# Denizcilik sektörünün yeterince gelişmemesinin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemler(10/23)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem İnce (CHP, Yalova)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 10 Haziran 2003
- **Gündem:** DENİZCİLİK SEKTÖRÜNÜN YETERİNCE GELİŞMEMESİNİN NEDENLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER(10/23)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-22-2003-06-10-denizcilik-sektorunun-yeterince-gelismemesinin-nedenlerinin-arastirila

> Muharrem İnce (CHP), 10 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DENİZCİLİK SEKTÖRÜNÜN YETERİNCE GELİŞMEMESİNİN NEDENLERİNİN ARAŞTIRILARAK ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER(10/23)); konuşma 1.052 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle var olan bir çelişkinin altını çizmek istiyorum. Alt sıralardaki bir önergeyi öne çekmenin ancak bir tane mantığı olabilir. Demek ki, İktidar Partisi Grubumuz bu önergeyi önemli görmüş, kayda değer bulmuş, acil bulmuş; ancak bu gerekçeyle bir önerge alt sıralardan öne geçirilebilir. Demek ki, siz bunu önemli bulmuşsunuz, kayda değer bulmuşsunuz; bunu reddettiğiniz takdirde çelişmiş olursunuz; o zaman neden alt sıralardan öne çektiniz?

Tarımla ilgili böyle yaptınız. Tarımla ilgili önergeyi reddettiniz. O zaman akla şu soru gelir: Tarımın hangi sorununu çözdünüz? 25 000 000 insanın hangi sorununa derman oldunuz?

HALUK İPEK (Ankara) - İnsaf!..

MUHARREM İNCE (Devamla) - Tarımla ilgili önergeyi, gübreyi, mazotu, örgütlenmeyi, buna benzer sorunları çözdünüz de mi reddettiniz?! Daha geçen hafta, yine, esnaflarla ilgili önergeyi reddettiniz.

Bakınız, eğer bir önergeyi öne alıyorsanız, onu desteklemeniz gerekir, onun arkasında durmanız gerekir. Aksi takdirde antidemokratik bir davranış sergilemiş olursunuz.

Çok değerli milletvekilleri, mademki denizcilikten söz ediyoruz, ben, sizlere, denizcilikten bir örnek vermek istiyorum: Pusulanın olmadığı zamanlarda, gemiciler, büyük denizlerde yol alırken, yönlerini kaybettiklerinde, kuşları kullanırlardı. Kuşları salarlardı ve kuşlar, kendi biyolojik mıknatıslarının dünyanın manyetik alanında sapması sonucu yörüngeyi bulurlar, karaya ulaşırlardı ve kaptanlar da, karaya ulaşmak için kuşları takip ederlerdi. Sanki, siz de, biraz, pusulayı kaybetmiş gibisiniz!

AHMET YENİ (Samsun) - Konuya gel, pusulaları karıştırma sen!..

MUHARREM İNCE (Devamla) - Konuya geliyorum.

Eğer yönünüzü bulmak istiyorsanız, şöyle, sahilleri bir gezin, halkı bir dinleyin, bu önergeye destek vermeniz gerektiğini, sanırım, sizler de çok iyi anlayacaksınız.

Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; ülkemizde yaşanan ekonomik krizlerin aşılmasında lokomotif görevi yapacak bir sektör olarak gördüğüm denizcilik sektörünün sorunlarına dikkat çekmek, kamuoyunun gündemine taşımak ve sorunların çözümüne yönelik, sektörle ilgili bir devlet politikası oluşturulması amacıyla, bir Meclis araştırması komisyonunun kurulmasına ilişkin, imza sahipleri adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Deniz ticareti, her ülkenin sahip olabileceği bir imkân değildir. Bu imkâna sahip olan ülke sayısı sınırlıdır. Türkiye, dünyada her ülkenin sahip olamayacağı, üç tarafı denizle çevrili, İstanbul ve Çanakkale gibi su geçiş yollarına sahip, kıtalararası bir köprü konumunda olan ender ülkelerden biridir. Asya ve Ortadoğu ülkelerinin birçoğu, dünya ticaretine açılmak için, Karadeniz'i ve Boğazlarımızı kullanmak zorundadır. Ege Denizi ve Akdeniz'de bulunan kıyılarımız, dünya deniz ticaretinde söz sahibi olmamızı sağlayabilecek büyük bir fırsattır; fakat, biz bu önemli fırsatı gerektiği gibi değerlendirip, ulusal ekonomimize kazandırma yolunda kalıcı politikalar oluşturamadığımız, bu potansiyeli değerlendiremediğimiz gibi, denizlerimize önem vermediğimiz de, sektörümüzün bugün içinde bulunduğu tabloyla açıkça görülmektedir.

Ülkemizde yaşanan ekonomik krizden çıkılması, büyüme ve istihdamın sağlanması, ülkeye döviz kazandırılması için, denizcilik sektörünün sorunlarına eğilerek, sektörle ilgili sürekli ve kalıcı devlet politikası oluşturulması bir zorunluluk arz etmektedir.

Sektörün ihtiyaç duyduğu düzenlemeler ve destekler sağlanarak, yıllık 300 000 000 000 doları bulan dünya deniz ticaretindeki pastadan bugün almış olduğumuz yüzde 1'lik payı, on yıl içinde yüzde 10 oranına çıkarma hedeflenmeli ve gerekli tedbirler şimdiden alınmalıdır.

Dünya deniz ticaret filosunun, neredeyse yüzde 20'si Yunanistan'a ait olup, Yunanistan, sadece taşımacılıktan, yılda 60 000 000 000 dolar, diğer sektör alanlarıyla birlikte 100 000 000 000 dolarlık gelir elde etmektedir. Buna karşılık, 1996 yılında 11 000 000 dwt'a ulaşan filomuz, bugün yüzde 1 oranıyla 8 000 000 dwt'un altına düşmüş olup, yaklaşık 3 000 000 000 dolarlık bir gelir elde edilmektedir.

