# Tüketicinin korunması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hk (s.s. 61)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim
- **Tarih:** 5 Mart 2003
- **Gündem:** TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HK (S.S. 61)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2003-03-05-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan

> Muharrem Kılıç (CHP), 5 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HK (S.S. 61)); konuşma 875 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bugün, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Yasa Tasarısını görüşmekteyiz; bu tasarıyla ilgili şahsî fikirlerimi sunmak üzere söz almış bulunmaktayım; sözlerime başlamadan önce, Yüce Heyeti saygılarımla selamlıyorum.

Tüketiciler, piyasa güçleri karşısında, tek tek zayıf ve güçsüz kaldıklarından, piyasanın aldatıcı, yanıltıcı ve istismar edici uygulamalarına karşı kendilerini savunabilmek, koruyabilmek ve seslerini duyurabilmek için bir araya gelerek örgütlenmek zorunda kalmışlardır.

Sanayileşmiş çağdaş Batı ülkelerinde tüketici hareketleri 1870'li yıllara uzanmaktadır; ancak, ülkemizde tüketicilerin örgütlenme girişimi 1990'lı yıllarda başlamış olup, henüz yenidir.

Tüketicinin Korunmasına İlişkin Kanun, 8.9.1995'te yürürlüğe girmiştir. Bu kanun yeni olmasına rağmen, uygulamada birtakım eksiklikleri görülmüş; ayrıca, ekonomik ve sosyal hayattaki gelişmelerde ortaya çıkan durumlar karşısında, tüketicileri daha etkin bir şekilde korumak amacıyla bu tasarı hazırlanmıştır.

Tasarıyı genel olarak olumlu karşılamaktayım; ancak, gördüğüm bazı eksiklikleri Yüce Heyetin huzuruna getirmek istiyorum. Bu eksikliklerin bir tanesi, tasarının 36 ncı maddesindeki düzenlemedir. Bu maddede, tüketici derneklerinin hazırlayacağı projelerin destekleneceği belirtilmekteyse de, bu hüküm, açık ve net olmayıp, yürütmenin takdirine bırakılmıştır. Oysa, uluslararası ve ulusal düzenlemelerde tüketici örgütlerinin desteklenmesi gerektiği açıkça yer almaktadır. Bu düzenlemeleri gözden geçirirsek, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 9 Nisan 1985'te, 39/248 sayılı kararla, tüketiciyi koruma ilkelerini kabul etmiştir. Bu ilkelerden birisinde "hükümetler, tüketici uyuşmazlıklarını adil, süratli ve gayrî resmî yoldan çözebilecek teşebbüsleri teşvik etmeli, tüketicilere danışmanlık hizmetleri ve gayri resmî şikâyet usulleri hakkında yardımcı olacak gönüllü örgütlenmeleri tesis etmelidir" denilmektedir.

Keza, Anayasamızın 172 nci maddesinde "devlet, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder" amir hükmü yer almaktadır.

Yine, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasanın amaç maddesi de, tüketicinin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek şeklindedir.

İşte, tüm bu düzenlemelere rağmen, devletin, tüketici örgütlerini destekleme durumu şimdiye kadar yeterince gerçekleşmemiştir. Ben, bu tüketici örgütlerinin ne zor şartlar altında çalıştığını yakinen biliyorum; zira, Malatya'da çalışmalarını sürdüren Tüketici Hakları Derneğinin, yedi yıl, gönüllü hukuk müşavirliğini yaptım; dernek yöneticilerinin, çok kıt imkânlarıyla, derneğe büro kiralama, büro malzemelerini temin etme, büroda eleman çalıştırma noktasında ne kadar sıkıntılar çektiğini bizzat yaşayarak gördüm; ancak, bu dernek, tüm bu zorluklara rağmen, derneğe intikal eden binlerce tüketici şikâyetini idareye ve mahkemeye intikal etmeden çözmüş, kapıdan satışlarla ve medya gruplarının kupon karşılığı vermeyi vaat ettikleri halde vermedikleri mallarla ilgili yüzlerce dava açılmasında tüketicilere yol gösterme ve dilekçelerini hazırlama noktasında çok büyük çabalar sarf etmiştir. Yine, yerel TV ve gazetelerde programlar yaparak ve yazılar yazarak, okullarda konferanslar vererek vatandaşta tüketici bilincinin oluşması için çalışmıştır. Keza, Türkiye genelindeki diğer tüm tüketici dernekleri de, aynı çalışmaları, büyük bir özveriyle sürdürmüşlerdir.

