# 2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem İnce (CHP, Yalova)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim
- **Tarih:** 25 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) ADALET BAK.,YARGITAY,MİLLİ EĞİTİM BAK.,YÜKSEK ÖĞR.KUR.,ÜNİVERSİTELER
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-22-2004-12-25-2005-mali-yili-butce-kan-tas-10-uncu-tur-gorusmelerinde-adalet-bak

> Muharrem İnce (CHP), 25 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) ADALET BAK.,YARGITAY,MİLLİ EĞİTİM BAK.,YÜKSEK ÖĞR.KUR.,ÜNİVERSİTELER); konuşma 1.094 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Millî Eğitim bütçesi üzerinde konuşmadan önce, bütçenin geneli üzerinde birkaç söz söylemek istiyorum.

Burada, eşi çalışana yüzde 12,1; eşi çalışmayanaysa yüzde 13,4 zam yapılmıştır. Yani, bir memurun eşinin çalışmaması, ona yüzde 1,3'lük bir artı sağlamaktadır.

Yine, bu bütçede, yakıt yardımından herkes yararlanmasına rağmen, yakıt yardımı kaldırılmıştır ve en fazla artırılan, en çok artırılan doğum yardımı 13 katına çıkarılmıştır.

ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - Kaç para?..

MUHARREM İNCE (Devamla) - Yani, bir taraftan eşinin çalışmaması özendirilirken, diğer taraftan doğum yardımı artırılmıştır, özendirilmiştir.

ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - Kaç para?..

MUHARREM İNCE (Devamla) - Yani, bu mantık, şunu ortaya sergilemektedir; eşler çalışmasın, kadın çalışmasın, evde otursun ve doğum yapsın; bu, bir mantıktır.

ABDULLAH ERDEM CANTİMUR (Kütahya) - O yardım kaç para?

MUHARREM İNCE (Devamla) - Ben, rakamları söylüyorum, ben, rakamlara bakarak yorum yapıyorum.

Şimdi, efendim, geleyim Millî Eğitim Bakanlığının bütçesine.

Millî Eğitim Bakanlığının bütçesinde de, birimler arasında ilginç farklar var. Örneğin; İlköğretim Genel Müdürlüğünün bütçesi yüzde 16 artırılmıştır, Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğünün bütçesi yüzde 1 artırılmıştır, Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün bütçesi yüzde 21 artırılmıştır, Özel Kalem Müdürlüğünün bütçesi yüzde 50 artırılmıştır. Özel Kalemin içinde de, bunun içinde de, hizmet alımları yüzde 214 artırılmıştır. Yani, en müthiş artışlar, yüzde 21'le Din Öğretimi Genel Müdürlüğünde, yüzde 50'yle Özel Kalem Müdürlüğünde ve yüzde 214'le de Özel Kalem Müdürlüğünün içindeki hizmet alımlarında. Nedir bunlar, hediyeler falan mı, bilmiyorum, bunları öğrenmek istiyorum Sayın Bakandan. Bir eksiğim varsa da Sayın Bakanın bu konuda düzeltme yapmasını istiyorum.

Yuvarlak rakamlarla konuşursak, 15 katrilyonluk Millî Eğitim bütçesi, 5 katrilyon üniversiteler; 20 katrilyon. Vatandaşın eğitime harcadığı para, devletin harcadığından daha fazla. Devlet, toplam 20 katrilyon ayırıyor, vatandaşın harcadığı para 25 katrilyon ve devletin Millî Eğitim Bakanlığı bütçesindeki bu 15 katrilyonun, 12 katrilyondan fazlası da, personel, prim ve diğer giderler. Bütçe esnek bir bütçe değil. Yani, eğitimin kalitesini, niteliğini değiştirme şansınız, onu iyiye doğru götürme şansınız, bu bütçeye göre mümkün değil; ama, Sayın Bakan, biraz sonra, eminim ki, buraya gelip, eğitimin niteliğini nasıl artıracağını, nasıl artırdığını ve nasıl reformlar yaptığını sırasıyla sıralayacak.