Ülkemizin ithal ve ihraç yüklerinin yüzde 31'lik bölümü millî filomuzla taşınırken, geri kalan yüzde 69'luk bölümü yabancı bayraklı filolarla taşınmakta olup, 3 000 000 000 dolarlık navlun taşıma ücreti ülke dışına gitmektedir. Biz ise, bu parayı, dış kaynaklı kredilerden, yüksek maliyetli olarak tedarik ediyoruz.

Millî filomuzun yaş ortalaması 22 olup, uluslararası kurallar nedeniyle, rekabet etme şansı hızla yok olmakta ve filomuz erimektedir. Uygun finansman sağlanarak, filomuzun derhal yenilenmesi ve gençleştirilmesi gerekmektedir.

Kabotaj taşımacılığının canlandırılması için, öncelikle akaryakıtın ucuzlatılması lazımdır. Devlet kuruluşlarıyla uzun vadeli taşıma sözleşmeleri yapılması, filomuzun yenilenmesinin yanı sıra, ekonomik, politik, askerî ve stratejik açıdan önem taşımaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cumhuriyetle birlikte demir ve denizyollarına öncelik tanınmışken, 1950'li yıllarda ulaştırma politikaları değiştirilerek, karayolu taşımacılığı, pahalı olmasına rağmen teşvik edilmiştir. Diğer ulaşım yollarına göre çok daha ucuz olan denizyolu taşımacılığı ihmal edilmiş ve bu nedenle, ekonomimizin zarara uğradığını söylememiz mümkün olmuştur.

Türkiye'nin liman elleşleme kapasitesi 310 000 000 ton/yıl olup, bu kapasitenin ancak yüzde 50'si kullanılmaktadır. Türkiye'nin kaynak arayışında olduğu bu dönemde, yeni liman yapımı değil, mevcut liman kapasiteleri elden geçirilerek daha verimli ve kullanılabilir duruma getirilmeli; ayrıca, limanlarımızı cazip kılacak iyi hizmet ve uygun fiyat tarifeleri düzenlenerek, limanlarımız, pahalı liman statüsünden çıkarılarak, cazip hale getirilmelidir.

Dünya deniz ticaretinde söz sahibi ülkelerdeki uygulamalar da dikkate alınarak ulaştırma maliyetleri düşürülerek, diğer ülkelerle rekabet edebilme koşullarının oluşturulması gerekmektedir. Bu önlemler alındığı takdirde, deniz taşımacılığımız gelişecek, deniz turizmi ve kruvaziyer turizm gelirlerimiz artacak, transit taşımacılığımız aşama kaydedecektir.

Ülkemiz, deniz turizmi ve deniz kaynaklarından yeterince faydalanamamaktadır. Bu alanda yapılacak altyapı destek ve düzenlemeleriyle, liman ücretlerinin düşürülmesi, marina yatırımlarının tamamlanması, yeni marinaların yapılması, yat turizmi ve su sporlarının desteklenmesi, sörf ve dalış alanlarının hizmete sokulması, ülkemize ciddî anlamda döviz girdisi ve gelir sağlayacaktır.

Denizciliğin ülkelere servet ve uluslararası hizmet olduğu ve diğer taşımacılık sektörlerine göre, daha ucuz olması gerçeği, denizciliği ve özellikle deniz taşımacılığını vazgeçilmez bir sektör yapmaktadır.

Deniz ticaret filomuzun dünya ticaret pastasından daha fazla pay alabilmesi, dışarıya kaynak transferini minimuma indirebilmesi, millî filomuzun gençleştirilip, büyütülebilmesi, yeni istihdam alanları yaratılabilmesi, denizcilik sektörünün geliştirilmesinin bir devlet politikası haline getirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması ve yeni politikaların üretilmesi gerekiyor.

Bir konu hakkında politika üretebilmek, o konu hakkında hedef belirlemekten geçmektedir. Eğer hedefler doğru belirlenirse, oluşturulan politikalar o düzeyde gerçekçi, etkin ve başarılı olur. Bu amaçla, ekonomimizin lokomotif sektörlerinden biri olan denizcilik sektöründe, cumhuriyetimizin kuruluşunun 100 üncü yılında, en azından 12 yaş ortalaması, 30 000 000 dwt'u aşan bir Türk ticaret filosu ve sektörde 30 milyar dolar civarında bir gelir hedeflenmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın efendim.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; denizciliğimizin önünün açılması bakımından, denizcilikte yaşanan ve denizciliğin en büyük problemlerinden biri olan görev ve yetki karmaşasının önüne geçilmesi ve faaliyetlerinin verimli ve etkin bir şekilde sürdürülebilmesini sağlayacak bir yapılanma için, bir an önce karar verilerek, ya denizcilik bakanlığının kurulması veya müsteşarlığın gerekli görev, yetki ve sorumlulukla donatılmasını çok gerekli görüyoruz.

Ayrıca, gemi inşa ve yan sanayiinin canlandırılması, gemi yapım ve ihracatında, finansmanla ilgili köprü kredi, orta ve uzun vadeli krediler, off-set uygulamalarının sağlanması, teminat ve ipotek problemlerinin çözümü, gerekirse tersanelerin kullanıcılara satılmasının çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

Yine, denizcilikte yatırım ve teşvik tedbirlerinin geliştirilmesi, kamu kurumlarıyla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Denizcilik sektörünün yeterince gelişmemesinin nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemler(10/23)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-22-2003-06-10-denizcilik-sektorunun-yeterince-gelismemesinin-nedenlerinin-arastirila (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