Tüketici örgütlerinin önemi, yasa tasarısını hazırlayanlar tarafından da anlaşılmış olacak ki, 4077 sayılı Yasanın 29 uncu maddesinde "Bakanlık bütçesine özel ödenek olarak kaydedilen tutarlardan bir kısmı, en az beş yıldır faaliyette bulunan ticarî, siyasî ve idarî kuruluşlardan bağımsız tüketici dernekleri ile bunların üstkuruluşlarının yapacağı faaliyetleri içeren projelerin desteklenmesinde kullanılır" düzenlemesi getirilmiştir; ancak, bu düzenlemeyle, tüketici derneklerine yapılacak ödeneğin miktarı açıkça belirtilmeyip "bir kısmı" ibaresi yazılarak, ödeneğin miktarı Bakanlığın takdirine bırakılmıştır. Bu ibare uygulamada sıkıntı yaratacağı gibi, bu derneklerin konumlarıyla da uyuşmamaktadır; zira, bu dernekler sivil toplum örgütleridir. Sivil toplum örgütü olmanın bir gereği olarak, bu örgütlerin bağımsız hareket edebilme yeteneklerinin kısıtlanmaması amacıyla, her türlü etkiden uzak gelir kaynaklarına kavuşturulması gerekmektedir. Oysa, yukarıda da belirttiğim gibi, bu düzenlemeyle tüketici örgütleri hükümetlerin keyfine bırakılmıştır. Halbuki, tüketici örgütleri, zaman zaman, tüketiciyi korumak amacıyla hükümetlere ve bakanlıklara karşı da tüketicileri harekete geçirebileceklerdir. Bunun tipik bir örneği Mercedes davasında gözlenmiştir. Geçmiş hükümet, bu davada, tüketici derneklerinden ziyade üretici Mercedes Firmasından yana tavır koymuştur; ancak, gelir olarak Bakanlığın keyfî tutumuna bağlı olunca, idareye karşı zayıf durumda olacak bu örgütler yeteri kadar mücadele edemeyeceklerdir. İşte, tüm bu aksaklıkların giderilmesi için tasarıdaki "bir kısmı" ibaresinin yerine "Bakanlık bütçesine özel ödenek olarak kaydedilen tutarın yüzde 15'i" gibi bir ibarenin yazılması gerekmektedir. Bu derneklere yapılacak ödemelerin kriterlerinin de ayrı bir yönetmelikle düzenlenmesi gerekmekte.

Tasarıda gördüğüm eksikliklerden bir tanesi de tasarının geçici 1 inci maddesinin düzenlenmesidir. Tasarının 8 inci maddesiyle, taksitli satışlarda gecikme faizinin aktî faizin yüzde 30'unu geçemeyeceği düzenlenmiştir. Keza, yine, tasarının 15 inci maddesiyle, tüketici kredilerinde de gecikme faizinin aktî faiz oranının yüzde 30'unu geçemeyeceği belirtildiği halde, bir tasfiye hükmü mahiyetindeki geçici 1 inci maddede, gecikme faizinin yüzde 50 olarak getirilmiş olması yerinde değildir. Ülkemiz 2001 yılında büyük bir kriz yaşamıştır. Bu krizi çıkaran vatandaş değildir; ancak, bu kriz nedeniyle pek çok vatandaşımız mağdur olmuştur. Bu kriz nedeniyle intihar eden, bunalıma giren pek çok vatandaşımız vardır. Bu krizden etkilenen bankalar da, bu krizin faturasını kendi kredi borçlularına yüklemişlerdir. Krizden sonra, temerrüt faizini yüzde 500, yüzde 1 000'lere çıkarmışlardır. İcra takiplerinden yüzde 250 ilâ yüzde 500 faiz talep ederek, kriz darbesini yiyen vatandaşa bir darbe de bankalar vurmuştur.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ile Çukurova Grubu arasında 30.1.2003 tarihinde yapılan sözleşmeyle, Yapı Kredi Bankası ve Pamukbank nezdindeki alacaklarda çok büyük kolaylıklar gösterilmiştir. Bu alacaklara üç yıl ana para ödemesi olmadan, libor artı 0,5 faiz gibi düşük bir faiz oranı uygulanmıştır.

Bankalara karşı bu kadar hoşgörülü davranan hükümetin, kriz mağduru vatandaşlarına da aynı hoşgörüyü göstererek, daha uygun şartlarla ödeme kolaylığı getirmesi gerekir. Bu nedenlerle, bu tasarının 8 inci ve 15 inci maddelerine de uyumlu olması bakımından, geçici 1 inci maddedeki "yıllık yüzde 50'yi geçmemek üzere" olan faiz oranının "yıllık yüzde 30" olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Yine de, tümü itibariyle olumlu bulduğum bu tasarıya olumlu oy kullanacağımı bildirir; Yüce Heyete saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “Tüketicinin korunması hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hk (s.s. 61)”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2003-03-05-tuketicinin-korunmasi-hakkinda-kanunda-degisiklik-yapilmasina-dair-kan (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
