# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem İnce (CHP, Yalova)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim
- **Tarih:** 5 Nisan 2011
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2011-04-05-grup-onerisi-hk-2

> Muharrem İnce (CHP), 5 Nisan 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 979 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM İNCE (Yalova) – Şimdi, Genel Kurul salonunda kravat çıkarılıp bütün gazeteciler fotoğrafı çektikten sonra, tekrar o konsantrasyonu sağlamak sanırım zor olacak.

Dört buçuk sene yat milletvekilliğinde, sonra, giderayak “Bir şov yapalım da gündeme gelelim…” Bunları doğru işler olarak görmüyorum açıkçası. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, sayın milletvekilleri, Meclis kapanmak üzere. Bu Meclis seçim kararı almış. Milletvekilleri “Bir daha seçilecek miyim?” diye düşünür olmuş. Kamuoyunda “Kimler aday olacak?” diye beklentiler var. Aslında, bu Meclis, fiilen, kanun yapma gücünü, yetkisini kaybetmiş bir meclis. İşte, biz böyle bir Meclisi sabaha kadar çalıştıracağız, “Bitimine kadar.” diyeceğiz ve buradan altı aylığına bir yetki vereceğiz. Neden altı aylığına? Yani 12 Haziran günü seçim var, haziranın içerisinde bu Meclis toplanabilir, hiçbir şey geri kalmaz, hiçbir şey engellenmez. Neden altı aylığına bu yetki? Yani bu şuna benziyor: Ağustos böceğiyle karıncanın hikâyesi gibi bu. Dokuz yıldır yattınız demek ki şimdi giderayak bu yetkiyi vererek altı aylığına, bir şeyler yapacağız diyorsunuz.

Bakınız, 23’üncü Dönem Parlamentosunun bir karnesini çıkarayım size. 23’üncü Dönemde 503 kez toplantı yeter sayısı istemişiz -muhalefet istemiş bunu- 503 toplantı yeter sayısının 137’sinde bulunamamış; 768 kez karar yeter sayısı istenmiş, 412’sinde bulunamamış.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) – Ne kadar oyalamışsınız Meclisi.

MUHARREM İNCE (Devamla) - Eğer siz 768 karar yeter sayısının 412’sinde 138 milletvekilini, grubunuzun yarısından daha azını burada bulunduramamışsanız siz çalışmamışsınız demektir, yatmışsınız demektir.

Şimdi, ne yapacaksınız bu yetkiyle? AKP programına baktığımızda, eşit işe eşit ücret var, kamu personeli reformu var. Niye yapmadınız bunu da şimdi bu alacağınız yetkiyle personelle ilgili düzenleme yapıyorsunuz?

Yine, bir başka konu: “Bu yetkiyle Hükûmet neyi yapabilir?”den ziyade “Neyi yapamaz?” diye sorgulamamız lazım. Bir defaya mahsus, TÜBİTAK Başkanını atayabilir bu yetkiyle. Rüyasında gördüğü kişiyi YÖK üyesi yapabilir. Yargılanması gereken bürokratın avukatlık masraflarını devlete ödetebilir.

Şimdi, ben size 2/8/2000 tarihli Milliyet gazetesinden, Fazilet Partisi Milletvekili Sayın Abdullah Gül’ün bir köşe yazısından alıntılar yapıyorum. Sayın Gül o zaman Fazilet Partisi Milletvekili. Milliyet gazetesi, 2/8/2000 tarihi: “Meclisi baypas etmek niyetiyle kullanılmaktadır kanun hükmünde kararname. Hukuk işte böyle yozlaşır. Kapsamı açıkça belirtilmelidir. Memurlar arasında ayrımcılık yapılabilecektir. Binlerce memur emekli edilecektir.” diyor Sayın Abdullah Gül Kayseri Milletvekiliyken.

Değerli milletvekilleri, bu kanun hükmünde kararname, aslında muhalefet milletvekillerine değil ama iktidar milletvekillerine bir hakarettir. Bence hakarettir bu size, bize değil, size hakarettir. Şundan dolayı hakarettir: Yani, burada gasbedilen sizin iradenizdir. Bu yetki kanunu çoğunuzun aday olmayacağının, aday yapılmayacağınızın garantisidir. Yani diyor ki: “Sizin parmak indirip kaldırmanıza bile gerek yok. Siz Meclis olarak zaten liste telaşındasınız, bak yazmam ha!” Siz bu yetkiyi verseniz de yazmayacak, vermeseniz de yazmayacak. 2002’den 2007’ye baktığınız zaman yüzde 60’ı, yüzde 65’i değişmiştir milletvekillerinin. Siz, giderayak “Şimdi bu yetkiyi ben verirsem, yazılırım listeye.” sakın demeyin. Yani, “Parmak kaldırmanıza bile gerek yok. Siz giderayak bu yetkiyi bana verin, altı aylığına ben istediklerimi yapayım.” diyor. Parmaklarınızın kaldırılmasına bile gerek duyulmuyor artık.

Kanunlar ve Kararlar Dairesi açıkça “Anayasa’ya aykırıdır.” diyor, dikkate almıyorsunuz. Komisyon Başkanı yurt dışındayken onun yerine imza atıyorsunuz. Açıkça Anayasa’ya aykırı olan tasarı Anayasa Komisyonunda görüşülmüyor. Bu hız neden? Bu hukuksuzluk neden? Bu usulsüzlüklerin sebebi ne? Bu acele neden?