Neden en büyük tartışmalar Millî Eğitimde oluyor, neden Millî Eğitim Bakanlığıyla ilgili herhangi bir konu gündeme geldiğinde çok sert tartışmalara yol açıyor; bunun bir gerekçesi var. Çünkü, Millî Eğitimle ilgili getirilen düzenlemeler, bir dayatmacı anlayışla, ulusal uzlaşmayı sağlamadan, bilimsel gerçeklerden uzak anlayışlarla yapılıyor da, ondan.

Bakınız, Anamuhalefet Partisi Millî Eğitim uygulamalarına karşı çıkıyor; üç büyük sendika var, ikisi karşı çıkıyor, Cumhurbaşkanı karşı çıkıyor, YÖK karşı çıkıyor, TÜBA karşı çıkıyor, hatta hatta, zaman zaman MÜSİAD bile karşı çıkıyor; çünkü, bilimsellikten uzak bu Millî Eğitimdeki yapılanmalar bizleri rahatsız ediyor.

Bence, tartışmaları 3 P'de toplamak mümkün: Para, pedagoji, personel. Para, yani, yolsuzluklar. O konuya arkadaşlarım yeterince değiniyorlar, ben o konuyu es geçeceğim. İkincisi pedagoji, eğitimle ilgili tartışmalar. Bir diğeri de, kadrolaşmayla, personelle ilgili tartışmalar.

Bakınız, sadece Konya'da -şu sarı renklerle gösterdiklerim- 160'ın üzerinde Millî Eğitim yöneticisi görevinden alınıyor. Sadece Konya'da oluyor bu.

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa) - Alınmaması mı gerekiyor?!

MUHARREM İNCE (Devamla) - Şimdi, sırada, okul müdürleri var; millî eğitim müdürleri bitti.

Burada, çok ciddî yanlışlar yapılıyor. Bakın, ben, size, birkaç örnek vermek istiyorum. Yanlışlıklar nereden başlıyor; yanlışlıklar, birincisi, Sayın Bakandan başlıyor. Sayın Bakan, 12 Temmuz 2004 tarihinde "öğretmenlerimize seviyeli yaklaşılması, yardımcı olunması, yol gösterilmesi, hak ettiği değerin verilmesi gerekmektedir" diye bir genelge yayımlıyor; ama, aynı Sayın Bakan, 26.11.2004 tarihinde Kanal 7 televizyonundaki bir programda, yirmi yıllık bir öğretmenin, maaşının azlığından yakınması üzerine "800 000 000'u az buluyorsan istifa et, zorla öğretmenlik yaptıran yok" diye cevap veriyor. Sayın Bakan, yirmi yıllık bir öğretmene bu sözü söylerse, ardından da, öğretmenlere saygı duyulsun diye bir genelge yayımlarsa, inandırıcı olmaz diye düşünüyorum.

Geçtiğimiz günlerde, Mecliste, ben, Bakanlık merkez binasında görev yapan personelin maaşlarının bir bankaya verilmesi sonucu "AK" plakalı araçlar tahsis edildiğini söylemiştim. Bunda, sadece bürokratların maaşları değil, üst düzey yöneticilerin maaşları değil, oradaki hizmetlinin maaşının da payı var. 25 araç verilmişti; ama, bundan sadece üst düzey bürokratlar yararlanıyordu. Bu yetmedi; oradaki personele toplutaşım bileti veriliyordu; şimdi bir de onu iptal ettiler. Yani, paraları bir bankadan alıp başka bir bankaya verdiler; onun karşılığında, banka, 25 tane binek aracı kiraladı. Üst düzey bürokratlar bu binek araçlarından yararlanıyor; plakaları da "AK" serisinden hediyesi; bu yetmedi, o küçük memurlara, az ücret alan memurlara verdikleri toplutaşım biletlerini de Bakanlık iptal etti; bunu, sizin vicdanlarınıza bırakıyorum.

