# Çalışma saatleri ve konuları hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem İnce (CHP, Yalova)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 5 Kasım 2009
- **Gündem:** ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2009-11-05-calisma-saatleri-ve-konulari-hk

> Muharrem İnce (CHP), 5 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.046 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM İNCE (Yalova) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün 5 Kasım 2009. Pek çok sayın milletvekili gibi 3 Kasım 2002’de seçildik, kırk sekiz saat sonra mazbataları aldık, yani milletvekilliğimizin tam yedinci yıl dönümü. Yedi yıldır bu kürsüde pek çok şey konuştuk yükseköğretimle ilgili. Yeni üniversite kurulmasını konuştuk, YÖK Yasası’nı, rektör atamasını, rektör soruşturmasını, kat sayıyı, türbanı, TÜBİTAK’ı konuştuk, her şeyi konuştuk, ama ne yazık ki bu Mecliste yükseköğrenime giden gençlerimizin nerelerde nasıl barındıklarını, nasıl beslendiklerini, nasıl kahvaltı yaptıklarını ne yazık ki burada hiç tartışmadık.

Yedi yılda bu Meclis 41 devlet üniversitesi, 22 vakıf üniversitesi kurdu. 2002’de ÖSS’de yerleşen öğrenci sayımız 368 bin, 2009’da ÖSS’de yerleşen öğrenci sayımız 580 bin; yedi yılda yerleşen öğrenci sayımız 217 bin artmış. 2002 yılındaki yükseköğretimdeki öğrenci sayımızın toplamı 1 milyon 232 bin, bugün yükseköğrenimdeki öğrenci sayımızın toplamı 1 milyon 747 bin; 515 bin yükseköğrenimde öğrencimiz artmış.

Peki, Bu yedi yılda 515 bin öğrencimiz arttı, yurt kapasitemiz ne oldu diye baktığımızda, 2002 yılında Kredi Yurtlar Kurumunun 191 yurdu var, kapasitemiz 185 bin. 2009’da 237 yurdumuz var, 217.511 kapasitemiz var. Öğrenci sayımız 515 bin artmış, yurt kapasitemiz 32 bin artmış. Yani 483 bin öğrenciye demişiz ki: “Sen başının çaresine bak, nereye gidersen git.” Aslında daha doğru bir tanımlama şu olur: Bugün, örgün yükseköğretimde 1 milyon 747 bin öğrenci var, yurt kapasitesi 217.511. Üniversitelerin yurtlarında barınan öğrenci sayımız 50 bin, özel yurtlarda barınan öğrenci sayımız 146 bin, yani toplam yurt kapasitemiz 426 bin. 1 milyon 700 bin öğrencinin 426 binini yurda yerleştirirsek, bunun 1 milyon 300 bini ne olacak? Hadi bunun 300 bini, 400 bini ailesinin yanında kalıyor diyelim, 900 bin, 1 milyon öğrencimiz ne yazık ki barınma sorunuyla karşı karşıya.

2005-2006 eğitim-öğretim yılında boş yatak kapasitemiz 89.250, müracaat eden öğrenci sayısı 191.706, müracaatla barınan öğrenci sayısının karşılama oranı yüzde 47. 2005’te karşılama oranı yüzde 47’ymiş.

2007-2008’de boş yatak kapasitemiz 78 bin, müracaat 173 bin, karşılama oranı 47’den 45,3’e düşmüş.

2009-2010’da boş yatak kapasitesi 98 bin, müracaat 255 bin, karşılama oranı yüzde 47’lerden yüzde 38,6’ya düşmüş. 230 bin öğrenciye 6.400 personelle çalışan, onlara hizmet vermeye uğraşan bir Kredi Yurtlar Kurumuyla karşı karşıyayız. Her ne kadar başında başarılı sayacağımız bir bürokrat olsa da elinden ne gelir ki? Siz yeni yurt yapmazsanız, buraya kaynak aktarmazsanız bu sorunlar ne yazık ki çözülmez.

Peki, siz bu sorunları neden çözmüyorsunuz? Bunu bilerek çözmüyorsunuz. Çünkü genetiği değiştirilmiş yurtlara mecbur ediyorsunuz çocukları. Devlet yurt yapmıyor ki tarikatların, cemaatlerin yurtlarına çocuklar mecbur kalsın diye bu yurt sorununu çözmüyorsunuz. Örnek mi istersiniz? Bakın, çok ilginç bir örnek vereceğim: 12 Ağustos 2009 günü saat dokuz otuzda ÖSS yerleştirme sonuçları açıklanıyor. Dokuz otuzda yerleştirme sonuçları açıklanıyor, bir buçuk saat sonra, saat on bir, çocukların evlerine telefon geliyor “Gel, seni şu yurda, şu eve yerleştirelim.” diye. Bu nasıl bir mekanizmadır? Bu telefonları nereden buldunuz? O çocuğun hangi okulu kazandığını daha çocuk bile öğrenememişken, genç bile öğrenememişken siz ne çabuk ona ulaştınız da onu yurda davet ettiniz? Bunlar basına yansıdı. Bunu defalarca gündeme getirdim, hepiniz biliyorsunuz.

