# İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 14 Mart 2003
- **Gündem:** İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2003-03-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73

> Muharrem Kılıç (CHP), 14 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 544 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan İş Kanunu Tasarısının 10 uncu maddesi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına görüşümüzü bildirmek üzere söz almış bulunmaktayım.

Ülkemizdeki çalışma hayatını düzenleyen ilk yasa 1936 yılında çıkarılmıştır. İkinci Dünya Savaşından sonra, Türkiye Cumhuriyeti çağdaş ülkelerdeki uygulamalardan geri kalmamak ve işçi işveren arasındaki çalışma koşullarının düzenlenmesine yardımcı olmak amacıyla 1947 yılında ilk Sendikalar Kanununu çıkarmıştır. 1961 Anayasasından sonra, Anayasamıza ilk kez girmiş bulunan sosyal devlet ilkesi gereğince 1936 yılında çıkarılan İş Kanunu yerine, 1967 yılında 931 sayılı İş Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanunun şekil yönünden Anayasamızca iptalinden sonra da 1971 yılında 1475 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girmiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; son yıllarda, ülkemizde sıkça karşılaşır olduğumuz ekonomik kriz dönemlerinde, mevcut yasa hükümlerine aykırı pek çok uygulamalar görülmüştür. İşverenler, bu kriz dönemlerinde, işyerinin bütününde veya belli bölümlerinde çalışan işçilerin çalışma sürelerini kısaltmışlar, işçilere kısmen veya topluca izin kullandırmışlar; hatta, işyerinin bir kısmını başkalarına devrederek, kıdem tazminatlarını dahi ödemeden işçileri topluca işten çıkarmışlardır. Kısaca, mevcut yasalara rağmen, çalışma ilişkilerini keyfî bir biçimde düzenlemişlerdir.

İşte, görüşmekte olduğumuz bu yasa tasarısı, kriz koşullarında işverenlerin başvurdukları bütün bu yöntemleri yasa haline getirmeye çalışmaktadır.

Aynı zamanda bu tasarı, 57 nci hükümet döneminde çıkarılan ve 15 Mart 2003'te yürürlüğe girecek olan İş Güvencesi Yasasına bir alternatif olarak, işveren kesiminin baskısıyla hazırlanmıştır. Amaç, İş Güvencesi Yasası yürürlüğe girmeden önce bu tasarıyı yasalaştırmaktır.

Bu tasarıyla iktidar, gerçekte kimin iktidarı olduğunu, kimin için çalıştığını açıkça ortaya koymuştur. Seçimlerde yoksulluk edebiyatı yaparak, işçinin, köylünün, memurun ve tüm çalışan toplum kesiminin oylarını alarak iktidara gelen bu hükümet, maalesef, kendisini iktidara getiren bu kesimlere kulaklarını tıkamış, sadece, işveren derneklerinin ve işveren sendikalarının çıkarı doğrultusunda bir çalışmanın içine girmiştir.

Tasarının gerekçesinde, bu tasarıyla Avrupa Birliği normlarını hedeflediklerini belirtseler de, bu İş Kanunu Tasarısı, çalışanları köleleştirme tasarısıdır.

Kanun tasarısının bütününe baktığımızda, çalışanların haklarının yok edilmesi söz konusu olup, birçok maddede de, çıkarılması düşünülen, ancak ne olduğu bilinmeyen tüzük ve yönetmeliklere atıf yapılarak, iş hayatı içinden çıkılmaz bir duruma sokulacaktır.

Bu tasarının 10 uncu maddesinde yapılan düzenleme, 1475 sayılı İş Yasasının 8 inci maddesindeki düzenlemeyle aynı mahiyette olup, bu maddede, sürekli ve süreksiz işlerin tanımı yapılmaktadır. Bu tanıma göre, kişilerin yaptıkları işler, sürekli ve süreksiz işler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. "Nitelikleri bakımından en çok 30 iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla devam edenlere sürekli iş denir" denilmektedir. Süreksiz işlerdeki uyuşmazlıklarda Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmaktadır.

Sayın Başkanım, sayın milletvekilleri; ülkemiz çok zor günlerden geçmektedir. Bir taraftan, tezkerenin Yüce Meclisçe reddedilmiş olmasına rağmen, Amerika Birleşik Devletleri, ülkemizin her tarafına asker ve mühimmat indirmekte, her an için savaşla karşı karşıya bulunmaktayız; diğer taraftan, 58 inci hükümet istifa etmiş, yeni hükümetin kurulma çalışmaları sürmektedir. Bu sıkışık ortamda, Türkiye'nin başka hiçbir meselesi kalmamış gibi, hükümetin, bu tasarıyı apar topar çıkarmak istemesini anlayabilmiş değiliz.

Sayın hükümete, Adalet ve Kalkınma Partili milletvekili arkadaşlarıma sesleniyorum; sizler, bu yoksul halkın, işçinin, köylünün, memurun ve tüm çalışanların oylarıyla seçildiniz. Hepimiz, seçim meydanlarında, ülkemizdeki yolsuzluklarla ve yoksullukla mücadele edeceğimizi söyleyerek, bu vaatlerle seçildik. Bu sözünüzü ne çabuk unuttunuz?.. Yolsuzluğun kaynaklarından en önemlisi olan dokunulmazlıkların kaldırılması noktasında sözünüzde durmadınız. Şimdi de, yoksullukla mücadele etmek bir yana, işçilerin var olan haklarını ellerinden alarak, milyonlarca işçiyi köleleştirici yeni düzenlemeler getirmek istemektesiniz.

Bu durumlar karşısında mevcut tasarıya ret oyu vereceğimizi belirtir, sizi vicdanınızla baş başa bırakarak, saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Muharrem Kılıç (CHP, Malatya). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-kilic-22-2003-03-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