Kanun hükmünde kararnamelere baktığımız zaman, en fazla davayı Fazilet Partisi açmıştır. Siz o kökenden gelen insanlarsınız, ne oldu da bugün değişti her şey? Bu, Türkiye’de Parlamento tarihindeki en büyük tornistan örneğidir. Kanun hükmünde kararnameler muhtıracıların eseridir, ilk kez Eylül 1971’de anayasa hukukumuza girmiştir, yürütmeyi güçlendirmiştir, 12 Eylülcüler de bunu kullanmıştır. Yani, siz muhtıracıların ve darbecilerin mantığıyla bu ülkede hareket etmektesiniz.

Anayasa değişikliğinde boş kâğıda imza, umredeyken oy kullanma, yurt dışında olan Komisyon Başkanının imza atması… Bütün bunlar devlet adamı ciddiyetine yakışmıyor, devlet adamı mantığına yakışmıyor. Bunlar olsa olsa bir bakkal defteri mantığına da yakışmaz. Orada bile bir veresiye düzeni vardır.

Şimdi, bakın, sayın milletvekilleri, Sayın Fikri Işık her kürsüye çıktığında cumhuriyetin kökenleriyle, Cumhuriyet Halk Partisinin ilk yıllarıyla ilgili sürekli bir şeyler söyler. Yine söyledi, “Cumhuriyeti kurduğunu iddia eden parti.” dedi. Bakınız, İsmet Paşa muhalefetteyken eşi Mevhibe Hanım’ın Malatya Sümerbanktan 3 metrelik kumaş aldığını ve faturasını ödemediğini söylerler. Mecliste konuşulur bu. İsmet Paşa “Eksik, 3 metrelik kumaş aldığım doğrudur, faturasını da ödedim.” der, faturasını bir gün sonra getirir, verir. Cumhuriyet Halk Partisi zihniyeti bu. Ama ben size -kim isterse, isimlerini okumak istemiyorum- Sümer Halıcılık ve El sanatları Sanayi ve Ticaret AŞ Genel Müdürünün görevden alınması sonrası dava dilekçesine yansıyan, Başbakan Yardımcısının, milletvekillerinin, yani Sümer Halıda bayilik fiyatından satış yapılıp kurumu zarara uğrattıkları gerekçesiyle -ki miktarını da söyleyebilirim buradan, 84.573 lira- yani bu kurumu indirimli halı alarak 84 bin lira zarara uğrattıkları gerekçesiyle hangi milletvekillerinin isimlerinin olduğunu isterseniz size verebilirim. İşte size, sürekli kötülediğiniz, aşağıladığınız Cumhuriyet Halk Partisi mantığı, işte 2010’lu yılların Türkiye mantığı bu.

Bir başka konu daha: Şimdi elimde bir kitap var “Son Ispartalı” diye. Siz, bize “darbeci” dediniz, darbecilerin avukatı arkadaşınız çıktı. Siz, şimdi, bizi Silivri’yle eşleştiriyorsunuz sürekli. “Son Ispartalı.” Kitaba baktım, kitabın ön sözünü yazan kişiye baktım “Acaba, bu kişi New York’ta mı, Washington’da mı, Brüksel’de mi? Bu kişi acaba milletvekili mi? Bunu acaba Sayın Elitaş mı, Sayın Kapusuz mu, Sayın Cemil Çiçek mi, Sayın Veysel Eroğlu mu yazdı? Kim? Yani bu camianın tanıdığı insanlar mı? Acaba bu ön sözü kim yazdı?” dedim, araştırdım ben. Bakıyorum… Çok ilginç biliyor musunuz? Bizi sürekli suçlarsınız ya, Kenan Evren’in avukatı siz… (AK PARTİ sıralarından “Bülent Ersoy’un avukatı da siz!” sesi)

Mahkeme kararı var biliyorsunuz, olmadığını ispatladı ve tazminat kazandı Bülent Ersoy’dan Deniz Bey.

Bakın arkadaşlar, Grup Başkan Vekilinin, Sayın Kılıç’ın yazdığı kitabın önsözünü yazan kişi Tuncay Özkan.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ne var?

MUHARREM İNCE (Devamla) – Evet, ne var?

MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul) – Bir şey yok tabii.

MUHARREM İNCE (Devamla) – Biz selam verdiğimiz zaman Tuncay Özkan’a “darbeci, ihtilalci, Silivrici” siz önsöz yazdırdığınız zaman “Ne var?” diyor. Pişkinlik bu kadar olur işte. İşte bunun adı pişkinlik.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Ne zaman yazıldı?

MUHARREM İNCE (Devamla) – 2000 yılında.

Bak, bunun adına pişkinlik derler.

Ben, bu hafta içerisinde, o 12 Eylül avukatlığından tutun, önsöz yazarlığına, birkaç tane daha açıklayacağım. Merak eden varsa indirimli halı listesini, bunu da bilahare kendilerine fotokopiyle verebilirim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-23-2011-04-05-grup-onerisi-hk-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
