibi karneleri yoktur?

NEVZAT DOĞAN (Kocaeli) - Ne farkı var? Yeşil kartla onun ne farkı var?

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Farkı çoktur.

NEVZAT DOĞAN (Kocaeli) - Farkı yok.

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Siz beni dinleyin lütfen. Oradan laf atmayın. Benim size ayıracak vaktim yok. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

NEVZAT DOĞAN (Kocaeli) - Yanlış konuşuyorsun, saptırıyorsun!

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, şimdi, Türkiye'nin yapısını, coğrafi yapısını, nerelerde jandarma karakolu yok, nerelerde var, nerelerde jandarma karakolları kapatılmış, başka yere taşınmayanlar... Bana laf atıyorlar.

Sayın Vekilim, lütfen, bu bizim meselemizdir. Doğu, Güneydoğu meselesini sizler bizim kadar bilemezsiniz. Lütfen saygı duyun.

Karşımda Sayın Naci Aslan kardeşim, bakın, bana, bu kürsüden -tarih veriyorum- 16/7/2004 tarihinde sataştı ve bana şöyle bir laf attı, okuyorum: "Demin Sayın Muharrem Doğan koruculuk sistemini savundu. Bana göre, bu bir insanlık suçudur." Sayın Aslan, bu yaptığımız insanlık suçu mudur? "Demokratik ülkelerde böyle bir kurum yoktur. Bu da ülkemizin daha demokrasiye geçmediğini gösterir. Korkunun ecele faydası yok." diyor Sayın Aslan.

Tabii, şimdi, Sayın Aslan AKP sıralarında oturuyor, fikir değiştirdi sizlerin de her gün fikir değiştirdiğiniz gibi. Krizleri yönetemediğiniz gibi, bu krizleri yönetemediğiniz gibi, bu krizleri de yönetemiyorsunuz. Kabul ediniz...

NEVZAT DOĞAN (Kocaeli) - Karıştırıyorsun...

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Buradan bana laf atacağınıza, buraya gelin, bunları anlatın, konuşun...

NEVZAT DOĞAN (Kocaeli) - Onu da anlatırız.

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, köy korucularımız yirmi iki yıldır bu hizmetleri yapmaktadırlar. Hiçbir sosyal güvenceleri yoktur. Biz, bunların sosyal güvence şemsiyesi altında toplanmalarını, özlük haklarının verilmesini talep ettiğimizde, "Bu insanlık suçudur." dediniz. Ama, bugün, gördüğüm kadarıyla seçime gidiyoruz...

OSMAN ÖZCAN (Antalya) - Rüşvet... Rüşvet...

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Seçim rüşveti diye bunu alelacele getirdiniz, sağlıklı bir çalışma yapılamadı ve yine bu geçici köy korucularımızın isteklerini yerine getiremiyoruz. Ben son derece üzgünüm.

Hâlbuki, bizim yapmamız gereken şey neydi değerli arkadaşlar? Bugün, Türkiye genelinde 22 bin tane gönüllü köy korucusu var. Bunlarla ilgili bir şey getirmedik. 57.860 tane geçici köy korucusu var, bunların tam haklarını vermedik. Yarım yamalak bir yasa, bence bunlara bir fayda getirmeyecektir. Mesela, bugün, düşük tahsili olan geçici köy korucuları vardır. Bunları ne yapacağız? Bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Halbuki, okullarımızda, sağlık ocaklarımızda, devlet hastanelerimizde kaloriferleri yakacak adam bulamıyoruz. Kaymakamlarımız, geçici personelle ve bu ücretleri Fak Fuk Fonu'ndan ödemekle bu işleri yapıyorlar. Her gün görüyoruz, ormanlarımız yakılıyor. Peki, düşük tahsilli bu arkadaşlarımızı buralarda değerlendiremez miyiz? Bunları entegre edemez miyiz? Neden yapmadık? Ben, Plan ve Bütçe Komisyonunda da bunu söyledim, hatırlattım, ama hesabınıza gelmedi. Hâlen bunları konuşuyoruz, sadece yaptığımız şey nedir? On beş yıl hizmeti olan geçici köy korucusu elli beş yaşına geldiğinde emekli olabilecek. Ee, bir de bunu vermeyeydik bari, vermeseydik! Yani, bunlara minnetimiz ne?

Değerli arkadaşlar, eğer bir şey yapacaksak dört başı mamur bir şey yapmamız lazım. Türkiye hukuk devletidir ve hukuk devleti ilkelerine yakışan bir şey yapmamız gerekiyor -ben ona inanıyorum- ama yapamadık.

Şimdi, bazı köy korucuları vatani görevinden önce köy koruculuğu yapmış, sonra askerliğini yapmış; döndükten sonra bunlara da bir düzenleme getirmedik, bu da bir eksikliktir.

Yine, jandarma komutanları, on beş-yirmi senesini vermiş, orada büyük hizmetler, büyük başarılar elde etmiş köy korucusuna kafası bozulmuş, çağırmış "Silahını bırak, git..." Silahını bırakmış, gitmiş; ne kıdem tazminatı ne ihbar tazminatı ne senelik izni, hiçbir şey ödenmeden, adam çekmiş gitmiş.

Bunlar için bir şey yaptık mı arkadaşlar? Neden yapmıyoruz? Bu vatandaşları eğer mutlu edeceksek, bunların çocuklarını okutabilecek duruma getireceksek, bunların hepsini görüşmemiz lazım.

Biz, üç gün önce Plan ve Bütçe Komisyonunda bu yasa tasarısının çok eksik olduğunu görüştük. Kanunlar Kararlar Daire Başkanına geldim, ricada bulundum, "En erken pazartesi, salı günü gündeme gelir..." Bir duydum ki, bugün getirdiniz. Bu kadar aceleye ne gerek var değerli arkadaşlar? Neden bunu yapıyorsunuz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Sayın Doğan, lütfen toparlayınız.

MUHARREM DOĞAN (Devamla) - Sağ ol Başkanım.

Gerekli özlük haklarının temin edilmesi, bizim birincil görevimizdir. Bunların bir sosyal güvenceye bağlanmaları, eşlerinin mutlaka sağlık karnesine kavuşturulmaları, onurlu bir hizmet verebilmelerini bekliyorsak, bunları yapmamızda fayda vardır diyorum.

Bir sonraki madde üzerinde görüşlerimi arz edeceğim.

Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum. Saygıdeğer milletvekili arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Sizleri saygıyla selamlıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Doğan (Mardin). “Köy kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:1429)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 27 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2007-05-27-koy-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-1429 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c159/b114/tbmm221591140317.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
