# 2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem İnce (CHP, Yalova)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 21 Aralık 2010
- **Gündem:** 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2010-12-21-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi

> Muharrem İnce (CHP), 21 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 1.056 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Millî eğitimle ilgili, bu kürsüde, sekiz yıldır çok konuştuk, siyasi polemikler yaptık ama bugün, hiçbir polemiğe girmeden “Millî Eğitim Bakanlığına en büyük payı ayırıyoruz bütçeden.” aldatmacasını, kandırmacasını, rakamlarla size açıklamaya çalışacağım.

Tabii, rakamlara ilk bakışta, 34,112 milyarlık bütçe en büyük bütçe dedirtiyor insana. Oysa bu bir personel bütçesidir ve kamuda çalışan 2 milyon 372 bin memurun 678.140’ı yani 1/3’ü, toplam personel sayısının 1/3’ü Millî Eğitim Bakanlığında.

KEMALETTİN AYDIN (Gümüşhane) – Olmasın mı yani?

MUHARREM İNCE (Devamla) – 34 milyarlık bütçenin 1,995 bin TL’si eğitim yatırımlarına ayrılıyor yani yüzde 5,8’i yatırıma gidiyor. 2002 yılında, AKP iktidara geldiğinde, bu oran yüzde 17,2’ydi yani yatırıma ayırdığınız payı, sekiz yıl içerisinde yüzde 294 azalttınız Sayın Bakan.

Yine, genel bütçeden Millî Eğitim Bakanlığının yatırımlarına ayrılan paylar, 2002’de yüzde 22,34’ken 2011’de yüzde 9,31’dir. Yani genel bütçeden millî eğitim yatırımlarına ayrılan pay da yüzde 140 azalmıştır.

Şimdi, ilk ayrılana bakmayın, kesin hesaplara bakmak lazım. Bütçelerin başlangıç ödenekleriyle yıl sonu kullanılan ödenekleri incelememiz lazım. Yani Millî Savunma Bakanlığıyla Millî Eğitim Bakanlığını kıyaslayanlara, “Askerî vesayete son verdik.” diyenlere ithaf ediyorum bunu: Millî Eğitim Bakanlığı 2007 yılında yüzde eksi 12,1 -kullanamamıştır- 2008’de eksi 11,6; 2009’da eksi 13,1’dir. Millî Savunma Bakanlığı 2007’de yüzde artı 35,9; 2008’de artı 45,4; 2009’da yüzde artı 42,8’dir. Yani yıl sonu ödenekler incelendiğinde, hiç de anlatıldığı gibi değildir, ortada bir kandırmaca vardır.

Okullaşma oranları: İlköğretim çağındaki çocuklarımızın, çağ nüfusunun yüzde 1,9’u eğitimden yoksundur. Kızlarımız, yani altı ila on dört yaş arasındaki kız çocuklarımızda Yozgat’ta bu oran yüzde 11,2’dir, Kars’ta yüzde 5’tir, Şanlıurfa’da 5,1’dir, Bitlis’te 7,5’tir, Hakkâri’de 10,2’dir. Yani kız çocuklarının okullaşmadaki durumu böyledir.

Okul öncesi ve ilköğretim: 57 ilde zorunlu okul öncesi eğitimde olumlu gelişmeler var ancak dört beş yaş grubunu ikili eğitime yönlendirmek bir pedagojik ayıptır. Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye’deki öğretmenler, ülkeyi yönetenler bundan utanmalıdır. Dört beş yaşındaki çocuğu sabahın beş buçuğunda, altısında evinden kaldırıp ikili eğitimde sabahçı-öğlenci yapmak, bir öğretmenin bunu kabul edebilmesi, bunu içine sindirebilmesi, pedagoji bilen birisinin bunu yapabilmesi mümkün değildir.

İlköğretimde nitelik düşüşü yaşanmaktadır. Az önce Sayın Serter açıkladı, kırtasiyelerin camlarında “Performans ödevi yapılır.” yazıyor artık. Kırtasiyelerin camlarına bakın, “Performans ödeviniz itinayla yapılır.” diyor. Önceden burada “Şu kitap geldi.”, “Bu kitap geldi.” diye yazardı.

Yine, okullar arasındaki 85 kat nitelik farkının olduğu bir ülkede ne merkezî sınav ne okul başarı puanı ne not ortalaması ne de e-kayıt yapılabilir. Veliler kayıt için adres değiştiriyor artık. Emlakçılarda “SBS’de başarılı okulun yanındaki daire.” diye tabelalar var artık. Bunları başardığınız için sizi gerçekten kutluyorum!

Ortaöğretimde 1,5 milyon çocuğumuz “SBS sınavı olacak mı?” diye bekliyor. 7’nci sınıfların beklentisi bu yönde. Bakan “2014’te Anadolu lisesi olmayan lise kalmayacak.” diyor. Bütün liseleri Anadolu lisesi yapmak, iflas eden ortaöğretimi tamamen işlevsiz kılmaktır. Anadolu liseleri de iflas ettirilecek bu yöntemle. Bakın, yakında -göreceksiniz- Bakanlığın büyük bir projesi olarak “mega liseler”, “ultra liseler” görürsek hiç şaşırmayın.

Önce plansızca yapılan liseler dört yıla çıkarıldı, sonra bir gecede okullar Anadolu lisesi oldu. Liseler, eğitim niteliğinin en düştüğü eğitim kademesi oldu. PISA sınavlarında, OECD ülkeleri arasında, 35 ülke arasında 33’üncü olduk, sondan 3’üncü olduk. 2005’te PISA sınavı yapıldığında Bakan şöyle dedi…

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – 2005’te yapılmadı.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Üç yılda bir yapılıyor onlar Fikri. Anlamadığın işlere karışma!