Sayın milletvekilleri, yine, bu ülkede, biliyoruz ki, eğitimle ilgili çok ciddî sorunlar var. Bunlardan biri, af bekleyen öğrenciler; her gün buradalar. "Biz, bunlara söz vermedik" diyorsunuz. Sayın Bakan açıklama yapıyor "ne ben ne Sayın Başbakan ne iktidarın hiçbir milletvekili bu konuda bir söz vermedi" diyor. Ben, şimdi, Sayın Bakana bunu vermek istiyorum; Sayın Başbakanın, 24.3.2003 tarihinde Giresun'da halka hitap ettiği konuşma. "Bu konuda kararlıyız" diye başlıyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MUHARREM İNCE (Devamla) - "...meslek liseleri önündeki engelleri kaldıracağız, adaletsizlikleri gideceğiz "diye devam ediyor.

Şimdi, yine, Sayın Bakan, belki de ilginç bir şeye daha imza attı. Geçtiğimiz günlerde, Plan ve Bütçe Komisyonunda tartışmaları yaşanan ilkokul öğretmenlerini konut edindirmeyle ilgili projede, beni "olayı bilmemekle suçlamıştı Sayın Bakan; ama, belki de, Sayın Bakan, bir ilke daha imza attı. Bakınız, bir İlksan yetkilisi "İlksanın ucuz konut projesine yolsuzluk imajı nedeniyle ilgi yok" diyor; bunu İlksan yetkilisi açıklıyor, bunu Cumhuriyet Halk Partisi milletvekili açıklamıyor.

Sayın Başkanım, izninizle, bitiyorum.

Değerli milletvekilleri, çok ciddî problemlerimiz var. Zil çalınca çocuklar hızla dışarı kaçıyorsa, çocukların ilgisini çekmek için pencereleri yarıya kadar boyuyorsak, zorla o çocukları orada tutuyorsak, ortada bir sorun var demektir; ama, her gelen bakan, çocukluk hayallerini gerçekleştirme yeri olarak Millî Eğitim Bakanlığını görürse, her gelen bakan reform yapmaya çalışırsa, bu sorunların içerisinden çıkamayız.

Değerli milletvekilleri "hangi müfredat başarılı olursa biz onu alır uygularız..." Müfredat programı IMF programı değil, böyle yapamazsınız. Yurttaş değil, piyasa adamı yetiştirme mantığı içinde olursanız ve burada sosyal bilgiler dersinde, ülkemiz ekonomisinin kaynakları yetersizdir"diye öğretirseniz çocuğa, daha ilkokuldaki çocuğa ülkemizdeki kaynakların yetersiz olduğunu anlatırsanız, bu işin içinden çıkamayız.

Bu ülkenin kaynakları yetersiz değildir, bu ülkenin kaynakları tamdır, hatta, boldur; ama, bu ülkede bol miktarda da hırsızlık vardır. Onun için, bu ülkenin ekonomik problemleri vardır. Bu çocuk, ileride büyüyünce bunu nasıl kavrayacak?! Siz daha ilkokulda, çocuğa, bu ülkenin kaynaklarının kıt olduğunu öğrettiniz. Bu ülkenin çocuklarına, üçbuçuk tarafı denizlerle çevrili bu ülkede, dünyanın en güzel ovalarının, en güzel akarsularının, en bol madenlerinin olduğunu, en genç Avrupa nüfusunun olduğunu öğretmeliyiz, çocuklarımıza bunu öğretmeliyiz. Bütün bunları yapabilmemiz için müfredat programlarımızı yeniden gözden geçirirken, ulusal bir uzlaşma sağlamalıyız. AKP milletvekillerinin de, Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin de, MHP'lilerin, Doğru Yolcuların, HADEP'lilerin, Saadetlilerin ve herkesin çocukları bu ülkenin okullarında okuyor. Bu dayatmalarla, millî eğitimi hiçbir yere getiremezsiniz, sadece ve sadece, tartıştırırsınız, kadrolaşırsınız,ama, sonuca ulaşamazsınız.

Yüce Meclise saygılar sunuyorum (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem İnce (CHP, Yalova). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-22-2004-12-25-2005-mali-yili-butce-kan-tas-10-uncu-tur-gorusmelerinde-adalet-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