Gençlerimizin, 1 milyon gencimizin yurt sorunu varken damadınızın şirketine 750 milyon dolarlık krediyi buluyorsunuz. Seçim kazanmak için suyu olmayan evlere çamaşır makinesini dağıtmasını biliyorsunuz. Meclis Başkanının özel kalem bütçesini 2010 yılında yüzde 41 artırmasını biliyorsunuz. Cumhurbaşkanlığının bütçesini yüzde 50 artırmasını biliyorsunuz. Sayın Cumhurbaşkanına Çankaya Köşkü yetmedi, Dışişleri Konutu’nu da boşaltmadı, orayı da kullanıyor. Dışişleri Bakanına da ayda 20 bin dolara ayrıca konut olarak bina kiralamasını biliyorsunuz. Ama çocukların yurt meselesine geldi mi kılınızı kıpırdatmıyorsunuz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; aslında ben iktidar milletvekillerine kızmıyorum. Bu, benim ya da Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna mensup arkadaşlarımızın görüşü değil, geçtiğimiz günlerde bir AKP’li milletvekili açıkladı: “Telefonumuza mesaj geliyor. Biz de apar topar, koşa koşa salona giriyoruz. Bakıyoruz, bizim arkadaşlar parmak kaldırıyorsa biz de kaldırıyoruz. Ne olup bittiğini bilmiyoruz ki.” dedi. Bence de siz ne olup bittiğini bilseniz, gerçekten bunlara parmak kaldırmazsınız diye düşünüyorum ve o milletvekilini saygıyla anıyorum, doğruyu söylemiştir.

Değerli milletvekilleri, her fırsatta övündüğünüz bir iş var. Diyorsunuz ki: “Biz iktidar olduğumuzda öğrenci bursları 45 liraydı, biz bunu 180 lira yaptık, 4 kat artırdık.” Doğru, evet doğru, 45 liraydı 180 lira yaptınız. Peki, çocuktan aldığınız, gençten aldığınız, öğrenciden aldığınız yurt parası 24 liraydı, 184 lira yaptınız. Yurt parası 144 lira olan var, 165 lira olan var. Yani, devlet öğrenciden yurt parası olarak 24 lira alıyordu, siz bunu 84 liraya çıkardınız, hatta 165 liraya çıkardınız, öğrenciye verdiğiniz bursu da 45 liradan 180 liraya çıkardınız; bir cebine parayı verdiniz, öbür cebinden parayı aldınız. Sadece verdiğinizi söylüyorsunuz, aldığınızı neden söylemiyorsunuz?

Değerli milletvekilleri, bir öğrenci, 2002 yılında aldığı bursun yarısını yurda geri veriyordu, bugün de aldığı bursun yarısını yurda geri veriyor. Nereden nereye geldik görüyor musunuz!

Değerli milletvekilleri, ama, hakkınızı yemeyeyim, cumhuriyet tarihinin en büyük tahsilatçı hükûmetisiniz. Nereden çıktı bu tahsilat? Devlet, yükseköğrenim öğrencilerine 1962 yılından 2002 yılına kadar verdiği paraların, kredilerin geri ödemesi olarak kırk yılda 27 milyon lira geri almış. Bu rakamların hepsi doğrudur, bunları istediğiniz platformda istediğiniz kişiyle, istediğiniz kadar kişiyle tartışırım. Devlet, 62’den 2002 yılına kadar kırk yılda geri ödeme olarak öğrencilerden 27 milyon lira toplamış, siz altı yılda 1 milyar 365 milyon lira geri almışsınız. Yani, devletin kırk yılda aldığının 50 katını sadece altı yılda almışsınız ve bunu şöyle savunmuşsunuz, demişsiniz ki: “Etkin çalışmalarımız sonucu, etkin ve verimli çalışmalarımız sonucu geri dönüşüm sağladık.”

Değerli milletvekilleri, etkin çalışma nedir biliyor musunuz? Öğrencilerin icraya verilmesidir! En etkin çalışma budur.

Yine “Hep muhalefet eleştiriyor.” diyorsunuz. Size şimdi buradan çözüm öneriyorum: Siz muhalefete küfretmesi için halkın cebinden TRT’ye para aktarıyor musunuz? Aktarıyorsunuz. Gelin, o parayla yurt yapalım. (CHP sıralarından alkışlar) Siz İstanbul’da tüketilen akaryakıttan özel vergi alıyor musunuz 2010 Kültür Başkenti için? Alıyorsunuz ve onu yandaşlarınıza peşkeş çekiyorsunuz. Gelin, o parayla yurt yapalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın İnce.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Siz zümrütten, yakuttan, inciden KDV’yi yüzde 18’den sıfırladınız. Gelin, onu 18’e çıkaralım, yurt yapalım. Seçimde seçim paralarını dağıtmayın seçim almak için, gelin o parayla yurt yapalım. Ve ben diyorum ki: Ermeni açılımı, Kürt açılımı, Kıbrıs açılımı, AB açılımı derken, gelin bu Meclis bir yurt açılımı yapsın. Ve hatta diyorum ki: Siz bu yurdu yaparken yemeyelim, içmeyelim bu gençlerimize yurt yapalım ya da bunların her birine bir Remzi Amca bulalım. Eğer bunu da yapamıyorsak, ben size diyorum ki: Bu yurdu yapalım; isterseniz bu yurtları Cemil Bey’in damadı yapsın, ister kendisi yapsın, ister taşeronu yapsın. Yeter ki yurt yapın, biz sizin arkanızda duracağız.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2009-11-05-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