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – 2006’da, 2006’da…

MUHARREM İNCE (Devamla) – Bu sınav ilk yapıldığında TTK Başkanı ve Bakan “Bunlar eskinin mirası. Gelecek sınavda ne kadar başarılı olacağımızı göreceksiniz.” dediler -2006’da açıklandığında- sonra baktık ki sondan 3’üncü olmuşuz.

“Mesleki ve teknik ortaöğretim” deyince tek anladığı okul türü belli. Sanayici ara eleman bulamıyor, teknik liseler tamamen içeriksizleşti. Zayıf, başarısız öğrencinin gideceği yer mesleki teknik öğretimdir diye bakan bir zihniyetten zaten başka bir şey beklenemez.

İkili eğitime bakalım. Okul öncesinde 2002 yılında ikili eğitim yapan 3.114 kurumumuz var, 2009’da 8.558’e çıkmış bu. Bu, Millî Eğitimin en büyük ayıbıdır. Yüzde 275 ikili eğitimi artırmışsınız. İlköğretimde, bir tek orada bir başarı var. 2002’de 8.526 okulda ikili eğitim yapılıyormuş, bugün 7.540 okulda yapılıyor. Ortaöğretimde 459 okulda ikili eğitim yapılıyormuş, bugün 962 okulda yapılıyor yani ikili eğitimi yüzde 110 artırmışsınız.

“159 bin derslik yaptık.” diyorsunuz. Nerede bu derslikler? Van’da derslik başına öğrenci sayısı 45, Urfa’da 53, Adana’da 39, İstanbul’da 46, Bursa’da 38.

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Yalova’da kaç?

MUHARREM İNCE (Devamla) – Sen Yalova’yı boşver…

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Söylesene onu da ya!

MUHARREM İNCE (Devamla) – Sen Yalova’yı boşver…

Ortaöğretim öğrenci yurdu eksikliği… PDR hizmetleri yetersiz. Uyuşturucu kullanımı ilköğretime kadar indi. Öğretmenler mutsuz. 300 bin eğitim fakültesi mezunu işsiz. 70 bin sözleşmeli öğretmen hâlâ verilecek sözü bekliyor. Eş durumu tayinleri sözleşmeli öğretmenler için kanayan bir yara. Yatılı okullarda bir öğrencinin üç günlük iaşe bedeli 6,5 TL. İstanbul’da okulların finansmanı nasıl karşılanıyor biliyor musunuz? Langırt masaları konmuş okullara, saati 5 lira. İstanbul’daki langırt masalarından millî eğitimi finanse eden bir Bakanlık bu. Eğitimin geldiği nokta bu. Yirmi yedi kalemde öğrencilerden para toplanıyor.

Bakın, elimde bir mahkeme kararı var, on ay hapis cezası almış. O bürokratın adli sicil kaydını da aldım, adli sicil kaydında şöyle diyor: “Yukarıda kimlik bilgileri bulunan kişinin adli sicil kaydı vardır.” Bu bürokrat müsteşar yardımcısı. Ne yapmış biliyor musunuz? Görevi kötüye kullanmış, kanunsuz emri yerine getirmiş. Mahkemede de söylemiş. Mahkemede diyor ki: “Bakan el yazısıyla bana ‘Böyle yap.’ dedi, ben de yaptım.” İşte Türkiye hukuk devleti, işte Millî Eğitim Bakanlığı.

Yine, bir başka konu… Sayın Bakan, sürekli olarak şu And’ımızla, İstiklal Marşı’yla uğraşıyorsunuz. Hatta geçen gün bir açıklama yapmışsınız, demişsiniz ki: “Bu andı ben bile yazarım.” Şimdi, bu size bol gelir. Bu andın nasıl yazıldığını, Millî Eğitim Bakanlığının tarihçesini, eğitim tarihini bir zahmet okuyuverin. Dünyanın bütün ülkelerinde bizim And’ımıza benzer “andımız” söylenir.

“Bunu ben de yazarım.” diyorsunuz. Ben sizin adınıza yazdım, okuyayım:

Doğruyum, çalışkanım.

Yasam, haksızlıkları paklamak, haklıyı paylamak,

Milletimi bölmek, parçalamak.

Ülküm, yükselmek, geriye gitmektir.

Varlığım Recep Tayyip Erdoğan’ın varlığına armağan olsun. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET NİL HIDIR (Muğla) – Ayıp ama.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Sizin yazacağınız metin bu olur.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla) – Çok ayıp oluyor.

FİKRİ IŞIK (Kocaeli) – Seviye, seviye, illaki seviye.

MUHARREM İNCE (Devamla) – 1930’lu yıllardan beri yapılan bu And’ımızla uğraşmayın, İstiklal Marşı’yla uğraşmayın. Bunlar size on numara büyük gelir.

ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay) – İstiklal Marşı’ndan sen bir şey anlamazsın.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Siz gidin, derslik yapın -bak, anlattım- ikili eğitimi bitirin, taşımalı eğitimi bitirin, YİBO’ların sorunları var, belleticiler eksik, o çocuklar orada perişan, gidin bunları çözün.

Büyük işlere “Devrim yapacağım.” diye karışmayın sakın diyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem İnce (CHP, Yalova). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2010-12-21-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
